Ergenekon Destânı: Bir “çıkış” efsânesi idi; güncel hâlinde de bir “çıkış” söz konusu…Neler neler çıkmadı ki? Hiç şüphesiz “sürekli aydınlık” için gerekli böylesi destansı örgütlerin “yeryüzü” ne çıkarılabilmesi… Meçhûl fâillerin mâlûm olacağı, “derin” lerden “inci”lerin çıkarılacağı, istikrârın akabinde doğan krizlerin son bulacağı günleri bekliyoruz. “Boom” lar, “boomerang” e dönüşüyor…
Tecâhül-ü ârif: Hatırladınız değil mi, “bilenin bilmezlikten geldiği” anlamındaki bu edebî deyimi? ârif (!) medyamıza bir işâret fişeği yeter mi o zaman?
Günlük: Ah be günlük, senin bu kadar “darbeder” hâle düşeceğini hiç zannetmezdim. Oysa biz sana müstakbel nostaljik hatıralarımızı yazardık. Seni “ileride ders alacağımız” hususlar için de kullanırdık, “ders vermek” niyeti taşımazdık…Edebî târihindeki en kara sayfa hangisi günlük?
Şiir: Polisimizin çalışmasının edebî anlatımı…Şiir gibi çalışıyor, târih yazıyor. Operasyonel “zengin kâfiyeler” ile “suç dünyâsı” nı “dize getiren” dizelerin polisi…
Piyes: Güncel edebiyâtta artık deşifre olmuş “senarist” lerin, kanlı eylemlerini “beyaz perde” ile örtmek şeklinde çevirdikleri filmleri rahatça oynamaları için yıllarca kullanmış içi “hayâlet” dolu hayalî metinler…
Trajedi: Hâlen ufak hesapların derdinde olduğundan kendisini “un-ufak” etmek isteyenleri görmeyerek/göremeyerek “kara” olduğunu düşünen ve bu hâli ile “renksiz” hayata mahkûm olan/edilenlerin hayatını konu edinen edebî tür…
Dram: Andre GIDE'nin "Büyük dediğimiz kitâplar, klâsik dediğimiz kitaplar ; herkesin , kendini okumuş farz ettiği , fakat kapağını dahî açmadığı kitaplardır." konusunu konu edinen ben gibilerin böyle deneme-yanılma yazıları yazması…