AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
  -Ceza Hukuku
  -Hukuk Genel
  -Yönetmelikler
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 Ceza Yazdır 
 Yazar: toguz 02.05.2006  
Ceza

Suç yapısı gereği insanların düzenine aykırı davranış içerisinde olmakta ve adeta topluma meydan okurcasına varlığını sürdürmekte iken topluluk tarafından tepki görmeye başlar ve suçun meydana getirdiği huzursuzluk ortamını yok etmek için otorite tarafından cezayla karşılığını alır. Amaç suçluyu cezalandırmaktan öte suça yöneliktir. Böylece bu suçu işleyen kişi cezalandırılarak suçun önüne geçilmeye çalışılmak ve toplum koruma şemsiyesi altına alınmaktadır.

Gelişmiş toplumlarda suça karşı olarak verilen tepkinin yansıması olan ceza bir sistem halinde kurumlar ve yargılama evreleri topluluğu şeklinde düzenlenmiş olup ceza, uzun ve karmaşık bir sürecin sonucunda verilmektedir. Bireyin ceza alma aşamalarında suçun işlenip yakalanmasından başlayarak güvenlik güçleri, mahkeme ve cezaevi süreçlerinden geçmektedir. Bu yüzden suçun tahlilli aşamasında bu kurumları önemi büyük olup Kuzey Amerika Kriminolojisi bu alandaki ilk çalışmaların yapmış ve ceza sisteminde de suçlu kişi ile suç olgusunun tanınması kadar önemli olduğu anlaşılmıştır.

Bir şekilde işlenen suçun sonucu olarak ceza hukukunda karşılığı yaptırım olarak belirlenmektedir. Yaptırım sistemin temel ilkelerinden birsidir. İnsanların suç karşısında belirledikleri cezai yaptırımın boyutları ülkeler arasında farklılık göstermekte iken her ülke cezaya farklı bir bakış açısı ile yaklaşmaktadır.

Temel olarak cezanın uygulanmasındaki amaç caydırıcılık olurken aslında cezanın uygulanış sebeplerinden birisi suçluyu eğitmektir. Nedense insanlar hemen suç karşısındaki cezanın caydırıcı olup olmadığından bahseder ama caydırıcı olan cezanın bireyi ne kadar suç işlemeyi engellediği ve onu eğittiği göz ardı edilir.

Ceza da asıl amaç suçu önlemek olduğuna göre suçun işlenmesi durumunda yaptırımın uygulanması aşamasında suçlulara mutlak suretle sosyal alanlar öncelikli olmak üzere eğitilmelidir. Fakat eğitime öncelik verilirken herhangi bir suç karşısındaki yaptırımın caydırıcılığı unutulmamalıdır. Caydırıcılık unsuru bireyin suç işleme duygusunu bastırır ve kontrol altına alır. Tekrar suç işleme oranının artması durumunda cezalardaki caydırıcılık, eğitim ve toplumsal denge mutlaka gözden geçirilmelidir.

Birtakım suçlularda; cezanın yaptırımının ağır olmasına rağmen o kişinin tekrar suç işlemesine rağmen bazılarında o suç işlemekten dolayı toplum tarafından itibarının düşmesi gibi kaybolan konumundan dolayı utanç duyması ona yeterli bir boyut olarak karşısına çıkmaktadır. Nitekim bazı kap-kaç, tecavüz gibi suç işleyen bireyler, güvenlik güçleri tarafından yakalandıklarında ailesi ve sosyal çevresi içerisine çıkamayacağını düşünerek kendilerin nezarethanelerde asarak intihar etmektedirler. Bu gibi kişiler için teşhir edilmek bile çok ağır gelmektedir.

Suçluların tekrar suç işleme oranlarına bakıldığında bu oran cezanın hangi tarafa olursa olsun %30-35'in altına düşmediği ve hapsetmenin söz konusu olduğunda %50'ye kadar çıktığı bile gözlenmiştir. Ölüm cezaları acısından tekrar suç işleme olasılıklarına bakıldığında bu cezaların önemli bir caydırıcılık gücü olmasına rağmen halen daha ölüm cezası olan ve infazı gerçekleştirilen ülkelerde yine sonucu ölüm cezası yaptırımı gerektiren suçlar işlenmektedir. Peki insan öleceğini bile bile neden suç işlemektedir sorusu ciddi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunu cevabı herhalde; hiçbir suçlu yakalanmayacağını düşündüğü için suç işler diyerek kesip atmak ilmi bir cevap olmasa gerek. Asıl çözümün bireylerin eğitiminden ve toplumsal dengenin oturması ile sonuca ulaşılacağı unutulmamalıdır.

Bu Çalışma www.sucbilimi.org Adlı Siteden Alınmıştır.

 
 Yazar: toguz 02.05.2006  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.