|
| Türkiye Fotoğrafı |
|
| Yazar:
Tuba GÜVEN |
08.07.2008
|
 |
Yaklaşık bir yıl önce Aktifhaber yöneticileri benden ekonomi yazıları rica edince, memnuniyetle kabul ettim. Amacım ekonomi ile ilgili bazı kavram ve konuların yanı sıra ülkemizde ve dünyada meydana gelen olayların perde arkasını size aktarabilmekti.
Bazı kişilere göre ekonomi teferruat olabilir. Fakat ülkemizde ve dünyada meydana gelen siyasi, askeri vb bütün gelişmelerin arkasında ekonomik saikler olduğu gerçeği yadsınamaz.
Hafta başında Merkez Bankası Başkan yardımcısı ile iki saate yakın ülke ekonomisi ve ekonomik güvenlik ile ilgili beyin fırtınası yaptık. Aldığım izlenim; ülkenin mali ve ekonomik verileri dakika dakika kontrol edilmektedir. Bir olağanüstülük yaşanmaz ise; ekonominin krize girmesi beklenmiyor.
Bu iyimser tabloya rağmen, iç ve dış rakip ve düşmanlarımız ülkeyi istikrarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Beylere bakar mısınız? 7 Temmuz’da 40 ilde miting yapılacak, paralı katilleri topluluğun üzerine kurşun yağdıracak, polis suçlanacak, yargı bağımsızlığının tehlikesi vurgulanacak vesaire.
Türkiye19 yüzyılın başından itibaren dövüş yaptırılan Denizli horozları veya parayla ringte dövüşen boksörlere benziyor. Ringte dayak yiyor, kendine gelir gelmez bir kroşe daha. Sürekli kendine getirilmeyen bir boksör gibi.
Bakınız 2002’den beri ringte daha az dayak yiyen ülke 25 çeyrektir (6 yıl) büyümekte, Haziran enflasyonu yüzde 10.6, 2008’in ilk çeyreğinde büyüme 6.6, Haziran ayı ihracatı 12.7 milyar dolar, yıllık 125 milyar dolara çıkmış.
Ergenekoncu beylere bakar mısınız neler planlamışlar? ‘Ülkeyi istikrarsızlaştırmak için ekonominin kötüye gittiği anketler yapılarak kamuoyuna açıklanacak, medyadaki kişilerden haber ve yorum alınacak’. Şimdi bu durumu Hasan Ellialtı’lara nasıl anlatacaksınız?
Küreselleşme, yabancı sermaye, özelleştirme vb ile ilgili olumlu bir şeyler yazarsanız, ulusalcı okuyucularım bütün sülalemi hatırlıyorlar!
Türkiye’nin başını kaldırmaması için her türlü kargaşa ve kutuplaşmayı tahrik ediyorlar.
Yasama-Yürütme-Yargı. Kuvvetler ayrılığı yani! Hikaye! Şimdi yüzde 47 ile iktidara gelen ve muktedir olamayan bir iktidar var. Türkiye’de kuvvetler ayrılığı bir safsatadan ibarettir.
Bu ülkede oyunun kurallarını yazanların hilafına siyaset yaparsanız, burnunuzu sürterler.
Yargı tarafsız ve bağımsız değil.
Yerel olmayan iç ve dış güçlerin güdümünde sağa sola yalpalayan sivil toplum kuruluşları.
Türkiye’de ordu ile ilgili kaç kitap var? Ama gidin ABD’de bir üniversitede Pakistan ordusu ile ilgili yüzlerce kitap ve makale bulacaksınız.
Bir yıl öncesine kadar Türkiye nüfusu 73 milyon idi. Şimdi 70 milyon. 3 milyon kişi kayıp! Bu 3 milyonu araştıran yok, soran yok!
Ülke ekonomisinin yüzde 50’si kayıtdışı. Bu kayıtdışılığa şişman kediler de dahil.
Demokrasi 1960’tan beri her 10 yılda bir askeri müdahaleye endekslenmiş.
Ülkede Encümen-i Daniş diye bir yapılanma var. 40 üyeden oluşur. Vefat eden bir üyenin yerine bir akil adam atanır. Araştıran, soran yok.
Türkiye için hiçbir şey yapmayanlar, ülke için yapılan hiçbir güzelliği cezasız bırakmazlar.
Türkiye’de herkes devletin türevi durumundadır.
Amiral gemisi ve aynı çizgideki refikleri halka karışmaya karar vermiş. Yük treni Kars’tan yola çıkmış, Erzurum, Erzincan hattında yol alıyor. Ama beyler trenden inip ağzı tarhana ve ter kokan halkla kucaklaşamıyorlar. Yolunuz açık olsun. Köylü milletin efendisi ya!
Dün bir esnafı ziyaret etmiştim. Esnafı bir hafta önce önemli bir zevat ziyaret eder ve uyarıda bulunur: ‘10 gün içinde olağanüstü bir şeyler olacak, dikkat et’. Olur, söylerim.
Türkiye Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir, öyle mi?
Beyler, geçti Bor’un pazarı. Sürün eşeğinizi Niğde’ye!
Kaynak: Aktifhaber |
| |
| Yazar:
Tuba GÜVEN |
08.07.2008 |
| |
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.
|
|