AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
  -Psikoloji
  -Sosyoloji
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Rusya ile Türkiye arasında çıkacak olan olası bir krizde kim daha çok zarar görür?
   Türkiye
   Rusya
   Komşu ülkeler
   
 
Son Üyeler
akademilenyum
mertkan4
poliCEM
canancoskan
polis_28
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

AKADEMİDEN "MESLEK"E

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Normale Dönmek

Demokrasi ve Statik İdeolojiler

Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular

 

  "Rehber ve Danışman" Yazdır 
 Yazar: Emsal TOPRAK 25.06.2008  
  "Rehber ve Danışman"

Teşkilatımızın bir disiplin teşkilatı olduğu ve bu disiplin kurallarının da diğer kurumlarla mukayese ettiğimiz de çok hızlı ve kısa sürede uygulandığı malumdur.

 

Ayrıca kabul edilmelidir ki mesleğimiz stres ve depresif sorunların en çok yaşandığı mesleklerden biridir.

 

Polis de her insan gibi ruh ve beden fakülteleri (Gören, duyan, tat alan, hisseden, koklayan ve düşünen) olan bir insandır yani polis olmak demek müdahale ettiği olaylardan etkilenmeyen insan olmak demek değildir.

 

Bilhassa idari alanda çalışanların ek görevle istirahat zamanlarının kısalması stresin temel kaynaklarında biri olmakla birlikte, adli birimlerde çalışan meslektaşlarımızın ise suç ve suçlu ile mücadele ederken her müdahale ettikleri olaydan ruh dünyalarına bir iz sirayet etmesi ve bu iz ve ya kara noktanın önlem alınmazsa zamanla büyüyerek kapanması güç ve zor bir yaraya dönüşebilmesi mümkündür.

 

Çalışma koşullarındaki zorluklar göz önüne alınarak teşkilat içinde meydana gelen nahoş olaylara (başta intihar olmak üzere) geriye dönük olarak baktığımız da bu tür olayların öznesinin daha çok memurlar olduğu gerçeği aşikar bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

 

Bilinen bir gerçektir ki, geri hizmete alınma, silahsız kalma, mesleğinin tehlikeye düşmesi korkusu ve rahatsızlığının ortaya çıkması neticesi karşılaşabileceği çevre baskısı (toplum olarak hala psikolog ya da psikiyatr iste gitmeyi bir diş doktoruna gitmek gibi kabullenemediğimiz ve içselleştiremediğimiz göz ardı edilmemelidir) gibi nedenlerle psikologa gitmeyen ve gitmekten çekinen ve korkan insanlar mevcuttur.

 

Sorununu konuşmaya geldiği halde sorununu anlatmaya başlamadan psikologla adeta pazarlık yaparcasına,  konuşursam şöyle ya da böyle olur mu gibi korku ve endişelerini anlatarak bir nevi garanti belgesi alma çabasıyla hareket eden ve beklediği garantiyi ya da güveni alamayınca sorununu gizleyen ve ya tüm detaylarıyla anlatmayan, anlatamayan insanların varlığı tarafımca müşahede edilmiştir.

 

Gizlenen sorunun büyümesi, büyüyen sorunun zararlarının ise sadece ilgilisine değil çevreye de sirayet etmesi kaçınılmazdır ancak ortaya çıkacak hasar ve zarar sorunun çözümüne ilişkin önlemlerle mukayese edilirse “bir insanı kurtarmak, bütün bir insanlığı kurtarmaktır” alınabilecek her önlemin ne derece hayati öneme sahip olduğu açık, net ve aşikarene bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

 

Görevi Güvenliğini sağladığı herkesi korumak ve kollamak olan polis, bu konuda gösterdiği başarıyı, kendisini stres, depresyon, panik atak vb. gibi mesleki hastalıklardan koruma konusunda da gösterebilme yeterliliğine sahiptir.

 

Herkesin dinlenecek bir hikâyesi (bunu sorun ve sıkıntı olarak anlattım) vardır, ama insanlar hikâyelerini anlatacakları kişileri seçerler yani herkese anlatmazlar, bunun için de temel de en önemli beklenti ve şart güvenin (itimat) oluşmasıdır. İnsan güvenmediğine sırrını vermez, sorununu söylemez ve tabiî ki çare beklemez.

 

İçi hava dolu bir balon uzun süre güneşin karşısında bırakıldığında, yani müdahale edilmeyerek soğuk bir ortama alınmadığın da bu balonun genleşip, yoğunlaşarak patlaması mukadderdir.

İnsanın ruh dünyasında meydana gelen sorunlarda böyledir yani balonun içindeki havaya benzer, bu nedenle ruhsal sorunlara müdahale zamana bırakılmamalıdır.

 

Nasıl ki kanser vb. gibi bedeni hastalıklarda erken teşhis ve tedavi hayat kurtarıyorsa, ruhsal sorunlara ilişkin erken teşhis ve tedavi de hayat kurtarıcı olabilmektedir.

 

Ruhsal sorun, sıkıntı ve hastalıklar en fazla ve  yoğun olarak memurlar da yaşanmaktadır, bun da amirlere nazaran memur sayısının fazlalığı önemli bir etkendir ve yine bu sözlerimiz amirlerin bu tür sorunları yaşamadığı anlamına gelmemelidir.

 

Öncelikle bu tür sorunlara duçar olan kişinin durumu yakın çevresi ve arkadaşları tarafından gözlenmekte ve farkına varılmaktadır.

 

 Yani başka bir deyimle idare edene sorun ulaştırılıncaya dek bayağı bir vakit geçmektedir. En kötü çözümün çözümsüzlükten iyi olduğu gerçeğinden hareketle, çözüme ilişkin yapılması gerekenlerde yaşanan gecikmeler adeta stresin depresyona, depresyonun cinnete, cinnetin de daha ağır sonuçları olan vakalara yol açmasını engellemek temelde gecikmeden müdahale etme şartına bağlıdır.

 

Sorun yaşayanlarda mevcut olan, Emniyet Müdürlüklerinde bulunan psikologa gitme korkusunu aşmak şarttır. (bir çok kişi ücretini ödeyerek özel kliniklere gitmektedir)

 

Bu güvenin sağlanması ve ulaşımın kolaylaşması için psikologla sorunlu memur arasında oluşması gereken güven ve diyalogu sağlayacak olan bir memurun (Rehber Memur) görevlendirilmesi sağlandığında sorunun psikologdan önce memura anlatılması daha kolay ve mümkündür. Bu sayede ilgili memur geçiş noktası ya da bir merdiven görevi görerek aradaki boşluğu dolduracak ve işin asıl uzmanına intikali kolaylaşacaktır.

 

Tabiî ki bu memur kültürü, eğitim durumu, sosyal yapısı, becerisi ve çevreye verdiği güven vb. gibi kriterler baz alınarak seçilmeli, rehberlik alanında çalışmaya yatkın olmalı asgari üç aylık bir kurs almalı ve meslek hayatı boyunca da başka bir alanda görevlendirilmemelidir.

 

Böyle bir görevlendirme ve görevliler denenmeli fayda ürettiği tespit edilirse sayıları artırılmalıdır.

 Böylelikle hem psikologa ulaşım sorunu ortadan kalkacak, hem koruklardan ve endişelerden uzaklaşılacak hem de soruna zamanında müdahale edilebilecektir.

 

Unutulmamalıdır ki her kurumun girişinde bir “danışma” birimi görülür.

Bizim ki bir öneri elbette ki her öneri muteber değildir ama denenmeden neticenin bilinebileceğine de itibar etmemek gerekir.

 
 Yazar: Emsal TOPRAK 25.06.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama...
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 2
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.