|
| Ulus Patlaması His Patlamalarına Dönüşmesin |
|
| Yazar:
Murat DAĞLAR |
25.05.2007
|
 |
Son günlerde maalesef bir çok olumsuzlukların üst üste geldiği bir dönemi yaşıyoruz.
Her ne kadar bu olumsuzluklar sistem teorisi yaklaşımı içerisinde birbiriyle irtibatlı olsa da, burada spesifik olarak Ulus’ta meydana gelen, üzücü terör olayını ele almak istiyorum.
Patlamada 6 vatandaşımız ölmüş, 120 civarında vatandaşımız yaralanmıştır. Hayatını kaybedenlerin hemen hepsi yurdum insanı karakteristiğini taşıyorlar. Yani, avam tabiri ile “gariban vatandaş.”
Olay hepimizde tamamen bir soğuk duş etkisi yaptı.
Ancak, devlet ve millet olarak binlerce yıllık tarihimizde bir çok dar, sarp, aşılması imkansız görünen geçitleri geçtik.
Örneğin kurtuluş savaşımız.
Büyüklerimden dinlemiştim kurtuluş savaşının devam ettiği bir dönemde mahallemizde vefat eden bir çocuğu mezarlığa götürüp defnedecek hemen hiç erkek kalmamış.
O civarda yaşlı olması sebebi ile savaşa gidemeyen, ak saçlı bir dede, vefat eden çocuğu tabutsuz olarak kucaklayıp, sırtına da mevtanın üzerini örtmekte kullanınla burmalardan ( kuru ot ) alıp mezarlığa kadar-- kucağında mevta, sırtında burma—yürüyerek defin işlemini tek başına yapmış.
Yani cephelerde şehit düşen insan sayımız tehlikeli boyutlara ulaşmış. Sadece Çankkalede 250.000 civarında vatan evaladını kaybetmişiz.
Milletimizin zor günlerine bir misal de Kıbrıs harekatı: Koca bir dünyayı karşımıza alıp zülme uğrayan can dostlarımızın yardımına koşmuşuz.
Derken 17 Ağustos 1999 depremi: Resmi raporlara göre, 17.480 ölüm, 43.953 yaralı olmuştur. Resmi olmayan bilgilere göre ise yaklaşık 50.000 ölüm, ağır-hafif 100.000 e yakın yaralı olmuştur.
Dikkatinizi çekmek istediğim husus şu; tüm basettiğimiz bu çalkantılı dönemler Türkiye insanının yek vücut olduğu, birbirine kenetlendiği dönemler olmuştur aynı zamanda.
Bu gün de Ulus patlaması olayının şokundan bir an önce çıkıp, aklı selimle hareket etme ve normale dönme zamanıdır.
Terörün en önemli amacı insanların ümitleri üzerine balyoz indirmektir. Onların ümitsizlik ve akıldan uzak hissilikler içirisinde hareket etmelerini sağlayarak, olayları çığrından çıkarmaktır.
Dolayısıyla, miletin ve devletin bütün fertlerine düşen, hissiliklerden uzak akıl ve mantık eksenli davranmaktır.
Bir anlık hissi galeyanlara gelip, insanların sokaklara dökülmesi veya kendilerini devlet yerine koyup kendi adaletlerini tesis etmeye kalkışması, millete ve ülkeye en büyük zarar olur.
Çünkü, bu tür duygu patlamarından uyandığımızda kendimizi yabancı istihbarat servislerinin, bölücü terör örgütünün ve şer güçlerin ortaklaşa yazmış oldukları bir senaryonun suistimal edilmiş aktörleri olarak bulabiliriz.
Gerek Ulus patlaması için olsun gerekse genel olarak tüm bölücü terör anlamındaki olaylar için olsun, bu tür canice eylemlerden dolayı doğu insanını rencide etmeden, orada yaşayan masum vatandaşı itham altında bırakmadan meselelerin ele alınması hayatı önem taşıyor.
Unutmamamız gereken gerçek şu, PKK ülkeyi bölemez. Ancak, akıl yerine hislerle hareket eden toplum ve devlet, yine topluma ve devlete akıl bile edemeyeceğimiz zararlar verebilir.
Kısacası, Ulus’da ki patlama yüreklerimizi dağladı.
Ancak korkulması gereken şey, artışa geçmesi beklenen bu tür terör olayları karşısındaki his patlamaları.
Hele hele her şeyin puslu bir ortamda cereyan ettiği ve meselelerin perde arkasını göremediğimiz bu günlerde ki his patlamarı.... |
| |
| Yazar:
Murat DAĞLAR |
25.05.2007 |
| |
|
|