|
| ABD'de Bir Hapishane |
|
| Yazar:
Fatih BALCI |
02.05.2006
|
 |
ABD'de Bir Hapishane
Robert Redford’un başrolde oynadığı “Brubaker” filmi 1970’lerde Arkansas’da bir hapishanede geçen olayları konu alıyor. Hapishane Müdürü olarak atanan Brubaker (Robert Redford) hapishane ortamını ve işleyişini görmek için hapishaneye önce mahkum rolünde gelir. Bir müddet sonra kendisini tanıtarak görevinin başına geçer ve bizzat yaşayarak öğrendiği aksaklıkları gidermeye çalışır, fakat nafile. Öyle bir düzen ve çark mevcut ki hapishanede, dürüst ve azimli hapishane müdürünü de yer bitirir sonunda.
Film hapishane ortamındaki mahkum-mahkum, mahkum-gardiyan(yönetici) ve gardiyan-gardiyan ilişkilerini ele alır. Bu durum her hapishanede aynı mıdır bilinmez fakat bu ilişkiler Amerikan hapishanelerinde üç farklı özellikte kendisini gösterir.
Amerika’da suçluların ıslah edilmesinin temel amaç edinildiği hapishaneler, amaçlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda üç ana gruba ayrılır. Bunlardan birisi Texas Modelidir ki çok sert uygulamalarıyla bilinir. Görevliler ve mahkumlar arasında sert İlişkiler ve keskin sınırlar mevcuttur. Mahkumlar arasından seçilen sorumluların dahi diğer mahkumlar üzerinde ağırlıkları vardır. Buna karşılık Michigan Modeli ise daha samimi ve sıcak ilişkiler kurularak ıslah edilme amacına ulaşılabileceğini savunur. Mahkumlar gardiyanlara küfürlü dahi konuşabilir. California Modeli ise her ikisinin de belirli özelliklerini bünyesinde toplayan bir model olarak göze çarpar. Hapishanelerin genel karekteristik özellikeri, bölgelerine ve uygulanılan modellere göre değişir olsa da ana unsurlarda fazla değişikliğin olmadığı söylenebilir.
Jaillerin aksine şehir merkezlerinden uzak alanlarda kurulan hapishaneler adeta bir güvenlik çemberi altındadır. Her bir köşesinde gözetleme kuleleri, belirli aralıklarla konulmuş tel örgüler ve dikenli teller (değişik güvenlik yöntemlerinin kullanıldığı) ve etrafındaki uçsuz bucaksız geniş boş arazi aslında ne denli güvenli yerler olduklarını ve kaçmayı aklından bile geçirmenin zorluğunu gözler önüne seriyor.
Maryland Eyalet Hapishanesi de bu tarz hapishanelerden birisi. Merkezden uzakta ve geniş bir alanda kurulu olan hapishane 6 farklı binadan oluşmakta. Buraya da geniş güvenlik önlemlerinden geçtikten sonra girebiliyorsunuz. İdari hizmetlerin yürütüldüğü ana binada her şey sıradan bir ofis mantığı ile işliyor. Mahkumların dosyalarının tutulduğu ofiste, her mahkumun özelliklerinin en ince ayrıntısına kadar incelendiğini öğreniyoruz.
Burada da mahkumlar güvenilirliklerine ve suçlarına göre farklı güvenlik seviyelerinin bulunduğu ortamlarda kalıyorlar. İlk dikkatimizi çeken husus Amerika’nın her yerinde rastladığımız ve artık hayatın olmazsa olmazı haline gelmiş olan klimanın olmaması. Her taraf demir parmaklıklarla kaplı ve her bir köşe başında tam teçhizatlı görevlileri görmeniz mümkün.
Güvenlik seviyesi düşük olan bölüm mahkumların hücrelerinde de televizyon bulundurmalarına imkan tanınıyor. Demir parmaklıklarla kapalı hücreleri mahkumlar kendi imkanlarıyla rengarent örtülerle/çadırlarla kapatmaya çalışmışlar. Hemen her hücreden uçlarına değişik metal aletlerin bağlandığı teller televizyonları için anten görevini üstleniyor.
Bir başka bölümde ise 40-50 kişinin aynı anda kaldığı koğuşlar var ki ortam tam bir curcuna. Herkes kendi halinde, kimisi yatıyor, kimileri birlikte oyun oynuyor, kimileri de köşe başlarını kapmış kendi içlerinde derin hesaplaşmalar yapıyor. Bu bölümde kalan mahkumlar nispeten şanslı bir grup, çünkü hapishane içerisinde bulunan iş yerlerinde çalışma imkanı sunulmuş onlara. Böylece en azından vakit geçirebilecek bir uğraşları var.
Bu bölümdeki mahkumlar yemekhaneyi de ortak kullanıyor. Filmlerden aşina olduğumuz hapishane yemekhaneleri ile aynı ortam. Hatta kendinizi bir anda film setindeymiş gibi hissedebiliyorsunuz. Yemek almak için sıraya geçmiş birbirinden farklı tipteki mahkumlar, ellerindeki kaplara konulan azıcık yemekler ve yemek sıralarındaki itiş-kakış sahneleri. Oldukça iri yapılı, kollarında dövmelerle, gözleri yüzünde iyice içe gömülmüş, ayağını yere sağlam basan ağır adımlarla bir Afrikan-Amerikan (zenci) geçiyor yanımızdan elindeki küçük yemek kabıyla ve tek başına uzaktaki bir masaya oturuyor. Sırada bekleyen bir başkası, sarışın uzun boylu, bir kaç günlük sarı sakalı ile, kafasına sardığı bandanası ve kapalı ortamda taktığı güneş gözlüğüyle dikkatimizi çekiyor. Gerçekten aynı filmledeki sahneler, hani başrol oyuncuya iğrenç espriler yapılır ve O hiç istifini bozmadan yemeğini yemeye devam eder. Gerçek hayattan alınmış sahnelermiş aslında, görünce anlıyorsunuz.
Burada hayat zor olduğu kadar eğlenceli de olabilir eğer ortamınızı kurabilirseniz belki. Fakat üst düzey güvenlik seviyeli bölüm biraz daha farklı. Oraya geçerken ekstra güvenlik çemberinden geçerek yine demir kapılarla kaplı loş bir ortama ulaşıyoruz. Tek kişilik veya ikişer kişilik koğuşlar uzun bir koridorun iki tarafına yerleştirilmiş. Adeta insan ve güneş yüzü görmemiş sanki buradaki mahkumlar. Bizi görünce hepsi hücrelerinin kapılarına gelip iğrenç ifadeler ve hareketlerle sevgi gösterisinde (!) bulunuyorlar. Girişte kapısı yarım bir duş var ve burada mahkumların sıra ile duş almaları sağlanıyor. Bu bölümdeki mahkumların hücrelerinden dışarı çıkma imkanları falan yok, yemekler hücrelerine geliyor ve hücrelerde kitap harici bir şey bulundurmaya da izin verilmiyor. Hücrelerde ise küçük bir yatak, tuvalet, lavabo, masa ve sandalye var.
Maryland Eyalet Hapishanesi’nde de mahkumlar için pazartesiden perşembeye, günde sadece 4 saat açık olan kütüphane var. Fakat sadece güvenlik seviyesi düşük bölümdeki mahkumların hizmetine sunulmuş. Tutukluluk süresini tamamlayan mahkumlar için son bir hafta dışarıdaki hayata uyum sağlayabilmelerine yönelik eğitim programları uygulanıyor.
Ziyaretimizi bitirip çıkarken hapishane müdürünü de ziyaret ediyoruz. Mahkumların tek tek dosyalarının incelendiği ve birebir ilgilenildiğini ifade ediyorlar. İsyan olup olmadığını sorduğumuzda ise bir görevli “Biz onlara her türlü imkanı sunuyoruz, çok güzel bir ortamları var, neden isyan etsinler ki” diyor.
Kapıdan çıkıp giderken kimsenin bu ortama düşmemesi için hepimiz dua ediyoruz.
Bu Yazı www.mezunusa.com Adlı Siteden Alınmıştır |
| |
| Yazar:
Fatih BALCI |
02.05.2006 |
| |
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.
|
| YAZARLARIMIZ |
| Önder AYTAÇ |
| Önder AYTAÇ |
| |
|
|
Emniyetin Aydınlık Çocukları; Siz de Çoook Oluyorsunuz Ama... |
| İlhan DAĞDEVİREN |
| İlhan DAĞDEVİREN |
| |
|
|
PPDS - 2 |
| İsmet KAPLAN |
| İsmet KAPLAN |
| |
|
|
Maaş Bahsine Nokta, Cevaplar-Sorular |
| Özgün ERGİN |
| Özgün ERGİN |
| |
|
|
İnsan Taklidi |
| Ercan TAŞTEKİN |
| Ercan TAŞTEKİN |
| |
|
|
Sevinmek Bizim de Hakkımız |
| Murat DAĞLAR |
| Murat DAĞLAR |
| |
|
|
Demokrasi ve Statik İdeolojiler |
| Fatih BALCI |
| Fatih BALCI |
| |
|
|
Eskimeyen Öğüt |
| Emsal TOPRAK |
| Emsal TOPRAK |
| |
|
|
Kendimi Takdimimdir! |
| Safa Tarık OĞUZ |
| Safa Tarık OĞUZ |
| |
|
|
Polis Branşını Arıyor |
| Erol ÖZDEMİR |
| Erol ÖZDEMİR |
| |
|
|
Adı Yücel Soyadı Tutkun |
| Ömer Faruk GÜLTEKİN |
| Ömer Faruk GÜLTEKİN |
| |
|
|
Yokolan İnsanlık |
| Metin Murat ARSLAN |
| Metin Murat ARSLAN |
| |
|
|
İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III |
| Halil YILMAZ |
| Halil YILMAZ |
| |
|
|
´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı |
|
| |
| |
|