AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Rusya ile Türkiye arasında çıkacak olan olası bir krizde kim daha çok zarar görür?
   Türkiye
   Rusya
   Komşu ülkeler
   
 
Son Üyeler
akademilenyum
mertkan4
poliCEM
canancoskan
polis_28
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

AKADEMİDEN "MESLEK"E

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Normale Dönmek

Demokrasi ve Statik İdeolojiler

Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular

 

  Narko-Terörizm Yazdır 
 Yazar: Emsal TOPRAK 13.06.2008  
  Narko-Terörizm

-Bir kilo eroin satarlar 187,500 kaleşnikof mermisi alırlar.

  Peki kaç Mehmetçik şehit ederler?

 

-Bir kilo eroin satarlar, 50.000 uçaksavar mermisi alırlar.

  Peki, kaç helikopter düşürürler?

 

-Bir kilo eroin satarlar, 5769 mayın alırlar,topraklarımıza kurarlar.

  Peki, kaç topuk,kaç bacak kopar? Kaç can toprağa düşer?

 

            Yukarıda geçen diyalog (Pars Narkoterör) dizisinde geçiyor. Eli kanlı, bebek katili terör örgütünün finans kaynağının uyuşturucu madde ticareti olduğu anlatılan bu diyaloga ilişkin birkaç soru da biz soralım.

           

-Eroini kimden alırlar, kime satarlar?

  Peki, bu işi yaparken kimleri kullanırlar?

            -Eroin ticareti ile  elde ettikleri parayla aldıkları silahları kimden ya da kimlerden alırlar?

            Peki, bu silahlar terör örgütünün eline nasıl geçer?  Silahların marka, seri numarası, nerede ve kimin ürettiği bile belliyken buna rağmen bir takım ülkelerin bu silahlar biz ait ama biz vermedik  demelerine ne derece itibar edilir?

            -Siz vermediniz de bu silahlar gökten zembille indirildi? Bu mümkün değil, o halde terör örgütü kendisi mi imal etti, bu da mümkün değil, zaten silahlar bize ait diyorsunuz.

            -O halde tek seçenek kalıyor geriye…

            -Terör örgütünün kullandığı silahlara bakılırsa, mayından, roketatara ve tam otomatik makineli  silahlara  kadar hepsi var. Bu silahların örgüte verilirken şekil, ağırlık, taşınmasındaki zorluk ya da depolanmasındaki güçlük vb. gibi nedenlerden dolayı kaçakçılığı uyuşturucu ya da emtia kaçakçılığından daha zordur. Fakat buna rağmen bu silahlar terör örgütünün yuvalanmış olduğu bölgeye hiçbir engelle karşılaşmadan gidiyor ne hikmetse?

            -Kim götürüyor, nasıl gidiyor bu silahlar? Kim veriyor eli kanlı terör örgütüne bu silahları?

             Peki, bu silahları verenler o bölgeye insan haklarını, adaleti, özgürlüğü getireceğim diye gelen demokrasi havarileri mi yoksa?

Bölge adeta silah panayırına, ajan provokatörlerin her türlü amaç ve bu amaçlarına uygun eylemlerini yaptıkları bir eğitim sahasına dönüşmüş durumda.

-Bu silahlar sadece terör örgütünde mi?

Bölgedeki etnik ayrımcılığı körükleyerek, kronikleştirerek ve neticede bölgeyi parçalayarak, bölme,  parçalama ve yutma  veya istediği gibi sömürerek idare etme amacında olan ve bunları yaparken maskeli  bir  politika kullananların bu politikalarına uygun olarak provoke ettikleri gruplar da kullanmıyor mu bu silahları?

 

-Benim ki bir şüphe, her bilginin kaynağında şüphe vardır, önce şüphe edilir, sonra sorulur ve sonrada cevaplandırılır.

            Bu soruların cevabı kimilerine göre malum yani bilinen şeyler. Kimilerine göre ise bilinmesine rağmen üç maymun hikâyesinde olduğu gibi (bilmiyorum, görmedim ve duymadım veya kör, sağır, dilsiz diyaloğu) figürlerinin defaatle sergilendiği bir tiyatro oyunu…

            -Eroinin ham maddesi olan haşhaşın en çok üretildiği yer bilindiği üzere Afganistan ve bu ülkede yapılan haşhaş ekimi ve eroin üretimi yine ne hikmetse, özgürlük ve demokrasi havarilerinin müdahalesinden sonra yani 2001 yılından sonra müthiş oranda artmış.

 Şimdi insanın aklını ister istemez bazı şüpheler kemirmeye başlıyor ve 5N1K soruları üşüşüyor beynin kıvrımlarında… Ne, nerede, nasıl, niçin, neden ve kim?

 

 

 

 

 

Bu sorulara eğitici ve bilgilendirici cevaplar vermek için bir bulmaca çözelim, bu bulmaca farklı bir versiyon, önce kelimeler verilecek ve yukarıda sorulan sorular bağlamında bu kelimelere ilişkin cevaplar yazılacak  “BOP Projesi, Büyük İsrail, Petrol, Misyonerlik, Uyuşturucu ticareti, PKK, Fırat ve Dicle’nin suyu ” işte bu kelimelere vereceğiniz cevaplar 5N1K sorularının cevaplarıdır aslında…

Başka bir deyişle şöyle anlatalım, bir çok kültürel ve sanat değerlerimiz gibi unutulmaya yüz tutsa da Hacivat-Karagöz oyununu bilirsiniz. İpler de aynı kişinin elindedir, konuşan da aynı kişidir ama perde de oynayanlar başkalarıdır, bu oyun uzun zamandır sahnede ve hem de her şey aleni cereyan ediyor gözler önünde…

-Uyuşturucu madde yani eroin ticareti PKK Terör Örgütünün finans kaynağı, eli kanlı örgüt, mücadeleci güvenlik güçlerinin bile hayret ve dehşet içinde kaldıkları metot ve yöntemlerle eroin kaçakçılığı yapıyor. Yakalanan uyuşturucuların zulalandığı  yerler şeytanın bile aklına gelmeyecek cinsten. Ayrıca uyuşturucu maddenin bulundurulması, taşınması depolanması ve  saklanmasındaki  kolaylık (silah kaçakçılığına nazaran) örgütün işini de kolaylaştırmaktadır. Terör Örgütü eroin ticaretini arz ve talep dengesinin talep lehine değiştiği ülkelerde yapmaktadır.

Örneğin bu ülkelerden biri Almanya. Bu ülkede hem madde kullanım oranının artan bir ivme göstermesi hem de örgütün üye ve sempatizanlarının çok olması nedeniyle örgüt tarafından eroin ticaretinin yoğun olarak yapıldığı ülkelerden biri haline gelmiştir. Bir önemli nokta da bu ülkede yaşayan Türkler arasında madde bağımlılığının gittikçe artmakta ve yaygınlaşmakta olduğudur.

Eroinin üretildiği yerden yani üretim merkezinden dış çevreye yaklaştıkça kar marjı yükselir, maddenin fiyatı artar, mesela Afganistan’ da üretilen eroinin fiyatı Avrupa ülkelerine girerken katlarca artmaktadır. Uyuşturucu maddenin  kolay para kazanma ve rant aracı haline gelmiş olması terör örgütünü madde ticareti yapmaya yöneltmiştir.  Önemli bir nokta da örgütün madde ticaretini ve pazarlamasını yaparken kullandığı insanların kimliğidir. Bu insanlar örgüt tarafından zorla veya kandırılarak ya da madde bağımlısı yapılarak madde ticaretinin içine  çekilmekte ve sokak satıcısı olmaktadırlar. Şu ana kadar anlatılanlardan Narko-Terörizm den neyi anlatmak istediğimiz mutlaka anlaşılmıştır.

            Soğuk yellerin estiği, insanların kaderine küstüğü veya küstürüldüğü  ülkemizin güneydoğusunda, Türkçe nedir bilmeyen, milli, manevi ve kültürel şuurdan habersiz, sırtına astığı silah kadar boyu olmayan gençler ve çocuklar terör örgütü tarafından kandırılarak, iğfal edilerek veya zorlanarak örgüte katılmaktadırlar.

Örgütün yok oluş sürecine girdiği şu dönemde yapılacak en önemli iş örgütün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını kesmektir. Bu da ancak eğitim ve yatırımla olur. Bu bölgeye eğitim amaçlı yatırımlar (özel okul, kolej, yurt, dershane vb) yapıldıkça terör örgütü bundan rahatsız olmaktadır çünkü eğitilmiş insanı kandırmak kolay değildir, bu nedenle rahatsız olmaktadır. Bölgeye yatırımlar hızlandıkça, işsizlik sorunu çözülmeye yüz tuttukça yine örgüt bundan rahatsızlık duymaktadır çünkü işsiz ve parasız insanın kandırılması daha kolaydır.

Bu gerçekler ışığında terörün kökünü kurutmak bir nevi uyuşturucu madde ticaretinin de kökünü kurutmaktır. Elbette madde ticaretini sadece terör örgütü yapmıyor ancak bu ticareti bitirmek demek örgütün silah almak için ihtiyaç duyduğu parasal kaynağı kesmek demektir.

Kısacası, eğitim ve yatırımla, gençlere sahip çıkarak, onları eğiterek cehaletten uzak tutarak, iştigal edecekleri bir iş ve bu iş karşılığında aş vererek, sportif ve sosyal etkinliğe yönelik alanları çoğaltarak onları gündelik sorun ve sıkıntıların konuşulduğu kahvehane köşelerinden uzak tutarak, bir meslek veya sanat dalında uzmanlaşmalarını sağlayarak yani balık yemeyi değil balık tutmayı öğreterek bu sorun çözülür…

Fikir, düşünce ve kanaatlerimizi anlatmaya çalıştık faydalı olması dileğiyle…

 
 Yazar: Emsal TOPRAK 13.06.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  ismet
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama...
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 2
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.