AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 Şu Sigara Dedikleri Yazdır 
 Yazar: Erol ÖZDEMİR 21.11.2007  
Şu Sigara Dedikleri


1500’lü yıllarda tedavi amaçlı olarak Amerika’dan Avrupa’ya geçen tütün ilk kez 1600’lerin başlarında İngilizler tarafından İstanbul’a getirilmiştir. Hastalıklara iyi geldiği söylentisiyle kısa sürede yaygınlaşmıştır.

Ateşle buluşmadan kolonyası bile yapılan tütün, ateşin etkisiyle katrana dönüşmüş ve birçok hastalığın kaynağı olmuştur.

 Başlangıçta ferahlatıcı rol oynayan “Ne fakir ol, ne fukara, yemekten sonra yak bir sigara” lafı artık insana batar hale gelmiştir.

Yakın geçmişte sigaranın zararları çokça yazıldı, söylendi. Kişinin bütçesine yük getirdiği, sağlığı ile ilgili olumsuzluklara yol açtığı anlatıldı. Devletin bu konuda yaptığı aydınlatıcı beyanlar birçok insanımızın bu kötü alışkanlıktan kurtulmasını sağladı.

Ancak “Para, benim param, sağlık benim sağlığım” diyen grup bu alışkanlığını sürdürmeye devam etti.

Devlet, şöyle düşünüyordu: Nasıl olsa kendilerine verilen zararları anlayacaklar ve onlar da bırakacaklar.

Maalesef öyle olmadı. Bu kötü alışkanlık, azımsanmayacak sayıda sürdürüldü.

Ancak son yıllarda durum değişti. Önceleri kişi ile ilişkilendirilen sigara şimdi toplum ile birlikte düşünülmeye başlandı.

Öyle herkes “Size ne? Ben kendime zarar veriyorum” diyerek bu işten kurtulamaz duruma geldi.

Uzmanlar, başka insanların bulundukları ortamlarda sigara içenlerin diğerlerine zarar verdiklerini net olarak ortaya koydular.

Sağlığın öneminin anlaşıldığı günümüzde insanlar tepkili hale geldiler. Sağlık hizmetinin masraflı oluşu da bu tepkiyi tetikledi.

Hatta bu tepki öyle arttı ki, devlet sigaradan zarar gören yurttaşlarını koruma gereği duydu. 1996 yılında tütün mamullerinin zararlarının önlenmesi için kanun çıktı.

Ancak cezayı kimin ve nasıl yazacağı konusunda açıklık olmadığı söylentisiyle yasanın uygulanması pek mümkün olmadı.

Günümüzde ise insanlar artık şunu çok net olarak söyleyebiliyorlar: “Bana ne senin sağlığından. Sen bana zarar veremezsin.”

Durum çok değişmişti. 1996 öncesinde sigaranın sadece içene zarar verdiği düşünülüyordu ve bu siyah dönemdi.

1996’dan günümüze kadar “İçene zarar vermekle birlikte topluma da zarar veriyor” denilen gri bir dönem yaşandı.

Şimdi ise topluma zarar verdiği resmen telaffuz edilmeye başlandı. Artık beyaz dönem başlıyordu.

Bu durumda devlet, gidişatı keyfiliğe bırakamazdı.

Kendileri sağlık camiasından gelen milletvekilimiz Prof. Cevdet Erdöl'ün, resmi ve özel kurumlarla, işyerlerinin her türlü kapalı alanlarında her ne surette olursa olsun sigara içilmesini yasaklayan teklifi, bu toplumsal yaraya neşter oldu.

Böylece kamu hizmet binalarının, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan binaların kapalı alanları ile her türlü taşıma araçlarında sigara içilemeyecekti.

Sağlık bilincine ulaşmış uygar insanlarımız şimdi daha da mutlu. Birilerinin iç organlarından dolaşıp gelen iğrenç sigara dumanı, artık masum insanlar için nefret unsuru olmayacaktır.

Asaletimizin bir simgesi olan üniformamızla sigara içilmemesi de teşkilatımıza ayrı bir zenginlik kazandıracaktır.

 
 Yazar: Erol ÖZDEMİR 21.11.2007  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.