Yazmak hayatta kalmaktır. Yazarak ve elbette ki bu esnada düşünerek hayatın getirdiklerine karşı gereken insanca yaşama gücünü elde etmeye çalışırız. Ama öyle anlar gelir ki yazmak anlamsızlaşır. Yazacak, söyleyecek, haykıracak öyle çok şey olur ki susmak bir eylem tarzına dönüşür, aynı yazmak gibi. Susarak ve biriktirerek, olgunca bir tavırla olanca olup biteni seyreylemenin en iyisi olduğunu düşünürüm. Azalmaz belki söyleyeceklerim, artar çoğunlukla ve bir gün yeniden dökülürler kağıda.
Neler olabilir acaba benim cümle alemi sadece gözlemlemeye daldığım bu süre içerisinde diye düşünüyordum öncelikle. Yok artık dedirten ve 3. dünya savaşının bir kez daha eşiğinden döndüren yeni çatışmalar çıktı yeryüzünde geçtiğimiz günlerde. Her zamanki gibi tek derdimiz petrol boru hattının durumu oldu. İnsanoğlunun elinde ve zihninde silahlarla çatışmaya girmekten çekinmediği bu yüzyılda hala insanın canlılar arasında en zekisi ve en ahlaklısı olduğunu iddia edebiliyor olmamız düşündürücü.
Tuzla’da ölümlerin sayısı 100’ü geçti. Hadi başlarda eksiklikti, önlem alınmamıştı, ihmalkarlık vardı… Ölümlerin sayısı bu noktalara varıncaya kadar seyretmekle görevli yetkililer seyirlerine devam halindeler. Bu ülkede hala insan canının çok kıymetli olduğunu söyleyenler var. Daha fazla söyleyerek haklarını yemenin kendime haksızlık olacağı düşüncesindeyim.
İnsana bu derece önem veren bir milletin çocukları olarak, ne beklersiniz? Çevreye, doğal ve kültürel değerlere tüm toplum tarafından gösterilecek saygı beklersiniz. Elektrik Mühendisleri Odası’nın, Çevre Mühendisleri odasının ve daha birçok konuyla ilgili meslek örgütünün ve sivil toplum katılanının itirazına rağmen ülkemizde doğaya zararlı her çeşit santral ve yol yapımı sürüyor. Ormanlarımız çıkan bütün ‘yanan ormanların imara açılması’ kanunlarına rağmen yanmaya devam ediyor. İstanbul’u dünyanın başka şehirlerine benzetmek maksadıyla Haydarpaşa yıkılmak isteniyor. Bu ülkede hala çevreye, doğaya ve kültüre saygı göstermeyi görev edindiğini iddia eden çevrecinin daniskası yetkililer var. Daha fazla şey söylemenin yanan ormanlarımızdan geriye kalan odunlara saygısızlık olacağı düşüncesindeyim.
Cezaevlerinde doluluk oranı artarken, her türlü maddi kolaylığa başvurmak yoluyla kredi kartına taksitle silah satışları ve milli maçlardan sonra yapılan silah atmayın yakarışları ve yeni cezaevleri inşaatları sürüyor. Bu ülkede hala adaletten bahsedenlerimiz çıkabiliyor. Daha fazla konuşmayı içinde azıcık da olsa adalet duygusu barındıran kirlenmemişlerimize hakaret olarak görüyorum.
Ahmet Yıldız. Temmuz ayında kimliği belirsiz kişilerce öldürüldü. Bu ülkede bir insan kendisine yönelik öldürme tehditlerini aynı şekilde öldürülen diğer vatandaşlarımız gibi defalarca savcılığa bildirmiş olduğu halde, sırf eşcinsel olduğu için ve bunu her özgür Türk vatandaşı gibi demokratik değerlere son derece saygılı ülkemizde çekinmeden dile getirdiği için öldürüldü. Olayın adı faili meçhul olarak defterlere yazıldı. Galata Köprüsü’nde balık tutarken, vücudunu teşhir edecek biçimde giyindiği gerekçesiyle Gülcan Köse’ye ‘hayasızca hareketler’den 6 ay ceza verildi. Köse’nin mahkemedeki hayalı hali nedeniyle ceza 5 aya indirildi. Bu ülkede hala insan haklarına saygıyı, özgürlük ve demokrasiyi ilke edindiğini söyleyenler var. Daha fazla söylemenin adı İlke olanlara saygısızlık olacağı düşüncesindeyim.
Bizler bu ülkede yok olan bir ağaca, yanarak ölen bir hayvana, savaşta öldürülen bir çocuğa aynı üzüntüyle, aynı yakarış ve haykırışla yaklaşmaktayız. Görevi ve unvanı ne olursa olsun terörist bir saldırıda ölen vatandaşımıza da, trafik kazasında hayatını kaybeden insanlarımıza da, sokak ortasında eşcinsel ya da ermeni olduğu için öldürülen vatandaşımıza da, Tuzla’da çalışırken ölmesine göz yumulan işçilerimize de aynı gözyaşıyla, aynı isyanla yaklaşmaktayız. Bu yazıyı okuyanlar arasında dünyada savaş, açlık, yoksulluk, ihmal yüzünden ölen her canlıya ve yitip giden her değere ayırım yapmadan ve maddi çıkarlar gözetmeden bakabilenleriniz yoksa, ben illa ki ayrım yapacak, kayıracak, sınıflayacak bir şey ararım bulurum diyorsanız lütfen azıcık insan taklidi yapın, bugünlerde çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.