AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Meslek İçi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Güvenlik güçlerinin gerçekleşen olaylar ardından basına bilgi vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
   Basına açıklama yapılarak kamuoyu bilgilendirilmesi doğru
   Soruşturmanın gizliliği açısından yanlış
   Basının yanlış değerlendirmesinden ötürü olaydan hemen sonra açıklama yapılmamalı
   
 
Son Üyeler
seda
anka97
Can Dostu
mihman
atuhan
 
En Çok Okunanlar
Komiser Yardımcılığındaki Sürecin İdealist Akademiliye Etkileri

Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Şehit Düştü Muhittin Aksoy Polisim

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

4783 Merkez

 

  İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III Yazdır 
 Yazar: Metin Murat ARSLAN & Mürsel Sevindik 13.04.2008  
    İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III

8.1. Toplum Destekli Polis

Toplum destekli polislik anlayışı gelişmiş ülkelerde, halkla kurulan iletişimin arttırılması ve böylelikle polisin kendinden beklenen güvenlik hizmetini daha etkin ve katılımcı bir şekilde yerine getirmesi arayışlarının ürünüdür. Toplum Destekli Polislik, toplumun her kesimleriyle güvenli ve huzurlu bir çevre oluşturmak, toplumda korkunun ortadan kalkmasını sağlamak,  toplumla polis arasında daha kolay ve sağlıklı köprüler kurularak yaşam kalitesini artırmak için Pro-Aktif bir çalışma ortaya koymaktır. Polis hizmetlerinin yerelleşmesi, yetkilendirilmiş ve problem çözmeye odaklandırılmış memurların belli bölgelerde sürekli olarak etkin güvenlik hizmeti sunması toplum destekli polisliğin temelini oluşturmaktadır.
Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde müzakere tarihi alan Türkiye üzerinde, uluslararası beklentiler son derece artmıştır. Bunun yanında, vatandaşlarımız ulusal düzeyde demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi evrensel değerlerin daha da güvencede bulunduğu bir ortam beklentisine girmiştir. Dolayısıyla, insan hak ve özgürlüklerinin kullanımına dayalı iç güvenlik uygulamalarının gerçekleştirilmesi yönünde daha ileri adımların atılması gerekmektedir. Bugün, Avrupa Birliği ülkeleri polis teşkilatlarıyla ortak projeler ve eğitim faaliyetleri yürüten polis teşkilatı, insan hak ve özgürlükleri ihlallerinin önlenmesine yönelik önemli gelişmeler kaydetmiştir. Gelişmiş ülkelerin polis teşkilatlarında uygulanan Toplum Destekli Polislik anlayışı, teşkilatımızca da benimsenmiş ve uygulama ile ilgili çalışmalar halen devam etmektedir (Aksu). Ülkemizde yapılan bu çalışmalar, gelişmiş ülke uygulamaları esas alınarak kendi sosyo-kültürel yapımıza özgü Toplum Destekli Polislik anlayışının geliştirilmesi daha uygun olacaktır (Aydıner).


Aşağıdaki hususlar, poliste bu yeni ve yenilikçi yaklaşımın ana hedeflerini açıklamaktadır:
• Polis ve vatandaş birlikte çalışır.
• Çağdaş problem çözme tekniğinden faydalanılır.
• Toplum ile devamlı irtibat ve dayanışma içerisinde bulunur.
• Kendi bölgelerine sahiplenme ve sorumluluk duygusu vardır.
• Toplumun polislik faaliyetlerde etkin olma hakkı vardır.

Yukarıda belirtilen yaklaşım, emniyet teşkilatımızın başarısı ve toplum güvenliği için faydalı olacaktır. Bu çalışmalar, suç önleme ve çözmede kolaylıklar sağlayacak, polise yeni, daha olumlu imaj ve vizyon kazandıracaktır. Toplum Destekli Polislik Uygulamasına 23.05.2006 tarih ve B.05.1.EGM.0.11.05.01 sayılı genelge ile 10 ilde pilot uygulama olarak faaliyete geçmesi teşkilatımıza olumlu faydalar sağlayacaktır. Uygulamanın ülke genelinde yaygınlaşmasından sonra, ülkemizde oluşacak modelin diğer ülkelere örnek olacağı inancındayız. Bu kanaatimiz Leonardo da Vinci A projesi çerçevesinde İngiltere’ye yapılan gezi ve gözlem neticesinde oluşmuştur.

Toplum Destekli Polislik İngiltere’de 20 yıldan beri, çeşitli şekillerde faaliyet göstermektedir. Dört yıldır şu anki haliyle faaliyetini sürdürmekte, sayı, yetki ve sorumlulukları sürekli tartışılmaktadır. Dört yıl önce kurulan bu yeni polis destek ünitesi, üniformalı olarak polisi toplum içerisinde daha görünür kılmakta, halkın yoğun olduğu saatlerde görev bölgelerinde devriye yapmakta, halkın polise daha rahat ulaşmasını sağlamakta ve polisin suçu önlemede önceden harekete geçmesini kolaylaştırmaktadır. Yapılanma olarak, Toplum Destekli Polis (Community Support Officer) her mıntıkanın içerisinde ayrı bir ünite olarak kurulmuş ve sorumluluk olarak, mıntıkadan sorumlu polis şefinin komutası altında çalışmaktadırlar.

Toplum Destekli Polisler polis otoritesine bağlı bir birim olarak çalışmakla birlikte, polisin sahip oldukları haklara tam olarak sahip değillerdir. Maaşları ve aldıkları eğitim farklı, yetkileri sınırlı, teçhizat olarak yalnızca telsiz ve telefon taşımaktadırlar. Toplum Destekli Polislerin giydikleri üniforma genel olarak genel hizmet polisinin giydiği üniforma ile aynı olmakla birlikte, şapkalarının ön taraflarında Toplum Destekli Polis yazmakta, kimliklerinde “Polis” yerine “Personel” ibaresi bulunmaktadır. Toplum destekli polis olarak alınan memurlar, yukarıda bahsedilen belirli bir eğitimden sonra görev yerlerine atanırlar. Mıntıka içerisinde her polisin sorumlu olduğu belirlenmiş bir bölgesi var (beat area) ve görev süresince sadece bu bölge içerisinde devriye yapar (beat patrol) ve o bölgelerde gündemde olan konularla ilgili gözetleme yapmaktadırlar.

Bazı polis güçlerinin bölgesinde bulunan Toplum Destekli Polisler (örneğin Metropolitan Polis bölgesi) ise kendi içlerinde ikiye ayrılırlar. Bunlardan birincisi trafikten sorumlu personel, ikinci grup ise, diğer tüm konular ile ilgilenen personeldir. Toplum Destekli Polisler, polis teşkilatı içerisinde olmakla birlikte, normal bir polisin sahip olduğu haklara sahip değildirler. Genel olarak görevleri, halkın içerisinde bulunmak, kendi mıntıkalarındaki konularla ilgili halka yardımcı olmak, mıntıkanın nabzını tutmak, halkın şikâyetlerine cevap vermek, halkı yönlendirmek ya da gerekli hallerde polis çağırmak. Toplum Destekli Polisler teçhizat olarak sadece telsiz ve telefon taşımaktadırlar. Yakalanması gereken bir şahsı sadece yarım saat kadar tutar ve polise teslim ederler.

Yaya devriye, bisikletli devriye olarak çeşitli devriye türleriyle Toplum Destekli Polisi sokakta görmek mümkün. Araçlı devriyeler sadece polisler tarafından yapılmakta. Bazen genle güvenlikten sorumlu polislerin Toplum Destekli Polisler ile yaya devriye ve bisikletli devriye yaptıkları görülmektedir. Özellikle Toplum Destekli Polis personeli, ya kendileri gibi bir personel, trafik polisleri, ya da genle güvenlikten sorumlu polisler ile yaya devriye olarak, belirlenen alan içerisinde görev yapmaktadırlar. Toplum destekli polisler aynı şekilde bisikletli devriye olarak ta görev yapmaktadırlar. Bisikletle görev yapan bütün polisler, şapkadan ziyade, koruyucu kask takarak bisiklet kullanmaktadırlar. Bayan polis memurları fark edilir bir şekilde polis aracı kullanmakta, bisikletli devriye yapmaktadırlar.
İngiltere’de mevcut Toplum Destekli Polis olarak çalışan polis sayısı istenilen seviyede görülmemektedir. Örneğin Londra’nın merkezinde hizmet veren polis (City Of London Police) gücünün emrinde, sadece 8 tane bu türden polis bulunmaktadır. İki ayrı bölüm olarak yapılanan Londra merkez polisinin (City Of London Police) her birinde dörder tane Toplum Destekli Polis hizmet vermektedir. 2007 yılı itibarı ile her iki bölgedeki sayı artırılarak toplan 50 polise ulaşılması hedeflenmektedir. Londra il sınırları içerisinde, yaklaşık olarak 90 Toplum Destekli Polis görevlisi bulunmakta ve bu polislerin büyük çoğunluğu Metropolitan Polis bölgesinde hizmet vermektedir.

8.1.1. Toplum Destekli Polisin Londra merkezinde yapılaşma şekli

Londra şehir polisi (City Of London Police) şehri iki parçaya ayırmış ve her bölge iki ayrı merkezlerden idare edilmektedir. Merkezlerden biri snovhil polis merkezi (Snow hill Police Station), diğeri ise bişipgate polis istasyonu (Bishipgate Police Station) dur. Bu iki polis bölgesi içerisinde sınırları belirli küçük bölgeler ya da mahalleler (Wards) oluşturulmuş durumdadır ve Londra merkezde toplam 25 ayrı bölge (Ward) bulunmaktadır. Her bölgenin sorumlu Toplum Destekli Ppolisleri vardır. Bazı polisler bir bölgeden, bazıları ise iki ya da üç bölgeden sorumlu olmaktadırlar. Toplum Destekli Polisler, aynı bölgeden sorumlu normal polislerle birlikte sabah 9 akşam 5 arası bölgelerinde resmi olarak yaya ya da bisikletli devriye yapmaktadırlar. Mıntıkalarında bulunan iş yerleri, okullar, banka müdürleri, dükkân sahipleri, apartman yöneticileri vs. ile görüşüp, onların şikâyetlerini almaktadırlar. Polis halktan elde ettiği duyumlar konusunda ilgileri bildirip, bu şekilde halktan polise bilgi akışını sağlamaktadır.

Toplum Destekli Polislerden sorumlu polis ve polis amirleri bulunmaktadır. Her gün değişik bölgelerle ilgili suç raporları hazırlanır. Örneğin kendi bölgelerinde (Ward) en büyük olayların otodan hırsızlık, barlardan hırsızlık, bazı hafta sonları turistlerin Londra meydanında park halindeki otolarından, araçların camı kırılmak suretiyle içinden eşyalar çalınmaktadır. Ayrıca şehir merkezine bisikletle gelmek daha avantajlı olduğu için birçok bisiklet hırsızlıkları olmakta. Toplu Destekli Polisler insanların eşyalarını güvende tutmak için, can ve mal emniyetlerini sağlamak için, onları sözlü ya da broşürler dağıtarak bilgilendirmeye çalışıyorlar. Toplum destekli polis normal polislerin görevlerine destek oluyor, suç oluşmadan önleyici tedbirler almaya çalışıyor, bunu yaparken gündemde olan konularla halkı bilgilendirme yolunu kullanıyor. Özellikle bomba, saldırı vs. ihtimali durumlarında, bölgelere gidilip, halka ne gibi önlem almaları gerektiği bildiriliyor. Yılbaşı, özel ve önemli günler öncesi halkın fazla alkol almasının doğuracağı sakıncalar konusunda bilgilendiriliyorlar, broşürler dağıtılıyor.

Dükkân, iş yeri, okul vs. yerler ziyaret edildiğinde, matbu formlar doldurulmak suretiyle onların bilgileri alınıyor ve acil durumlarda telefon vs. ile bu kişilere ulaşılmaya çalışılıyor. Toplum Destekli Polis devlet ve içinde bulundukları polis güçlerinin politikasına göre çalışıyor, değişiyor ve gelişiyor.

9.1. Sonuç
Emniyet Genel Müdürlüğü Dışilişkiler Daire Başkanlığı’nın Leonardo da Vinci projelerinin hazırlanması konusundaki teşvik edici genelgeleri neticesinde, toplum destekli Polislik ve Suçla Mücadelede Sosyal Tabanlı Bilgi Ağlarının oluşturulması adlı Leonardo da Vinci A projesi hazırlayarak, Türkiye genelinde sunulan 2572 projeden kabul edilen 423 proje arasına girebilme onurunu yaşadık.
Eğitim için İngiltere’nin başkenti Londra’ya giden, raporda isimleri geçen 6 üst düzey personel, sosyolojik, lojistik, polisiye vs. konularında çeşitli gözlemler yapmış, faydalı kazanımlar elde etmişlerdir. Yukarıda ele alınan gözlem değerlendirmelerinden anlaşılacağı gibi, bu konuda her ne kadar uygulamaya dönük personel olmamıza rağmen, İngiltere de 20 yıllık Toplum Destekli Polislik serüveni olan ve bu fikrin esas çıkış merkezi gibi kabul edilen bir yerde, Toplum destekli Polisliğin rolü ve yapısı bize çok ilginç gelmiştir. Bu noktada çıkardığımız en önemli sonuç, teşkilatımızın emin ellerde, beyin jimnastiği yapan, ülke koşullarını ve kültürünü iyi değerlendiren ve bu doğrultuda Toplum Destekli Polislik çalışmaları yapan idarecilerimizin varlığını bir kez daha öğrenmemize vesile olmuştur.
Toplum Destekli Polislik görüşün ilk çıkış yeri olarak görülen ve çeşitli makalelerde metotlarından sıkça bahsedilen İngiltere polisinin, bu konuda ki çalışmaları bizce kısır kalmıştır. Yapılan görüşmelerde, Toplum Destekli Polisin sayı ve yetkilerinin zamanla arttırılacağı belirtilmiştir. Toplum Destekli Polislik çalışmalarına uygulamalarıyla katkılarda bulunan ve farklı yapılanmalar ile kendisini gösteren Amerika, Almanya, İspanya ve Japonya gibi çeşitli ülkeleri Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı incelemiştir. Özellikle İspanya ve diğer ülke modelleri iyi tahlil edilerek, ülkemiz koşullarına uygun bir Toplum Destekli Polis birimi oluşturması ve 10 ilde pilot uygulamalara gidilerek, önemli bir başlangıç yapılmıştır.
Bu gezi ve gözlemde yalnızca Toplum Destekli Polis incelenmemiş, İngiliz polisinin genel yapısı, çalışma şekli, haberleşme durumu, lojistik imkânları, eğitim-terfi, polis ve adli mekanizma arasındaki ilişki, mahkemeler vs. gibi değişik konularda inceleme yapılmıştır. Bunun yanı sıra tarafsız bir dış gözlemci olarak, İngiliz polisinin sokakta, polis merkezlerinin girişlerinde halkla olan diyalogları ve muameleleri gözlenmiştir.

10.1. Öneriler
Yazılı ve görsel medyanın en çok merak ettiği ve yer ayırdığı haberlerin başında polisiye haberler gelmektedir. Tüm dünyada yaygın olan bu medya eğilimi karşısında polis, ulusal ve uluslar arası çevrelere malzeme oluşturmamalı ve kendisine düşen görevi hakkıyla yerine getirmelidir. Polisiye uygulamalar, ülke içinde ve uluslar arası kamuoyunda, o ülke için çok etkili ve kuvvetli bir imaj olarak kendisini göstermektedir. Sokakta görev yapan polis bir vitrin niteliğinde olup, ortaya koyacağı performans hem toplum için bir moral ve motivasyon, hem de dünya kamuoyu için bir değerlendirme kriteridir. (Resim; 2006 gazeteler)
Son zamanlarda polisiye olaylara itfaiye araçları ve itfaiye memurlarının müdahalede bulunduğu, göstericiler ya da arbede çıkaranların üzerine itfaiye tarafından su sıkılarak müdahale ettikleri kamuoyuna yansımaktadır. Gelişmiş bazı ülkelerde vatandaşın kullandığı imdat telefonları polis merkezine gelmektedir. Yapılan talep ve şikayetlerin durumuna göre polis, itfaiye ya da ambulans olay yerine sevk edilmelidir. Polis ve itfaiye arasında böyle bir iş birliği olmasına rağmen, her kurum kendi alanına düşen görevi yerine getirmektedir. Yasalarda itfaiye personelinin, polisin görev alanına giren toplumsal olaylara müdahale yetkisi bulunmakta mı, yoksa böyle bir emri itfaiye nerende almaktadır?  İtfaiyenin polisiye olaylara müdahale etmesi emniyet için bir acizlik görüntüsü teşkil edebilir. Böyle bir uygulama, polisin teçhizat ve eğitim konularını gözden geçirerek ortadan kaldırılmalıdır. Aşağıda ele alınan öneriler bu açıdan çok önemli görülmektedir. 
1. Polis teçhizatlarının standart bir yapıda olması son derece önemli ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bu teçhizatlar teşkilat tarafından polise verilmelidir. Polis Okullarından mezun olan stajyer polislere verilen tabanca ile birlikte, aşağıda belirtilen teçhizatların da polise sunulması ve görev başında üniformanın bir parçası olarak taşınmasının sağlanması son derece gerekli ve önemli görülmektedir. Böylece, kullanılan polis teçhizatlarının hem kaliteli hem de standart bir yapıda olması sağlanacaktır.
a. Teçhizat kemeri. Polislerimize pantolon kemeri olarak bilinen bir kemer verilmekte ve polis, teçhizatını bu pantolon kemerinin üzerinde taşımaktadır. Gelişmiş ülkelerin hemen hepsinin polisleri incelendiğinde, polise, teçhizat kemeri ve üzerinde bulunması gereken tüm diğer teçhizat, kılıfları ile birlikte verilmektedir. Teçhizat kemeri pantolon kemerinin üzerine yekpare olarak takılmakta ve pantolon kemerine tutturulmaktadır.
b. Silah; Birleşmiş Milletler, Kosova polisleri için Glock marka tabancayı tercih etmekte, İngiliz polisi ve gelişmiş birçok ülke bu silahı kullanmaktadır. Glock, parça sayısı az ve ağırlıkça hafif, mekanizma olarak çok sağlıklı çalışması nedeniyle, polisimizin hizmetine sunulabilir.
c. Silah kılıf; Polisimize verilen silah kılıfları en az birden fazla emniyete sahip, kaliteli ve sağlam bir yapıda olmalıdır. Son zamanlarda polisin silahının alınması ve arkasında yaşanan üzücü olaylar, birazda kılıfların emniyetsiz ve kalitesiz olmasından kaynaklanmaktadır. Saldırganlar için zayıf hedefler kadar, kolay hedeflerde önemlidir. 
d. Açılabilir Cop (kılıfı ile birlikte); Belde taşıması kolay, rahat, ihtiyaç halinde polisin anında ulaşabileceği coplar, yaklaşık 15 yıldır gelişmiş ülkelerin polisleri tarafından kullanılmakta ve birçok ülkede kullanımı gittikçe yaygınlaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uzun zamandan beri kullanımda olan açılıp kapanan yapıdaki copu Türk polisinin hizmetine sunmak son derece gerekli ve zaruridir. Sivil polislerin de üzerinde taşıyabileceği azılıp kapanan yapıdaki cop, katlanarak küçük bir yapı almasından dolayı, özellikle asayiş, önleyici, trafik şubelerinde çalışan polislerin bellerinde kolayca taşıyabilecekleri, tahrik özelliği az, kullanım aşamasında oldukça etkili bir teçhizattır. Polis bu cop ile rahatça araçta (taksi, motosiklet ve bisiklet) oturarak devriye yapabilir, rahatça araca inip-çıkabilir ve suçlunun arkasından hızlı bir şekilde koşturabilir.

e. Kelepçe (kılıfı ile birlikte); İllerde lojistik vasıtasıyla polise verilen kelepçeler kalitesiz, ağır, kenarları keskin olması nedeniyle şüphelinin bileğine zarar veren bir yapıda ve kullanışlı değildir. Yerli firmaların kaliteli kelepçeler üretmesinin sağlanması ya da dünyada bu konuda kendini ispatlamış firmalardan (SMITH & WETSON, ASP vs.) polise kaliteli kelepçelerin sağlanması, Avrupa birliğine girme çabaları içerisinde olan Türk polisine daha çok yakışacaktır. Kelepçe hafif, emniyet kilidi olan, mekanizması yumuşak ve rahat çalışabilen, şahsın koluna zarar vermeyecek bir yapıda olmalıdır.

f. Sprey (kılıfı ile birlikte); Biber gazı olarak bilinen sprey, insana hiçbir zararı bulunmamakta, diğer yandan polis için çok önemli bir teçhizat olarak ülkemizde de uzun yıllardır kullanılmaktadır. Biber gazının küçük boylarının asayiş, önleyici ve trafik polislerinin kullanımına sunulmasın ve yaygınlaştırılmasında son derece fayda gözükmektedir. (Resim: 2006 gazeteler)

g. Ele feneri (kılıfı ile birlikte); Polis sadece gece değil, gündüz zamanlarında bile yerine göre el fenerine ihtiyaç duymaktadır. El feneri polisin her an elinin altında bulunmasında yarar vardır. Özellikle aktif şubelerde ve sokakta çalışan polisin el fenersiz görev yapması düşünülemez. Bir binaya ya da karanlık bir menfeze giren polisin ihtiyacı olan en önemli teçhizat aydınlatma cihazıdır.

h. Şok tabanca (Teaser); Bıçaklı bir şahsa karşı müdahale etmek son derece riskli ve tehlikelidir. Polis özellikle bıçaklı bir saldırgan ile karşılaştığında, 7 m lik bir mesafeden ona “Dur!” çekip müdahale etmek zorundadır. Polis, yeterli lojistik imkân ve personele sahipse, cop, kalkan ve spreyinden de yararlanarak saldırganı etkisiz hale getirebilir. Ülkemizde bıçak, satır ya da sallama gibi şeylerin kullanılması oldukça yaygınlaştığı ve polisin müdahalede açız kaldığı ve bazı polislerimizin bıçakla şehit olduğu basına yansımaktadır. Gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır kullanılan ve en az cop ve sprey kadar güvenli olan şok tabancasının polise kazandırılması son derece gerekli ve zaruri olduğu düşünülmektedir.
i. Koruyucu yelek; Özellikle sokakta önleyici, asayiş ve trafik polisi olarak görev yapan emniyet mensupları, tehlike ve risk oranı çok fazla olan polisiye görevleri yerine getirmektedirler. Birçok polisimiz sokakta görev yaparken, görevi gereği şüpheliye kimlik sormakta, şüpheli bir aracı durdurup kontrol etmekte ve buna benzer şüphe arz eden işleri yerine getirmek zorundadır. Birçok polisimiz bu görevleri yerine getirirken, bıçak ya da silahlı saldırılar neticesinde şehit olmuşlardır. Saldıran taraf her zaman daha avantajlı olması dolayısıyla, tehlike bölgelerinde görev yapan polisimize koruyucu yelekler sağlanmasında son derece zaruret olduğu düşünülmektedir. Sokakta çalışan polislere koruyucu yelek verilmesi halinde, polis elinde telsiz taşıma mecburiyetinde kalmayacak, yakasına telsizini rahatça asabilecektir. Polisin her iki elinin boş olması, gerektiğinde cop, kelepçe, el feneri, sprey ya da silah kullanması açısından oldukça önemlidir. (Resim: 2006 gazeteler; 11.11.2006 http://www.haberler.com/haber_556675.asp)

2. Polis içerisinde bir istatistik yapılacak olsa, polisin %85’inin meslek hayatı boyunca silahını hiç kullanmaya ihtiyaç duymadığı ya da kullanmadığı, %5’inin nadiren kullandığı, %10’luk bir kesimin (terör, kaçakçılık vs.) silahını sıkça kullandığı anlaşılacaktır. Bunun yanında polislerin %90’ının belki her gün cop-sprey-kelepçe’den en az birine mutlaka ihtiyaç duyduğu açıkça anlaşılacaktır. %90’ının meslek hayatı boyunca kullanmaya hiç ihtiyaç duymadığı bir teçhizat tüm polislere, mezun oldukları ilk günden itibaren verilirken, %90 polisin her gün ihtiyaç duyduğu teçhizat polise maalesef verilememektedir. Bu büyük bir çelişki ve en kısa zamanda giderilmesi, böylece polisin sokaktaki otorite ve hâkimiyetinin arttırılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
3. Polis okullarından mezun olduktan sonra meslek hayatına başlayan polislerin bazılarına bu teçhizatların verilememesi ya da verilen teçhizatların kullanışsız ve kolay ulaşılabilir bir konumda olmaması, sokakta aktif olarak görev yapan bazı polisleri cop, kelepçe ve sprey gibi teçhizatları kendi imkânlarıyla almaya yöneltmektedir. Bu durum, polis teçhizatlarının piyasada ruhsatsız (korsan) satılmasına yol açmakta, kalitesiz, iyi çalışmayan ve standart yapıda olmayan teçhizatlar polis tarafından kullanılmaktadır. Polis teçhizatlarının Emniyet Teşkilatının kontrolünde polise kullandırılmasında yarar vardır. Teşkilat tarafından okeylenmeyen hiçbir şey polis tarafından kullanılmamalıdır. Açılıp kapanma özelliği olan cop, kelepçe ve sprey polisin sokağa hâkim olmasına, suçların daha rahat önlenmesine, şüpheli ve suçlular ile mücadele ederken polisin daha güçlü ve otoriter bir görüntü oluşturmasına, güvenlik güçlerinin genel moral ve motivasyonuna büyük katkı sağlayacaktır. Cop, sprey ve kelepçe gibi polise her gün lazım olan teçhizatların polisin elinin altında bulunmaması ya da her an kolayca ulaşılabilecek yerlerde olmayışı (örneğin polis aracının bagajında vs. taşınması), sıkışan polisi yerli yersiz silah kullanmaya zorlamaktadır. 
4. Polisiye teçhizatlar, eğitim amacıyla Polis Akademisi ve tüm Polis Okullarına verilmeli ve bunların polis tarafından yasalar uygun bir şekilde nasıl kullanılacağı konusu, yeterli düzeydeki eğiticiler tarafından öğretilmesi son derece önem arz etmektedir.  Emniyet yetkililerimiz merkezde birçok şeyi çok güzel bir şekilde planlamakta ve polisin ihtiyaç duyduğu malzemeleri illerdeki lojistik şubelerine göndermekte ve bu teçhizatlar ihtiyaç duyan şubelerin hizmetine sunulmaktadır. Bazı illerde depolarda uzun süre tutulan ve kullanılamayan spreyler vs. gibi teçhizatlar, kullanım süresi sona ermesinden dolayı imha edilmektedir. Bu teçhizatların depodan dışarı çıkartılarak kullanılamamasının altında eğitim eksikliğinin büyü payı bulunmaktadır. Okullar polisiye teçhizatların kullanımı ile ilgili temel bilgilerin verilmesi gereken yerler olmalıdır.
5. Yol kapanı uygulaması; Polis, masum insanların yaşamını tehlikeye sokmadan, trafikte takip ettiği şüpheli bir aracı durdurmak için çeşitli yol kapanları kullanabilir. Yol kapanı, sadece kaçan aracın tekerlerinin patlamasına sebep olmakta ve aracın kaçmasını güvenli bir şekilde engellemektedir.  Sabit uygulama noktalarının çıkışlarında, ya da trafikte seyir halinde iken dur emrine uymayarak kaçan şüpheli araçları durdurmaya yarayan yol kapanı, polisin hizmetine sunulmasında yarar olacağı düşünülmektedir.
6. Uyarı Atışının yasaklanması;  gün geçmiyor ki, havaya uyarı ateşi atılması nedeniyle, yolda yürüyen ya da evinin balkonunda oturan bir masum hayatını kaybetmesin. Uyarı amacıyla havaya açılan ateş sonucu balkonunda hatta evinin içerisinde iken vurulup hayatını kaybeden onlarca insan var. Ayrıca bir fizik kuralı olarak, havaya atılan bir kurşun, yere dönüşünü aynı hızla tamamlamaktadır. Bu nedenle konu başta ABD, İngiltere ve Kanada olmak üzere birçok ülkede tartışılmakta ve kabul görmemektedir.  Kanunda havaya uyarı atışı yapma gibi bir yetkinin olmamasına rağmen polis sıkça uyarı ateşine başvurmakta, bu da şehirde yaşayan insan hayatını gittikçe tehlikeye sokmaktadır. Birleşmiş Milleler, uluslar arası kuralları harfiyen uygulamaya çalışan saygın bir kuruluş olarak bilinmektedir. Birleşmiş milletlerin uygulamasında havaya uyarı atışı yapmak, özellikle şehir hayatını tehlikeye sokması nedeniyle yasaklanmaktadır. Birleşmiş Milletler Kosova Barış Gücü Misyonunda görev yaparken, kırsalda kovaladığı bir kişinin arkasından havaya uyarı ateşi açan bir Türk polisinin misyondan gönderilmesi, bu duruma açık bir göstergesidir. Uyarı atışı kanunlarda geçmemekte, sadece askerler için hudutlarla ilgili korumada yer almakta ve sınırları izinsiz geçenlerin durdurulması için, askerin önce uyarı atışı yapmaları tavsiye edilmektedir. Kanunda yer almayan böyle bir kuralın şehirde uygulamaya konulması, başı sıkınca polisin havaya ateş etmesi ya da kaçan araçları durdurmak için şehir içinde lastiklerine/havaya kurşun sıkması, Avrupa birliği sürecindeki Türk polisine yakışmamaktadır. Bir olayda silah kullanma şartları oluşmuş ise, polis silahını çekme ve kullanma hakkına sahiptir. Silah kullanma şartlarının oluşmadığı bir olayda polis, cop, sprey, şok tabancası vs. gibi farklı metotlardan yararlanmalıdır. Şehir ortamı ya da yerleşim yerlerinde, ikaz ya da uyarı ateşinin yapılmasının tehlike oluşturduğu ve yasaklanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
7. Eğitimdeki geçerli ve güncelliğin sağlanması; Bir köşe yazarımız 11.11.2006 tarihli “Polislere ne eğitimi veriyorsunuz” başlıklı yazısında (http://www.sabah.com.tr/2006/11/11/yaz1437-40-137.html), polisin iyi eğitilmediğini, gelişmiş ülkelerin altı ayda verdiği eğitimi bizim iki yılda niçin veremediğimizi, polisin olaylara müdahale ve kelepçe takmaktan aciz kaldığı iddiasında bulunmakta ve eleştiri yöneltmektedir. Eleştiride haklılık payları olmakla birlikte, polisin sokaktaki başarı grafiğindeki düşüş yalnızca eğitim eksikliğine bağlanmamalı, teçhizat eksikliği ya da polisin belinde silahın yanında bulunması gereken diğer teçhizatların (cop, kelepçe, sprey, şok tabancası) bulunmayışı, polisin sokaktaki hâkimiyetini zayıflatmakta ve bir çok olayda onu son derece aciz duruma düşürmektedir. Kuşkusuz eğitim konularının da genel hatlarıyla sürekli tartışılması ve geliştirilmesinde yarar olacaktır. Okullarda çalışan personel idareci ve eğitici personel olarak ayrılmalıdır. Okullar polis yetiştiren bir laboratuar olarak düşünülmeli, idari ve eğitici personelinden, teknisyen yardımcılarına kadar, disiplin ve eğitime pozitif etki yapacak personel bu kurumlarda görevlendirilmelidir. Uygulamanın içinden gelen insanların tecrübesinden eğitimde istifade edilmesinde yarar olacaktır. Okullarda eğitim daha bilimsel ve konularında uzman insanlar tarafından yerine getirilmelidir. Okullarda çalışan idareci ve eğitici personel birbirinden ayrılmasında yarar vardır. Okulun bulunduğu şehirde görev yapan il emniyet kadrolarında çalışan, eğitim formasyonu ve uzmanlık alanı olan insanlardan daha fazla istifade edilmesinde yarar gözükmektedir.

8. Bisikletli polis devriyesi: Bisikletli polis devriyesi şehir ve coğrafik durumlar göz önünde bulundurularak artırılmasında fayda görülmektedir. Araçların girmekte zorlandığı, insanların dinlenme yerlerinde araç seslerinin uygun düşmediği yerlerde emniyeti sağlamak için bisikletli devriyelerin daha yerinde ve güzel bir uygulama olacağı düşünülmektedir. Gelişen şehir ortamında, bisikletli devriyeler halkın yoğun olduğu yerlerde daha rahat ve hızlı hareket etmektedirler. Ayrıca bisikletli devriye yapan polisler, hem önleyici görev yapmakta, hem de kondisyon kazanmaktadırlar.


9. Telsiz yakada olmalı; Sokakta görev yapan polise, telsizini yakasında taşıyabileceği ve risk anında her iki elini rahatça kullanabileceği bir imkân sağlamak yararlı olacaktır.

10. Bayanın karşı konulmaz gücünden yararlanmak; Ülkemizde bayan polisler aynı şartlarda mesleğe alınmasına rağmen, çok randımanlı bir şekilde onların gücü güvenlik hizmetlerine yansıtılamamaktadır. Bayanların sokakta çalışmasının teşvik edilmesinde yarar vardır. Dünyanın her yerinde insanlar bayanlara daha saygılı davranmaktadır. Bayanların fizik olarak zayıf gibi görülen bu yapılarının altındaki gücün etkisinin keşfedilmesi, eğitim yoluyla geliştirilen bu gücün güvenlik hizmetlerinde kullanılmasında yarar olacaktır. 

11. Polis Okullarına temel sürücülük dersi konulması ve araç kullanma becerisinin bay- bayan her polis için zorunlu hale getirilmesi faydalı olacaktır. Polis teçhizatlarının kullanılmasında (silah, cop, kelepçe, sprey vs.) belirli beceri düzeyini kazanma polis olabilmenin ön şartı olduğu gibi, her polisin araç kullanma becerisine sahip olması da bir zorunluluk haline getirilmelidir. Araç kullanmasını bilmeyen bir polis ile silah kullanma becerisi olan polis arasında çok bir fark gözükmemektedir. Gelişmiş ülkeler, polis, itfaiye ve ambulans araçları kullanan şoförleri, risk oranı yüksek görevler kategorisine sokmaktadır. Öncelikle okullarda eğitim alan polis adaylarına temel sürücülük eğitimleri verilmesi uygun olacaktır. Hizmet süresince silah atış, kelepçe, cop eğitimi gibi, sürücülük eğitimleri de hizmet içi eğitim programına dâhil edilmelidir. Polis yetiştiren tüm okullarımızda, temel sürücülük dersi zorunlu dersler arasına konulması ve her polise araç kullanma becerisinin kazandırılması son derece zaruret arz etmektedir. Bu zorunluluk polis olmak isteyen herkesi şoförlük kursu almaya teşvik edecek ve polisin kalifiye eleman kazanması sağlanmış olacaktır. (Resim: 06 12 2006 http://www.milliyet.com/2004/12/04/yasam/axyas02.html)
12. Toplum Destekli Polisliğin yaygınlaştırılması; Gelişmiş ülkelerde polis-halk ilişkilerine son derece önem verilmekte, olayların önceden haber alınmasında bu işbirliğinden istifade edilmekte ve suça karşı oto kontrol politikası uygulanmaktadır. Polis, asayişle ilgili halkın bakış açısını tespit ederek, ortak hareket noktaları oluşturmakta, birlikte ortaya bir sentez koyarak suçla etkin mücadele etmekte ve polis vizyonunda sürekli gelişmeler yaparak yukarıda belirttiğimiz görüşlerle toplum destekli polis hizmetinden yararlanmaktadırlar. Bu çerçevede Toplum Destekli Polislik olarak çeşitli ülkelerde yapılan ve ülkemizde de yapılabilecek   metotlar aşağıda sıralanmıştır. Bu çalışmalar teşkilat içi faaliyetler ve polisin öncülük yaptığı teşkilat dışı faaliyetler olarak iki ayrı kategoride ele alınabilir.

Teşkilat içi faaliyetler olarak

• Geliştirici konferanslar, sempozyumlar, paneller, hizmet içi eğitimler düzenlenmesi (İnsan Hakları, İletişim, AB Uyum Yasaları, Suç öncesi yapılanmalar, Toplum Destekli Polislik Uygulamaları, Yabancı Dil Öğretimi, Bilgisayar Öğreniminin Geliştirilmesi v.b.)
• Çeşitli sosyal etkinlikler (Sportif faaliyetler, Personel eş ve çocuklarına yönelik faaliyetler v.b.)
• Biz kavramını davranış haline dönüştürme
• Birey olarak değerli kılma
• Bilgi odaklı insanlar oluşturma


Polisin teşkilat dışına yönelik öncülük yapacağı faaliyetler
(Suç Öncesi ve Sonrası Halka Yönelik Faaliyetler)

• Suçla mücadelede toplumsal sorumluluk oluşturma: Polis olarak en büyük sıkıntı klasik, reaktif polislik, suçu önlemede polise bir başarı sağlamamış, aksine poliste öfke ve sinmeye yol açmış, halkta ise terkedilmişlik ve yardım görmeme duygusunu uyandırmıştır. Bu nedenle toplumsal sorumluluk zemini oluşturularak, halkın bilgi ve görgüsünden yararlanıp, Re-aktif değil, Pro-aktif bir yaklaşım içinde çalışmak gereklidir.
• Kurumlar arası işbirliği: Kurumlar arası yapılabilecek her türlü faaliyeti ortaklaşa etkinlikleri, görevimiz sayılmasa da lokomotif olarak bazı işleri yaparak asıl yapması gereken kurumları uyandırarak onlara yaptırılması sağlanmalıdır. Mesela; fakir ailelerin çocuklarının sünnet edilme faaliyetinde Denizli Belediyesi de farkına vararak 2006 yılında kendileri de sünnet faaliyetine girmişlerdir. Bu tür bir farkına varmak İl Emniyet Müdürlüğünün çalışmalarının geri dönüşünün güzel bir sonucudur.
• Tiyatro, konferans, konser, sergiler, sportif faaliyetler: Bu tür faaliyetler aşağıda da belirtildiği gibi personele, diğer kurumların personelimizi tanımasına, işbirliğinin geliştirilmesine, farklı bir vizyonların görülmesine olanak sağlamıştır.
• Aile destekli girişimler, Aile Becerileri semineri: Bu türden yapılacak halka dönük konferanslar, anne-baba okulları, bu amacı taşıyan basın ve TV programlar, suça yatkınlığı, aile içi şiddet ve istismarı önleyecek ve aile içi ve toplumsal kişilik oluşturulmasını sağlayacaktır.
• Gençlik programları: Özellikle Lise son sınıflara yönelik terör, şiddet, iletişim konularında konferanslar ve sohbet ortamları hazırlanması ve yapılması faydalı olacaktır.
• Toplumu geliştirme programları ve komşuluk girişimleri: Antalya’nın uyguladığı komşu kollama sitemi örnek alınabilir. Site sakinleri ile yapılacak toplantılar, muhtarlarla toplantı ve işbirlikleri örnek sayılabilir.
• Eğitim ve okul temelli programlar, Okul öncesi ve ilköğretim programları: Bu okullarda polisi tanıtıcı ve sevdirici sohbet ortamları yapılabilir. Yine çocuk tiyatrosu da belirtildiği gibi iyi bir araç olacaktır.
• Balığa Takıl, Uyuşturucuya Değil, Alkol ve yanlış uyuşturucu ilaç kullanmayı önleme projeleri: Bu konuda KOM Şubenin proje çalışması yerinde bir çalışma olacaktır.
• Suçlularla ve aileleriyle çalışmalar: Bu konuda da modeller üretilebilir.
• İşlenebilecek suçlar için fırsatları azaltmak: Vatandaşın bilinçlendirilerek eşyalarını sigortalaması, yine Antalya’nın yaptığı eşyaları gizli yazı yazan kalemle numaralamak, karanlık noktaların aydınlatılması, bina diyafon ve kapı otomatlarına önem verilmesi.
• Evlerde, kamu binalarında ve iş yerlerinde geliştirilmiş güvenlik
• Caddelerde ve halka açık alanlarda geliştirilmiş aydınlatma
• Oturma alanlarının, şehir merkezlerinin ve araba parklarının geliştirilmiş dizayn ve güvenliği
• Kamu taşımacılığını planlama ve yönetmede güvenlik düşüncesi
• Lisanslı mekânların yönetiminde emniyet düşüncesi
• Yeterli düzeyde önleyici devriye
• Mağdurlara destek projeleri
• Kendi kendini koruma projeleri
• Başarılı projeler için pozitif yayınları temin etmek ve korumak
• Öğrenci Polis Akademileri, Vatandaş Polis Akademileri: Polisi tanıtıcı 4–8 saat arası değişecek ücretsiz ve ilgi çekici kurslar düzenlemek.
• Güvenli Okul Çevresi, Güvenli Mahalleler: Özel güvenliğin teşvik edilmesi, komşu kollama sistemi, vatandaşa şüphelenilecek konuların aydınlatılması ile ihbar mekanizmasının kurulması. Yine Antalya’nın yaptığı bina girişlerinde o binada komşu kollama sisteminin ve eşyalara gizli numaralama yapıldığını bildiren ilanların olması.
• Toplum Destekli Polislik Haber Broşürleri
• Bayanlar ve Savunma Taktikleri Eğitimi
• Mobese sistemi

Toplum Destekli Polislikle ilgili bu çalışma projesi, Denizli İl Emniyet Müdürlüğü personeli tarafından hazırlanmıştır. Projede .Sın Em. Md. Metin Murat ARSLAN başkanlığında, 3.Sın Em. Md. Haluk ERTEN, 4. Sın. Em. Md. Erdal DENGİZ, Emniyet Amiri Necati KOÇYİĞİT, Emniyet Amiri Ümit BİTİRİK ve bu çalışmada hem tercüman, hem de engin bilgisiyle katkılarda bulunan Aydın Polis Meslek Eğitim Merkezinde görevli 3. Sın. Em. Md. Mürsel SEVİNDİK görev almışlardır. Çalışma raporu ve yapılan önerilerin, Avrupa Birliği sürecindeki Türkiye’mize ve özellikle Emniyet Teşkilatına faydalı olmasını temenni ediyoruz.

Not: Örneğine az rastlanır bu kapsamlı çalışmanın sitemizde yayınlanması için bizlere yardımcı olan Metin Murat ARSLAN ve Mürsel SEVİNDİK müdürlerimize şükranlarımızı sunarız.

SON

 
 Yazar: Metin Murat ARSLAN & Mürsel Sevindik 13.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  kenan...
 
Yorum: 
 
İsim:  Derya ÖZKUL
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Önyargılar Cenderesinde Polis-Medya İlişkileri
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Polis ve Medyazar-I
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK "Rehber ve Danışman"
Fatih BALCI
Fatih BALCI Türkiye´nin Sorunu: "Korku" ve "Özgürlük"
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN İnci Ve Kinci
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Telefonun Tellerine "Kuşlar" mı Konar?
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN "Sigara Yasağı Kanunu" Uygulama Tablosu..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN Bu Topraklarda Barışı Severler
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Beklentisiz Yaşamanın Getirileri
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.