Eleştiri, herhangi bir şeyin doğru ve/veya yanlış yönlerini dile getirmek olmasına rağmen çoğu zaman eleştiri denilince akla olumsuzluklar gelir.
Oysa ki, öncelikle yapılan her işin, ortaya konulan her eserin güzel yönlerini görebilmeyi gerektirir insanlık erdemi.
İnsanları motive etmek, onları her zaman iyiye ve güzele teşvik etmek gereklidir. Köreltmek, onlardaki cevherleri söndürmek, hayallerini yıkmak çok kolaydır, fakat ne fayda getirir ki? Kişisel gelişim kitapları hep bunların örnekleriyle doludur.
Güzeli bulmada öncelikle insanın kendisine bakması gerekir, kendisini tanıması ve bilmesi gerekir. Karşıdakini takdir ve teşvik edebilmek kendi sınırlılıklarını bilmeye bağlıdır.
Günlük hayatımızda hep kendimizi tanıyamamanın verdiği eziklikle karşımızdakini suçlamaz mıyız? Başarılı bir işe imza atamamakta, suçluların çeşitlilik gösterdiği ortamda, tek masum hep biz olmaz mıyız?
Ayağımız kayar ve düşeriz, fakat suçlu kaygan zemin, ayakkabımız veya yerdeki muz kabuğudur. Dikkatsiz olan biz kusursuzuzdur.
Derse çalışmayız ve sınavdan düşük not alırız. Fakat suçlu "Hoca"dır, O zayıf vermiştir.
Arabayla kaza yaparız, kusur karşı tarafındır her zaman, en iyi ihtimalle arabadır suçlu.
Hayatta yaşanan daha bunun gibi örnekler çoğaltılabilir. Fakat aslında kendimizi masum görmek/göstermenin altında yatan sebep eleştirilmekten çekinmek değil midir? Eleştiri denilince hep olumsuzluklar anlaşılıyor ya, yine çevremden negatif bir etki göreceğim mülahazasıyla onlardan önce davranıp kendimizi temize çıkartmak değil mı düştüğümüz durum?
Oysa ki insanlık erdemi tam tersini gerektirmiyor mu? Karşımızdakiler bize sahip çıkarken, onlar kendi kusurlarını ortaya koyarken bizim de aslında kendimizi sorgulamamızı gerektirmez mi?
“Evet, şartlar bu şekilde gelişti fakat ben de yapamadım işte, başarısızlığın asıl sorumlusu benim” diyemez miyiz? Veya dersek ne kaybederiz acaba?
Eksikliklerimizi görüp daha iyi motive olmaz mıyız hayatta? Yeni şeyler öğrenme ihtiyacımızı daha iyi belirlemez miyiz bu şekilde? İnsanlara ve olaylara daha olumlu yaklaşmış olmaz mıyız? Her şeyden önemlisi kazanan biz olmuş olmaz mıyız?
Üzerinde biraz düşünmek gerekir mülahazasıyla,