AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
  -Çeviriler
  -Duyuru
  -Güncel
  -İstihbarat
  -Kitap İncelemesi
  -Suikastlar
  -Yorum
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Son günlerde güvenlik güçlerine karşı yapılan saldırılarda ne amaçlanıyor?
   Ordumuz Kuzey Irak'ta pusuya çekilmek isteniyor
   Teskerenin onaylanmasına tepki olarak saldırılar yapılıyor
   Ergenekon operasyonuna tepki olarak gerçekleştiriliyor
   Güvenlik güçlerininin zaafiyet içerisinde olduğu gösterilmek amaçlanıyor
   
 
Son Üyeler
mrguardian
selcukokmen
enginakman
mustafa
ekonyar
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Dursun Öldü; Yaşasın Temel, Yaşasın İdrüs!

Bir Bağımlının Günlüğünden

´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı

 

  Vurdumduymazlar, Yazsak Duyar mı? Yazdır 
 Yazar: Safa Tarık OĞUZ 22.07.2008  
            Vurdumduymazlar, Yazsak Duyar mı?

           Rehavet anlayışının hepimize bulaşmaya başladığı bu yaz günlerinde, aslında yılın her dönemini yaz gibi yaşayanlarımızın da az olmadığını düşündüm. İş ve toplumsal hayat içerisinde gerçekleşen olaylara kayıtsız kalınması, önemsiz görülmesi, önemli hususların küçük ayrıntılar olarak görülmesi Mukaddime müellifi İbn Haldun’un sıcak bölgelerdeki insanların sıcağın gevşetici özelliğinden ötürü insan bünyesine aksettirmiş olduğu vurdumduymazlık oluşturduğu teorisini doğrulamaktadır.

 

            Özellikle polislik mesleğinde karşılaştığımız olaylarda, karşımızdaki insanın başına gelen bu durumla ilk kez karşılaştığını düşünmeden, belki onlarca kez o duruma müdahil olmamızdan ötürü kendisine gösterdiğimiz tavrı o insanın “ilgilenmemek” olarak algılaması, bizlere ani tepkiler ortaya koyan bir vatandaş profiline derdimizi anlatmaya sebebiyet verebilir. Bundan dolayı hayat yolunda normal bir insanın sadece birkaç kez karşılaşabileceği ve yolunu karakola düşürebilecek olaylara duyarlılık noktasında onun kadar duyarlı, heyecan noktasında ise vatandaşın heyecanını yatıştırıcı biçimde davranmalıyız.

 

            Gelelim buradan aylardır ülke gündeminin manşet konusu olan Ergenekon çetesi üzerinde duyulan/duyulması gereken/duymak istenilmeyen duyarlılık profillerine.

 

            28 Şubat sürecinde gerçekleşen birçok olayda halkın duyarlılıklarının aksine bir tavır sergileyerek feveran eden basın kardeşliği, bu dönemde aynı tarz propagandasının tersine vurgun yemiş bir durumda görülmektedir. Ülke geleceğinin iğfaline dair yapılmış/yapılacak olan her hareketin belgeli bir biçimde kamuoyuna sunulması, youtube’un video paylaşım sitesinden ziyade sabık paşaların devlet büyükleri ve içlerinden çıktıkları millete (halkına, koyun genine en yakın halk diyen birisi herhalde kendisi bu ithamı kabul etmiyordur, bu sebeple içimizden çıktıklarını tartışmaya açabiliriz) seslenişlerinin aracı olması, seçilmişlerin milleti temsil ettiklerinin ve bu hakkın gerçekten millet adına kullanıldığında ne denli büyük bir güç olduğunun farkına varmaları ve medyanın artık bu konularda daha cesur olması post-modern darbe sürecinin tersine işleyen sürecin birkaç sebebinden sayılabilir.

 

            Gerçekleşen operasyonlarda gözaltına alınanların, sınırdışı yasağı konanların, tutuksuz yargılananların isimlerine ve misyonlarına baktığımızda yukarıda bahsettiğimiz 28 Şubat sürecinin bir ucundan tuttukları ve müdahil oldukları görülmekle beraber 12 Eylül darbecileri yargılanmasa bile post-modern darbecilerin bir kısmının yargılanabilmesi bizler için sevindiricidir. Demek ki ülkemizde, zihinlerde darbeler gibi aynı paralelde modernleşiyor. Ümidimiz ve beklentimiz geriye kalanlarında hesap vermesi!

 

            Diyeceksiniz “nereden nereye, ne alaka kardeşim karakola gelen müracaatçıya davranıştan atladın memleket meselesine!”. Ülke gündemini oluşturan her gelişme ve bu duruma verilen tepkiler toplumsal hayatı ve olayları da etkiler, davranışlarının yönelimine olumlu/olumsuz katkıda bulunur.

 

            Ergenekon soruşturması sürecinde de gözaltına alınmış bir dönemin faal isimlerinin fail durumuna düşmesi, ortaya çıkarılan dosyalar, belgeler, darbe planları, kurgulanmış ancak gerçekleştirilemeden ifşa olmuş suikast planlarına rağmen, ülke yönetiminin önemli noktalarında bulunan yöneticilerinin bu operasyonu önemsiz addetmesi, başlangıçta bahsettiğimiz bu tür durumlarla geçmişte çok karşılaşmalarına bağlayabiliriz. Belki de operasyonun yaz dönemine denk gelmesi bu rehavetin İbn Haldun’un teorisini kanunlaştırma yönündeki örneklerinden sayabiliriz. İşte bu vurdumduymazlığın yöneticiler tarafından gerçekleşmesi diğer kurumlara aksetmesine sebep olma ihtimaliyle birlikte, fertlere de yansıyabilme olasılığı yüksektir. Sürekli düşük elektriğe maruz bırakılmış bir insanın belli bir süre sonra bu duruma tepkisiz kalması bir örnek olarak verilebilir.

 

Ancak bu süreçte gördük ki, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı bir sürecin eşiğini atlamış durumdayız. Şu an ülkemizde illegal müdahalelere karşı teyakkuzda bulunan genç beyinler ve bu durumlarla önceden karşılaşmış ve zihin jimnastiği yaparak geçmişten ders çıkarmış olan zinde beyinlerin çoğunluğu artık bu hareketlere hareketsiz kalınmayacağının bir göstergesidir. Bu tepkilerden ders çıkarması gereken ülke yönetiminde vatandaşın oyları ile gelmiş olanların, makul olan çoğunluğun duyarlılığını hissedip onların heyecanlarını yatıştırıcı, ülkeyi kaos ortamına çevirebilecek davranışlarını engelleyen tenkitlerde bulunarak, hukuka uygun olmayan müdahalelerin faillerinin yakalanıp yargılanması aşamasında bu süreçte yer alan mekanizmaların destekte yanlarında, görevde ise onlara karışmayarak yalnız bırakma vazifesini yerine getirmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde vatandaş duyarsız, polis duyarsız, asker duyarsız, duyarsızoğlu duyarsız bir toplumun ülkesine sahip olmak isteyen kem düşünceliler çıkacaklardır.

 

Ülkeye sahipsiz sanıp sahiplenmek isteyen düşüncedekilerin sadece kendi hayal dünyalarında yaşadıkları ve gerçek Türkiye’ den habersiz olmaları, operasyonların içerisinde yer alan polislerle görüşmelerindeki izlenimlerini açıklamalarından görülmektedir. Yıllardır değişerek gelişme süreci içerisinde bulunan emniyet teşkilatının bu durumunu geçte olsa fark etmeleri sevindirici olsa da görünen o ki fark etmeyen/fark etmek istemeyenler keşke operasyonlarla yakalanıp ifade vermeden bu durumu anlasalar belki ülkeyi ele geçirme düşüncelerinden vazgeçerler…

 
 Yazar: Safa Tarık OĞUZ 22.07.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  ilhan..
 
Yorum: 
 
İsim:  Toprak
 
Yorum: 
 
İsim:  ismet
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by SucveCeza Ekibi © 2007  Her Hakkı Saklıdır.

Sitemiz hiçbir kurum veya kuruluşun resmi sitesi değildir.
Sitemizde yazılan yazılar hiçbir kurum veya kuruluşun genel görüşü veya politikası olarak sunulamaz.