Ana Sayfa Yazılar Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Güncel
 Hukuk
 Kriminoloji
 Otobiyografi
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Güncel
  -Hatıra
  -Meslek İçi
  -Moral Eğitimi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Polis Yönetimi
 Polisiye
 Polislik
 Sinema
 Suç Türleri
 Terör
 
 

ARAMA
   Arama
 
 

Son Üyeler
FROFESÖR
MKELEŞ
yemreavci
Bilal Erdem
salodemir
 
En Çok Okunanlar
Aile İçi Şiddet

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Seri Katiller

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Mutluluk Yoldur

 
Son Yorumlananlar Yazılar
BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!

Makam teklifi neden istenebilir?

Sünnet Polisi Ultra Projesi

 

  Akademililer Çinçin´de Yazdır 
 Yazar: Tuncay SÖĞÜT 19.04.2008  
  Akademililer Çinçin´de

Suçla mücadele suçların oluşmadan önce önlenmesi ve suç sonrası yapılan müdahale ile olur. Günümüzde suçların önlenmesi polislik hizmetlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Suçların önlenmesi ise iki yöntemle olur. Bunlardan ilki önleyici polislik modeli, diğeri proaktif polislik modelidir.

Önleyici polislik modeli, suç işleme niyetinde olan kişileri fiziksel önlemler almak suretiyle caydırmaktır. Türk Polis Teşkilatı tarafından uzun zamandır uygulanan bir modeldir. Bu modelde amaç suç işleme niyetini ortadan kaldırmaktan ziyade o an için suç işleme düşüncesini taşıyan kişinin suç işlemekten vazgeçirilmesidir.

Proaktif polislik modeli ise suçlar işlenmeden önce aktif çalışmalar yaparak suçları önlemeyi ifade eder. Bu model geniş kitlelerin katılımı ve işbirliğiyle suçların işlenmesinde etkili olan unsurların ortadan kaldırılması veya en düşük seviyeye çekilmesi amacına yönelik çalışmalardan oluşur. Bu, kurumlar arası suçla mücadele yaklaşımı olarak da bilinir.*

Bütün ülkelerde polisler uzun yıllardır suçların çoğunun kaynağında tehlikeli suçlular, kriminolojik unsurlar, alkol ve uyuşturucunun kötü kullanımı ve kötü ilişkiler olduğunu bilmesine rağmen, sahip oldukları bu bilgilere paralel, kalıcı uygulamalar gerçekleştirme yolunda pek bir şey yapmıyordu. Polis suçla mücadeledeki sorumluluklarını sadece çağrıldıkları olaylar karşısında ilgili yasa hükümlerini uygulamak ve suç öncesi üniformalı devriye hizmeti sağlamakla sınırlandırma eğilimi içerisinde kalıyordu. Bunun yanında polis suça neden olduğu düşünülen en yakın unsurlarla ilgili devletin diğer organlarıyla belirli bir işbirliği çerçevesinde çalışmayı ve eldeki olanakları ortak bir şekilde harekete geçirerek, suça iten, suçun oluşmasını kolaylaştıran olumsuz koşulların iyileştirilmesi için çaba harcamayı düşünmüyordu.* Ancak suçla mücadelede polis teşkilatlarında yerleşmiş bulunan bu anlayış, 1970’li yıllardan itibaren değişmeye  başladı. Türk Polis Teşkilatı da bu değişime hızla ayak uydurdu. Hızla artan suç karşısında sınırlı imkânlara sahip bulunan polis teşkilatları daha duyarlı politika ve uygulamalar geliştirme ihtiyacını duydu. Bu süreç içinde Türk Polis Teşkilatı suçun zararlı sonuçlarıyla, suç sanıkları ve mağdurlarıyla uğraşırken aynı zamanda da suça neden olan suçların işlenmesini kolaylaştıran unsurları da inceleme altına aldı. Toplumla daha yakın ilişkiler kurdu. Bu amaçla Türk Polisi, Toplum Destekli Polislik Projesi, Komşu Kollama Projesi, ALO Kanka vb. birçok projeyi başlattı.

Günümüzde polislik felsefesi, suça karşı çözüm yolları araştırırken sadece polis tarafından alınabilecek tedbirlerin yeterli olmadığı, ilgili her kişi, grup, toplum ve kurumun bu ortak soruna karşı duyarlı olmaları gerektiğini vurgular. Ülkemizde bu bağlamda medyaya özellikle görsel ve yazılı basına, başta SHÇEK Genel Müdürlüğü olmak üzere sosyal hizmet kurumlarına, Milli Eğitim Bakanlığı’na, üniversitelere, gençlik ve spor, sağlık, ulaştırma, bayındırlık, belediyeler gibi topluma farklı hizmetler sunan birçok kuruma, demokrasilerin dördüncü gücü olan sivil toplum kuruluşlarına, büyük görevler düşmektedir.

Yukarıda belirtilen amaçlar ve yöntemler doğrultusunda Polis Akademisi öğrencilerinin hazırladıkları bir proje var. Proje Akademi öğrencilerinin almış oldukları eğitimin bir meyvesi olarak bilimsel bir çalışmadan oluşmaktadır. Projenin adı “KİMSESİZ ÇOCUKLARA YARDIM VE SUÇTAN KORUMA PROJESİ” olarak belirleniyor. Projenin hedefi polis-halk ilişkilerini geliştirmek, çocuklara polis abi, polis abla kavramlarını yerleştirerek polisi sevdirmek, suça itilmeye elverişli çocukları suçtan korumak, annesiz, babasız ya da herhangi bir yakını olmayan kimsesiz çocuklara en çok ihtiyaç duydukları şey olan sevgi ve şefkati vermek ve suçları işlenmeden önce önlemektir. Ayrıca ülkemizde sadece bayramlarda ya da bazı özel günlerde ziyaret edilen kimsesiz çocuklara yalnız olmadıklarını hissettirmek de projenin amaçları arasında yer alıyor. Çünkü Akademililer çocuk yuvalarını sadece senenin belirli günleri değil her hafta en az bir günlerini ayırarak düzenli bir şekilde çocuklarla ilgileniyorlar.

Projenin ilk etabı Ankara’da bulunan çocuk yuvaları ve çocuk yetiştirme yurtları olarak belirleniyor. İkinci aşama ise 26 ildeki Polis Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilecek. Bu illerdeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında Ankara’da yapılan uygulamalar polis okulu öğrencileri tarafından gerçekleştirilecektir. En nihayetinde ülkemiz geneli müdahil edilerek 81 ile yayılacaktır.

Projenin amacı, kapsamı ve hedef kitlesi genişletilerek Toplum Merkezleri, Gençlik Merkezleri, Çocuk Islahevleri, Gençlik ve Çocuk Tutukevleri ve Cezaevleri de çalışma alanı olarak belirleniyor.

Projenin toplum merkezleri bölümünü gerçekleştirmek üzere Akademililer Ankara’nın Çinçin semtinde bulunan Altındağ Toplum Merkezinde çalışmalarını başlatıyorlar. Onlar birtakım çevrelerin polisin giremediği mahalle olarak ifade ettiği bir yere giriyorlar. Akademililer Çinçin’e polisin zor kullanma yetkisiyle değil sevgi ve gönülleri kazanma marifetiyle giriyorlar. Akademili gençler bu hareketleriyle aslında geleceğin polisleri olarak polisin sadece kol gücü olmadığını en az onun kadar da akıl ve kalp gücüne sahip olduğunu gösteriyorlar.

Projenin Toplum Merkezi etabı çocuklara matematik, yabancı dil, Türkçe, fen bilimleri, derslerinin anlatılması ve çeşitli eğitim ve sosyal faaliyetlerin uygulanmasından oluşuyor.
Akademililer öncelikle Toplum Merkezi İdaresiyle görüşüp projelerini tanıtıyorlar. Toplum merkezi yetkilileri böyle bir çalışmayı öğrendiklerinde şaşırıyorlar. Çünkü daha önce diğer üniversitelerden tez çalışması, ders uygulaması ya da staj vb. amaçlarla kısa süreliğine gelenlerin olduğunu ancak ilk defa Çinçin li çocuklara ders anlatmak amacıyla Akademililerin geldiğini belirtiyorlar. Tabi, bu duruma şaşırmakla birlikte çok seviniyorlar. Proje burada kabul edildikten sonra Akademililer civarda bulunan ilköğretim okulu yöneticileri ve öğretmenleriyle görüşüp ders anlatacakları öğrencileri belirliyorlar.

Toplum merkezinde Akademililer 6. ve 7. sınıf öğrencilerine ders anlatmaya başlıyorlar. Çocuklar Akademilileri karşılarında gördükleri zaman biraz şaşırıyorlar. Ancak sonrasında Akademili öğretmenlerine alışıyorlar. Onların dünyasındaki polis imajından çok farklı bir polis prototipiyle karşılaşıyorlar. Akademililerle yaptığım görüşmede ilk derslerinde çocukların polisi sinirli olarak bildiklerini ve polisten korktuklarını söylediklerini ancak daha sonraki derslerde Akademili öğretmenleriyle sevgi ve saygı bağları arttıkça birçoğunun dünyasındaki polis imajının değiştiğini ifade ediyorlar. Yarının polisi, ağabeylerinin samimiyetlerini gördükçe polislerin korkulacak insanlar olmadıklarını aksine insanlara yardım eden ve onları kötülerde koruyan kişiler olduklarını anlıyorlar.

Akademililerin çocuklara yaklaşımlarının profesyonelce olduğunu gördüm. Adeta bir psikolog ve sosyolog gibi çocuklarla iletişim kuruyorlar. Herhalde onları geleceğin birer tabancalı psikoloğu, sosyoloğu olarak nitelendirmek yanlış olmayacaktır.

Polis Akademisi öğrencilerinin yapmış olduğu bu proje alanında ilk ve tektir. Proje bir proaktif polislik modeli çalışmasıdır. Yapılan bu çalışmada toplumun aktif katılımı ve diğer kurumların da desteği gerekmektedir. Bu proje uzun vadeli bir yatırımdır ve sonuçlarının somut bir şekilde hemen gözle görülmesi mümkün değildir. Ülkemizde ilk sayılabilecek böyle bir bilimsel çalışmadan dolayı idealist AKADEMİ öğrencilerini tebrik ediyorum.                                                                         

*Geleri,A.(2006),S.1, Önleyici Polislik, Ankara :Seçkin Yayıncılık
*Geleri,A .(2006),S.2, Önleyici Polislik, Ankara :Seçkin Yayıncılık

 
 Yazar: Tuncay SÖĞÜT 19.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  mhokta
 
Yorum: 
 
İsim:  emekli
 
Yorum: 
 
İsim:  emine
 
Yorum: 
 
İsim:  Hasan YAĞIZ
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Sınıf KOMİSERİ
Sınıf KOMİSERİ ETÜT SAATİ 21 BİRİNCİ VE İKİNCİ SINIFTAKİ ÖĞRENCİLERİN İLİŞKİLERİ
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Ertuğrul ÖZKÖK Medya Peygamberi mi?
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Makam teklifi neden istenebilir?
Elveda TANIK
Elveda TANIK Uyuşturucu Madde Kullanımının Kişi ve Toplum Üzerindeki Etkisi
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!
Alparslan ALTEKİN
Alparslan ALTEKİN İNGİLİZ POLİSİ 16 ÜNİFORMA TEÇHİZATLARI
Caner TEKİNTAŞ
Caner TEKİNTAŞ KADRO MEKTUPLARI 17 Kalecik
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN POLİSLİĞİN "P" Sİ
AST SINIF
AST SINIF KOLEJ YAZILARI-7 NÖBETLER
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyet ve Anadolu´nun Sesi: Yaşasın TSK, Kahrolsun Militarizm ve Polis Devleti
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Tecavüzü Seyretmek
Fatih BALCI
Fatih BALCI Düşsel Gerçekler
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN BU, ACI..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
 
 

   designed and coded by sucveceza.comekibi © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.