Emniyet teşkilatı içinde tepe noktalar oldukça sınırlıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü’nde genel müdür yardımcısı, daire başkanlığı ve il emniyet müdürlüğü görevleri bütün çalışanlar açısından piramitteki en üst görevlerdir. Bu görevlere atanabilmek için öncelikle 1. sınıf emniyet müdürü olmak gereklidir. Bunun için ise nereden bakarsanız bakın tam 22 yıl geçmesi lazım. Polis Koleji ve Akademi’yi de sayacak olursak bu süreç 30 yıla kadar çıkar.
202 bin kişilik polis teşkilatında halen 906 birinci sınıf, 648 ikinci sınıf, 741 üçüncü sınıf, 1192’de dördüncü sınıf emniyet müdürü görev yapar. Kadrosuzluk yüzünden çok sayıda 1. sınıf emniyet müdürü de ya Teftiş Kurulu’nda Polis Başmüfettişi olarak ya da Strateji Geliştirme Dairesi’nde Merkez Emniyet Müdürü olarak kızakta görev yaparlar.
Başbakanlık Müsteşarlığı’nca hazırlandığı kabul edilen ve İçişleri Bakanlığı’nca sistematize edilen taslağa göre, 3201 sayılı kanunun 15. maddesinde değişikliğe gidilerek; “Birinci, ikinci ve üçüncü meslek derecelerine dahil emniyet hizmetleri sınıfındaki görevlere, birinci sınıfa yükselmiş ve bu niteliğini kaybetmemiş mülki idare amirleri arasından ortak kararname ile atama yapılabilir” hükmü getirilmektedir.
Taslağın yasalaşması halinde kaymakam, vali yardımcısı ve yazı işleri müdürü olan mülki idare amirleri, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, İl Emniyet Müdürü, Daire Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Teftiş Kurulu Başkanı ve Yardımcılıkları gibi bunların eşdeğeri kadrolara atanabilecek. İl valisi olma şansları düşük olan mülki idare amirleri kararname ile bu görevlere getirilebilecektir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu, 5., 6., 7. ve 8. meslek derecelerine dahil emniyet teşkilatı mensuplarını kaymakamlıklara muadil kabul etmiştir. Bu meslek derecelerindeki polislerden siyasal bilgiler ve hukuk lisans eğitimli olanların yatay geçişle kaymakam olabilmesi yasal olarak mümkünken neredeyse hiç uygulanmamış, buna mukabil geçmişte sınırlı sayıda da olsa kaymakamlıktan emniyet teşkilatına yatay geçişler olmuştur.
Burada gözardı edilmemesi gereken konu, süreler bağlamındaki yaman çelişkinin polislerin aleyhine olmasıdır. Bir mülki idare amiri, mesleğinin 15. yılında birinci sınıfa yükselirken, rütbeli bir polis amiri için bu süreç neredeyse 25 yıldır.
Yine rütbeli bir polis ile mülki idare amiri arasında ek göstergeleri açısından da mülki idare amiri lehine fark bulunmaktadır. Bu durumun yasal olsa da hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı konusunda ciddi tartışmalar söz konusudur.
Kanımızca;
1. Aynı görevi yapan bir polis müdürü ile bir mülki idare amiri arasında mülki idare amiri lehine çifte standartlara neden olan böyle bir çalışma, emniyet personelinin güvenlik hizmetini sunarken bütünleşmesine değil, aksine ayrışmasına neden olabilir.
2. Aynı görevde mülki idare amiri lehine çifte standart taşıyan bu çalışma, teşkilat içerisinde herkese değil bir kısım personele değer vermesi nedeni ile çağdaş ve nitelikli yönetim ve sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı söylenebilir.
3. Emniyet teşkilatı, aynen mülki idare amirliğinde olduğu gibi bir kariyer mesleğidir. Yine bir diğer kariyer mesleği olan denetim hizmetlerine nasıl bir başka hizmet sınıfından yatay veya dikey geçiş olanaksızsa, emniyet hizmetleri sınıfındaki görevlere de bu hizmet sınıfı dışından yatay veya dikey geçiş belki yasal olacaktır ama hukuki olmayacaktır.
4. Aslında emniyet personeli halkı ile bütünleşmiş, insana değer veren çağdaş ve nitelikli yönetim ve sorumluluk anlayışı ile görevlerini yürütmektedir. Yaşanan pek çok güvenlik sorunun esas sebebi emniyet personelinin eğitimsizliği, yetersizliği değil, emniyet teşkilatında uygulanan yanlış sistemler ve emniyet teşkilatının sahipsizliğidir. Bunun en büyük delili de emniyet personelinin eğitim seviyesini gösteren resmî belgeler ile güvenlik sorunlarını ve çözüm yollarını ele alan yine emniyet personeli tarafından kaleme alınmış binlerce bilimsel çalışmadır.
5. Bir polis müdürü için mesleki başarıları nedeniyle bir “istisnai görev” olan “vali” olabilmek bir yana emniyet hizmetleri sınıfındaki üst görevlere dahi atanabilmesi, “hayal” dahi olmaktan uzaklaşacaktır. Bir diğer anlatımla; “üst düzey görevlere ve yüksek ek göstergelere siz polisler liyakatli ve layık değilsiniz” şeklinde bir söylem algılaması olacaktır. Bu ise vizyon sahibi polislerin mesleki beklentilerini baltalayacaktır.
6. Yine ironik olarak konuyu ele alacak olursak, kaymakam ve vali yardımcılarının, kırsalda güvenlik hizmeti sunan jandarmaya ait görevleri de yapması tartışılacak mıdır? Yani kaymakamlarımız, il jandarma komutanı da olacaklar mıdır?
7. Madem kaymakam ve vali yardımcıları il emniyet müdürlüklerine geçebilecek, aynı şekilde emniyet müdürleri de kaymakamlığa ve vali yardımcılığına geçebilecek midir?
8. 2000 - 2500 YTL olan emniyetteki şube müdürü ve il emniyet müdürü maaşları da 3500-4000 YTL olan kaymakam ve vali yrd. maaşına denklenecek midir?
9. Sonuç olarak; ‘kardeşim ben 22 yıllık bir mülki idare amiriyim. Yeryüzünde hiç bir güç benim sivilliğimi elimden alamaz. Sivil olmak hür düşünebilmektir, itaat kültüründen vareste olmaktır. Hiç bir güç bana “üniforma” giydiremez. Endişe etmeyiniz polis kardeşler mülkiyelilerin kahir ekseriyeti bu ucube tasarıyı onaylamayacaktır’ diyen demokrat Mülkiyelileri bulmak, onlara militari dersler anlatan Prof. Mümtaz Soysal’larla kıyaslanınca umudumuz odur ki çoğunluktadır...
Herkesin kendi işini yapması olması gereken en iyi yöntemdir.
Kaynak: Taraf