“Mutluluk nedir?” diye kaç kişiye sordunuz?
Ya da kaç kişi size sordu?
Eksik kalmasın tam olsun diye bır de ben sorayım dedim!
Mutluluk kaybettim ya da unuttum sandığınız şeylerin size geri gelmesinden başka bir şey olamaz.
Evet, evet tamamen daha fazla söze gerek olmadan böyle denilebilir.
O kaybedilenlerin her ne olursa size geri gelirken yanlarında getirdikleridir...
Sağlığınıza yeniden kavuşmanız gibi;
Oturduğunuz yerden karanlığı değil güneşi görmeniz gibi;
Sevdiğinizin sizi araması gibi;
Her sabah gözünüzü yeniden açabilmeniz gibi;
Güneşin her gün yeniden sabahı getirmesi gibi;
Günü uyandırması gibi;
Bizi uyandırması gibi!...
Aşk yok derken yeniden aşık olmaktır!
Yarın olmayacak derken yarının doğmasıdır!
Fırtınaların durulmasıyla denizden gelen muhteşem esintidir; mutluluk!
“Kaybedilenler olmasa mutlu olmayacağız yani öyle mi?” diyeceksiniz belki de. Bilinmez ki.
* * *
Uzun bir süre güzel hayat başlamak üzere diye düşündüm.
Gerçek güzel hayat!
Ama hep bir engel daha vardı önde. Öncelikle yapılması gereken bir şey, bitmemiş bir iş, tamamlanması gereken bir hizmet, ödenecek bir borç...
Hemen sonra güzel hayat başlayacak.
Sonunda uyandım ki, hayat zaten bu engeller.
Bu perspektif mutluluk için bir yol olmadığını, bilakis mutluluğun kendisinin asıl yol olduğunu görmeme yardımcı oldu.
Öyleyse yaşanan her anın keyfini çıkarmalı, ve bu anlar, paylaşılacak özel biri ile geçirildiğinde daha da çok keyfi hissedilmeli.
Zamanın kimseyi beklemediğini unutmamak lazım.
Öyleyse, daha fazla mutlu olmak için; okulun bitmesini, okula gitmeyi, on kilo vermeyi, altı kilo almayı, çocuk sahibi olmayı, çocukların büyüyüp evden ayrılmalarını, işe başlamayı, emekli olmayı, evlenmeyi, boşanmayı, Cuma akşamını, Cumartesi sabahını, yeni araba-ev almayı, yeni araba-evin borcunun bitmesini, baharı, yazı, sonbaharı, kışı, ayın birini, on beşini, şarkınızın radyoda çıkmasını, ölmeyi, yeniden doğmayı beklemeyin.
Mutluluk bir hedef değil yoldur.
Mutlu haftalar...
NOT: Kendime ait olmayan ve kaynağını da bilmediğim bu yazıyı bana çok hoş geldiği için sizlerle de paylaşmak istedim.