|
| Hüseyin Üzmez´den O.S.´ ye "Çocuk" Suikastçilerimiz |
|
| Yazar:
Abdullâh MOLLAOĞLU |
26.06.2008
|
 |
Hrant Dink, Türkiye'de suikaste uğrayan ilk gazeteci değildi. Dink'ten önce de pek çok gazeteci çeşitli sebeplerden dolayı saldırıya uğradı. Bunların arasında 1952 yılında meydana gelen Ahmet Emin Yalman suikasti ise, Dink cinayeti ile benzerliği açısından aradan 56 yıl geçmiş olmasına rağmen tekrar irdelenmeye değer özellikler taşıyor. Öncelikle olayı özetlemekte fayda var; Hadise Dink'in memleketi Malatya'da geçer. Dönemin Vatan Gazetesi'nin sahibi olan Ahmet Emin Yalman, yine o dönemin muhafazakar basını tarafından "dönmelik" ve "vatana ihanet"le suçlanmaktadır. Bu basını takip eden 18 yaşındaki Malatyalı lise öğrencisi Hüseyin Üzmez yazılanlardan etkilenir. Üzmez ve arkadaşları 'hain' gözüyle baktıkları Yalman'ı ortadan kaldırmak için yerel bir oluşum içine girerler. Sonuçta Yalman başbakanın bir gezisini takip etmek üzere Malatya'ya gelir. Başbakan ise Adnan Menderes'tir. Gazeteci Yalman'ı takip eden Hüseyin Üzmez onun bir postaneye girmesi üzerine dışarıda beklemeye başlar ve Yalman postaneden çıkar çıkmaz da onu vurur. Fakat altı ele yakın ateş etmesine rağmen Yalman ölmez. Hüseyin Üzmez olayın ardından kaçar. Bu arada Başbakan Menderes de aynı şehirde olduğundan olay hükümete karşı gerici bir ayaklanma olarak değerlendirilir ve başbakan hemen bölgeden uzaklaştırılır. Üzmez kısa bir süre sonra kendiliğinden teslim olur. Ardından büyük bir tahkikata başlanır ve Necip Fazıl Kısakürek'ten Osman Yüksel Serdengeçti'ye kadar muhafazakar kesimin önemli pek çok yazarı olayla bağlantıları oldukları iddiası ile tutuklanır. Mahkeme safahatından sonra başta Necip Fazıl olmak üzere muhafazakar aydınlar beraat eder. Hüseyin Üzmez ise on yıl hapis yatar. Hrant Dink ise bilindiği üzere 2007'de 17 yaşındaki O.S. tarafından öldürüldü. Yani Dink, Yalman kadar şanslı değildi. O.S.nin yakalanmasının ardından olayla ilgili bağlantısı olduğu düşünülen pek çok kişi tutuklandı. Tutuklamaların hemen hepsi O.S.'nin memleketi Trabzon kaynaklı gerçekleşti. Yani olay yerel ölçekli bir oluşumun ürünü olarak gözler önüne serildi. Yargılama halen devam ediyor. 55 yıl arayla gerçekleşen iki suikastin birbirine en çok benzeyen özelliği ikisinin de 18 yaşında küçük sanıklarca işlenmiş olmalarıydı. İkinci benzerlik hedeftekilerin gazeteci kimlikleriydi. Üçüncü benzerlik ise hedef alınan gazetecilerin bir kısım basın tarafından "hain" olarak lanse edilmeleriydi. Dördüncü benzerlik de hedeftekilerin etnik kimliğiydi. Yalman olayının soruşturması çok geniş kapsamlı yapılmıştı. Bunu kendisine yönelik bir komplo olarak gören taze Demokrat Parti iktidarı çoğu İstanbul ve Ankara'da bulunan muhafazakar kesimin önemli isimlerini davaya katmıştı. Dink olayında ise olay yerel ölçekli bir girişim olarak değerlendirildi ve soruşturma Trabzon il sınırlarının dışına taşırılmadı. Oysa aradan geçen zaman içinde Yalman olayının gerçekten de münferit bir hadise olduğu, başta Necip Fazıl olmak üzere dönemin muhafazakar kanaat önderlerinin konuyla ilgilerinin bulunmadığı, 18 yaşındaki sanık Hüseyin Üzmez'in suikasti gerçekten de bir kaç arkadaşı ile birlikte organize ettiği yani olayın arkasında herhangi bir örgütsel bağlantının olmadığı anlaşıldı. Yani Yalman olayı ile Dink olayı bu noktada da birbirine benzedi. Fakat bu defaki benzerlik ters bir benzemeydi. Üzmez'in arkasında bir büyük oluşum yoktu ama sanki varmış gibi hareket edilip dönemin bir kısım muhalif basını susturulmaya çalışılmıştı. Yani muhafazakar medyaya karşı bir komplo kurulmuştu. O.S.'nin ise olayda tek başına olmadığı, küçük bir gruba üye olmakla beraber bunun arkasında büyük bir oluşumun var olabileceği şüpheleri hep dile getirildi. Ama Dink soruşturması sanki olay "münferit" bir olaymış gibi yürütüldü. Dolayısıyla bugün kamuoyunun beklentilerini karşılamanın yolu bir yöntem değişikliğinden geçiyor. Yani Dink suikastini Yalman suikasti benzeri büyük bir soruşturma ile ele almak gerekiyor. Tabii bunu yaparken Yalman tahkikatındaki vahim hataların benzeri hatalara da düşmemek icap ediyor. Böylesi bir yöntem değişikliği gerçeğin ortaya çıkmasına katkıda bulunacağı gibi kişilerin ve kurumların da zan altında kalmalarına engel olur. Suç işleyen varsa cezasını alır. Ayrıca böylelikle iddialara muhatap olan ama olayla ilgileri bulunmayan kişi ve kurumların daha fazla yıpranmalarının da önüne geçilir. Hüseyin Üzmez hapisten çıktıktan sonra Ahmet Emin Yalman'la barıştı, hukuk fakültesini bitirip avukat oldu. Suikastin kazandırdığı şöhretle muhafazakar kesimde tanındı. Anılarını yazdı ve çok okundu. En son Vakit Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapıyor, televizyon proğramlarına çıkıyordu. Şu an Bursa'da cinsel istismar iddiasıyla tutuklu, yargılanması devam ediyor. Yani gazeteci Ahmet Emin Yalman'ı öldürmek isteyen Hüseyin Üzmez yıllar sonra namlusunun hedefindeki kişi gibi gazeteci oldu. Belki de Yalman'ın ahı tuttu. O.S.'nin ise yargılanması henüz bitmiş değil. Onu nasıl bir geleceğin beklediği ise belli değil. Bu gelecekte Dink'in ahının ne kadar etkili olacağı ise meçhul. |
| |
| Yazar:
Abdullâh MOLLAOĞLU |
26.06.2008 |
| |
|
| YAZARLARIMIZ |
| Önder AYTAÇ |
| Önder AYTAÇ |
| |
|
|
Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama... |
| İlhan DAĞDEVİREN |
| İlhan DAĞDEVİREN |
| |
|
|
PPDS - 2 |
| İsmet KAPLAN |
| İsmet KAPLAN |
| |
|
|
Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular |
| Özgün ERGİN |
| Özgün ERGİN |
| |
|
|
İnsan Taklidi |
| Ercan TAŞTEKİN |
| Ercan TAŞTEKİN |
| |
|
|
Sevinmek Bizim de Hakkımız |
| Murat DAĞLAR |
| Murat DAĞLAR |
| |
|
|
Demokrasi ve Statik İdeolojiler |
| Fatih BALCI |
| Fatih BALCI |
| |
|
|
Eskimeyen Öğüt |
| Emsal TOPRAK |
| Emsal TOPRAK |
| |
|
|
Kendimi Takdimimdir! |
| Safa Tarık OĞUZ |
| Safa Tarık OĞUZ |
| |
|
|
Polis Branşını Arıyor |
| Erol ÖZDEMİR |
| Erol ÖZDEMİR |
| |
|
|
Adı Yücel Soyadı Tutkun |
| Ömer Faruk GÜLTEKİN |
| Ömer Faruk GÜLTEKİN |
| |
|
|
Yokolan İnsanlık |
| Metin Murat ARSLAN |
| Metin Murat ARSLAN |
| |
|
|
İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III |
| Halil YILMAZ |
| Halil YILMAZ |
| |
|
|
´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı |
|
| |
| |
|