|
| İstanbul Şehitleri İçin... |
|
| Yazar:
Murat DAĞLAR |
11.07.2008
|
 |
Üç polis memuru kardeşimizin nasıl şehit oldukları aşağıdaki şekilde anlatılıyor;
“Saldırganlardan biri polis kulübesinin kapısını açarak koruma görevlisi Nedim Çalık'ı şehit etti. Olay yeri yakınlarında bulunan trafik polisleri Mehmet Önder Saçmalıoğlu ve Erdal Öztaş silah sesleri üzerine bölgeye koştu.
Geride arkadaşlarını bekleyen iki terörist, Saçmalıoğlu ve Öztaş'a ateş açtı. Ağır yaralanan biri 28, diğeri 21 yaşında olan polisler, silahlarını bırakmadı ve çatışmaya devam etti. Arkadaşlarının yardımına yine bir trafik polisi olan Osman Dağlı yetişti. Sokaktaki çekicide görev yapan Dağlı, teröristlerin üçünü de etkisiz hale getirdi. Konsolosluğa giremeyeceklerini bile bile saldırarak Türkiye'yi yeniden faili meçhul kurşunlarla kaos ortamına sokmak isteyen hainlerin oyununu bu kez kahraman polisler bozdu.
Ekipler, şehit olan ağır yaralı polislerin hastaneye taşınırken sürekli Kelime-i Şehadet getirdiklerini söyledi. Star TV ana habere konuşan Acil Servis ekipleri, hemen yaralı polislere müdahale ettiklerini söyleyen sağlıkçılar, hastaneye taşınan ancak yaşamını yitiren polislerin ambulansta sürekli Kelime-i Şehadet getirdiklerini ve silahlarını ellerinden bırakmadıklarını aktardı. Bu arada saldırıda şehit olan polislerin, yaralanıp yere düşmelerine rağmen çatışmaya devam ettikleri belirtildi.”
Üç taze fidanımız bu memleket ve milletin huzuru için canlarını göz kırpmadan feda ettiler.
Onlar filmlerin sahte “Polatları” değil, can pazarının gerçek kahramanları olarak şehitlik mertebesine ulaştılar.
Erdal Öztaş henüz doğmamış çocuğunu yetim bırakıp ayrıldı bu fani dünyadan..
Çatışma sesini duyar duymaz tehlikede ki arkadaşlarının imdadına koşarak yardımlaşmanın ne olduğunu dünya aleme gösterdi bu kahramanlar.
Yaralanıp yere düşmelerine rağmen o halleri ile çatışmaya devam ederek azim, sebat ve işi yarıda bırakmamanın timsali oldular.
Canları pahasına saldırganları etkisiz hale getirerek haince saldırıların karşılıksız kalmayacağını gösterip hain kalplere korku saldılar.
Kendilerine emenet edilmiş yeri canları pahasına koruyarak emanete nasıl sahip çıkılması gerektiğini öğrettiler bizlere.
Onlar, her ağzını açtığında “vatan millet sakarya” yapanlara vatan millet sevgisinin lafla değil icraatla ortaya konulması gerektiğini gösterdiler.
Bu kahramanlar geride gözü yaşlı analar, babalar, kardeşler, çocuklar, eşler bırakarak hepizim kalbini hüzne boğdular. Ve bununla da acıları paylaşmayı öğrettiler bize.
Yeri geldiğinde kanının son damlasına kadar carpışmanın bu necip milletin özünde bulunan bir meziyet olduğunu dünyaya bir daha ilan ettiler.
Hiç bir suçları ve günahları yokken kahpece vurularak "masumiyetin" timsali oldular.
Kelime-i şahadet getire getire hakka yürüdüler ve böylece yaşamın gerçek manasının ne olduğu dersini de verdiler.
Bilmem ki şahit oldukları bu kahramanlıklar karşısında milleti “bidon kafalı” ve “cahil” görenlerin yüzleri kızarıyormudur!
Çünkü bu kahramanlar bidon kafalılık ve cahillikle itham ettikleri milletin evlatları!
Ruhunuz Şad Olsun Kahraman Milletin Kahraman Yiğitleri!
Murat Dağlar muratdaglar1974@yahoo.com |
| |
| Yazar:
Murat DAĞLAR |
11.07.2008 |
| |
| |
| İsim: |
Ziya KORKMAZ |
| |
| Yorum: |
|
|
|
|