Leonardo-da Vinci projesi kapsamında, iki Emniyet Amiri, 4 Emniyet Müdürü, toplam altı kişilik bir polis ekibiyle, masrafları Avrupa birliği fonundan karşılanmak üzere, 10–22 Eylül 2006 tarihleri arasında, İngiltere’nin başkenti Londra’da araştırma ve incelemede bulunduk. Toplum Destekli Polislik (Community Policing) üzerine yapmış olduğumuz çalışmada, İngiliz polis teşkilatının genel yapısı, eğitim, çalışma, teçhizat durumu ve özellikle Toplum Destekli Polislik (Police Community Support Officer) konuları üzerine iki haftalık bir çalışma yaptık.
Program çerçevesinde, öncelikle kurs bünyesinde, sabahtan öğleye kadar polisin suç terminolojisi ve mahkemelerle ilgili konularda bilgilendirme çalışması yapıldı. Birinci hafta öğleden sonraları, ekip olarak İngiltere’nin çeşitli semtlerine dağılarak, polisin sokakta yapmış olduğu uygulamaları yakından ve yerinde izleme fırsatı bulduk. Bu yapılan çalışma program dışı ve ekstra bir faaliyet olarak yapıldı ve ilginç diyaloglarla karşılaşıldı. Projenin Türkiye koordinatörü ve İngiltere’de kursu organize eden firmanın yetkilileri, ilk hafta dil konusunda bir eğitim vermeyi, ikinci hafta ise bir polis merkezi, polis müzesi ve bir mahkemenin ziyaret edilmesini planlanmışlardı. Grup olarak biz, programda olmamasına rağmen, Londra polisiyle diyalog kurarak daha fazla görüşme ve bilgi alış verişinde bulunmak için, firmanın yetkililerinden ısrarlı talepte bulunduk. Firma, önerilen paraya göre programın yapıldığını, taleplerimizin ekstra maliyet gerektirdiğini, zamanlama olarak isteklerin hemen karşılanmasının zor olduğu konularını dile getirdi. Firmadan biz, bu programda daha ziyade polislerle irtibat kurmak, polis olarak anlatılan şeyleri onların ağzından dinlemek istiyoruz dedik. Sıcak ilişki ve ikna edici çabalarımız neticesinde, programa istediğimiz hususları ekletmeyi başardık.
İlk hafta Londra polisi ile herhangi bir faaliyet programı olmamasına rağmen, kursu düzenleyen firma birkaç koldan çalışarak, Londra merkez polisi ve bazı semt polislerinde randevu almaya çalıştılar. İlk hafta yapılan girişimlerden bir sonuç alınamadığı için, planlı bir şekilde görüşme sağlanamadı. Ama bu girişimimiz, ikinci haftadaki programın daha yoğun ve faydalı geçmesine neden oldu. Resmi bir program olmamasına rağmen, ekip olarak bizler polisle karşılaşmak ve konuşmakta ısrarlı davrandık. Bu yüzden sokakta karşılaştığımız her polise selam verdik, kendimizi tanıttık, onlarla ayaküstü görüş alışverişinde bulunduk, çeşitli fotoğraflar çektik. Londra merkez, Lawisham, Greenwich, Totenham, Dalston, notingan palace .. ……….gibi bir çok yerleri gezdik, oralarda çalışan polislerle görüştük ve konuştuk. Sokakta karşılaştığımız polislerin bir çokları tarafından çok nazik ve ilgi ile karşılandık. Bazen fazla ileri gitmiş olacağız ki, polis merkezlerinde ilgi görmedik, sıcak karşılanmadık. Bir saate yakın bekleyip görüşemeden ayrıldığımız polis merkezi (Lawisham) oldu. Birinci haftaki bu zorlu çalışmadan sonra, ikinci hafta yapacağımız görüşmeleri çok iyi değerlendirmemiz gerektiğini anladık.
İkinci hafta Londra şehir polis teşkilatının çeşitli birimlerini ziyaret ettik. Bu ziyaretleri gerçekleştirmeden önce, konuşmak ve görüşmek istediğimiz konularla ilgili 60 soru hazırladık ve önceden bu soruları Londra polisine de göndererek, taleplerimizle ilgili olarak onları bilgilendirdik. Ziyaret süresi içerisinde yeni sorular ve aklımıza gelen her şeyi, yetkililerle görüşme ve konuşma imkânı bulduk. İkinci hafta gördüğümüz ilgi alaka ve samimi diyaloglar, ilk hafta karşılaştığımız olumsuzlukları unutturmaya yetti. Londra genelinde Toplum Destekli Polis biriminin şefi ile görüştük. Bisikletli polislerin (Bike Unit) ünitesini ziyaret ettik. Londra şehir polisinin iki ana merkezinden birine bağlı olan (Snowhill Police Station) polis karakolunu ziyaret ettik. Londra’nın en meşhur üst mahkemesi (Crown Court) olan Old Beyli (The Old Bailey) mahkemesini ziyaret ettik ve bir duruşma izledik. Polis özel silah birliğinin merkezi, Terör önleyici birimi, olay yeri inceleme birimi, polis müzesi, Londra polisinin haber merkezi ve Londra sokaklarında hala muhafaza edilen haberleşme araçları gibi değişik yerleri ziyaret ettik ve çalışmaları hakkında yetkili şahıslardan bilgi aldık.
Bu çalışma neticesi elde ettiğimiz bilgileri aşağıda belirtilen başlıklar altında değerlendirmek istiyoruz.
1. İngiliz polis teşkilatının genel yapısı
2. Ülke çapında polisin görevlendirilmesi ve yönetimi
3. Polisin seçim, eğitim, stajyerlik, terfi, çalışma, istirahat, maaş, fazla mesai ve konut durumları
4. Polisin yetkileri ve teçhizat durumu
5. Polisin haberleşme durumu
6. Polis - savcı arasındaki ilişki ve polislerin olaylara müdahale ve sonraki aşamalar
7. Şüphelilerin mahkemeye çıkarılması ve yargılanma durumu
8. Toplum destekli polis
9. Sonuç
10. Öneriler
1.1. İngiliz polis teşkilatının genel yapısı.
İngiltere, dört ayrı krallıktan meydan gelen bir birleşik krallık (United Kingdom) tır. Güneyde başkent Londra’nın da içinde bulunduğu büyük ada, kuzeyde İskoçya, İrlanda’nın kuzey doğusunda bulunan toprakları içine almaktadır.
İngiltere genelinde nüfus 50 milyon ve polis sayısı 130.000 civarındadır. Başkent Londra’nın nüfusu 7 milyon ve polis sayısı 28.000 dir. Ülke çapında iç güvenlik tamamen polisin sorumluluğunda, asayiş ve genel güvenlik tamamen polis tarafından sağlanmaktadır. Acil durumlarda öncelikle özel polis üniteleri devreye sokulmakta, gerektiğinde son çare olarak askerin yardımına başvurulmaktadır. Örneğin, London City olarak bilinen Londra’nın merkez kısmında 1.000 kadar polis (City Of London Police) görev yapmakta, merkezin dışından sınıra kadar olan bölgede (Metropolitan Police) ise 27.000 polis bulunmaktadır.
Ülke genelinde polis, aynı yetkilere sahip ve benzer üniformayı giymesine rağmen, ülke çapında 43 ayrı polis gücü (Police Force) vardır. Londra başkent olması münasebetiyle, genellikle iş yerleri, hastane, resmi daireler, üniversiteler, büyük alış veriş merkezleri, tarihi ve turistik yerleri içersine alan bölge, ayrı bir alan olarak değerlendirilmiş ve Londra şehir polisi (City Of London Police) tarafından asayiş ve güvenlik hizmeti yapılmaktadır.
Londra merkezi ile Londra sınırları arasında kalan diğer alan ise ayrı bir bölge olarak değerlendirilmiş ve bu bölgenin asayiş ve güvenliği ise ayrı bir polis gücü (Metropolitan Police) tarafından sağlanmaktadır. Üçüncü polis gücü olarak taşımacılık polisi (Police of Transport) gelmektedir. Taşımacılıktan sorumlu polis birimi ülke çapındaki tüm raylı taşımacılığın sorumluluğunu üstlenmektedir. Taşımacılıktan sorumlu polis gücü, kendi içerisinde yeraltı taşımacılığı ve yerüstü taşımacılığından sorumlu olacak şekilde ikiye ayrılmakta ve aynı müdür (Commissioner) tarafından kontrol yönetilmektedir. Bunun haricinde değişik 50 civarında il (County) mevcuttur. Bu illerin bazıları küçük olması sebebiyle, iki ilin asayiş ve emniyeti bir tek bir polis gücü (Police Force) tarafından sağlanmaktadır. Bu şekilde il ya da illerin asayişini sağlayan polis güçleri (County Police) mevcuttur. Başta saydığımız ilk üç polis gücü, il ve illerden sorumlu polis güçlerinin toplamı 43 tanedir.
Ülke çapında asayiş ve güvenlik hizmeti veren 43 farklı polis gücünün hepsi, tutuklama, kuvvet kullanma, gözaltına alma vs. gibi aynı yetkilere sahip olmakla birlikte, bütçeleri hizmet verdikleri belediyelerce karşılanmakta ve çalıştıkları yere has polis kimliği taşımaktadırlar. Dolayısıyla polis çalıştığı bölgenin belediyesinin bütçesinden maaşı karşılanmakta ve bağlı olduğu polis gücünün forsunu ve kimliğini kullanmaktadır. Bununla birlikte her polis gücünün başındaki müdür polisi yönlendirmekte ve belediye başkanının polis üzerinde bir yönlendirme ve emir verme yetkisi bulunmamaktadır.
2.1. Ülke çapında polisin görevlendirilmesi ve yönetimi
Daha önce bahsedildiği gibi ülke çapında 43 ayrı polis gücü bulunmaktadır. Bunların bütçesi belediyelerce karşılandığı, yasa ile düzenlenen polislik yetkilerinin aynı olduğu, elbise ve kullandıkları teçhizatların ülke çapında aynı ve belirli bir standardının olduğu yukarıda belirtilmişti. Bunla birlikte, 43 ayrı polis gücü, kendi içerisinde diğerlerine göre bağımsız, tek ve benzersiz (unique) bir durumdadır. Yukarda bahsedilen ortak yönlerin yanında, her polis gücünün kendine has özel bir arması var ve polis kimlikleri de farklılık göstermektedir. Bununla birlikte, bir polis kendi kimliği ile bağlı olduğu polis gücünde (örneğin Londra’nın merkezinde bulunan polis gücü (City Of London Police)) görevli olsa bile, ülke genelinde gittiği her yerde (kuzey doğu İrlanda hariç) polislik yetkilerini kullanma imkânına sahiptir.
43 ayrı polis gücünün her birisinin başında görevli olan emniyet müdürleri (Commissioner), iç işlerinden sorumlu olan devlet bakanına (Home Secretary) direkt olarak baplıdır. Polis güçlerinin bağlı oldukları iç işlerinden sorumlu bakan (Home Secretary), her dört yılda bir değişmesi nedeniyle, polisin yapması gereken işlere çok fazla müdahale etmemektedir. Sorumlu bakan olarak polisin görevini yasalar çerçevesinde yapıp yapmadığını denetlemekte (örneğin kısa bir süre önce metroda vurulan şüphelinin suçsuz olduğu anlaşılması nedeniyle, iç işlerinden sorumlu bakan ilgili müdürü çağırıp bilgi istemiştir), polis güçleri arasında koordine görevini sağlamakta, polisin gelişme ve ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır. (Resim/haber: 08 12 2006 http://www.milliyet.com/2005/07/25/dunya/adun.html)
İllerde (County) Vali denilen bir yönetici bulunmamaktadır. Belediye başkanı her ilde en üst yetkilidir. Belediye bünyesinde bir konsül (Council of City) bulunur ve her kurumdan bir yetkili bu konsül içerisinde görev yapar ve gerekli koordine konsül tarafından sağlanır. Kurumlar arası yazışmalar, aracı kullanılmadan direkt olarak yapılır.
Her polis gücünün maaşı çalıştığı belediyenin bütçesinden karşılanır. Yalnızca Londra’nın merkezinde bulunan polisler hastane, mahkeme, banka, iş yerleri vs. gibi, çoğunluğu (%95) devlete ait olan önemli iş merkezinin güvenliğini sağladığı için, maaşları devlet tarafından karşılanır. Diğer tüm polis güçlerinin maaşları, polisin hizmet verdiği belediye bütçesinden karşılanır ve bu para da vatandaşın belediyeye verdiği vergilerle karşılanmaktadır. Buna rağmen polis, görevini belirlenen yasal çerçeve içerisinde yapmakta ve belediye başkanı (Mayor) tarafından hiçbir emir almamaktadır.
Bunun yanında, 43 farklı polis gücünün başında bulunan müdürlerin (Commissioner) merkezde kendisine bağlı olduğu genel müdürlük gibi bir müdürlük makamı bulunmamaktadır. Merkezde, ülke genelindeki faaliyetleri koordine eden daire başkanlıkları da mevcut değildir. Polis, başında bulunan polis müdürü (Commissioner) nün sorumluluğunda, yasadan aldığı yetkiler ile direkt olarak emniyet ve asayişi sağlamakta ve olaylara müdahale etmektedir. İhtiyaç duyulan polis sayısı belediye tarafından belirlenmektedir. Belediyeler kendi bölgelerinde hizmet verecek olan polisler için kendilerine ait polis okullarına sahip olmakta ya da üniversite ile anlaşarak, gerekli olan ön eğitimi üniversiteler aracılığı ile satın almaktadır.
3.1. Polisin seçim, eğitim, stajyerlik, terfi, maaş, fazla mesai ve konut durumları
Polislik mesleği memurlukla (Constable) başlamaktadır. İster amir isterse memur olsun, her polis aynı prosedürden geçerek polis olmaktadır. Alttan yukarıya doğru rütbe sıralaması olarak rütbe sıralaması şöyledir;
1. Community Support Officer (Toplum Destekli Polis)
2. Constable (Polis Memuru)
3. Sergeant (Komiser Yardımcısı)
4. Inspector (Komiser)
5. Chief Inspector (Başkomiser)
6. Superintendent (Emniyet Amiri)
7. Chief Superintend (Tek yıldız emniyet müdürü)
8. Commander (İki yıldız emniyet müdürü)
9. Assistant Commissioner (Müdür yardımcısı)
10. Commissioner (Müdür)
3.1.1. Toplum Destekli Polis (Community Support Officer)
Toplum destekli polis, 20 yıldan beri çeşitli şekillerde İngiltere’de faaliyet göstermektedir. Toplum destekli polis ile ilgili geliştirme ve mükemmelleştirme çalışmaları bu gün bile hala devam ettiği görülmektedir. Polis teşkilatına bağlı bir birim olarak çalışan Toplum Destekli Polisler, polis gibi giyinme ve telsiz taşımalarına rağmen, polis gibi aynı yetkilere sahip değildirler. Sınırlı yetkiler ile daha ziyada kendilerine gösterilen alan içerisinde, halkın içerisinde bulunurlar, halkın gözünden olayların nasıl gözüktüğünü anlamaya çalışırlar, şikâyet istek ve talepleri alırlar. Her hangi bir olayla karşılaşmaları halinde durumu telsiz ya da telefon ile polise bildirirler.
Toplum Destekli Polis olmak isteyenler için de belirli şartlar vardır, fakat bunlar polis olmanın gerektirdiği şartlar kadar ağır değildir. Birçok insan daha kolay bir şekilde bu üniteye katılmaktadır. Ön eleme ve açılan mülakatta başarılı olanlar bir aylık bir kursa tabi tutulmakta, sonrasında gönderildikleri görev yerlerinde, tecrübeli bir polis nezaretinde, bir ay süreyle stajyer olarak çalışmaktadırlar. Bu görevliler, sonradan şartların uyuşması ve açılan sınavlarda başarılı olmaları halinde, normal polis olma şansına sahiptirler. Kendi içerisinde terfi imkânı bulunmamakta ve en alt rütbede çalışan polisin nezaretinde görev yapmaktadırlar.
3.1.2. Polis Memuru (Constable)
Polis adayları, lise ve üniversite mezunları arasından seçilmektedir. Lise ya da üniversite mezunları, polis olabilmek için müracaata bulunur. Belirli şartları taşıyan, ön mülakat, sonrasında iki gün süren fiziksel test ve sınavda başarılı olan adaylar polis okullarında okumaya hak kazanırlar.
Her polis gücünün kendisine ait Polis Okulu bulunmakta, bunun yanında bazı polis güçleri üniversite ile anlaşarak, gerekli olan eğitim hizmetini üniversiteler aracılığı ile almaktadırlar. Okul ya da üniversite için gerekli masraflar söz konusu Belediye bütçesinden karşılanmaktadır.
Polis adayları, iki aşamalı bir eğitimi başarı ile tamamlamak zorundadır. Öncelikle adaylar, Polis Okullarında (Police School) 15 haftalık bir kurs dönemi geçirirler. Derslerde başarılı olan öğrenciler, bitirme sertifikalarını alır, üniforma ve teçhizatlarını (açılır kapanır cop, kelepçe, sprey) teslim aldıktan sonra, polis gücü içerisinde belirlenen görev yerlerine stajyer polis olarak görevlendirilirler.
Bu aşamadan sonra eğitimin ikinci ayağı başlar. İki yıl süren bu dönemde stajyer polis (Probationer), tecrübeli bir polis nezaretinde görev yapar. Normal çalışma düzeninde (Shift) göreve gelen stajyer polis, üniformalı, belinde kelepçe, cop, sprey ve yakasında telsiz ile görev yapar. Nezaret eden polis, stajyer polisi her yönüyle (işe zamanında gelme, diyalog, istek, konuşma, davranış vs.) denetler ve görev sonrası elindeki değerlendirme formuna, onun gözü önünde çeşitli notlar verir. Değerlendirme formunda belirtilen özellikleri 1 ve 7 arasında not vererek değerlendirir. Puanlamada, 4 ve 5 puanlar için açıklayıcı bilgiler yazma ihtiyacı duyulmaz iken, düşük not olan 1 ve 2, yüksek not olan 6 ve 7 puan vermesi halinde, formun arkasında bulunan görüş kısmına, değerlendirme gerekçelerini belirtir. Verilen puanlar stajyer polisin önünde yapılır ve sözlü olarak ta kendisine bilgi verilir. Stajyer polis istenilen performansı gösteriyor ve belirli bir standardı tutturuyor ise, polis memurunun bu istikamette nezareti devam eder. Bir olumsuzluk olması halinde polis durumu amirine rapor eder. Amir stajyerin sorumluluğunu komiser yardımcısı ya da komisere havale edebilir. Olumsuzluk devam etmesi halinde, kayıtlardaki gerekçeler müdüre (Commissioner) arz edilmek suretiyle rapor edilir. Karar polis gücünün müdürü tarafından verilir. Polis müdürü, stajyer polis ile ilgili yapılan değerlendirmeler doğrultusunda karar verir, meslekle ilişkisini kesebilir.
Stajyerlik süresi iki yıldır ve polislikle ilgili eğitimin en önemli parçasını bu safha oluşturmaktadır. Polis adayı, Polis Okulundaki 15 haftalık kursta başarılı gözükse bile, uygulamada istenilen ve beklenilen performansı gerçekleştirmeyebilir. İki yıl içerisinde polis adayı çeşitli birimlerde çalıştırılır ve belirli aralıklarla tekrar kurs almak için Polis Okuluna geri gelir. Stajyer polis, yaklaşık 5–6 kez okula döner. Çalıştıkları yerlerdeki tutulan değerlendirme formları gözden geçirilir, eksiklikleri giderilmeye çalışılır ve farklı alanlarda yeni kurslara tabi tutulur. İki yıllık staj döneminde, gerek çalışma yerlerinde tutulan formlar ve gerekse okulda verilen kurslarda gösterdiği performans, birlikte değerlendirmeye tabi tutulur. Başarılı görülmesi halinde gerçek bir polis olarak göreve başlar.
3.1.3. Komiser Yardımcısı (Sergeant)
Komiser Yardımcısı (Sergeant), iki yıl polislik yapan, başarı grafiği yüksek ve sicili olumlu olan polis adayları arasından seçilmektedir. Açılan sınavlarda başarılı olan polis memurları (Constable) komiser yardımcısı olma şansına sahiptirler. Üniversite mezunu olarak polisliğe giren ya da polislik yaparken üniversiteyi bitiren polislerin, anlayış ve becerileri daha yüksek olması nedeniyle, terfi etme şansları daha yüksektir. Terfi sonrası, rütbenin gerektirdiği bilgi ve beceriler doğrultusunda, komiser yardımcıları 15 günlük bir eğitime tabi tutulurlar ve o rütbede gerekli olan bilgiler ile donatılırlar.
3.1.4. Komiser (Inspector)
Komiserler, komiser yardımcıları arasından seçilerek alınır. İki yıl bir süre ile hizmet eden komiser yardımcıları, açılan sınav için müracaatta bulunurlar. Başarılı olmaları halinde komiserliğe terdi ederler. Terfi sonrası, rütbenin gerektirdiği bilgi ve beceriler doğrultusunda, komiser yardımcıları 15 günlük bir eğitime tabi tutulurlar ve o rütbede gerekli olan bilgiler ile donatılırlar.
3.1.5. Baş komiser ve yukarısı (Chief Inspector…..)
Baş komiser ve yukarı rütbelere terfi için, adaylar bir alt rütbeden mülakat ile seçilirler. Mülakat sonrası uygun görülen adaylar terfi ettirilir. Adaylar terfi sonrası, rütbenin gerektirdiği bilgi ve beceriler doğrultusunda 15 gün ya da daha fazla bir eğitime tabi tutulurlar ve o rütbede gerekli olan bilgiler ile donatılırlar.
3.1.6. Polisin çalışma, istirahat ve maaş durumları
İngiltere’de polis genel olarak 8 saat görev yapmakta ve gün içerisinde üç grup şeklinde çalışmaktadır. Polisin çalışma şeklini, her polis gücünün başında bulunan polis müdürü belirler. Polis gücünün hizmet verdiği bölgeye göre çalışma şekillerinde ufak farklılıklar olabilir. Genel olarak, sabah grubu saat 07.00 da göreve başlar ve saat 15.00 te bırakır. Akşam grubu 15.00 te görev alır ve gece 23.00 de bırakır. Gece gurubu ise 23.00 de görev alır ve sabah saat 07.00 de bırakır. Her gurup bir hafta süre ile aynı saatlerde (vardiye) çalışır ve grup değişimleri Pazar günleri gerçekleştirilir.
Yalnızca Londra’nın merkezinde çalışan bazı polis birimleri, özellikle öğleden sonra halkın yoğun olduğu saatlerde, farklı bir çalışma sistemi sergilemektedir. Bu bölgede çalışan polis merkezlerinin bir kısmı sabah yine saat 07.00 da görev alır ve 16.00 ya kadar devam eder. Akşam gurubu 13.00 da görev alır ve gece 22.00 ya kadar devam eder. Gece grubu ise saat 22.00 da görev alır ve 07.00 a kadar devam eder. Burada görüldüğü gibi, saat 13.00 ile saat 16.00 arasında iki grup aynı anda mesai yapmakta ve daha fazla polis görev başında bulunmaktadır. Böylece sabah grubu 9, akşam grubu 10 ve gece grubu ise 9 saat mesai yapmaktadır. Fazla mesai yapan polisler, maaşlarının yanında ekstra para almakta, tatil ve bayram durumlarına göre fazla mesai parası değişmektedir.
3.1.7. Mesaiye başlayan ve görevi bırakan polislerin değişim şekli.
İngiltere polisinin, görev sonrası üzerinde silah ve göz yaşartıcı sprey taşıması yasaktır. Her polisin çalıştığı yerde kilitli bir malzeme dolabı vardır. Normalde polisler görev esnasında silah taşımazlar ve kendilerine zimmetli bir silah bulunmamaktadır. Polisler göreve gelirken ve görevden ayrılırken sivil kıyafetlerle gelirler, iş yerinde elbiselerini değiştirirler. Değişim bağlı oldukları şubede yapılır. Görevi alacak olan polis, kendisine ait olan dolaptan elbisesini giyer ve teçhizatını takar ve göreve başlar. Görevi bırakacak olan poliste elbisesini değiştirir, teçhizatını kendisine ait olan kilitli dolaba bırakır. Silahı olmadığı için sadece cop, kelepçe, sprey ve el feneri gibi eşyalarını dolaba kilitler. Gece geç saatlerde işten ayrılıyor ise, yinede sprey taşıyamaz ancak, kelepçe ve copunu yanında götürebilir.
Özle silah ünitesinde çalışan polisler içinde ayrıca tabanca ve tüfeklerini bırakabilecekleri, kendilerine ait kilitli dolaplar mevcuttur. Bu birimde çalışan polisler değişimlerini yine birimde yaparlar. Görevi bırakanlar, teçhizatlarını dolaplara kilitlerler ve ayrılırlar. Görevi alan polisler ise kendilerine ait kilitli dolaplardan teçhizatlarını alarak göreve çıkarlar.
Dört sabah arka arkaya görev yapan polis 3 gün istirahat yapar, 3 akşam arka arkaya çalışan polis 2 gün istirahat yapar, 7 akşam görev yapan polis 5 günlük istirahat alır. Gece grubunda çalışan memur bir hafta sonra sabah grubunda, sabah grubunda çalışan memur bir sonraki çalışmasında akşam grubunda ve akşam grubunda çalışan memur bir sonraki çalışmasını gece grubunda yapacak şekilde görev yapar. Bunun yanında mesleğe başlayan memur ilk beş yıl 20 gün yıllık izin kullanır. Beş yıldan sonra her yıl izin günü çalışma durumuna göre artmaktadır. Bize rehberlik yapan komiser yardımcısı rütbesindeki polis, 20 yıllık polis ve 29 gün yıllık izin hakkının olduğunu belirtti.
3.1.8. Polisin maaş, fazla mesai ve konut durumu.
Daha önce belirtildiği gibi, polisin maaşı hizmet verdiği belediyenin bütçesi tarafından karşılanmaktadır. Çalıştığı birim ve risk durumuna göre, polisin maaşı değişmektedir. Normal bir polis memurunun maaşı yıllık 20.000 pound civarındadır. Polis, normal maaşının yanında fazla mesaiden para almakta, toplu taşıma araçlarını bedava kullanmakta ve ev edinmek istemesi hailinde özel bir indirimden yararlanmakta ve ev edinmesi kolaylaştırılmaktadır. Programın bir aşamasında, bize mihmandarlık yapan bir polis, basın polisi olduğunu ve artılar hariç, yıllık 30.000 paund aldığını belirtti. Seviye ve konumlarına göre amirlerin maaşları değişmektedir. Polislik mesleğine büyük bir rağbet olduğu ve polislik için müracaat edip sırada bekleyen adayların sayısının oldukça yüksek olduğu belirtildi.
3.1.8. İnceleme süresince en çok göze batan şeyler.
Öncelikle polisin temiz ve düzgün giyindiği, üzerinde bulundurması gereken teçhizatları standart, tam ve eksiksiz olarak taşıdığı, görev süresince çelik yeleği üzerinde bulunduğu, genel ve silahlı özel üniteler ile birlikte otoriteyi tam olarak temsil ettiği dışardan gözlenmektedir.
Bayan polisler; Sokakta yaya, bisikletli, araçla devriye görevi yapan polislerin içerisinde, bayan polisler çok fazla göze çarpmaktadır. Bayan polisleri, iki bayan ya da bir erkek bir bayan görevliden oluşacak şekilde Oxford Caddesi üzerinde, Thames nehrinin kenarında ve her yerde yaya devriye olarak çalıştıklarını görmek mümkündür. Bisikletli devriye görevi yapan bayanları sıkça görmek mümkün olduğu gibi, araçla devriye görevi yapan ekiplerde, bayan polislerin araç şoförlüğü yaptıkları sıkça görülmektedir. Kısacası bayan polisler bay polislerle birlikte 24 saat sokakta açık ve seçik olarak görülmekte, aktif olarak asayiş, trafik vs. hizmetlerde bulunmaktadır.
Araçla devriye görevi yapan polisler, trafikte ve halkın arasında normal olarak göze çarpmakta, bölgenin durumuna göre devriye yoğunluğunda farklılıklar oluşmaktadır. Londra merkezde çok aşırı bir polis araç trafiği gözlenmemektedir. Polis sokakta görünür bir şekilde değil, kavşak, yol, otobüslerdeki kameralar gibi teknik imkânlarla varlığını hissettirmektedir. Araç kullanan polisler yaşamın her parçasında elinden geldiği kadar diğer insanlara örnek bir tutum içerisine girmekte ve kurallara uymada örnek teşkil etmektedir. Araç kullanırken polis trafik içerisinde çok sakin seyretmekte, acil durumlarda siren çalarak, yolları kullanma üstünlüğü elde etmek suretiyle hızlı bir şekilde olay yerine intikal etmektedir. Trafikte seyreden sivil araçlar kendilerine tahsis edilen yolu kullandıkları, otobüslere ayrılan yolları fazla ihlal etmedikleri için, bu yollar polis için çok hızlı hareket etme güzergâhlarıdır.
Polis mesleğe girerken şoförlük bilgi ve becerisine sahip olmasa bile, mesleğe adım attıktan sonra belirli bir aşamada şoförlük bilgi ve becerisini kazanmak zorundadır. Polislik mesleğinde şoförlük becerisi çok önemli görülmekte, her polisin silah kullanma ve diğer polisiye becerileri bilme zorunluluğu gibi, şoförlük becerisine de sahip olmak mecburiyeti vardır. Polis teşkilatı mesleğe girenler için, sürücülük alanında hizmet içi eğitim kursları düzenlemekte ve bu kurslarda temel sürücülük teknikleri (emniyet kemeri, araç kullanma, trafiğe çıkma, kurallara uyma) ve ileri sürüş teknikleri (acil durumlarda trafiği tehlikeye sokmadan hızlı araç kullanma, 4X4 tipi araç kullanma, yağmurlu, çamurlu ve kış şartlarında araç kullanma vs.) konularında her polis eğitime tabi tutulmaktadır.
Bisikletli devriye; araçla devriye görevi yapan diğer bir ünite ise bisikletli polislerdir. Polis bisikletleri özel olarak dizayn edilmiş, üzerlerinde polis yazısı olan ve direksiyonunda telsiz muhaberesini yönlendirmeye yarayan düğmeler bulunmaktadır. İki haftalık süre içersinde motor/motosikletli polis ekibi ile hiç karşılaştığımı hatırlamıyorum. Ama bisikletli polis devriyeleri ile, her an ve her yerde karşılaşma imkânı bulunmaktadır. İster Thames nehrinin kenarında, isterse bir kenar semtte, bisikletli polisi görmek mümkündür. Polis bisiklet kullanma konusunda da çok örnek bir tutum sergilemektedir. Üniformalı bisikletli polis, başlarında kask, üzerinde koruyucu yelek, belinde teçhizat (açılır kapanır cop, kelepçe, sprey, düdük), sol ve sağ el kullanma durumuna göre yakalarına takılı el telsizi (sağ elle silah kullananlar telsizi sol omuzlarında diğerleri diğer şekilde taşımakta), ellerinde eldiven, gözlerinde gözlük takılı olacak şekilde bisikletli devriye görevi yapmaktadırlar. Trafikte motor ve bisiklet kullanan sivil vatandaşların %98 ini, istisnasız bir şekilde başlarında koruma kaskı, üzerlerinde koruyucu elbise, ellerinde eldiven olacak şekilde trafikte seyrettikleri göze çarpmaktadır. Polis mi halka örnek teşkil etmekte, yoksa halk mı güzel temsil ortaya koymada öncülük yapmaktadır, bilmek zor, fakat polisin kurallara uyarak, halka örnek bir tablo çizdiği ortadadır.
Yapılan görüşmede, bisikletli polisin her yere rahatça girip-çıkabildiği ve ulaşabildiği beyan edilmektedir. Örneğin motor/motosikletle ulaşılamayacak yerlere bisikletle gitmenin daha kolay olduğu belirtilmektedir. Hafif olması nedeniyle, bir binanın altına geçmek için, metroya inmek için, karşıdan karşıya geçmek için bisikletin elle rahatça taşınabileceği ve ulaşımda kolaylık olduğu dile getirilmektedir. Polis bisiklet üzerinde daha zinde kalmakta ve her an dinamik ve güçlü formunu korumaktadır. Diğer bir konu, Londra gibi turistik mekanlarda, araçla girilemeyen ya da gürültü kirliliği istenilmeyen yerlere yaya devriye haricinde girilebilecek en uygun devriye şekli bisikletli devriyedir. Aynı yerler motorlu araçla da girilebilir. Ama sakinlik yaşamak amacıyla buralara gelen insanları rahatsız etmemek için alanda dolaşılamayacağı, ancak aracın bir kenarda park edilerek görev yapılabileceği, fakat bisikletli polisin rahatça hareket halinde olabilme şansına sahip olduğu ve istediği her yeri rahatlıkla kontrol edebileceği dile getirilmektedir.
Güvenlik kameraları; İngiltere’de en çok göze batan şeylerden birisi de güvenlik kameralarıdır. Sokaklarda, kavşaklarda, binaların caddeye bakan yüzeylerinde, ana girişlerde, resmi kuruluşlarda, şirket girişlerinde, gönüllü kuruluşlarda, kiliselerde, otobüslerde vs. belirgin bir şekilde gözükmektedir. Bu gün ülke genelinde yaklaşık 2,5 milyon kamera kullanıldığı belirtilmektedir. Caddede, otobüste, resmi kurumlara bu kadar kamera olması, özel hayata fazla müdahale gerekçesiyle kimi insanlar tarafından tenkit edilmekte, bazıları da bundan bir rahatsızlık duymadıklarını dile getirmektedirler. Polis kameralar konusunda da teknolojiden son derece yararlanmaktadır. Bu günlere sokaklarda yeni bir robot kameralar yerleştirileceği ve bu kameraların hata yapan sürücüleri, çevreyi rahatsız eden ya da kirleten vs. insanları ikaz edeceği dile getirilmektedir.
Devam Edecek