AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
  -Genel
  -PKK
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Konsolosluk ve Güngören saldırılarının gerçekleştiren sizce kim?
   Bölücü örgüt PKK
   El-Kaide ve türevleri
   DHKP-C ve sol terör örgütleri
   Son operasyonlarla çökme aşamasına gelen Ergenekon
   İkisini farklı örgütler düzenledi
   
 
Son Üyeler
canancoskan
polis_28
police_sobe
adaletinsesi
gülşah
 
En Çok Okunanlar
AKADEMİDEN "MESLEK"E

Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Sevinmek Bizim de Hakkımız

Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi

Yokolan İnsanlık

 

  Eylem Ve Söylemlerle PKK-1 (PKK´nın Strateji Süreçleri) Yazdır 
 Yazar: Hamit ÖZEN 18.05.2008  
    Eylem Ve Söylemlerle PKK-1 (PKK´nın Strateji Süreçleri)

Terör, küreselleşen dünyada zaman aşımı sürecine girmek yerine kıtalar arası boyuta gelerek evimizde bile bizi korkutmayı hedeflemekte. Bu korku dikeninin çektirdiği acılarla 60’lı yıllardan beri uğraşan Türkiye 2000’li yıllarda bir musibet bin nasihatten evladır sözüne binaen terörizme karşı strateji geliştirme peşine düşmüştür.

            1984 Şemdinli ve Eruh eylemleriyle silahlı mücadeleye başlayan Kürdistan İşçi Partisi bizim çağırdığımız adıyla PKK günümüze dek dört farklı strateji üzerinde eylem yaptı ve her eylem stratejilerine karşı da devletin karşılığı farklı boyutta oldu.

            Öcalan’ın zor kullanma politikasını uygulattığı 84–89 döneminde örgüt ilk eylem stratejisiyle bölge halkına karşı yoğun terör faaliyetlerine girişti. Öcalan’ın amacı Marksist ideolojiyi halka oturup anlatmak yerine halkı terörize ederek devlete karşı tepkili hale getirmekti. Bu dönemde Türkiye’nin olaya bakış açısı tamamen güvenlik ekseninde kaldı ve askeri operasyonlarla eylemler sonrası yakalama faaliyetleri yapıldı. 84–89 dönemi örgütün göreceli başarılı olduğu dönemdir.

            89’da SSCB’nin dağılmasıyla sosyalizmin çöküşü örgütün ideoloji kanadının bitmesi demekti. Bu olay sonrası örgüt gerilla mantalitesine bürünmek istemiş ve Kürt halkının özgürlüğü söylemlerine başlamıştır. Gerilla mantığı için gerekli olan toprak, halk, eylem üçlüsüne karşı örgüt sırayla Kürtleri zorla Kuzey Irak’a göç ettirmeye çalışsa da gerek Güney Doğudaki güvensizlik ortamı gerekse de PKK’nın zorla göç politikası göçü Irak yerine Türkiye’nin batısına çevirmiştir. Devlete karşı halk desteğini göstermek için örgüt 94 yılında yerel seçimlerde halka hatalı oy kullandırmak istemişse de bölgedeki hatalı oy sayısı ülke genelinde sadece  %3,5 oranına sahip olması örgütü başarısız kılmıştır. Öte yandan eylem stratejisinde bu dönemde güvenlik güçleriyle yoğun çatışmaya girişmiştir.

            95 döneminden sonra örgüt gerilla stratejisini oturtamamasına binaen ayrıca 91–94 yılında Hizbullah ile taban çatışmasının verdiği kayıplara binaen örgüt batıya açılma girişiminde bulundu. Yeni strateji batıda eylem yaparak Türkleri Kürtlere karşı ajite ederek Türk milliyetçiliği ile Kürt kimliği kurmaktı. Bu strateji Türk halkının ve Kürt halkının ortak tarih mirası ve birlikteliği ayrıca geniş saygı ve hoşgörü içinde eriyerek fitne tohumları çürütüldü. 99 da Öcalan’ın yakalanması ve ardından ikinci adam olan Şemdin SAKIK’ın yakalanması örgüte darbe vurdu ve örgüt suskunluk dönemine girdi.

            99 da Öcalan’ın yakalanması ile dengesiz eylemlere kalkışan PKK giriştiği intihar saldırılarıyla farklı eylem stratejisi izlediyse de 11 Eylül sonrası dünya kamuoyunun terör karşıtı cephesinin tepkisini çekmemek için suskunluğa bürünecektir, ta ki 2004 yılına kadar. ABD’nin Irak’ta PKK’ya karşı aktif tepki vermemesi örgütün son strateji atılımına fırsat tanıdı.

            2004 yılında tekrar başlayan PKK eylemleri genel eksende bir denge arz etmemektedir. Bu dönemde siyasileşme kanadını da kurmak isteyen örgüt bir yandan siyaset öte yandan bombalara sıkıca sarılma stratejisi benimsemiştir. Özellikle turistlik bölgelere yapılan bombalama eylemleri ve Diyarbakır bombalamalarıyla çocukların ölümü sonrası örgüt tamamen halk desteğini yitirmiştir. 2007 seçimleriyle halkın barış ve refaha oy vermesi üzerine örgüt kaybettiği tabanı şiddet politikalarıyla yeniden elde etme gayretine girmiştir.

            21 Kasım Dağlıca baskınıyla şiddet eylemlerini hat safhaya çeken örgüt ilk kez toplu bir saldırı eylemi gerçekleştirmiştir. Örgütün eylemleri incelendiğinde ilk kez güvenlik güçleriyle toplu halde çatışma yâda saldırı eylemini yaptıkları görülmektedir.  Eylem sonrası gerek Türk karar vericileri gerekse halkın yoğun tepkisine maruz kalan örgüt terör ortamının verdiği kızgınlığın doğru kanalize edilmesi suretiyle bu kızgınlık ortamından faydalanamamıştır. Yapılan hava ve kara operasyonlarıyla dağ yapılanması dağıtılmış ve alt yapısı çökertilmiştir.

            Örgüt kara harekâtı öncesi denize düşen yılana sarılır mantalitesi gereği her türlü malzemeyle propaganda yapmaya çalışmıştır. Bunun en önemli unsurunu ise örgüt yanlısı imamın sahneye çıkıp ‘az biraz imanı olan bu katliama dur der’ sözleri oluşturmuştur. Bölgede, Hizbullah’ın dağıtılmış olması, bölge insanının dini duygularının hat safhada olması dikkate alındığında din karşıtı bir çizgi sergileyen örgütün dine sarılarak propaganda yapması şaşırtıcıdır doğrusu ama etkisiz değildir. Bölgede kaybettiği halk tabanını kazanmak için her yolu kendine meşru kılan örgütün devletin bölgede eksik bıraktığı ve bırakacağı her boşluğu dikkatlice kollamakta ve kendi lehine çevirmeye çalışmaktadır.

            2 Şubat Güneş operasyonuyla tamamen etkisizleştirilen örgütün operasyon sürecinde bir yandan şiddet bir yandan din unsurunu propaganda stratejisi olarak kullanması mücadelede de çok boyutluluğun önemini göstermektedir.

            Yazımızın ikinci kısmında Türkiye’nin PKK ile dönemsel mücadele stratejisi ve yapılan eksiklikler üzerine durmaya çalışacağız.

 
 Yazar: Hamit ÖZEN 18.05.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  Ziya KORKMAZ
 
Yorum: 
 
İsim:  asetin
 
Yorum: 
 
İsim:  fatihkemal
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 1
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Komser ile Memur - 16 (Kuru tuz, Kokan Tuz)
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN Bu Topraklarda Barışı Severler
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.