Takdim:
*James Q. Wilson ve George Kelling tarafından ortaya konulan Kırık Pencereler Teorisi (Broken Windows Theory) ufak tefek suçlar veya suç olarak tanımlanmayan fakat çevreyi ve toplumu rahatsız edici davranışların önüne geçilmezse, bu davranışları yapanların, kimsenin müdahale etmediğini veya çevrenin ilgilenmediğini düşünerek bu davranışların miktarını ve şiddetini giderek arttırarak toplum genelinde bir düzensizlik oluşturacağıdır. Bunun sonucunda ise daha ciddi suçlara ortam sağlanmış olur.
Kırık Pencereler teorisi, tolumdaki düzensizliğin ve suçun birbiri ile olan ilişkisini ifade etmek amacıyla kullanılmıştır. Bir binanın pencere camlarından birisi kırıksa ve tamir edilmeden bırakılıyorsa diğer kalan pencere camları da yakın zamanda kırılacaktır. O kırık tek cam o çevrede kimsenin ilgili olmadığının ve ortamın diğer camları da kırmaya müsait olduğunun işaretidir.
Wilson ve Kelling teoriyi Newark Yaya Devriye Deneyi ve psikolog Philip Zimbardonun yaptığı test ile tekrar incelemeden geçirmiştir ve önemli sonuçlar alınmıştır.
1994 yılında New York Belediye başkanı seçilen Rudolph Guiliani Kırık Pencereler teorisini esas alarak New York Polisine sıkı uygulamalar yaptırmıştır. Uygulama sonucunda New Yorkta genel suç oranında ve ciddi suçlarda önemli bir düşüş olmuş ve bu başarı ABDnin gündemine gelmiştir. Kolluk Kuvvetleri meydana gelen ciddi suçları aydınlatma, olay yerinden delilleri toplama ve faili meçhul ise suçluyu bulma ve yakalama gibi görevler üzerine odaklanmış durumdadır. Toplum ve çevre düzeninin sağlanması, düzensiz davranışlarda bulunanların engellenerek suç korkusunun azaltılması aslında kolluğun öncelikli görevidir. Unutulmamalı ki, düzensizlik daha ciddi suçlara zemin hazırlar ve tetikler.
************ ********* ********* ********* ********
Suçla Mücadelede Kırık Pencereler Teorisi - J. Yzb. İsmail YILMAZ
Kırık Pencereler Teorisi, Wilson ve Kelling tarafından Amerikanın New Jersey eyaletindeki 28 şehirde Güvenli ve Temiz Çevre Programı adı altında yapılan uygulama sonrasında ortaya çıkan sonuçların Atlantik dergisinde 1982de yayınlandığında başlık olarak Kırık Pencereler (Broken Windows) ifadesinin kullanmasından dolayı bu isimle tanınır olmuştur. Kırık Pencereler Teorisi, toplumdaki düzensizliğin ve suçun birbiri ile olan ilişkisini ifade etmek amacıyla kullanılmıştır; Bir binanın pencere camlarından birisi kırıksa ve tamir edilmeden bırakılıyorsa diğer kalan pencere camları da camları kırmaktan hoşlanan tarafından yakın zamanda kırılacaktır ve binada kısa sürede kırılmayan pencere camı kalmayacaktır. O kırk tek cam, çevrede bina ile kimsenin ilgili olmadığının ve ortamın diğer camları da kırmaya müsait olduğunun bir işaretidir. Teoriye göre insanlar sadece suçtan korkmaz, düzensizlikten de korkarlar ve endişe duyarlar.
Wilson ve Kelling (1982 ve 1989), kolluk kuvvetlerinin kanunları uygulamada gösterdiği önceliğin genel olarak düzenin sağlanmasında olması gerektiği üzerinde düşünmüşlerdir. Kırık Pencereler olarak bilinen teoriye göre toplum düzeninin sağlanması ve korunması açısından kolluk sadece işlenmiş ciddi suçlarla ilgilenmemelidir; aynı zamanda toplum düzenini bozan sarhoşlar, uyuşturucu bağımlıları, gürültücü ve kavgacı gençler, sokaklardaki fahişeler, amaçsızca aylak aylak gezinenler, zihinsel bozukluğu olan insanlar vb. için de önlemler almalıdır. Çünkü düzensiz insanlar olarak ifade edilen bu kişiler, toplumda ve çevrede suça maruz kalma korkusu ve endişe yaratır. Ayrıca hayat kalitesini ve standardını düşürür. Genel olarak birçok suç önleme stratejisi bu teoriden faydalanmıştır. Bu teori, New York Polisi tarafından uygulamaya konulmuş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
Sosyal psikologlar ve polislerin ortak görüşü de Kırık Pencereler teorisinin tanımladığı şekildedir. Eğer bir binadaki kırık ilk cam tamir edilmiyorsa ve cam kırmaktan hoşlanan insanlar, kimsenin bu bina ile ilgilenmediğine kanaat ederlerse çok yakında bu binada kırılmayan cam kalmayacaktır. Burada bina toplum ve çevre, kırılan pencere camı ise toplum düzeninin bir parçası ve toplumu rahatsız eden düzensiz davranışlardır ki, bunun ileri boyutu toplumsal çözülme ve toplumu korkutan suçlardır.
Psikolog Philip Zimbardo, Kaliforniyada yaptığı araştırmada plakasız olarak iki arabadan birini Bronxta ve diğerini de Palo Altoda cadde kenarına bırakmıştır. Bronx bölgesindeki araba on dakika içinde tahrip edilmeye başlanmıştır. İlk olarak anne-baba ve çocuktan oluşan bir aile arabanın aküsünü ve radyatörünü sökmüştür. 24 saat içinde arabada para değeri olan hiçbir şey kalmamıştır; arabanın camları kırılmış ve kısa sürede çocukların oyun oynadığı bir yer haline gelmiştir. Burada dikkati çeken bu davranışları yapanlar iyi giyimli beyazlardır. Palo Altoda bırakılan arabaya ise bir haftadan fazla bir süre dokunan olmamıştır. Bunun üzerine çalışmayı yapan Zimbardo çekiçle arabanın bir kısmına zarar vermiştir. Birkaç saat içinde araba ters çevrilmiş ve harap edilmiştir. Bu davranışları yapanlar da iyi durumda görünen beyazlardır.
Bu çalışmada arabanın terkedilmiş izlenimi, vandallara kimsenin ilgilenmediği mesajını verdiğinden dolayı rahat bir şekilde arabayı tahrip etmişlerdir. Zimbardonun yaptığı araştırma sonuçları; İnsanların bir yerde düzen olmadığına veya düzenin zayıf olduğuna inanmaları onların suç işlemek için bir sakınca görmemelerine ve sorumlu tutulmayacakları nı düşünmelerine sebep olmaktadır.
Sosyal olarak düşünüldüğünde, toplumun huzurunu kaçırıcı, medeniyetsiz, kaba ve tehdit edici davranışların özellikle şehirleşmiş yerlerde yaygınlaşmasıyla düzensizlik oluşmaya başlar. Bir bahane ile para isteyen kişilerin olması, sokak fahişeliği, Vandalizm ve duvar yazıları, çiş yapma seyyar satıcılar, ışıklarda araba camlarını yıkama ve benzer hareketler düzensizliğe sebep olan davranışlara örnek gösterilebilir. Bunlar genelde para cezası veya küçük cezalar gerektiren fakat toplumun genelini rahatsız eden davranışlardır. Düzensizlik sonucu o çevrede yaşayan insanlar suç korkusuyla sosyal ilişkilerini azaltırlar ve dışarıda daha az vakit geçirmeye yönelirler.
Wilson ve Kellingin ifadesiyle Şehrin merkezinde bir cadde veya sokakta sizden telefon etmek veya otobüse binmek için kaba bir tavırla para isteyen bir kişi kırılan ilk penceredir. Aynı şekilde kapkaççılar, gaspçılar, çevrede para isteyen kişilerin var olmasını orada yeterli bir güvenlik olmamasından kaynaklandığını düşünebilir ve cesaret alabilir. Dennis Nowioki, metrolarda bilet parası isteyen gençlerin, kişilerin o esnada kendilerinden korktuklarını fark ettiklerinde soygun yapabileceklerini de düşündüklerini ve bundan cesaret alarak soygun yapmaya karar vermelerinde ilk davranışlarının etkili olduğunu belirtmiştir.
Kolluk Kuvvetleri genelde olmuş ciddi suçları aydınlatmayı veya bu suçlara müdahale etmeyi kendine görev kabul etmektedir. Düzensizliğe neden olan ufak tefek suçlara şikâyet olmadan müdahale etme eğilimi yoktur.
Kolluğun asli görevi düzeni sağlamak olmalıdır. Günümüzde kolluk işlenmiş suçları çözme, delil toplama, gözaltına alma gibi görevleri benimsemiş durumdadır. Ciddi suçlar işlenmeye devam etse de, ki bu suçların gelişiminde düzensizliğin etkisi büyüktür, toplumda düzen sağlanmışsa ve düzen korunuyorsa (dilencilerin, serserilerin, sarhoşların, uyuşturucu ve madde bağımlılarının, taşkın gençlerin vb. davranışlarının engellenmesi) vatandaşlar kendini daha güvende ve huzurlu hissedeceklerdir. Kolluk yalnızca suç mağduru olan bireylerle ilgilenmemelidir; Toplumun genelinin suça maruz kalma korkusu ve kendini güvende hissetmeme sorunu ile de ilgilenmeli ve bunu görev kabul etmelidir.
Wilson ve Kellingin Kırık Pencereler teorisine göre suçu önlemek için suça neden olan ve suç işlenmesine zemin hazırlayan düzensiz davranışların da kontrol altına alınması gerekir. İnsanlar sadece suçtan değil düzensizlikten de korkarlar. Düzensizlik, toplum kontrolünün zayıf olduğunu göstermesinden dolayı kişileri kendini daha az güvende hissetmeye ve suç korkusu duymaya iter.
Kırık Pencereler Teorisinin toplumun huzurlu ve güvenli bir toplum için genel ve sistemli olmasa da imkânlar dâhilinde uygulanması şüphesiz faydalı olacaktır. Ve sade vatandaşların düzensiz davranışlarda bulunanlardan daha fazla düşünülmesi doğal olmalıdır. Teori düzenin sağlanmasında faaliyet gösterecek resmi ve özel tüm birimler tarafından benimsenirse uygulanması açısından tüm olumsuzluklara rağmen suçun gelişmesini engellemesi açısından faydalı olacaktır.
Jandarma Dergisi Sayı:111, Eylül 2006, Sayfa: 26