AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Konsolosluk ve Güngören saldırılarının gerçekleştiren sizce kim?
   Bölücü örgüt PKK
   El-Kaide ve türevleri
   DHKP-C ve sol terör örgütleri
   Son operasyonlarla çökme aşamasına gelen Ergenekon
   İkisini farklı örgütler düzenledi
   
 
Son Üyeler
canancoskan
polis_28
police_sobe
adaletinsesi
gülşah
 
En Çok Okunanlar
AKADEMİDEN "MESLEK"E

Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Sevinmek Bizim de Hakkımız

Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi

Yokolan İnsanlık

 

 "Bir" Ne Demek Yazdır 
 Yazar: Emsal TOPRAK 12.03.2008  
"Bir" Ne Demek

Alın kağıdı kalemi elinize beşe kadar yazın dediğimizde,  hiç kimse ikiden başlamaz çünkü “bir” başlangıç sayısıdır, bir temel noktadır, insan her şeyi “bir” kere denemekle tanır, öğrenir, tecrübe eder, özümser, kabullenir ya da o ilk denemeyle birlikte reddeder, kabullenmez, özümsemez, kullanmaz vs…

            Şimdi bu “bir” ya da ilk deneme konusunu neden açtım ya da bu konuya niye bu kadar deyinme ihtiyacı duydum?

            Öğrenci soruyor “uyuşturucu maddeyi bir kere denemekten bir şey olur mu ?” bu soru esasen madde bağımlılığı konusunda toplumumuzun bilincinin düzeyini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor.

 Eğer biz yıllardır İl merkezi, ilçe, kasaba demeden, öğrenci, veli, genç, yaşlı, kız ya da erkek ayırt etmeden herkese madde bağımlılığı tuzak ve tehlikesini bütün boyutlarıyla anlatma çabası içinde yaşadığımız toplumun bilinç düzeyini yükseltme amaçlı olarak başta eğitim olmak üzere çeşitli faaliyetler içindeysek…

İşte bu yüzden, yani “bir kereden bir şey olur mu?” şeklinde tezahür eden bilgisizliği yenmek, insanımızın madde bağımlığına karşı daha dikkatli ve duyarlı olmasını sağlamak hülasa gerek TADOC/TUBİM kaynaklı aldığımız eğitimler gerekse kendi çabalarımızla ulaştığımız bilgileri herkesle paylaşmak için…

            Takdir edilmeli ki paylaştıkça büyüyen tek şey bilgidir, bu nedenle düzenlediğimiz her eğitim faaliyeti neticesi insanların “sineklerle savaş yerine, bataklığı kurutmayı” öğrendiklerini görmek bizim için tarifi namümkün bir duygu… Ne demek “bataklığı kurutmak” ebetteki madde bağımlılığı konusunda insanların kafalarının içindeki yanlış bilgi,  fikir ve düşünceyi yok etmek önce kafaların içindeki bataklığı kurutmak esas olan.

            Her şeyin bir ilki olduğunu, her şeye “bir” kere denemekle muttali olunacağını söylemiştik ama konu madde bağımlılığı olunca genellikle bu ilk denemenin devamı da oluyor maalesef… Bu yüzden öğrenci tarafından sorulan yukarıda bahsini ettiğim soruya verdiğim cevap,  “bir kendisinden sonrakilerin başlangıç noktası” bir çok insan bir kereden bir şey olmaz diyerek madde bağımlısı olmuştur, bir kadeh alkol insanı bir alkol fıçısının içine düşürebilir, bir adet sigara insana zamanla  bir paketi  açtırabilir ya da daha fazlasını…

Uyuşturucu ya da uyarıcı bir maddeyi bir kere kullanmak ya da denemek insanı, madde bağımlılığı dediğimiz bataklığın içine çekebilir…Bu nedenle en müspet davranış, tavır ve tercih bu tür maddeleri bir kere bile kullanmamak olmalıdır çünkü kişi maddeyle hücrenin temasını sağlamışsa, hayatının geri kalan bölümünde bir daha temas öncesi döneme geri dönememektedir. Bu bahisle konu bağımlılık yapıcı maddeler olunca en temel yaklaşım “bir kere bile kullanmamak ve ilk teklife hayır demek” olmalıdır.

            Şahsımıza sorulan sorular ya da bazı ön kabuller , düzenlenen eğitim faaliyetlerinin hız kesmeden devam etmesini ve çeşitlendirilerek herkese ulaşmanın gerekliliğini çok açık bir şekilde ortaya koymuş durumda..

            Nedir bu ön kabul?

            Bir öğrenci “ben bağımlı olmam ya da istediğim zaman bırakırım” şeklinde düşünüyor ve bunu dillendirebiliyorsa cehaletin boyutunu varın siz düşünün…

            Aksine, herkes bağımlı olabilir çünkü kadın-erkek, genç-ihtiyar hülasa herkeste hücre yapısı aynıdır.

Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılması durumunda çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde herkes bağımlı olabilir ve belki de oluşan bağımlılık öyle bir safhaya ulaşır ki iptila seviyesine çıkabilir, bu seviye bağımlılığın kronikleştiği evredir yani tedavinin en zor ve meşakkatli olduğu sürecin başladığı dönem…Bilhassa kullanılan madde çok şiddetli ve etkili bir bağımlılık yapan madde ise, birkaç kere kullanmak kişinin o maddenin esaretine girmesini daha çabuklaştırır. Bu gerçekler ışığında, hiç kimse ben bağımlı olmam deme hakkına sahip değildir.

 

 

 

Ya da “istediğim zaman bırakırım” düşüncesi veya inanışı, bilgisizliğin bir başka örneği…

Eğer insanlar bu tür maddeleri istedikleri zaman bırakıyorlarsa, ülkemizde on yedi milyon sigara bağımlısı neden bırakmıyor sigarayı, ya da alkol bağımlılarının beş on yıl gibi uzun süreli tedavilere rağmen neden alkolün esaretinden kurtulmaları kolay olmuyor?

Diğer bağımlılık yapan maddelerin müptelası olmuş insanlara uygulanan bu kadar uzun süreli tedavi süreçlerine rağmen neden istenilen ve arzu edilen sonuçlar çıkmıyor ortaya?

Bu örnekleri baz aldığımızda, hiç kimse, istediğim zaman bırakırım diyemez ve dememeli çünkü bu maddelerin bağımlılığından kurtulmak için sadece istemek yetmez eğer yetseydi tedavi merkezleri bağımlı hastalarla dolup taşmazdı…

Bağımlılıktan kurtulmuş bir kişinin; aradan beş yıl geçti ama hala beyaz ne görsem “un, tuz, şeker, nişasta vs” aklıma daha önce bağımlısı olduğum uyuşturucu madde geliyor demesi çok şey anlatmıyor mu? Bağımlılıktan kurtulan kişinin, demirin pasa yakın olduğu kadar o maddeye yakın olduğunu söylediğimizde çok abartılı bir söz söylemiş olur muyuz acaba?

Bu yazımızdaki amacımız, bazı yanlış inanış ve düşüncelerin temelsizliğine, dayanaksızlığına ve bilgi yoksunluğuna (cehalet) vurgu yaparak, doğruyu anlatma ve bu doğrular ışığında “balık vermeyi değil, balık tutmayı öğretme” çabası yani insanların madde bağımlılığı tuzaklarından kendilerini koruyabilecekleri bir bilinç düzeyine ulaşmalarını sağlamaktır.

Düzenlediğimiz eğitimlerdeki amaç ise; üzerimize yapılan bilgi yatırımını herkesle paylaşarak, TUBİM’ in “talep azatlımı projesi” gereğince, hizmetinde bulunduğumuz başta gençlerimiz olmak üzere tüm halkımıza “sigara, alkol, uyuşturucu, uyarıcı, uçucu kısaca tüm bağımlılık yapıcı maddelerin biyo-psiko-sosyal yönlerden zararlarını ve tehlikelerini anlatarak, herkesin kendisini başka birine ihtiyaç duymadan koruyabileceği ve bu tür maddeleri bir kere bile denemeyecekleri, deneyemeyecekleri  olgunluğa ulaştırmaktır.

 

 
 Yazar: Emsal TOPRAK 12.03.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  Ziya KORKMAZ
 
Yorum: 
 
İsim:  İSMET
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Ergenekoncu polisler Susurlukçu askerler ya da tersi
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 1
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Komser ile Memur - 16 (Kuru tuz, Kokan Tuz)
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN Bu Topraklarda Barışı Severler
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.