Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın olması gereken yere ulaşması
amacıyla daha kat edilmesi gereken çok mesafe var.
Kabul. Bununla birlikte:
Yıllarca polisin eğitimsizliğinden dem vurulurken, günümüzde Türk polisi diğer ülke polislerini eğitmekte ve yurtdışında eğitim gören görevlilerimizbaşta olmak üzere yapılan bilimsel çalışmalar, yazılan kitaplar ve dahi alınan bilimsel ödüllerde patlama yaşanmaktaysa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Polis Akademisinde ders vermesi için diğer üniversitelerden rica minnet getirilen profesörler döneminden, kendi teşkilatımızdan yetişen özbeöz polis profesörler dönemine geçiliyorsa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Sürekli gelişmiş ülkelerdeki güvenlik organizasyonlarına gıpta ederken, artık bizimde uluslar arası önemli organizasyonlarımız varsa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Geçmişte kapkaçıyla, mafyasıyla, suç cenneti olmasıyla ünlü İstanbul, İzmir,Ankara ve benzeri büyük kentlerimiz, bugün polisin destanlaşan başarıları(bakınız düşen suç oranları) ile ünlüyse,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Birimlerin ve kentlerin birbirini takmama ve üstünlük sağlama sevdasından günümüzde işbirliği (hatırlayınız ülke genelindeki büyük operasyonlar) ve en etkili takım oyunu aşamasına gelinmişse,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Daha dün polis işkence ile birlikte anılırken, bu gün en tehlikeli çetelerin yöneticilerinin dahi (önlerindeki en büyük engeli emniyet teşkilatı görenlerdir bunlar) gözaltı sonrası polisin insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun çalıştığı konusunda açıklamada bulunmaları neredeyse teamül haline geliyorsa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Teknolojik hiçbir mesleki materyalin olmadığı günlerden teknolojinin tümİmkânlarını (mobese v.b)kullanır hale gelmişsek,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Sürekli faili meçhul cinayetler gündemde yer alır ve teşkilatımız suçlanırken, şimdilerde çözülemez denen olayların nasıl çözüldüğü gündeme geliyor ve teşkilatımız alkışlanıyorsa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Hürriyet trenine bindiğimizde Osmaniye Emniyetinin ‘Silahlar kalem olsun’ kampanyasının afişlerini görüyorsak,
Sevinmek bizimde hakkımız.
Terör örgütünün eline düşen ve kendilerine taş atan çocukları kazanmak için uğraşan çağdaş polislerin (Batman, Diyarbakır, Malatya, Van, Hakkâri, Şırnak v.b) sayısı artıyorsa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Daha dün taktik, strateji, proje ve bilimsel çalışmadan bihaberken bugün teşkilatımızın (Kayseri, Antalya, Osmaniye, v.b) çalışmaları takdire şayansa,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Ve bu yazıyı okurken birçok alandaki önemli gelişmelere değinilmemiş diyorsak,
Sevinmek bizim de hakkımız.
Ve bize düşen meslektaşlarımızın yapılanların önemli bir parçası olduğunu hissetmelerini sağlamak ile mesleğe özendirilmeleri yönünde çalışmalar yapmaktır.
Bu yazı ile ilgili bazı arkadaşlarımızın görüşleri;
Serap: Bu maaşla, bu çalışma şartları ile mi sevineceğiz?
Aslı: Sevinmek bizimde hakkımız ve bu tabloya katkı en önemli önceliğimiz.
Malum Komiser: Ah! Nerde o eski günler?
âlim Komiser: Geçmişten günümüze katkısı olan herkese teşekkürler.