Amerika’da yapılan araştırmalarla, bazı sosyal problemlerin temelini bozulmuş aile yapısının oluşturduğu görülmüştür.
Amerikan Federal Hükümetince 1996’da yapılan bir araştırma ile son yıllarda Amerikan toplumunda sadece anne veya babasıyla yaşayan çocukların oranının, aile ortamında yetişenlere göre oldukça fazla olduğu gözlenmiştir. Ayrıca aile ortamında yetişmeyen çocukların toplumda ciddi problemlerle karşı karşıya kaldıkları da ortaya konulmuştur.
Bilim adamları gayri meşru hayat ile kronik mutluluk arasındaki ilişkiden yola çıkarak şiddet suçları ile aile ilişkisi arasındaki ilişkiyi hiçbir delile ihtiyaç duymadan açıklamaktadırlar. Amerikan Temsilciler Meclisi ve Amerikan Senatosu üyelerinin toplumdaki suç farklılıklarını anlayabilmeleri için öncelikle suçlu davranışlarının nedenlerini anlamaları gerekmektedir. Bu durumu açıklayıcı herhangi bir bilgi olmadan net sonuçların ortaya konması imkânsızdır.
Deneysel delillerin profesyonelce gözden geçirilmesi, araştırmacılara suçun asıl sebebini daha iyi anlama imkânı sağlamaktadır.
Mesela; son otuz yıldır Amerika’da şiddet suçlarındaki artış ile babanın evi terk etmesiyle bozulan aile yapısındaki artış paralellik göstermektedir.
Suç oranının yüksek olduğu bölgeler daha çok babanın evi terk ettiği ailelerin yoğunlukta olduğu bölgelerdir.
Yapılan bölgesel analizler tek aile bireyinin yanında yetişen çocukların oranının % 10 artması çocuk suçlarının da % 17 oranında artmasına neden olduğunu göstermiştir.
Gençler tarafından işlenen şiddet suçlarının oranı, babanın evi terk etmesi ile bozulan aile oranı ile doğru orantılıdır.
Çocuklarda erken yaşlarda gözlenen (5 veya 6 yaşlarında) saldırganlık ve düşmanca davranışlar ileride suçlu davranışı sergileme eğiliminde olduklarının bir göstergesidir.
İleriki yaşlarda suçluluk eğilimleri daha çok çocukların arkadaş grupları tarafından dışlanmaları sonucunda bireysel davranışlarındaki artıştan kaynaklanmaktadır.
Bunlara ek olarak; Dini yaşantının yoğun olduğu çevrelerde suç oranı düşüktür. Şehir içindeki yerleşim yerlerinde suç oranının yüksek olmasına rağmen, güvenli aile ortamında bulunan çocukların % 90’inin, güvensiz aile ortamdaki çocukların ise % 10’unun suç islemiyor olduğu gözlenmektedir.
Evlilikle desteklenerek yeni bir hayat kuran suçluların evlilik sonrasında suçlu davranışlarını yavaş yavaş terk ettikleri görülmektedir.
Annenin çocuğuna gösterdiği sevgi ve şefkat, çocuğun suçlu davranışta bulunmasının önüne geçmektedir.
Babanın çocuğuna karşı olan yaklaşımı ve ilgisi de çocuğun suçlu davranışta bulunmasını engellemektedir.
Bilimsel deliller Amerika’da suç ve suçlu oranındaki artışın asıl sebebinin, anne ve babanın çocuğun dünyaya gelmesine vesile olduktan sonra onlar üzerinde anne-baba olarak sorumluluklarını yerine getirmediklerinin olduğunu göstermektedir. Çocuğa aile (anne-baba) sıcaklığıyla verilmesi gereken sevgi ve şefkatin verilmemesi, başta çocuk olmak üzere biraz daha geniş düşünüldüğünde toplum için de olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Yapılan araştırmalarda parçalanmış aile ortamında yetişen gençlerin çevrelerine uyum sağlamada ve insanlarla iletişim kurmada zorluklar yaşadıkları görülmektedir. Bu durum da sosyal kaosa ve şiddet içerikli suçun artmasına neden olmaktadır.