AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
  -İnternet
  -Teknoloji
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Rusya ile Türkiye arasında çıkacak olan olası bir krizde kim daha çok zarar görür?
   Türkiye
   Rusya
   Komşu ülkeler
   
 
Son Üyeler
akademilenyum
mertkan4
poliCEM
canancoskan
polis_28
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

AKADEMİDEN "MESLEK"E

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Normale Dönmek

Demokrasi ve Statik İdeolojiler

Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular

 

  İnternete Bağlılık Mı Bağımlılık Mı? Yazdır 
 Yazar: Emsâl TOPRAK 03.04.2008  
  İnternete Bağlılık Mı Bağımlılık Mı?

İletişim araçları,  bilhassa gençler tarafından en fazla kullanılan ve gençlerin en çok ilgisini çeken, kimi zaman boş kimi zamanda tüm zamanlarını tanzim eden ve ayrıca magazin kültürü ile birlikte popüler kültürün de etkisiyle zamanlarını (zamanlarının çoğunu) beyhude tüketmelerine sebep teşkil eden araçlardır. İletişim araçlarından “internet” bağımlılığı sorununu (hastalığını) konu alan bu yazımda internetin fayda-zarar denkleminde ne getirip ne götürdüğünü ya da ne verip neleri aldığını irdelemeye çalışacağım.

İnternet bağımlılığına, bilhassa  çocuk yaştakiler olmak üzere gençlerin bakış açıları ile baktığımızda; adeta madde bağımlılığı sorununda olduğu gibi biyo-psiko-sosyal sorunların ortaya çıkmasında, gözle görülür biçimde fiziksel arıza ve hastalıkların başlayıp gelişmesinde tetikleyici yeni bir bağımlılık türü olduğunu söylemek  çok yanlış değerlendirme olmayacaktır.

Ebeveynler olarak çocuklarımızın internet bağımlılığına düçar (tutulan) olmaması için sorumluluklarımız nelerdir ve çocuklarımızı bu yeni bağımlılık türünden nasıl koruruz ? Ya da internet ve televizyon başta olmak üzere bu iletişim araçlarının zararlarından korunarakbu iletişim araçlarını kendimiz ve çocuklarımıza nasıl faydalı hale getiririz?

Esasen bu ve benzeri sorulara vereceğimiz cevapları da biliyoruz ama düşüncelerimizi pratiğe dökme ya da uygulamamız söz konusu olduğunda maalesef düşünürken gösterdiğimiz hassasiyeti göstermiyoruz.

Milenyum çağı, bilişim çağı, nano teknoloji çağı ya da modern çağ olarak adlandırılan çağımızın en etkin, en çabuk, en hızlı ve en kolay iletişim araçlarından biri olan,  artık hemen hemen her kurumda, her işletmede ve her evde bulunan bilgisayarlar vasıtası ile hayatımıza giren, yönlendiren ve düzenleyen internet kültürü, bilgi devşirme, telekomünikasyon, bankacılık başta olmak üzere çeşitli işlemleri yapma, eğitim amaçlı kullanma ve en önemlisi  eğlence (zaman geçirme) dinamikleriyle adeta insanla bütünleşik bir yapı ve bir yaşam tarzı haline gelmiştir.

İnternet, başta çocuklar olmak üzere milletimizin geleceği olan gençlere ne tür zararlar vermektedir?

Bu zararların en mühiminin boşa harcanan zaman olduğunu düşündüğümüzde belki ortaya çıkan diğer sorunların ve zararların telafi edilmesi, ortadan kaldırılması mümkün iken,  giden zamanın geri getirilmesinin mümkün olamayacağını düşündüğümüzde “zarar” kaşesi ile kaşelenmiş faturayı ödemek zorunda olduğumuz gerçeği ile yüz yüze kalırız.

Elbette, İnternetin çocuklarımızın eğitiminde büyük yararlarının olduğu muhakkaktır. Bilhassa AR-GE çalışmalarında, ödev, tez hazırlama gibi konular üzerinde çalışırken çok büyük faydasının olduğunu kabul etmemiz gerekir. Yine internet vasıtası ile çocuklar ve gençlerin yeni arkadaş ve çevreler edinerek sosyalleşme süreçlerini daha çabuk ve hızlı geçtiği bilinen bir gerçekliktir. Bilhassa elektronik posta aracılığı ile haberleşme de ulaşılan kolaylık internetin en büyük yararları arasındadır.

Bu bahisle internet kullanıcılığının, çocuk ve gençlerin davranışlarını şekillendirmede, sosyalleşmelerine aracılık etmede, toplumsal değerler konusunda farkındalık düzeylerini artırmada, kısaca kimlik ve kişilik gelişimlerinde, karakterlerinin oluşumunda ne denli öneme haiz olduğunu yadsımamak gerekir.

Faydası, etkileyiciliği ve bir mıknatıs gibi  ve tutup çekiciliği aleni ve aşikar olan internet kullanımı ne gibi olumsuzluklara, zararlara, hastalıklara yol açmaktadır?

  En başta kemik gelişimini, zeka gelişimini ve  toplumsallaşmasını tamamlamamış olan çocuklara  ne tür zararlar vermektedir?

Bu günü kadar okumak suretiyle elde ettiğim, Akademik çevrelerin bilimsel yayınlarında yer alan, yerel ve ulusal medya vasıtası ile basına yansıyan, resmi ve özel kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin yaptığı araştırma, anket ve değerlendirmelerden elde ettiğim bilgiler ışığında, interneti yanlış ve amacına aykırı kullanmanın bilhassa çocuklara verdiği zararları mercek altına aldığımızda;

Görme de bozukluklar, iskelet ve kas yapısında ortaya çıkan sorunlar, ültraviyole ve radyoaktif ışınlardan kaynaklanan radyasyon etkisi, hareketsiz bir yaşamdan dolayı obezite olma riski gibi sorunlar fiziksel belirtiler olarak sayılabilir.

Yine internet bağımlılığını araştırma konusu yapmış uzmanların hem fikir olduğu, internetin yanlış kullanımını nedeniyle ortaya çıkan psikolojik etki ve belirtilerin neler olduğuna ilişkin bir değerlendirme yaptığımızda;

Haftanın her günü internete bağlanıyor olmak, bağlı iken zamanın nasıl geçtiğini hissetmemek yani zaman mefhumunu yitirmek, çevreyle diyalog kesilmesi nedeniyle içe kapanmak, spor yapamama, kitap okuyamama, derslerine çalışamama gibi nedenlerden dolayı arkadaş gruplarından kopmak ve yalnızlaşmak ve bu yalnızlığı alışkanlık haline getirmek vb. gibi etkiler vasıtası ile adeta madde bağımlılığında olduğu gibi bazı yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması.

Yoksunluk belirtileri neler olabilir?

İnternete bağlantının kesildiği veya engellendiği durumlarda, çocuğun aşırı sinirlenmesi, titreme, hayal kurma gibi bir takım psikolojik bozukluklara maruz kalması, parmaklarını gereksiz yere (maus kullanıyor gibi) oynatması, veya karşısında bir insan varmış gibi kendi kendine konuşması gibi belirtileri sayabiliriz.

Bu belirtiler de gösteriyor ki ruhsal (psikolojik) açıdan çocuklar internetin yanlış kullanımından çok etkilenmektedirler ve bu olumsuz etkiler, çocukların en başta davranış bozuklukları olmak üzere biyo-pisko-sosyal bozukluklara maruz kalmalarına zemin hazırlamaktadır.

İnternetin denetimsiz, kontrolsüz ve yanlış kullanımının sosyolojik açıdan ortaya koyduğu etki ve zararların neler olduğunu ilişkin bir değerlendirme yaparsak;

Çocuklar ve gençler bilhassa sürekli internete bağlı kaldıkları için yalnızlaşmakta, en başta arkadaş çevresi, ailesi olmak üzere tüm toplumla diyalog ve iletişim kurmakta sorunlar yaşamaktadırlar. Ayrıca denetimsiz ve kontrolsüz internete bağlanan çocuk ve gençlerin karşısına, pornografi başta olmak üzere, alkol, kumar ve bahis, (yakın zamanda basına yansıyan bir örnek; internette sanal kumar oynayanlara ilgili kumar sitesine her girişleri için ayrı ayrı 100 YTL   para cezazı kesildi.) ya da yasadışı örgütlerin illegal propagandalarının yapıldığı siteler çıkabilmektedir. Bu tür olumsuz etkilere maruz kalan çocuklarda çok ciddi sorunların ortaya çıkacağı gayet açıktır.

Yapılan bazı araştırmaların fevkalade önemli sonuçlarına göre;

Ebeveynlerin kahır ekseriyeti çocuklarının hangi sitelere ne amaçla girdiklerini bilmemektedirler. Çocukların kahır ekseriyetinin (ezici çoğunluğunun) ise cinsel içerikli sitelere girdikleri tespitlidir. Bu bilgiler de gösteriyor ki aileler çocuklarına internet kullanımı konusunda kuralcı davranmamaktadırlar.

Şu ana kadar okuduklarınızdan etkilenerek hezeyana, feverana ya da heyecana kapılmanıza gerek yok. Çocuklarınıza, çocuklarımıza İnternetin doğru kullanımını öğreterek, denetim ve kontrolünü sağlayarak kullanmalarına zemin hazırladığımızda, yukarıda bahsi edilen etki ve zararlardan da onları korumuş oluruz. Mamafih en iyi ve gözlemlenebilir denetim ailede başlar ve uygulanır.

Çocuk ve gençlerimizi madde bağımlığına karşı nasıl bilinçlendiriyorsak internek bağımlılığına karşı da bilinçlendirmemiz gerekir.

 En temel metot çocuklarımızla karşılık güven üzerine bina edilmiş bir diyalog kurmamızdır. İletişime açık olmalıyız ki çocuğumuz internete bağlı iken bir olumsuzlukla karşılaştığında bize söylesin bunun da olabilmesi için çocuğumuzun hem bize güvenmesi hem de kendini güvende hissetmesi şarttır.

 Eğer biz internet kullanımını bilmiyorsak, doğal olarak çocuğumuzun internette neler yaptığını da bilemeyiz, bu nedenle en az çocuklarımız kadar internet kullanımını bilmemiz gerekir. “Bilmez ki sorsun sorsa bilir/ Sormaz ki bilsin bilse sorar” sözü gereğince bilmek için de sormak için de bilmek gerekir.

Eğer internet kullanımını biliyorsak, çocuklarımızın hangi sitelere ne amaçla girdikleri konusunda endişelerden de kurtuluruz. En önemlisi madde bağımlılığının temel nedenlerinden olan “kötü modele özenti” gerçeğinden hareketle, internet konusunda da çocuklarımıza kötü model olmamalıyız, hangi sitelere ne amaçla girdiğimize dikkat etmemiz gerekir, bilhassa ahlaki ve kültürel yozlaşmalara, kişilik ve karakter bozulmalarına yol açabilecek figür, resim, grafik, film ve yazıların olduğu sitelerden biz de uzak durmalıyız.

 

Kötü model olmamak için.

Hem kendimiz  hem de çocuklarımızın sağlıklı bir ortamda ve olumsuz etkilere maruz kalmadan internet kullanmak istiyorsak mutlaka filtreleme programlarını bilgisayarlarımıza kurmamız şarttır.

Bu sayede yukarıda bahsini ettiğim zararlı yayın ve sitelere erişimi de engellemiş oluruz ve çok önemli bir nokta; evimizdeki bilgisayar mutlaka herkesin görebileceği, göz önünde bir yerde olmalıdır, bu sayede ortaya çıkabilecek bazı olumsuz durumların daha ortaya çıkmadan önüne geçilmiş olunacaktır.

Esasen internet bağımlılığına ilişkin bu yazımda daha bir çok noktaya temas edemedim.

Bilinen gerçektir ki uzun yazı insanları sıkar bu nedenle son söz olarak;

 İnternet kullanımından kaynaklanan biyo-psiko-sosyal bir sorun yaşıyorsanız ya da çocuğunuzda böyle bir sorun varsa zaman kaybetmeden mutlaka uzmanlarına müracaat etmeniz gerekir. Unutulmamalı ki insanlar sadece uyuşturucu, uyarıcı ya da uçucu maddelere bağımlı olmuyor, internete de bağımlı oluyorlar…

 

 

 

 
 Yazar: Emsâl TOPRAK 03.04.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  kariz-man
 
Yorum: 
 
İsim:  Erol
 
Yorum: 
 
İsim:  İSMET
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama...
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 2
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.