AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 İnsan Ve Su Yazdır 
 Yazar: Emsal TOPRAK 09.08.2007  
İnsan Ve Su

Kaldırımlar, Sakarya Türküsü vb. gibi bir çok şaheser niteliğinde şiirin şairi olan büyük şair Necip Fazıl KISAKÜREK,  Sakarya Türküsü isimli şiirinde “İnsan bu su misali kıvrım kıvrım  akar ya-Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya” dizeleriyle insanı tarif ederken; benim anladığım kadarıyla ya da anlamak istediğim şekliyle diyelim, adeta insanı bir dağın yamacından eteğine doğru akmakta olan bir pınarın, derenin, veya bir ırmağın suyuna benzeterek, suyun  “Su akar yatağını bulur” anlayışına da ihtiva eder şekilde en kolay, en kestirme yoldan ve en hızlı akışkanlığı ile yatağını bulacağını anlatır.

‘Suyun akışı ile insan yaşamının ilgisi ne ?’ diye düşündüğümüz de veya suyun akışkanlığı ile hem de kıvrım kıvrım akması ile insanın akmasının benzerlikleri nelerdir diye bir soru sorduğumuzda; adeta bire bir benzeyişlerin olduğunu görürüz.

Gençlik diye tarif ettiğimiz 15-25 yaş arası gençliğimizin hızlı yaşamı, kanlarının hızlı akması, bu yaşlarda sorumlulukların az olması, hayatın toz Pembe görülmesi, hayallerin ideallerin akışkanlığı ve değişkenliğinin en yoğun olduğu dönem olması, bu yaşlarda insanların çabuk etki altına alınabilmesi, çok hızlı ve çeşitli merak akımı, fazla sorgulama yapmamaları vb. gibi daha çoğaltabileceğimiz bir çok nedenden dolayı gençlerin hayatı da adeta yamaçlardan akan su gibi çok hızlı akmaktadır. Üstad-ı şuara “Çocukken haftalar bana asırdı/Derken saat oldu derken saniye/İlk düşünce beni yokluk ısırdı/sonum yokluk ise bu varlık niye” dizeleriyle seslenirken çocukluk ve gençlikte zamanın baş döndürücü bir hızla aktığının farkında bile olunamadığını anlatmaktadır adeta.  Bunlar su ile insanın arasındaki benzerliklerdir, benzerliğe bir örnek daha verirsek mesela “su gibi aziz ol” deyimi suyu ikram eden kişiye yapılabilecek en güzel iltifatlardan biridir. Hülasa insan vücudunun % 70’ lik kısmının bilhassa insan beyninin ekseriyetinin sudan müteşekkil olması da  bu benzerliklerin adeta omurgasıdır.

Hep benzerliklerden bahsettik tabiî ki asıl amacımız gençliğimizin sorunları ve bu sorunlara çözüme yönelik bir fikir teatisi olduğundan  farklılıklardan da bahsedeceğiz. Bence en bariz fark akış sırasında su, önüne engel çıktığında ya o engelleri yıkıp geçer ya da yatağını değiştirerek yoluna devam eder,  insan ya da genç ne yapar o da su gibi  engelleri yıkar mı, yolunu değiştirir mi, veya değiştirebilir mi?

Yoksa çevremizde sık sık yaşanan, medyaya konu olan olaylardan da anlaşılacağı üzere önüne çıkan engellere toslayarak madde bağımlılığı diye nitelendirdiğimiz tuzaklara düşerek kendi geleceğini ipotek altına mı sokar ? Yani su engeller karşısında yolunu değiştirirken, insan bu engelle karşılaştığı yollarda mahsur mu kalmaktadır? Yürüdüğü yol kendisine çıkışı olmayan bir labirente mi dönüşmektedir? Bunlar hep açık uçlu yoruma açık sorular olmakla birlikte, bence farklılıklara bariz örneklerdir.

Şair aynı şiirin bir başka dizesinde “Her şey akar insan, hayat, tarih, su, fikir-Oluklar çift, biriden nur akar, diğerinden kir” diye seslenmektedir. Yani kanaatimce anlatılmak istenen insan hayatının elle tutulur, gözle görülür bir nesneye dönüştürülerek  bir oluktan akan su gibi somutlaştırılmasıdır. Bu benzetmede arzulanan ise elbetteki insanın, oluğun nur akan kurnasından akması arzusudur. Amiyane tabirle Kire, pasa, pise bulaşmamış olmasıdır.

Arzulanan bu akış günümüzde nasıldır, gençlik nasıl akmaktadır, bu akışa kim ya da kimler yön verecektir?

Ben bu soruların öznesinin anne ve baba olduğuna inanıyorum. Hamuru yoğurup ona çeşitli şekiller vererek insanın en temel ihtiyacına dönüştüren bir fırıncı ile anne ve babanın işlevleri adeta  birbirinin kopyasıdırlar. Bir insan çocukluğunda anne ve babasının yoğurarak verdiği şekille gençliğe adımını atmaktadır. Bu nedenle anne ve babanın bu hamuru yoğururken içine kattıkları suyu kir akan musluktan mı, yoksa nur akanından mı  aldıkları kendi iradeleri ve ihtiyarları ile olmaktadır.

Ayrıca başka ne gibi katkı maddeleri kullandıkları da çok önemlidir. (Burada katkı maddelerinden kasıt; milli ve manevi değerlerdir)

Anne ve babalar; eğer çocuğunuzla birlikte beyaz camdan yansıyan ışıltılı hayatları seyre dalıyorsanız, magazin dünyasının girdaplarında sonu uçurum olan bir hedefe doğru kulaç atıyorsanız, daha 15-16’ lı yaşlarda olan çocuklarınızı sözüm ona güzellik yarışmaları vb gibi bir takım yarışmaların öznesi yaparak;  star olma, kısa yoldan meşhur ve zengin olma hayallerinin bataklığına itekliyorsanız!!! Çocuğunuzu madde bağımlılığı  tuzağına belki de siz gönderiyorsunuz dediğimiz de çok mu haksız sayılırız?

Yapılan araştırmalar; madde bağımlılığı söz konusu olduğunda, anne ve babaların “benim çocuğum yapmaz” inanışı  ve düşüncesi ile, çocuğuna çok güvendiğini, ona, bir uyuşturucu maddeyi kullanmayı yakıştırmadığını veya yakıştıramadığını, kendi sevgilerinin çocuklarını madde bağımlılığından koruyacağını vb. bir takım tavırlarının olduğunu ortaya koymuştur. Buna rağmen madde bağımlılığı giderek artmaktadır. Demek ki anne ve babanın çocuğunu sadece sevmesi yetmiyor.

Sonuç olarak; bir gencin ve tabii ki ailesinin hem bu gününü  hem de yarınını inşaa ederken; iyi model olma,  iyi örnek olma, milli ve manevi değerlerin öğretilmesi,  arkadaş çevresinin belirlenmesi ve arkadaş seçimi, maddelerin tehlike ve zararlarının öğretilmesi, gelecek planlarının  birlikte yapılması vb. gibi sorumluluklar öncelikle anne-babaya aittir.

Bu değerleri çocuklarına öğreten ve içselleştiren ailelerin çocuklarının saf, temiz ve berrak bir su gibi akacağını ve sadece kendisine değil başkalarına da bir hayat kaynağı olacağını bilmeleri gerekir diyerek sözlerimi noktalıyorum

*Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü

Polis Memuru

 
 Yazar: Emsal TOPRAK 09.08.2007  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  Hasan YAĞIZ
 
Yorum: 
 
İsim:  erd
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.