AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Rusya ile Türkiye arasında çıkacak olan olası bir krizde kim daha çok zarar görür?
   Türkiye
   Rusya
   Komşu ülkeler
   
 
Son Üyeler
akademilenyum
mertkan4
poliCEM
canancoskan
polis_28
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

AKADEMİDEN "MESLEK"E

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Aile İçi Şiddet

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Normale Dönmek

Demokrasi ve Statik İdeolojiler

Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular

 

 Taktikler Ve Yöntemler Yazdır 
 Yazar: Emsal TOPRAK 26.02.2008  
Taktikler Ve Yöntemler

Madde bağımlılığı ya da bağımlılık yapan maddeler artık neredeyse çağın vebası veya kitle imha silahı gibi değerlendirilmekte. Aynı zamanda eli kanlı terör örgütü başta olmak üzere tüm terör örgütleri ve organize suç örgütlerinin finans ve rant kaynağı olduğu bilinen bir gerçek.

Öyle ki, bağımlılık yapıcı maddelerin ticaretinden elde edilen paranın beş yüz milyar dolar sınırına yaklaşmış olduğu açıklanan raporlardan ve basına yansıyan beyanlardan anlaşılıyor ve çeşitli araştırmaların sonucuna göre; madde bağımlılığı yaşı gittikçe düşen bir ivme ile hareket ediyor.

Bağımlılık yapıcı maddeleri pazarlayanların, piyasaya sürenlerin ortaya koyduğu pazarlama yöntem ve taktiklerine baktığımızda, kurdun kuzuya insaf ve merhamet göstermesini bekleyebilirsiniz ama madde tacirlerinin henüz bıyığı yeni terlemiş ya da yanakları yeni allanmaya başlamış çocuklara merhamet göstermelerini bekleyemezsiniz.

Genç beyinleri ve körpe dimağları madde bağımlılığı bataklığına çekmek için kurulan tuzakların aslında bir bumerang gibi dönüp bu tuzakları kuranları  vuracağı da bir gerçek, çünkü madde tacirlerinin uyuşturucu pazarladıkları yerlerde kendi çocukları da gezip dolaşıyor…

Yapılan araştırmalarda madde ile ilk temas yaşının 16-20 yaş aralığı olduğu ortaya çıkmış durumda.

Gençlik dönemi dediğimiz, hayatın toz pembe olduğu, gelecek kaygılarının pek yaşanmadığı, aidiyet duygusunun zirve noktada bulunduğu, asi dönem denilen dönem olduğu, gencin annesini, babasını, öğretmenini model almaktan vazgeçip, kendisine yeni rol modelleri edindiği (dizi film kahramanları, mankenler, sanatcılar vb.) aidiyet duygusunun etkisi ile zamanının büyük bölümünü arkadaşları ile geçirmek istediği bu dönemde, dışardan gelen tehlike ve olumsuz etkilere daha açık olduğunu söylemek yanlış bir kanaat olmaz.
Şimdi bir insan bilhassa madde tacirlerinin kitlesel hedefi olan gençler madde bağımlılığı tuzaklarına nasıl düşüyorlar bu konuda süreç nasıl işliyor bir değerlendirme yapalım.

Öncelikle  tespit edilen en büyük yanlış inanış “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi, halbuki bir çok bağımlılık yapıcı maddeyi 1 ila 3  kere kullanmak bağımlı hale gelmek için yeterli olduğu ilgili uzmanlar tarafından defaatle söylendi.

Ayrıca  “bir” kendinden sonrakilerin başlangıç noktası, her şeyin bir ilki var ama konu bağımlılık yapıcı maddeler olunca maalesef ilk denemenin arkası da oluyor genellikle.

İlk denemeyle birlikte, az miktarda alınan maddeler gittikçe kişi için önem kazanıyor, yani madde tanınmıştır, hücre ile temas sağlanmıştır.

Kişi artık sosyal ilişkilerini maddeyi alabilecek şekilde düzenleme eğilimi içindedir, bu ne demek; kullanıcının sosyal çevresi, arkadaş gurubu değişmeye başlayacaktır, daha çok madde kullanan ya da maddeyi rahatlıkla bulabileceği insanların olduğu ortamlara girip çıkmaya başlaması kaçınılmazdır.

Kullanım devam ettikçe zamanının büyük bölümünü maddeyi elde etmek ve kullanmak için harcayacaktır. Ders çalışmak, sosyal aktiveler, ailesi ile ilişkiler için vb. ayırdığı zaman kısalacak, zamanının kahır ekseriyetini madde arama davranışı içinde geçirecektir ve neticede çevresi ile olan ilişkileri, etkileşimleri, diyalogları bozulacaktır. En başta ailesinden ve eski arkadaş gurubundan kopma davranışı göze çarpacaktır.

Kişi maddeyi kullanmaya devam ettiği sürece maddeyi arama yoğunluğu artacak, maddeyi bulabileceği ortamların müdavimi olacaktır. Bağımlılık süreci devam ettiği için ya aynı maddeyi sürekli kullanacak ya da daha etkili ve şiddetli bir maddeye yönelecektir.
Çünkü tolerans geliştiği için daha şiddetle etki yapan maddeye geçiş veya çoklu kullanım gibi değişimler ortaya çıkacaktır. Eğer kullandığı maddeyi azaltıyorsa, alamıyorsa veya kullanamıyorsa  (temin edemediği için)  yoksunluk belirtileri baş gösterecektir.

Sürecin son aşamasında; bağımlı olan kişi yoksunluk belirtilerini yatıştırmak için tekrar madde almak zorunda kalır, bunu bir labirent içinde dönüp duran insan örneğine benzettiğimizde yanlış bir benzetme yapmış olmayız.

Madde kullanan kişinin maddeyi azaltma ya da kesme girişimleri genellikle başarısız girişimler olarak kalır. Buna bir örnek verecek olursak “ünlü bir bilim adamına, sizin sigarayı bıraktığınızı duyduk, nasıl bıraktınız, kolay mı oldu, nasıl bıraktığınızı söyleseniz de biz de bıraksak” şeklinde bir soru sorulduğunda cevaben, “evet bıraktım, bırakmak çok kolay, o kadar kolay ki, ben en az yüz sefer bıraktım” diye çok manidar ve ironik bir cevap vermiştir.

Bağımlı kişi,  madde kullanmayı bırakıp, (bağımlıların terimiyle temizlenip) daha sonra tekrar başlarsa yeniden kurulum oluşur. Bir örnek, yapılan çeşitli araştırmalarda, on yıl süreyle sigarayı bırakan bir kişi, tekrar başladıktan altı hafta sonra on yıl önceki haline dönüş yapmaktadır, yani on yıl önce günde iki paket içiyorsa iki, üç paket içiyorsa üç paket içmeye başlayacaktır.

Sonuç olarak; bu tür maddeleri “bir kere bile kullanmaktan kaçınmak gerekir” tekrar etmek gerekirse, bir kere kullanım ikincisinin ve sonrakilerin başlangıcıdır.

Ayrıca madde bağımlılığı da bir hastalıktır, bu nedenle tedavisi zor, meşekkatli ve uzun bir süreç dâhilinde olsa da ebetteki mevcuttur. Bu nedenle, “zararın neresinden dönülürse kardır” sözü gereğince bir an önce tedaviye geçilmesi bağımlılığın kronik hale gelmesini engelleyecektir.

Son söz, hiç kimse sizi bağımlı yapamaz, ancak siz, kendiniz bağımlı olursunuz!


Not: Bu deneme yazısını yazarken, Prof. Dr. Y.B. DOĞAN ve TADOC/TUBİM’ de alınan eğitimlerden yararlanılmıştır.

 
 Yazar: Emsal TOPRAK 26.02.2008  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  Salih
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama...
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN PPDS - 2
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Sevinmek Bizim de Hakkımız
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Demokrasi ve Statik İdeolojiler
Fatih BALCI
Fatih BALCI Eskimeyen Öğüt
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Kendimi Takdimimdir!
Safa Tarık OĞUZ
Safa Tarık OĞUZ Polis Branşını Arıyor
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Adı Yücel Soyadı Tutkun
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007  Her Hakkı Saklıdır.