AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Meslek İçi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Son günlerde güvenlik güçlerine karşı yapılan saldırılarda ne amaçlanıyor?
   Ordumuz Kuzey Irak'ta pusuya çekilmek isteniyor
   Teskerenin onaylanmasına tepki olarak saldırılar yapılıyor
   Ergenekon operasyonuna tepki olarak gerçekleştiriliyor
   Güvenlik güçlerininin zaafiyet içerisinde olduğu gösterilmek amaçlanıyor
   
 
Son Üyeler
mrguardian
selcukokmen
enginakman
mustafa
ekonyar
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Dursun Öldü; Yaşasın Temel, Yaşasın İdrüs!

Bir Bağımlının Günlüğünden

´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı

 

  Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular Yazdır 
 Yazar: İsmet KAPLAN 03.09.2008  
        Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular

 

 

Komser ile Memur Kuru tuz, Kokan Tuz başlığı altında laflamış ve olumlu-olumsuz yorumlarla karşılaşmıştık…

 

Önce hemen o yazıda vurgulamak istediğimi tekrarlayalım, sonra yorum eşliğinde bir değerlendirme yapalım.

 

“Polisin aldığı maaş, emeğinin karşılığı değildir, fakat polis bunu yeterli görebilir, zira geçinme açısından bunun örnekleri vardır ve bu düşünce onu daha verimli kılabilir…”

 

Yani 10 milyarlık çalışan polis, 1,5 alıyor ise alamadığı 8,5 nakitten ziyade aldığı 1,5 ile “vakit” ini en iyi şekilde geçirmeye çalışmalıdır. Bu noktada “vakit” mi kalıyor derseniz, kalanı var kalmayanı var. Ama 12-12, 12-24, 12-36, 13-01, 24-48, 43-5, (sayısal loto değil) mesai sistemlerinde çalıştım, hepsindeki ortak nokta “şikâyet” idi… Mesaiyi anladık fakat mesai-dışını “karnımızın doymayacağı yerde aç olduğunu söylemek”, biriyle beraber çalıştığımızı ötekiyle çekiştirmek gibi “söylemli eylem” lerde gördüğümden bâri “yapabilirlik alanımızı” rantabl değerlendirsek diye yazıyorum. Aksi halde ne mi olur? Peynir gemisinin mevcut rotası ve koordinatlarına bakın, anlarsınız….Ayrıca daha geniş bilgi için (bakınız: Taşradan indim merkeze)…

 

işin açıkçası yazdığın birçok şeyi zevkle okuyorum ama bu sefer okuyucunu aşırı derecede manipüle ettiğini düşünüyorum.cep telefonu-üniversiteye hazırlık benzetmesi buna çok iyi bir örnek. babası çocuğuna üniversite armağanı, sınavını kazanması durumunda emek karşılığı olarak bunu verecek (muhtemelen sınavı kazanamasa da teselli amacı ile bu hediyeyi verecektir), ama maaş mevcutta bir emeğin karşılığıdır.

 

Diyen Mustafa âbiyi haklı buluyor ve “mevcutla yetinebilen” insanlara “muhtemel” deki tehlike potansiyelini hatırlatmak istediğimi belirtiyorum… “Cezâ” kelimesi “yapılanın karşılığı” demektir, ama biz çoğu zaman kötü bir kelime gibi algılarız… Bazen “karşılık” anlamındaki “cezâ” nın tehir edilmeyişi, “punishment” anlamındaki “cezâ” yı takdîm ettirir… Bu cümleyi açmayacağım, isteyen anlaşılmazlığa terk edebilir…

 

Daha az maaşlı olanları nazara verişimiz kuru bir hamaset değil, daha yüksek maaşlı olanların iş yerine işgüzarlık yaptığı da…Bunlar denge sağlamak için “ayağımızı denk atmamız” ı sağlayacak adımlar… www.sucveceza.com da bu yazıya gelen bir yorum “aç ayı oynamaz” diyor; bu işin bir ucu, diğer ucu “tok açın hâlinden anlamaz”….Biz ikisi arasında bir yere işâret ediyoruz…

 

            Sıcak para deyişimiz “kara para” gibi algılanmış, oysa “meslekten soğumak” ile uyuşsun diye “paranın yüzü sıcaktır” daki sıcaklığa gönderme yapmıştık…Bu da bizim deyim-mecaz tutkumuzun yan etkisi olsa gerek….

 

Şu alengirli “kıymetim bilinmedi” meselesinde ise eleştirdiğim nokta polisliği “daha fazla para” için bırakanlara yönelikti. Çok şahit oluyoruz bu vakalara; kaçında “vatana millete daha faydalı olacağım” diye polislikten boşanılıyor? Kıymet verdiğin para ise işte o kadardır kıymetin… Polis sorunu yazarken “maaşın yetersiz olduğunu” net biçimde yazmadığımdan ve “sen yeterli gör, tâ ki “yeteeer!” demeyesin” mesajı verdiğimizden yazılanlar şaaak! diye  “sen nasıl böyle bir şey iddiâ edersin” tepkilerine yol açmakta… Bir yorum da bu:

 

Merak ediyorum yazının içeriğinde hiçbir akademik ve bilimsel veri bulunmamasına rağmen sayın yazarımız bu yazıyı bizim hayal bile edemediğimiz engin deneyimine istinaden mi yazmış?

 

Bilimsel veriler olmadan amel edemeyen ey çağım insanı! Bilim “sigara” için ne der; insanlar ne yapar?...Bende deneyim ne gezer? Ama bir bakış göz ve birkaç tutam tarih beni doğrulamıyor mu? İllâ da tecrübe ve bilim mi? IPA dergisinin 7.sayısında (http://www.ipa.org.tr/turkce/konular.aspx?id=57&sm=comp57)   364. sayfada “Misyon Koruma” takma adı ile yazılmış “Yaşamdaki gerçek değerler” (muhtemelen bir âmir veyâ müdür büyüğümüz yazmış) isimli özlü mü özlü bir özeleştiri var…Misyona gitmeyen okusun, giden daha bir okusun…O yazılanlar bizim değindiğimiz konunun bir parçası…

 

Sayın Birinci Sınıf Emniyet Müdürümüz Yavuz Elbirler’in yazıya yaptığı yorumu da aktarmak istiyorum:

 

Sosyal bir varlık olan insanın varoluşunda iki temel unsur vardır.Madde ve mana.Madde öne geçerse materyalist bir varlık olur insan.Maddesiz ,sadece mana öne alındığında ise Din,Milliyet,Kültürel değerler ücgeninin birinde alabildiğine fikri sömürüye açık insan tipi oluşur.Doğru olan dengeli Mana alemiyle yoğrulmuş insana sapmayacağı maddi güç sağlanmalıdır.Burada kastettiğim insan Polis olduğunda bunun önemi daha da artmaktadır.Fikren ,bedenen,suç ve suçlu ile mücadele eden Polisin aldığı ücretin yeterli olduğunu söylemek aymazlıktır.

 

Yeterli olduğunu söylemek aymazlık olabilir, ama kişinin yeterli görmesi  başka bir sıfatla tavsif edilse gerek, en azından “erdemlilik”… Zira bir konuda “sorun” konuşmak (çözmek değil) ile uğraşılırken diğer sorunlara“ çözüm” bulma vakti kaçmakta… Yine Konya’da “Yılın bürokratı” seçilen Konya Asâyiş Müdürü Ercan TAŞTEKİN, “az bile yazmışsın” tonundaki tebriğinde bana hak vermekte…Bir çözüm bankası olan ve “kıymetim bilinmiyor” küskünlerine inat “sürgünlerinden” profesyonel polislik devşiren Ercan Müdürümüzün onayının neden bu kadar önemli olduğunu bilmek isteyenler yazılarına ve yorumlara bakabilirler…

 

Genç Osman kardeşim, senin de

 

 İsmet Abinin yazılarını beğenerek okuyorum ama son yazısında (maaşlar) katılmadığım noktalar var;
 
İstanbul'da çalışan birisi olarak 5 yıllık meslek hayatımda ilk defa olarak bu sene 19 Mayıs'ın Pazartesine gelmesi dolayısıyla haftasonu 2 gün izin yaptım, bana sanki 10 gün senelik izin almışım gibi geldi,
 
Hiçbir zaman işten kopmuyor, gece yatarken bile acaba birşey olurda gecenin bir saatinde aranırmıyım diye düşünüyorum, (sık sık aranıyorum) 
 
Bence bunlara karşılık aldığımız maaş diğer memurlar ile kıyaslandığında çok düşük kalıyor, ayrıca kadroda dikkatimi çeken bir konu daha var, 10-15 yılını dolduran polislerin yorgun düşen bedenleri bir anda çökmekte (artık dayanamayarak kayışatmakta) ve 35-40 yaşındaki adamlar 50-55 göstermeye başlamaktadırlar,

 

Şeklindeki yaklaşımına faydalı oldu mu bu yazılanlar, bilemem? Bizlerin çözüm arayışı bir “uçan halı” beklemek gibi; oysa altımızdaki halı uçsa altına süpürülen pislikler çıkacak, önce onları halledelim, sonra bir “işte Halep işte Arşın derlerse” atlayalım o çukurun üzerinden..

 

Geçinebilecek ve “ihtiyaç” ın ne olduğunu iyi belirledikten sonra “varsın emeğimin kalanı vatana millete fedâ olsun, ben gerekirse maaşımdan kesip daha yoğun çalışan meslektâşlarıma verecek bir düzenlemeye bile râzıyım, vakit nakitten iyi değerlendirilmelidir!” dedirtecek bir anlayış için ve bu kadar cevap verdikten sonra cevap beklemediğim birkaç soruyla bitiriyorum:

 

Memurlara, “komserim, müdür olunca bizi unutuyorsunuz!” dedirten nedir? Cevap verme konumunda, rütbesinde değilim…

 

Lojmana ihtiyâcı olan onca polis var iken “polis zoruyla polis lojmanı boşaltma” haberi nasıl olmaktadır?…Süresi bitip çıkmayana ne denir?

 

Ek görevinde bile para alamayan kadro polisi var iken mesai içinde girmediği ve girse de hakkını vermediği (Bunlar Sayın Bakanımıza sunulan Akademi öğretim üyelerinin raporundan) ek-derslerden para alanlar aynı meslekten insanlar değil mi? Bizler sorunu çözünce mi, ondan kaçınca mı mutlu oluyoruz?

 

“Harc” ımız dostluk, “râh” ımız duygu-düşünce dolu olmalı iken “harc-ı râh” hangi anlamalara gelmekte bizlerce?

 

İhtiyâçtan marka tutkusuna giden yolu Karayolları mı yapıyor?

 

Çalışmaya “mâruz kaldığını” düşünen, bol izinli günlerde ne düşünür?   

 

Soruları artırabilirsiniz, Safa kardeşe ve Arif devreme de sundukları çözümlerden ötürü teşekkür ederim…Mustafa, Bayram ve Ramazan ağabeylere de teşekkür…

 

Polis Memuru: Komserim, anladım şimdi neden maddî meselelerden kalem kaçırdığınızı….

Komser: Dostum şunu da itirâf edeyim, adamın biri koyunlarla keçileri görmüş, “şu koçilere bakın!” demiş…Ben de yazarken bu beyin-kalem dengesini tam koruyamıyorum…. Kısa yazayım derken, uzayan anlamlar çıkabiliyor…

 
 Yazar: İsmet KAPLAN 03.09.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  MİSYONDAN KORUNMA
 
Yorum: 
 
İsim:  ERCAN TAŞTEKİN
 
Yorum: 
 
İsim:  ismet
 
Yorum: 
 
İsim:  serkan bağcı
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by SucveCeza Ekibi © 2007  Her Hakkı Saklıdır.

Sitemiz hiçbir kurum veya kuruluşun resmi sitesi değildir.
Sitemizde yazılan yazılar hiçbir kurum veya kuruluşun genel görüşü veya politikası olarak sunulamaz.