AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
  -Çeviriler
  -Duyuru
  -Güncel
  -İstihbarat
  -Kitap İncelemesi
  -Suikastlar
  -Yorum
 Polis Özel
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Güvenlik güçlerinin gerçekleşen olaylar ardından basına bilgi vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
   Basına açıklama yapılarak kamuoyu bilgilendirilmesi doğru
   Soruşturmanın gizliliği açısından yanlış
   Basının yanlış değerlendirmesinden ötürü olaydan hemen sonra açıklama yapılmamalı
   
 
Son Üyeler
seda
anka97
Can Dostu
mihman
atuhan
 
En Çok Okunanlar
Komiser Yardımcılığındaki Sürecin İdealist Akademiliye Etkileri

Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Şehit Düştü Muhittin Aksoy Polisim

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

4783 Merkez

 

  Bu Topraklarda Barışı Severler Yazdır 
 Yazar: Özgün ERGİN 15.04.2008  
  Bu Topraklarda Barışı Severler

Küçük bir deneyle başlıyoruz işe. Şimdi her birimiz elimize bir ayna alıyor ve şu haberi okuyoruz: İki İtalyan kadın dünyaya barış mesajı vermek için gelinlik giyerek Milano’dan yola çıkıp Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden kara yoluyla otostop yaparak Tel Aviv’e ulaşmayı hedefliyorlar. Haberi okuduktan sonra hemen aynaya bakıyoruz. İlk anda aklımıza gelenleri görmek için gözlerimizin tam içine bakıyor ve yüzümüzde beliren gülümsemeyi görmeyi de ihmal etmiyoruz.
Bir sanatçı arkadaşı ile gelinlik giyip 8 Mart'ta Milano'dan yola çıkan, dünya barışına dikkat çekmek amacıyla otostop yaparak Tel Aviv'e gitmeyi hedefleyen, ancak 31 Mart'ta Gebze ilçesinde görüldükten sonra ortadan kaybolan İtalyan Sanatçı 33 yaşındaki Giuseppina Pasqualino di Marineo'yu tecavüz edip öldürdüğü anlaşılan katil zanlısı yakalanmış.
 Yıllar evvel bir reklam kampanyası için sırtında çantasıyla tek başına ülkemizi dolaşmaya çıkan bir kadın karakter vardı, hani şu ‘özgür kız’. Bu reklamın yayınlanmasından sonra çıkan tartışmaları hatırlıyorum da. Çoğu insan Türkiye’de bir kadının tek başına böyle bir seyahate çıkamayacağını düşünüyor ve başına gelebilecekleri kendince alaycı bir tavırla anlatıyordu. Aradan yıllar geçmesine rağmen değişen pek bir şey yok anlaşılan. Biz hala barışı, kardeşliği, özgürlüğü, misafirperverliği seviyoruz.
Artık kadına bakışımız değişti bu topraklarda. Kadının varoluş sebebinin erkek olmadığını ve bu nedenle yaşama amacının erkeğe hizmet etmek olmadığını, kendi başına varoluşunun bir anlam taşıdığını, erkeklerden bağımsız hareket edebileceğini ve erkeklerin isteklerine, özellikle cinsel isteklerine karşı çıkabileceklerini anladık. Artık biz erkekler de kadını sadece cinsel amaçlarımıza hizmet edecek canlılar olarak görmüyor ve bir kadın bizimle iletişim kurduğunda onun insan oluşunu temel alarak iletişimimizi sürdürüyoruz. Aile içi şiddet azaldı, cinsel suçlar azaldı. Anlaşılan biz hala barışı, kardeşliği, özgürlüğü seviyoruz.
Biri suç işlediğinde olaylara bilimsel ve işlevsel pencerelerden bakmayı da öğrendik. Kimse bir suç işlendiğinde ‘bütün bunlar din ve ahlak bilgisinin azlığından kaynaklanıyor, dinsiz ahlaksız kuşaklar yetişiyor’ gibi şeyler söylemiyor artık. Ya da kimse ‘bunu yapan kesin başka bir ırktan, bir Türk böyle şey yapmaz’ demiyor. Ya da ‘asalım bunları bak bir daha kimse böyle suç işlemeyecek’ demiyor. Çünkü bizler bu topraklarda hala barışı ve kardeşliği seviyoruz.
Gazetecilerimiz de bir haberin değerine reyting kaygılarıyla bakmıyorlar artık. Örneğin iki İtalyan kadının 8 Mart’ta tüm dünyaya barış mesajı vermek için çıktıkları yolculuğun her durağını adım adım izledik gazete ve televizyonlarımızdan. Barışsever bir toplum olduğumuz ve Türkiye üzerinden geçeceklerini de bildiğimizden medyamız sayesinde takip ettiğimiz bu yolculuğa büyük bir mutlulukla destek verdik, misafirperverliğimizi göstermek için hazırlıklar yaptık.
İnsanımız çok değişti son yıllarda. Artık kimse kamplara bölünmüyor bu ülkede. Kimse kimin kafasında ne var, kim neresine ne takmış takıştırmış ilgilenmiyor. Hepimiz ülkemizin kalkınması, refah dolu bir ülke olması için çalışmakla meşgulüz. Bu nedenle hem ülkemizde hem de dünyada barış adına yapılan tüm girişimleri biliyor, takip ediyor, destekliyoruz. Çünkü biz barışı seviyoruz.
Dünyaya vermek istediği mesajı çok iyi anladığımız ve attığı her adımı toplumumuzun her kesiminden, tüm medyamızdan ve her yönetim kademesinden gelen destekle takip ettiğimiz İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualino di Marineo, 12 Nisan 2008’de, yolculuğunun Türkiye durağında, Gebze ilçesi Tavşanlı Köyü Ballı Kayalar mevkiinde çıplak ve toprağa gömülü olarak bulundu. Bu topraklarda barışı severler.
 
 Yazar: Özgün ERGİN 15.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  bilge
 
Yorum: 
 
İsim:  AHMET
 
Yorum: 
 
İsim:  Ziya KORKMAZ
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Önyargılar Cenderesinde Polis-Medya İlişkileri
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Polis ve Medyazar-I
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK "Rehber ve Danışman"
Fatih BALCI
Fatih BALCI Türkiye´nin Sorunu: "Korku" ve "Özgürlük"
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN İnci Ve Kinci
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Telefonun Tellerine "Kuşlar" mı Konar?
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN "Sigara Yasağı Kanunu" Uygulama Tablosu..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN Bu Topraklarda Barışı Severler
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Beklentisiz Yaşamanın Getirileri
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.