AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
  -Genel
  -PKK
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Konsolosluk ve Güngören saldırılarının gerçekleştiren sizce kim?
   Bölücü örgüt PKK
   El-Kaide ve türevleri
   DHKP-C ve sol terör örgütleri
   Son operasyonlarla çökme aşamasına gelen Ergenekon
   İkisini farklı örgütler düzenledi
   
 
Son Üyeler
canancoskan
polis_28
police_sobe
adaletinsesi
gülşah
 
En Çok Okunanlar
AKADEMİDEN "MESLEK"E

Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Sevinmek Bizim de Hakkımız

Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi

Yokolan İnsanlık

 

  PKK-IRA İncelemesi Yazdır 
 Yazar: Faruk BAĞCI 28.04.2008  
  PKK-IRA İncelemesi

Yakın geçmişimizde ve günümüzde etnik kökenli terör örgütleri ülkelerin bir numaralı sorunu haline gelmiştir. Bu yazıda Türkiye’deki etnik kökenli terör örgütü PKK ile İngiltere’deki etnik kökenli terör örgütü IRA’nın incelemesi yapılacaktır. Ayrıca etnik terör örgütlerine verilen dış desteklere dikkat çekilerek nedenleri sıralanarak çözüm arayışları yansıtılacaktır.

 

Etnik Terör ve Ülkelerin bakışı

 

Terör; Siyasi, dini ya da ideolojik sonuçlara ulaşmak için hükümeti toplumu ya da toplumun herhangi bir bölümünü belli bir yöne zorlamak maksadıyla, kişilere ve mala karşı yapılan ciddi şiddet kullanımı, bir kişinin hayatını tehlikeye sokmak ya da şiddet kullanımı tehdidinde bulunulması, kamunun veya kamunun bir bölümünün sağlığını ya da güvenliğini tehlikeye sokmasıdır[1]. Terör örgütlerinin bir ideoloji sahibi oldukları bazen özgürlük bazen hakların artırılması gibi isteklere büründüğü görülmektedir.

 

Etnik grup kavramı konusunda bütün yorumcular kavramın bireyin kendisini kendisi gibi olan diğerlerinden biri olarak görmesini sağlayan sosyal kolektif kimlik oluşumuna karşılık geldiğinde hemfikirdir[2]. Etnik grup dediğimizde kendisini dışa karşı koruma içgüdüsünde olan ve geleneklerini dilini ve diğer özelliklerini yaşatmaya çalışan topluluklar akla gelir. Etnik terör ise bağımsızlık ve özgürlük kavramlarını kazanmayı hedef seçmiş etnik grubun (siyasi yolu denesin denemesin) terör olaylarını sergilemesidir.

 

Etnik gruplar bazı koşullarda hayatta kalmak için savaşan kuşatılmış azınlıklar haline gelirler[3]. Uzun süreli ekonomik bağımlılık kültürel aşağılanma ve demokratik kazanımları ihtimal dışı bırakan siyasi bir aritmetik söz konusuysa sürekli taciz edilen bir azınlık özgürlük savaşçılarına, terörist hareket veya kurtuluş ordusuna dönüşebilir. Bunun pek çok örneği yeryüzünde mevcuttur. Gerek Türkiye’nin başındaki PKK gerek geçmişte İngiltere’nin başındaki IRA ve yine ispanya’nın başındaki ETA bu tip örgütlere örnektir. Kendilerince haklı buldukları sebepler doğrultusunda ideolojilerini yerine getirirken kan dökmekten kaçınmazlar.

 

Terörün önlenmesi terör sorunuyla karşılaşan ülkeler bakımından farklı anlamlar ifade etmektedir. Birçok ülke terörle mücadele konusunda kendi uygulamalarını ısrarla savunan ve başka ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayan veya kendi deneyimlerinden ders çıkarmayan ülke konumundadır. Kısacası herkes doğruyu bulmuştur ancak terör hala dünya insanları için önemli bir korku kaynağı, teröristler hala çok büyük bir tehdit ve terörizmde beş edilmesi gereken silahlı bir propaganda alanıdır[4].

 

Ülkelerin terörü küresel bir boyutta ele alıp etkin ve yollara başvurmadan ve karşılıklı işbirliği yapmadan teröre kesin bir çözüm bulunması oldukça zor görünüyor. Aksine ülkelerin başka bir ülkeye musallat olmuş terör örgütlerine desteği söz konusudur. Dış desteği olan bu tür etnik kökenli terör örgütleri yardım aldıkları için kendilerini sürekli yenilemektedirler.

 

 Bir etnik grubun siyasallaşarak etnik hareket başlatması ve başka ülkelerin kendi ulusal çıkarları adına fayda sağlamak için bunlara destek olmaları da 20. yy boyunca sık rastlanan olaylardandır. Terör sorunlarının çözümlenememesinde yabancı devletlerin bu hareketleri desteklemesinin önemli payı vardır. Öte yandan etnik boyut taşıyan sorunlara yabancı devletlerin karışması, ayrıca ilgili devletin bir takım uluslar arası normlara ve zamanın yükselen değerlerine aykırı hareket ederek bu sorunların üstesinden gelmeye çalışması ve bizatihi etnik hareketleri başlatan grupların dış destek arayışı içine girmesi sonucu bu tip sorunlar kısa sürede uluslar arası gündeme taşınabilmekte, uluslar arası politikanın bir konusu olabilmektedir. Temelde bir ülkenin iç işi olan sorunların uluslar arası soruna dönüşmesi reel politikten kaynaklanan bir takım özel koşulların ürünüdür[5].

 

Etnik kökenli terör örgütlerinin dıştan destek araması ve bu suretle ülkelerin bir başka ülkenin zafiyetinden yararlanması uluslar arası sorunlara yol açabilmektedir. Nitekim PKK terör örgütünün dış desteksiz bugünlere gelmesi pekte olası görülmüyor.

 

Terörün sadece dış destekle ayakta durduğunu söyleyebilmek olanaksızdır. Terör özü itibariyle bir iç sorundur. Dış savunmadan ziyade kriminal bir haldir. Sorunu sadece dış destek ile açıklamak konunun komplo kuramlarına kayması anlamına gelir ki, bu tehlikeli, bir süreçtir. Böyle bir eğilim sorunun özünün tartışılmasını engeller. Uzun yıllar süren ve önemli oranda kitleselleşen, örneğin binlerce militana ve yüz binlerce destekçiye kavuşan bir terör olayını dış bağlantılarında kopararak değerlendirmek de olanaksızdır. Çünkü iletişimde, ulaşımda ve genel olarak teknolojideki gelişmeler sadece teröristleri değil, devletleri de güçlendirir. Günümüz dünyasında devletler geçmiş ile kıyaslanamayacak kadar güçlüdürler. Toprakları ve insanları üzerinde geçmişle kıyaslanamayacak bir kontrol gücüne sahiptirler. Böyle bir dünyada binlerce teröristin lojistiği, hareket etmesi, operasyonlar düzenlemesi, silahları temin etmesi, milyonlarca, hatta milyarlarca dolarlık bir bütçeye ulaşması diğer devletlerin açık desteği veya göz yumması olmaksızın mümkün değildir. Bu anlamda IRA, ETA, PKK gibi örgütlerin ilk çıkış noktaları yerel olsa da hayatta kalabilmeleri ancak dış destekle mümkün olabilir. Dış desteğin dışında dışarı ile işbirliği eksikliği de terör örgütlerine yaşama sahaları oluşturur. Uzun yıllar İngiltere’nin İrlanda’yı Kuzey İrlanda teröründe muhatap kabul etmemesi IRA için sınırda hayati bir manevra sahası oluşturmuştur. Bu anlamda uluslararası işbirliği olmaksızın, özellikle komşu ülkeler ile bir mutabakata varmaksızın uzun süreli terör (kronik terör) ile mücadele olanaksız değilse bile maliyeti çok yüksektir. Nitekim hem IRA, hem de ETA ile mücadelede ilk adım olarak dış ilişkilerin kesilmesine gidilmiştir. Fransa-İspanya işbirliği, İrlanda-İngiltere Anlaşması bu konuda en çarpıcı örneklerdir. Ayrıca İngiltere’nin IRA konusunda ABD’nin taleplerini dikkate alması da IRA’nın sonunu getiren önemli adımlardan biri olmuştur[6].

 

Geçmişte terör örgütlerine devletlerin verdiği destek için verilebilecek çok sayıda örnek vardır. Örneğin İrlanda’da yaşanan sorunda Fransız desteği yüzlerce yıllık bir strateji olagelmiştir. 20. yüzyılda ise Almanların İrlanda 1916 Paskalya Ayaklanması’na silah yardımları ve sonrasında Almanya’nın İrlanda ile olan özel ilişkileri çok bilinen örneklerdir. Bağımsız İrlanda kurulmasından sonra Kuzey İrlanda’daki terörün İrlanda tarafından görmezden gelinmesi ve İngiltere’nin Protestan İrlanda Terörü’nü uzunca süre görmemesi de başka örneklerdir[7].

 

PKK’nın Kuruluşu

 

PKK terör örgütü 1970li yıllarda dünyada yükselişe geçen gençlik hareketlerinin Türkiye’ye yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Temeli 1974 yılında atılmıştır. İlk olarak Türkiye topraklarında ortaya çıkan PKK terör örgütü Marksist Leninist bir fikir çizgisi üzerinde faaliyetlerini sürdürmüştür.  İlk olarak silahlı eylemlerden ziyade yoğun bir araştırma ve incelemede bulunan örgüt militanları teorik faaliyetlerini sürdürmüşlerdir.

 

Örgüt Türkiye toprakları içerisinde ilk olarak faaliyetlerine Şanlıurfa Diyarbakır ve Gaziantep gibi Güneydoğu Anadolu illerinde başlamıştır.

 

PKK ( Kürdistan İşçi Partisi, Partiya Karkaren Kürdistan ) 27 Kasım 1974’te 1. kongresinde parti tüzüğü ve programını ilan ederek partileşmeye başlamıştır.

 

 

PKK’nın Asıl Amacı

 

PKK’nın asıl amacı Kürdistan olarak adlandırdıkları bölgede Marksist-Leninist ilkeler doğrultusunda bağımsız birleşik bir Kürdistan devleti kurmaktır. Asıl hedef Türkiye’nin de içinde bulunduğu ülkelerden toprak kopartıp kendi devletlerini kurmaktır.

 

Ana amacın yanında PKK terör örgütünün ekonomik ve siyasi hedefleri de vardır. PKK Türkiye’nin sürekli çekişme içinde olduğu devletler tarafından da desteklenerek ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını engellemektir.

 

Amaçlarını gerçekleştirirken silahı elden bırakmayan PKK silahsız durumda bulunan bölge halkına karşı katliamlar düzenlemek ve halkın kendisinden korkmasını sağlamaya çalışmaktır.

 

Türkiye Cumhuriyetine ait kamu kurum ve kuruluşlarını her zaman hedef olarak gören PKK kurum ve tesislere sabotajlar düzenleyerek kamuoyunda infial oluşturmaya çalışmaktadır..

 

Türkiye’nin turizm olanakları açısından zengin bir ülke olması ülke kaynaklarını hedef alan teröristler turistik tesisleri ve turistleri hedef alan saldırılar gerçekleştirmişlerdir.

Türkiye Kamuoyunun “Kurt Sorunu” Ve “Terör”e Bakışı !..

Milliyet Gazetesi’nde yayınlanan ve Tarhan Erdem yönetimindeki KONDA’nın 50 bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği “Biz Kimiz ?” anketine göre;

PKK ve uzantısı siyasi oluşumlar, Kürt sorununun temel kaynağını “Kürt kimliğinin tanınmaması” olarak ortaya koyuyorlar ve siyasal projelerini “bağımsız bir Kürt Devleti” olarak tanımlıyorlar. Aynı çevreler, “Kürt sorununun yabancı devletlerin kışkırtması” şeklindeki görüşü ise tamamen reddediyorlar[8].

Türkiye’de yaşayan vatandaşların algılaması, PKK ve uzantısı oluşumlarınkinin tam aksine, “Kürt sorununun en önemli nedeni olarak yabancı ülkelerin kışkırtması” olarak algılıyor. Bu algılama, önemli bir noktaya daha işaret ediyor; PKK ve uzantısı oluşumların Kurt sorunu bağlamında yürüttükleri propaganda ve söylemler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları tarafından kabul görmüyor.

Anket sonuçlarında dikkatleri çeken bir başka yön ise, Türk kamuoyu, sorunun çözülmesi için terörün mutlaka yok edilmesi gerektiğini düşünüyor. Yüzde 90 gibi ezici bir oranda kabul gören bu görüşün, çözüm için atılması gereken ilk adım olarak algılanması yanlış olmaz. PKK ve uzantısı siyasi oluşumların “ateşkes, barış, kardeşlik” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı son dönemde yaşanan şiddet olayları ve mayınlama eylemleriyle bir kere daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bir elde silah, diğer elde zeytin dalı dolaşmak gerçekçi değil. Daha önce de defalarca vurguladığım üzere, sorunun çözümünün on koşulu, “PKK’nın silah bırakması”dır.[9]

 

PKK’nın Faaliyetleri

 

Örgüt silahlı eylemlerine girişmeden önce dağ kadrosu denilen dağda eğitilen ve olayları bizzat yapan militanların eğitimine başladı. Örgüt militanları Filistinli teröristlerden gerilla taktikleri öğrendiler. Doğu illerinde gerçekleştirdikleri terör olaylarıyla gençleri hem korkutup hem de hayranlık uyandırarak kendi saflarına çektiler. Üniversite sıralarında okuyan genç beyinleri de kendi ideolojileriyle kandırarak dağdaki militan kadrosuna kattılar.

 

Örgütün propagandasını yapmak üzere PKK terör örgütü tarafından MED TV 30 Mart 1995 tarihinde yayına sokuldu. Günümüzde ROJ TV adında bir Avrupa kaynaklı televizyon kanalı da PKK terör örgütünün aktif propagandasını yapmaktadır.

 

Bu yurtiçi ve yurtdışı legal yayın organları PKK’nın sesini duyurmasını çalışmıştır.

 

PKK Faaliyetleri

 

PKK terör örgütü halen devam etmekte olan silahlı saldırı, güvenlik güçleri ile çatışma, mayın döşeme ve bombalama şeklinde patlama, gasp, yol kesme ve adam kaçırma, bildiri dağıtma, illegal toplantı ve günümüzün bir numaralı terör olayı yüzlerce canlı bombayla intihar saldırısı gerçekleştirmiştir.

 

Ayrıca PKK terör örgütü İstanbul’un yanı sıra güneydoğu illerinde çok sayıda katliama imza atmıştır. Köy baskınları PKK’nın özellikle 90’lı yıllarda kullandığı bir yöntemdir.

 

 

IRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu)

 

İrlanda'nın Krallıktan bağımsızlığını savunan, 1969 yılında aynı adı taşıyan yapının parçalanmasıyla ortaya çıkmış olan ve 2005 yılında silahlı mücadeleyi bırakmış olduğunu açıklamış örgüttür.

 

Kuzey İrlanda'nın en önemli terör örgütü IRA, Birleşik İrlanda'yı kurmak üzere siyasi değişimini hedeflemiştir. Amacı sadece İngiltere'nin, Kuzey İrlanda'dan geri çekilmesini sağlamak ve İrlanda Cumhuriyeti Hükümetini devirerek yerine sosyalist cumhuriyeti getirmektir.

 

İlk başlarda bağımsızlığın ancak silahlı mücadele ile mümkün olduğunu savunan organizasyon, 2005 yılında mücadelelerini sadece politik alanda sürdüreceklerini açıklayarak şiddet eylemlerine son vermiştir.

 

IRA'nın şiddet kampanyası, 1970'lerden beri düşüş göstermesine rağmen, 1980'li yılların sonu ve 1990'lı yılların başlarında da devam etmiştir. Kuzey İrlanda'daki tüm topluma ve Büyük Britanya ile Avrupa kıtasına yönelik büyük bir tehdit oluşturmaya devam etmektedirler.

 

IRA dünya kamuoyundan hiçbir zaman köklü bir destek görememiştir. İşte buna bir örnek;

 

 

"ABD bütün şiddet hareketlerini ve destekçilerini, işbirlikçilerini şiddetle kınamaktadır. Bu son insafsız hareketlerin genç çocuklarının ölümüne ve epey insanın yaralanmasına sebep olması, şiddet hareketlerinin nasır tutmuş tabiatını yalnızca vurgular. Amerikan halkı, İrlanda ve Birleşik Krallık halkının, bu şiddet hareketlerinin zarar verdiği kişilere sempatilerini ifade ederek, şiddetin nereden gelirse gelsin asla onaylanmayacağına inanarak ve bu trajedinin, diyalog yoluyla barış ve uzlaşma arama konusunda yeni bir kararlılık getireceğini ümit ederek, yanında yer almaktadırlar."

                                                                                         ABD Başkanı Clinton


IRA’nın Doğuşu Ve Tarihteki Seyri

 

IRA, İrlanda’nın bütünüyle İngiltere himayesinde olduğu dönemde İrlanda yönetimindeki parlamento olan First Dail tarafından meşru kabul edilen İrlanda ordusu olarak doğdu. Bu ordunun kurucu liderliğini James Connoly yapıyordu. 1916 da İngiliz yönetimine karşı gerçekleştirilen ‘Paskalya Ayaklanması’nda büyük rol oynadı. Bu tarihe kadar İngiltere’ye karşı birçok başarısız ayaklanma gerçekleşmişti fakat bu ayaklanma devletin kaderini ciddi şekilde etkileyecekti[10].

 

İrlanda Cumhuriyet Ordusu ya da kısaca IRA (İngilizce adı olan Irish Republican Armynin baş harflerinden), İrlanda'nın Krallıktan bağımsızlığını savunan, 1969 yılında aynı adı taşıyan yapının parçalanmasıyla ortaya çıkmış olan ve 2005 yılında silahlı mücadeleyi bırakmış olduğunu açıklamış örgüttür. İlk başlarda bağımsızlığın ancak silahlı mücadele ile mümkün olduğunu savunan organizasyon, 2005 yılında mücadelelerini sadece politik alanda sürdüreceklerini açıklayarak şiddet eylemlerine son vermiştir[11].

 

IRA emperyalist-kapitalist dünya tarafında ML olarak algılandı. Fakat IRA’nın ML temelinde yükselen bir ideolojisi yoktu. IRA bir ulusal hareketin sonucuydu.

 

Uzun yıllar gizliliği esas alması, emperyalist bir ülkenin işgali altındaki metropollerde illegal silahlı mücadeleyi başarıyla sürdürebilmesi başlıca başarılarını oluşturur. İngiltere’nin on yıllar boyu süren vahşi devlet terörüne rağmen, bu konuda ilkeli davranmıştır. Askeri eylem çizgisinde sivilleri hedef almamaya, eylemlerinde sivillerin zarar görmemesine özen göstermiştir. IRA, sıradan halkın zarar görebileceği yerlere bomba vs. yerleştirdiği veya benzer askeri eylemler düzenlediğinde, İngiliz polisini arayarak, bu yerleri boşaltmasını haberdar etmesiyle ünlüdür. Ancak, IRA’yı karalamak amacıyla,  kimi zaman bilinçli olarak boşaltılmayan eylem noktalarında sivillerin zarar görmesi gündeme gelmiştir[12].

 

IRA en son 28 Temmuz 2005’te yayınladığı bir bildiriyle silahlı mücadeleye son verdiğini açıkladı. Açıklamaya ek olarak tüm silahlı güçlerine “Soğukkanlı olun ve silahları bırakın” çağrısı yaptı. Burjuva kalemşorlar ve Tony Blair emperyalist sisteme bütünleşmiş manifestosunu, “tarihi açıklama” olarak sevinçle karşıladılar. Silahlara vedanın, dolayısıyla ulusal bir hareketin bitirilişinin karşılığı ise; birkaç İngiliz Üssü’nün kapatılması, özel harekât askerlerinin kademeli olarak Adadan çekilmesi, ileri tarihlerde tutsak IRA militanlarının affedilmesi oldu[13].

 

IRA’nın Hedefleri

 

IRA kendisine hedef olarak RUC diye bilinen kuzey İrlanda polis teşkilatı mensuplarını, hâkim savcı gibi kamu çalışanlarını, yatırım ve ekonomik güç taşıyan kimseleri, ticari önem taşıyan tesis ve kişileri ve masum silahsız sivilleri seçmiştir. Bu sayede IRA hem kamuya karşı eylemlerini sürdürmüş hem de sivil hedefleri seçerek topluma korku yayma yoluna gitmiştir.

 

IRA’nın Asıl Amaçları

 

IRA’nın en büyük amacı birleşik krallığa baskı uygulamaktır. Kamuoyunun ilgisini çekecek faaliyetler yaparak ve amacını dünyaya yansıtmak ta en büyük ideallerden birisidir. Bu sebeple kamuoyunun olabildiğince dikkati çekilmeye çalışılmıştır.

 

Kamuoyunu İngilizlerin K.İrlanda’dan çekilmesine yöneltmek amacıyla birlikte İrlanda cumhuriyetini devirerek sosyalist bir düzen kurma amacı taşırdı. İrlanda'nın ekonomik büyümesini engellemek de amaçları arasında yer almaktadır.

 

IRA’nın kullandığı yöntemler

 

IRA en çok bombalı saldırı şeklinde eylemlerini gerçekleştirmiştir. Bomba bulunan araçların hedefe zarar verecek bir uzaklığa park edilmesi otogar tuvalet iş merkezleri v.b. yerlere bombalar bırakmak ve silahlı saldırıda bulunmak kullanılan yöntemlerin belli başlılarıydı.

 

 

IRA’nın hedef yerleri

 

IRA hedef olarak İngiltere’de İrlanda ve Londra merkezli yerleri seçmiştir. Avrupa’da da faaliyet yürüten IRA Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde de eylemlerini gerçekleştirmiştir.

 

IRA’nın Kullandığı Silah ve Bombalar

 

IRA eylemlerinde sıklıkla el yapımı bombaları kullanmıştır. IRA militanlarının diğer terör örgütlerine bomba eğitimi verdikleri bilinen bir gerçektir ve bomba yapımı konusunda usta oldukları su götürmez bir gerçektir.

 

IRA’nın Dış kökenli destekçileri

 

"Irish Northern Aid Commitee" adında ABD’de yerleşik bir örgütün IRA’ya maddi destek sağladığı ve IRA’nın maddi kaynaklarının hemen hemen tamamının buradan karşılandığı öne sürülmüştür. IRA’nın bazı eylem malzeme ve silahlarını Ortadoğu kökenli terör örgütlerinden temin ettiği Libya’nın silah ve mühimmat sağladığı söylenmektedir. Bu bilgiler ışığında IRA’nında PKK terör örgütü gibi dışarıdan destek aldığı görülmektedir.

 

Bu örgütün uyguladığı arabayla bombalı saldırı tekniği bütün dünyadaki illegal örgütler için örnek oluşturmuştur.

 

                       

IRA ve PKK Terör Örgütlerinin Benzerlikleri

 

Ø     Her iki örgütte bağımsız ve sosyalist birer devlet kurmak için silahlı bir yolu benimsemiştir.

 

Ø     Her iki örgütte etnik terör örgütü olarak nitelendirilmektedir.

 

Ø     Silahlı Hareket + Siyasi Hareket =Devrimci Hareket yöntemi uygulanmaya çalışılmıştır.

 

Ø     İçinde bulundukları ve bölmek istedikleri ülkelerin rakibi konumundaki ülkelerden destek almaları dış destek sağlamaları

 

Ø     Maddi kaynakların meşru olmayan yollarla kazanılarak örgütlere mühimmat sağlanması

 

Ø     PKK'nın uyguladığı yöntemlerden köyler arası mayın döşeme, taşıt araçlarına bomba koyma yöntemleri ve devlete ait yerleri yakma girişimlerini IRA daha önceki yıllardaki silahlı eylemlerinde uygulamıştır. Her ikisinin de sivil halkı hedef alan uygulamaları vardır.

 

Ø     Her ikisinin de kamu malları ve çalışanlarına karşı saldırı ve tacizleri bulunmaktadır.

 

Ø     Örgütlenme şekilleri olarak birbirlerine oldukça benzemektedirler.

 

Ø     Her ikisinde de yerel halka baskı ve zorunlu destek sağlama yöntemleri kullanılmaktadır.

 

IRA ile PKK Terör Örgütü arasındaki Farklar

 

 

Ø      IRA PKK’dan farklı olarak sivil halkın zarar görmemesi için çaba sarf etmektedir. PKK ise sivil halkı yanında tutmak için eylemlerinde onları da hedef almakta ve gözdağı vermektedir.

 

Ø      IRA siyaset yolunu hala denemekte olup silahın çözüm getirmeyeceğini geçte olsa anlamıştır. Fakat PKK sözde ateşkeslerle daha çok masum insanın canını yakmaktadır

 

Ø      PKK’nın eylemleri daha çok insanların ölmesine yöneliktir.

 

Ø      IRA bombalı eylemleri polise bildirerek önlem alınmasını sağlamakta amacının sadece ses getirmek olduğu anlaşılmaktadır. PKK ise adeta kan iç in mücadele ediyormuşçasına eylemlerini sürdürmektedir[14].

 

 

Toplumda etnik aidiyet tanınmaması o etnik gruba ait kişilerde toplumdan soyutlanma hissi oluşturuluyor. Toplumdan soyutlanan kişiler kendilerini toplumdan farklı görmeye başlıyor. Bunun sonucu da asosyal faaliyetlerde bulunuyorlar. Terör örgütlerine üye olmak ve terör faaliyetlerine katılmak ta bunlardan sadece biri. Topluma aidiyet hissedemeyen gençler terör örgütlerinin cazibesi haline gelmiştir.

 

Etnik terörün görüldüğü toplumlarda çözüm için kişilerin ortak bir noktada toplanması sağlanmalıdır. Demokrasi ortamı ülkenin en ücra köşesi dâhil her yerde sağlanmalı, kültürlere saygı gösterilmeli,  toplumdan ayrı olmadıkları hissettirilmelidir. Devlet otoritesi ve şefkatinin o etnik grubun yararına çalıştığı gösterilmeli bilhassa gençlerin önüne imkânlar sunularak beyinlerinin yıkanması önlenmelidir. Hoşgörü toplumu oluşturulmalı, farklılıkların zenginlik olduğu herkes tarafından kabul edilmelidir.



[1] Terörism act. 2000

[2] FENTON S. Etnisite ırkçılık ve kültür çev. Nihat ŞAD s.9

[3] FENTON S. Etnisite ırkçılık ve kültür çev. Nihat ŞAD s.41

[4] BAL İ. Terörizm Usak yayınları Nisan 2006 s.2

[5] KURUBAŞ E. Kürt sorununun uluslar arası boyutu ve Türkiye Nobel yayınları 2004 Ankara s.1 cilt.2

[6] Doç. Dr. Sedat Laçiner Ders Notları Uluslararası İlişkiler ve Terörizm

[7] Doç. Dr. Sedat Laçiner Ders Notları Uluslararası İlişkiler ve Terörizm

[8] Nail Amudihttp://www.info-turc.org/article2641.html

[11] http://tr.wikipedia.org/wiki/IRA

[12] http://www.iscikoylu.org/2007/sayi-80/ingiltere.html

 Yazar: Faruk BAĞCI 28.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  Said
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 1
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Komser ile Memur - 16 (Kuru tuz, Kokan Tuz)
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN Bu Topraklarda Barışı Severler
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.