Polis Memuru-Komserim sizin burada isminiz cisminiz belli, ben kimim?
Komser-Sen karakoldaki memurum “Nûfel” sin, ekipteki memurum “İbrâhim” sin, bürodaki memurum “Göksel” sin…vs. Sen sembol bir kişiliksin dostum. Senin arkadaşlardan biri geçen yakaladı beni, her nasılsa sağda solda yazdığımızı görmüş; “polisin sorunları” nı da yaz falan dedi…
Polis Memuru-Hangisini?
Komser-Zannımca maaşları kast etti.
Polis Memuru-Doğru demiş komserim, biz bazen kaçak güreşiyoruz gibi geliyor bana, hiç maddî problemlere değinmiyoruz. İki satır da maaşlarımız için karalasanız?
Komser-El elin eşeğini türkü çağırarak arar dostum!
Polis Memuru-Ne alâkası var komserim, siz el misiniz, bu teşkilâttan değil misiniz?
Komser-Doğru ve fakat bu maddî sorunlar konusunda samimi bir şeyler yazamam, yapmacık kaçar. Ben polisin başarısını biraz da bu maddî sorunlar da görüyorum. Fazla mesâi için, tâyin için, branşlaşma için, sosyalleşme için aynı şeyi söylemem; ama konu para olunca kalemin mürekkebi kurur. Elbette ki bu tutum objektif değildir, kendime göre “subjektif” ve belki de yanlış kriterler bunlar.
Polis Memuru-Meselâ?
Komser-Öncelikle polisin çalışmasının (en azından çoğu birimin) tam karşılığı olmamak ile berâber maaşını pek küçümsemiyorum. Hattâ “para getirme potansiyeli” bulunan görevlerden kaçıyorum desem yeridir.
Polis Memuru-Hayret vallâ komserim… Hem “tam karşılığı değil” diyorsunuz, hem de “yeter” diyorsunuz…
Komser-Dostum senin üniversiteye hazırlanan çocuğun var değil mi?
Polis Memuru-Evet, zehir gibi maşallah, kazansın ona son model bir cep telefonu alacam komserim…
Komser-Kazanmadan, yâni sınavdan önce alsan?
Polis Memuru-Dersleri bırakır o zaman komserim, mesajdı, melodiydi….
Komser-Ama o aslında zehir gibi çalışması ile hak ediyor o telefonu, niye hemen almıyorsun?
Polis Memuru-Ne yâni komserim, polise çalışmasının karşılığı verilirse iyi çalışmaz mı diyorsunuz?
Komser-Kasıtlı olarak “çalışmamazlık” yapmaz, ama bana artık ilgi alanlarının değişmeyeceğini, mesleğinde gevşemeyeceğini garanti edebilir misin? Sen buna “su-i zan” diyebilirisin, ben “sosyal bir tespit” diyorum…Ve ekliyorum, “isitikrâr için kararında bir maaş yeterlidir”…
Polis Memuru-Hani komserim “siyâsetin anlamı seyisliktir, insan jokeyliğe tâlip olmalı” diye kafamıza vurmasanız “hükûmetin adamısınız” diyeceğim ama…
Komser-Dostum, senin tecrüben benden fazla, ülkeler de gördün geldin…Aklından bir ülke tut!
Polis Memuru-Tuttum komserim…
Komser-O ülkenin maddî problemleri olmayan “tuzu kuru” bir kurumunu düşün…
Polis Memuru-Tamam.
Komser-Ne ile uğraşıyor oradaki çalışanlar, “iş” leri ile mi, yoksa “işgüzârlık” diyebileceğimiz başka konular ile mi?
Polis Memuru-Görev alanları ile ilgili önemli konular varken onlar üzerine vazife olmayan işlerle meşguller ve zarar veriyorlar…Ve tuzu kuru oldukları için halkın nabzı bir vâdide onlarınki başka bir vâdide atıyor…Hımmm gâlibâ biraz anladım komserim.
Komser-İşte benim kast ettiğim bu, maaşımızın yarısı ile, üçte beşte biri ile geçinenler var iken neticesi büyük ihtimâlle “tuzu kuru” olmaya varan bir konumu istersek “tuz kokar”…
Polis Memuru-Tuz kokar…Doğru, kokuşan maddeler tuzlanır, tuz da, yâni polis de kokarsa felâket olur…
Komser-Çetecilik, işgüzârlık, kuruyan tuzlardan oluşur, ve ancak kokmayan tuzlar ile temizlenir.
Polis Memuru-Aklıma “sıcak para” ile tanıştıkça meslekten soğuyan, polisliği ilk fırsatta bırakan veyâ meslek içinde kalsa bile “elini taşın altına sokmayan” lar geliyor komserim…Marka tutkuları filân…
Komser-Dostum, cidden imkânlarımız az değil…Hem şunu da bil ki, “imkânsız” görünenleri başarmakta biraz “imkân” sız kalmanın önemi büyüktür. Ama bu subjektif bir bakış açısıdır, İsteyen “zam, zam” diye, içindeki “ân” ı bile kıymetli “zamân” ını tüketedursun…