Ana Sayfa Yazılar Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Güncel
 Hukuk
 Kriminoloji
 Otobiyografi
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Güncel
  -Hatıra
  -Meslek İçi
  -Moral Eğitimi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Polis Yönetimi
 Polisiye
 Polislik
 Sinema
 Suç Türleri
 Terör
 
 

ARAMA
   Arama
 
 

Son Üyeler
FROFESÖR
MKELEŞ
yemreavci
Bilal Erdem
salodemir
 
En Çok Okunanlar
Aile İçi Şiddet

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Seri Katiller

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Mutluluk Yoldur

 
Son Yorumlananlar Yazılar
BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!

Makam teklifi neden istenebilir?

Sünnet Polisi Ultra Projesi

 

  İlhan Selçuk Ve Ahmet Hakan´a Toplum Destekli Polislik Yazdır 
 Yazar: Murat DAĞLAR 15.04.2008  
    İlhan Selçuk Ve Ahmet Hakan´a Toplum Destekli Polislik

Hemen herkesin malumu olduğu üzere, İlhan Selçuk ve Ahmet Hakan’ın farklı vesilelerle İstanbul Emniyetindeki gözlemleri sonrası polis hakkında yaptıkları yorumlar tüm Türkiye basınında oldukça ses getirdi.

Önce bu iki ismin emniyetten ayrılmalarına müteakip polis hakkında yaptıkları yorumları aktarip, daha sonra bunun polise ne ifade ettiği konusundaki eleştirel düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bakınız İlhan Selçuk ve Ahmet Hakan İstanbul Emniyeti tecrübesi sonrası polisten nasıl bahsediyorlar. Kendi ağızlarından olduğu gibi aktaralım.

İlhan Selçuk;

“- Emniyet’te çok şeyin değiştiği anlaşılıyor. Etrafta genç, yakışıklı, uzun saçlı ve küpeli memurlar vardı. Bilgisayar kullanıyorlar. Aralarında uzman polisler vardı. Hatta birisi bana PKK’yı sordu, sonra da kendisi ilginç bilgiler aktardı. Polisler ’Size abi dersek kızar mısınız’ diye sorduklarında güldüm.” diyor.

Ahmet Hakan ise;

“Erbabının kısaca "Organize" dediği bu bölüm, İstanbul Emniyeti’nin en etkin birimlerindendir.

Bu birimin üzerine düşen görevi iyi yaptığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

İtiraf ediyorum:Karanlık, dumanlı, resmiyetin ve hiyerarşinin bas bas bağırdığı bir yerle karşılaşacağımı düşünürken...

Gayet temiz, düzenli, aydınlık ve teknolojik bir yerle karşılaştım.

Sivil kıyafetli polis memurları, dış görünüşleri ve genel tutumlarıyla Amerikan polisiye filmlerinden fırlamış gibiydiler.

 "New York Polis Departmanı" ile bizim "Organize" arasında pek bir fark yok gibi.

Gerçi "küpeli" polislere rastlamadım ama ben de İlhan Selçuk gibi uzun saçlı, keçi sakallı polisler gördüm.

İlhan Selçuk, sorgu işleriyle en son 12 Mart’ta karşılaştığından...

Polisin bilgisayar kullandığı bilgisini hafiften şaşırarak ve överek aktarmıştı.

Bu gözlemi ben de yaptım ama şaşırmadım.

Çünkü artık mahalle karakollarında bile bilgisayar kullanıldığına rastlıyorum.”

Bunlar gerçekten güzel iltifatlar ve yorumlar.Tabiki polisin bu güzel yorumlardan ve iltifatlardan gurur duyması gerekir. Ancak, hepsi bu mu olmalı? Sevinmek ve gurur duymak. Bence sevinmek ve gurur duymakla birlikte polisin bu yorumlardan bir ders çıkarması ve bir öz eleştiri yapması da gerekiyor.

 Baska bir deyisle, polisin asağıdaki şu soruların cevabını bulması önem arzediyor.

Polislerin bilgisayar kullanması, bazı aydınlarımıza neden şaşırtıcı geliyor? Neden bu insanlar polis binalarını, “karanlık, dumanlı, resmiyetin ve hiyerarşinin bas bas bağırdığı yerler” olarak düşünüyorlar? Ülkenin aydınları arasında yer almalarına rağmen neden hala kafalarındaki polis imajı otuz-kırk yıl öncesinin polisine ait? Ülkenin bu iki önemli köşe yazarının polis hakkındaki bu yorumları ne ifade ediyor? Acaba Türkiye’deki başka köşe yazarlarının ne kadarı polisi hala otuz yıl öncesinin polisi sanıyor? Son olarak polis bu yorumlardan kendisine ne gibi sonuçlar çıkarmalıdır?

Şayet bazı köşe yazarları hala polisi 1970-1980 lerin polisi zannediyorsa bu noktada önemli bir problem var demektir. Ve bu problemin zararı da yine en çok polise dokunur.

Aydınlarımızın polis hakkında edindikleri bu yanlış imaj iki sepebten kaynaklanıyor olabilir. Ya, bu insanlar polis konusunda gerçekten ilgisizler. Bu yüzden polisdeki gelişimi ve değişimi göremiyor ve gözlemleyemiyorlar. Ve böylece polisi hala otuz yıl öncesinin polisi sanıyorlar. Yada, polis kendindeki gelişimi, değişimi ve başarıyı aydınlarımıza ulaştırıp onları bilgilendir(e)miyor.

Bence her iki sebebinde bu problemin oluşumunda tesiri var.

Dolayısıyla, sorun; aydınlarımızın polisin artık eski polis olmadığını bilmemesi ve polisin son yirmi yılda katettiği mesafe konusunda yeterli bilgisinin bulunmaması; buna karşılık polisin de aydınlarımızın bu bilgi eksikliğini giderecek iletişimi kur(a)mamasıdır.

Polisin pozitif gelişimi ve değişimi sadece müşteki veya şüpheli sıfatıyla emniyete gelen aydınlarımızın anlatımıyla gündeme gelmemelidir. Emniyet teşkilatımızın, ülkenin aydınlarının kafasındaki 1970-1980 li yılların polisi imajını kazıyacak yeni uygulamalara imza atması gerekiyor.

Emniyet teşkilatı neler mi yapabilir?

Detaylarına girmek bu yazıya sığmayacağı için, yapılabilecek şeyleri sadece fikir vermek babından kısaca sıralayalım.

1- Toplum destekli polislik uygulaması sadece düz vatandaşı değil, ülkenin köşe yazarları, bilim adamları ve tüm aydınlarını içine alacak şekilde ele alınmalı ve bu yönde programlar geliştirmelidir. Tabi, aydınlarımıza uygulanacak toplum destekli polislik düz vatandaşa uygulanandan daha değişik ve üst seviye bir tarzda olması gerekiyor.

2- Emniyet binalarında suç, suçluluk, trafik ve terör gibi konularda konferanslar, paneller düzenleyerek, bu vesilelerle aydınlarımızı emniyet binalarına davet etmeliyiz. Bu davetlerde  emniyet binasını, polisin kulladığı teknolojileri ve nezih ortamı onlara göstermek bu kişilerin polis hakkındaki düşüncelerinin değişmesinde çok etkili olacaktır.

3-  Polisin otuz yıl öncesi ile mevcut durumunu karşılaştıran reklam kitapcıkları veya CDler hazırlanıp bu insanların adreslerine gönderilebilir.

4- Bilim adamlarımızdan, aydınlarımızdan ve köşe yazarlarımızdan randevular isteyip, ziyaretlerine gitmeli bu ziyaretlerde hem onların görüşlerine baş vurmalı hemde polisin modern uygulamaları bu ziyaretler vesilesi ile anlatılmalıdır.

5- En azında yılda bir defa polis ve aydınlarımız arasında, dostluk yemekleri, spor karşılaşmaları, eğlence programları veya iki kesimi bir araya getirecek başka türlü organizeler icra edilmelidir.

6- Çeşitli vesilelerle bir araya gelindiğinde köşe yazarlarımızın ve aydınlarımızın kafasındaki polis imajını anlamaya çalışmak ve bu imajı daha gerçekci ve güncel bir seviyeye ulaştırmak için, çaba sarfetmeyi sürekli bir amaç haline getirmeliyiz.

7- Maalesef polisin bilhassa köşe yazarlarının desteğini kaybetmesindeki ve imajını zedelemesindeki en önemli sebeplerden biriside, haklı veya haksız olarak köşe yazarlarının polisi eleştirdiği yazılarına bazı polislerimizin hakarete varan şekilde yorumlar yazmalarıdır. Aydınlarımızın polisi eleştiren yazılarına hakaretli yorumlar ve mailler yazmak yerine, görüşlerinin yanlışlığını ispatlayacak, seviyeli, bilgi verici, akılcı ve aydınlatıcı bilgiler içeren mailler ve yorumlar yazmak çok daha etkili bir yaklaşım olacaktır.

8- Bu insanların hüzünlerini ve sevinçlerini paylaşmak onlarin kafasindaki olumsuz polisi imajni değiştirmede önemli  olabilir. Dolayısıyla aydınlarımızın doğum günlerini, kendilerinin veya çocuklarının evlilik merasimlerini bir çiçek veya kartla kutlamak veya kötü günlerini yine çeşitli yöntemlerle paylaşmak onların polis hakkındaki olumsuz fikirlerini izale etmede büyük tesir yaratacaktır.

9- Polisimize gerek polis akademisinde gerekse polis okullarında verilen eğitim hakkında bol bol bilgi paylaşımı önem arz etmektedir. Emin olunuz aydınlarımızla birlikte bir çok insanımız polis okullarında ve polis akademisinde insan hakları dersinin olduğundan, polis kolejinde bir yıl ingilizce hazırlık dersi verildiğinden habersizler.

10- Polisimizin uluslararası misyonlarda ve görevlerde gösterdiği başarıların medyayla paylaşımı yine önemli bir husus olarak karşımıza çıkıyor.

11- Emniyet teşkilatı Türkiye’nin en çok yabancı dil bilen kurumları arasında da ilk sıralarda yer alacağından eminim. Ama maalesef yine bundan da kimsenin haberi yok.

12- Emniyet teşkilatının mastırlı doktoralı, bir kaç yabancı lisan bilen, bilgisayar uzmanı bir çok nezih personeli olduğundan da kimsenin haberi yok. Bu personelin sayıları belirlenip polisin  değişimini ve tanıtımını göstermek amaci ile kullanılabilir.
13-  …
14- …

Maddeleri artırmak mümkün.

Öyleyse yapılması gereken şey, bu problemin giderilmesi için çözüm önerileri sunacak profesyonel bir toplum-destekli-polislik çalışma gurubu oluşturmaktır. Bu çalışma gurubunun hazırlayacığı çözüm raporu, ülkemizin köşe yazarlarının aydınlarının bilim adamalarının kafasındaki polis imajını nasıl tazeleyeceğimiz ve onların desteğini nasıl alabileceğimiz konusunda önemli bir yol haritası olacaktır.

İmajın büyük önem arzetttiği günümüz dünyasında polis, toplumun her kesiminin desteğini almak için gerçek çehresini temsil edecek doğru imajı yaratmakla sorumludur.
 
 
 
 Yazar: Murat DAĞLAR 15.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  serkan
 
Yorum: 
 
İsim:  ahmet ak
 
Yorum: 
 
İsim:  selim
 
Yorum: 
 
İsim:  AYBERK
 
Yorum: 
 
İsim:  tuna
 
Yorum: 
 
İsim:  bilge
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Sınıf KOMİSERİ
Sınıf KOMİSERİ ETÜT SAATİ 21 BİRİNCİ VE İKİNCİ SINIFTAKİ ÖĞRENCİLERİN İLİŞKİLERİ
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Ertuğrul ÖZKÖK Medya Peygamberi mi?
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Makam teklifi neden istenebilir?
Elveda TANIK
Elveda TANIK Uyuşturucu Madde Kullanımının Kişi ve Toplum Üzerindeki Etkisi
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!
Alparslan ALTEKİN
Alparslan ALTEKİN İNGİLİZ POLİSİ 16 ÜNİFORMA TEÇHİZATLARI
Caner TEKİNTAŞ
Caner TEKİNTAŞ KADRO MEKTUPLARI 17 Kalecik
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN POLİSLİĞİN "P" Sİ
AST SINIF
AST SINIF KOLEJ YAZILARI-7 NÖBETLER
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyet ve Anadolu´nun Sesi: Yaşasın TSK, Kahrolsun Militarizm ve Polis Devleti
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Tecavüzü Seyretmek
Fatih BALCI
Fatih BALCI Düşsel Gerçekler
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN BU, ACI..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
 
 

   designed and coded by sucveceza.comekibi © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.