“Kötü amir memuru, kötü memur amiri yetiştirir”
Ekim 1991
Sevgili Arkadaşım,
Yaklaşık bir hafta kadar önce ekip amirliğine başladım. Kısma bağlı altı tane ekip var. Ben 4675 kod numaralı ekibin amiriyim. Yankesicilik ve dolandırıcılık olaylarını önleme ve aydınlatmada görevliyim.
Sanki kısımdaki ekipler arasında gizli bir yarış ve hiyerarşi var. Görebildiğim kadarıyla, başarılı, deneyimli ve itibarlı ekiplere önemli görevler; diğerlerine ise angarya işler veriliyor gibi. Önemli görevler verilen ekiplerin amir ve memurlarına “efsane polis” muamelesi yapılıyor.
İlk gün, ekip arabasına binip şubeden ayrılırken, beni “şefim! Oto telsizini açmayı unuttun” diye uyardı, ekip memurum polis Orhan. Adeta başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Oto telsizinin nasıl açıldığını bilmiyordum çünkü.
Şöyle bir inceledim cihazı, nasıl açılacağını çözemedim. Başka çare kalmamıştı artık, “bu nasıl açılıyor?” diye sordum ekipteki memurlarıma. “Baştan üçüncü düğmeyi sağa doğru çevir şefim!” dedi Çorumlu Turan. Ve üç ekip memuru birbirlerine bakarak bıyık altından güldüler. Hayatımın ilk telsiz anonsunu ellerim titreyerek yaptım: “4675 merkez 4512 cihazımız açık bölgedeyiz”.
Biliyorsun, ben şu an 24 yaşındayım. Ekip memurlarımın bazılarının benden üç dört yaş büyük çocukları var. Bir yere gittiğimizde, başkalarını benim komiserleri olduğuma inandırıncaya kadar memurlarımın canları çıkıyor.
Sürekli “Kötü memur amiri, kötü amir memuru yetiştirir” diyor Başkomiser Kâmil.
Ekip amirliğimin ikinci gününde, Kızılay civarında bir kadının bir mağazada çantası çalınmış. Olayla ilgili bizim ekip görevlendirildi. Kadın, mağaza görevlilerinden şüphelendiğini ve şikâyetçi olduğunu söylüyordu. Mağaza sahiplerinin de izniyle arama yaptık. Herhangi bir suç unsuru bulunamadı.
Konuyla ilgili “Muvafakatlı işyeri arama tutanağı” tutulması gerekiyordu. Memurlarım tutanağın nasıl yazılacağını bildikleri halde, sanırım beni test etmek için, tutanak yazılacak kâğıtları hazırlayıp “şefim! söyle de tutanağı yazalım” dediler. “Yahu siz tutanağın nasıl tutulacağını bilmiyor musunuz? Şu ana kadar nasıl yazıyorsanız öyle yazın tutanağı” diyerek meseleyi geçiştirdim.
Geçiştirdim ama içerisine düştüğü duruma da çok üzüldüm. İlk işim, tutanak düzenlemesini öğrenebilecek materyal elde etmek oldu. 12/12 sistemi ile çalışıyorduk. 12 saat görevden sonra bekâr evimizde, gece yarılarına kadar tutanak tanzimi konusunda çalışıyordum.
Aradan bir hafta kadar kısa bir süre geçti. O gün, bir konuyla ilgili ekip memurlarımın tutanak tutarken bir hususta yanlış yaptıklarını fark ettim. Hemen müdahale ederek, tuttukları tutanağı ellerinden alıp imha ettim. Doğrusunun nasıl yazılacağını tarif ettim.
Ekip memurlarım şaşkınlık içindeydi. Sanırım, memurlarımın benimle ilgili düşünceleri biraz değişiyordu.
Ne demişler: “Kötü amir memuru, kötü memur amiri yetiştirir”. Yaşadığım bu hadiselerden sonra kendi kendime karar verdim.
‘Madem polisim, madem polis amiriyim, hayatım boyunca mesleğimin gerekliliklerini en iyi şekilde bilmek ve uygulamak için uğraşacağım.’