AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
  -Çeviriler
  -Duyuru
  -Güncel
  -İstihbarat
  -Kitap İncelemesi
  -Suikastlar
  -Yorum
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:  Son günlerde güvenlik güçlerine karşı yapılan saldırılarda ne amaçlanıyor?
   Ordumuz Kuzey Irak'ta pusuya çekilmek isteniyor
   Teskerenin onaylanmasına tepki olarak saldırılar yapılıyor
   Ergenekon operasyonuna tepki olarak gerçekleştiriliyor
   Güvenlik güçlerininin zaafiyet içerisinde olduğu gösterilmek amaçlanıyor
   
 
Son Üyeler
mrguardian
selcukokmen
enginakman
mustafa
ekonyar
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Seri Cinayetlerin Psikolojik Sebepleri

İl Emniyet Müdürlerimizin Dikkatine !

Polis Amirlerinin Eğitimi ve Öneriler

 

 Suikast Nedir? Suikastların Felsefesi Yazdır 
 Yazar: Mehmet Emin ORHAN 01.05.2007  
Suikast Nedir? Suikastların Felsefesi

SUİKAST NEDİR ve SUİKASTLARIN FELSEFESİ?

“Tarih boyunca siyasal cinayetlerin yüzde
doksanının başarıya ulaştığını iyi anlıyorum. Bir devlet
adamının kendi için alabileceği tek etkili tedbir,
düzensiz hareketleri alışkanlık haline getirmesidir”.

Adolf Hitler

1. SUİKASTIN TANIMI

Genelde suikast, önemli kişilerin planlı bir şekilde ideolojik ve politik nedenlerle motive edilmiş kişiler tarafından öldürülmesi olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca bazı suikastlar kişisel nedenlerden, kişisel inançlardan veya sadece para kazanmak amacıyla işlenebilir. Çoğu zaman suikast yapılmak istenen kişi bu konuda uzman olan kişiler tarafında öldürülmektedir. Ancak son yıllarda terörizm ve suikastlar evrim geçirmekte ve bilinen eski yol ve yöntemlerin dışına çıkmakta adeta kabuk değiştirmektedir. Günümüz Türkiye’sinde son yıllarda önemli devlet büyüklerine düzenlenen saldırılarda ‘kullanılan kişiler’in örgütsel manada somut değil daha çok soyut bir bağlantıya sahip olmaları, ideolojik manada yeterli bir bağlılığa sahip olmamaları ve bu cinayetleri düzenleyen kişilerin uzman değil acemi olmaları yukarıda bahsetmiş olduğumuz evrimin bir göstergesidir.
“Suikast önemli bir kişiyi amaçlı olarak öldürmek anlamına gelir. Öldürülen veya öldürülmek istenen kişi genellikle bir devlet büyüğü veya stratejik önemi olan bir kişidir” .
“Suikast, kaynaklarda; özellikle tanınmış kişilere, siyasi nedenlerle gizlice düzenlenen planlı öldürme girişimi” . Başka bir kaynakta ise, “Bir kişiyi önceden tasarlayarak, acımasızca ve aniden öldürme eylemidir” .
Suikastlarda gizlilik önemli bir faktör olup suikastçı yapacağı suikastın başarılı olması amacıyla elinden gelen titizliği göstermekte ve ayrıca bu amaca ulaşmak amacıyla özel teçhizat kullanabileceği gibi kullanmadan da suikastı gerçekleştirebilmektedir.

“Suikast, sonu ölümle biten bir eylem olarak, siyasi mücadelenin en sert araçlarından biridir. Hem de tarihin en eski dönemlerinden beri. Nitekim eski Mısır’daki mezar kalıntılarında saltanat içi entrika, cinayet ve suikastlara dair deliller bulunmaktadır. Hele artık Batı dillerine bile “katil” anlamıyla giren, Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’ndeki ünlü “Haşhaşin Fedaileri” belki de suikastlar tarihinin en gizemli örgütü olma özelliğini halen koruyor” .
 Hasan Sabah 33 yıl boyunca kendisine karşı olan birçok devlet adamını fedaileri aracılığıyla öldürtmüştür. Bu fedailer hedeflerini ortadan kaldırdıktan sonra yanından ayrılmazlardı ve çoğu zaman halk tarafından linç edilirlerdi, bu yönü ile de Haşhaşin Fedaileri bir nevi intihar eylemi gerçekleştirmiş olurlardı. “Osmanlı dönemine kadar olan süreç içerisinde, belki de en önemli suikast, Hasan Sabbah’ın fedailerinin 1092’de Selçuklu veziri Nizam-ül Mülk’ü katletmeleridir” .
Çoğu ülkeler suikast konusunda uzmanlaşmış birimler e sahiptir. Nitekim 22 Mart 2004’te Şeyh Yasin’in öldürülmesinden sonra “İsrail, suikastların devam edeceğini”  duyurmuştur. “Londra'da yayımlanan Eş Şark El Avsat gazetesi, İsrail Başbakan Ariel Şaron'un ilk fırsatta öldürülecek 100 Filistinlinin adını içeren bir liste hazırladığını öne sürdü. Suikast listesi, Hamas ve İslami Cihad'ın siyasi liderlerinin tümünü, Filistin lideri Yaser Arafat'ın önderliğindeki El Fetih'in siyasi ve askeri kanat liderlerini kapsıyor” . Aslında bir savaşı kazanmada stratejik hedefler seçerek bunları ortadan kaldırma çoğu milletin hedefleri arasında vardır.
Suikast eylem olarak sosyolojik, psikolojik, tarihi ve hukuki açıdan incelenmiştir. Türk hukukunda, suikast tanımlanmamıştır. Suikastlar, arkalarında birçok cevapsız soru bırakarak tarihteki yerlerini almışlardır. İlk bakışta lokal bazda görünen bu olaylar, kendi ülke sınırlarını aşan ve uluslar arası toplumu etkileyen olaylar halini almıştır.
Suikast, bilinen en eski terörist yöntemidir ve günümüzde de sıkça başvurulmaktadır. Toplumda kargaşa çıkarmak ve devletin yabancı devletler karşısında güvenliğini tehlikeye düşürmek amacıyla devlet büyüklerine, siyasi ve askeri liderlere veya toplumca sevilen kişilere yöneltilen silahlı saldırılardır.
Tarihin değişik zamanlarında suikast olaylarıyla karşılaşmaktayız. “Alamut Kalesine 33 yıl egemen olan Hasan Sabah, İsmaili tarikatındaki derecelere göre düzenlediği örgütlenme biçimi, alkol uyuşturucu madde ve telkinden yararlanarak uyguladığı <<beyin yıkama>> yöntemiyle yetiştirdiği fedailere, tarihte önemli yeri olan birçok ünlü kişiyi öldürtmüştür” .
Suikastlar, ihtilale ilişkin nedenlerden, ekonomik nedenlerden, ideolojik nedenlerden, psikolojik nedenlerden, kişisel nedenlerden, para ve menfaate dayanan nedenlerden kaynaklanmaktadır.
“Suikastlar için, genel olarak, binaların giriş çıkışları, otoya biniş ve iniş anı, gidiş geliş güzergâhları, araçların durduğu noktalar, tören ve merasim alanları uygun noktalardır. Suikastlarda, her türlü ateşli ve ateşsiz silahlar. Patlayıcı maddeler, model uçaklar kullanıldığı gibi, zehirli hayvanlar (akrep-yılan) ve kimyasal maddeler (zehir-asit) de suikast aleti/silahı olarak kullanılır. Suikastlara taraftar olan terörist gruplara ETA (Easkedi Ta Askatasune), İRA (İrlanda Cumhuriyet Ordusu), Kaddafi’nin desteklediği uluslararası terörist gruplar ile Orta ve Güney Amerika’daki çeşitli terörist gruplar örnek verilebilir. Suikastlarda hedefler genellikle tahmin edilebilir ve olaydan sonra teröristlerce olay üstlenilir. Suikastlar genel olarak hükümet yetkilileri ve görevlilerine, şirket yöneticilerine, polis/asker ve koruma görevlilerine yönelmektedir. Suikastlarda teröristler basit, dinamik, çabuk ve halk üzerinde etki bırakacak şekilde taktik kullanırlar” .

2. SUİKASTIN AMACI

Suikastlar, genelde politik nedenlerden ve kişisel nedenlerden dolayı bu işte uzmanlaşmış olan kişiler tarafından işlenir ve her zaman suikastın başarısı hedef kişinin öldürülmesine bağlı değildir; suikast kimi zaman hedef öldürülmeden de başarılı olabilir, bu suikastın amacına ulaştığı manasına gelir. Ayrıca kimi zaman hedef ortadan kaldırılsa bile suikastla amaçlanan hedefe ulaşılamayabilir çünkü yapılan suikast toplumda beklenen tepkinin ötesinde bir tepkiyle karşılanır ve suikast hedefinden sapabilir.
Suikast, bilinen en eski terörist taktiğidir ve günümüzde de sıkça başvurulmaktadır. Toplumda kargaşa çıkarmak ve devletin yabancı devletler karşısında güvenliğini tehlikeye düşürmek amacıyla devlet büyüklerine, siyasi ve askeri liderlere veya toplumca sevilen kişilere yöneltilen silahlı saldırılardır.
 “Tarihte suikasta uğramamış lider yok gibidir. Hatta bazılarına yönelik birden fazla girişim olmuştur. Bu girişimlerin bir kısmı başarılı olurken bir kısmı teşebbüs aşamasında önlenebilmiş ya da kurban yaralı olarak kurtulmuştur. Bazıları çeşitli gerekçelerle kamuoyundan gizlenmiş veya daha sessiz metotlar kullanılarak- zehirleme gibi- olayın gizli kalması sağlanmıştır. Öyle veya böyle suikast yüzyıllardır kullanılagelen bir siyasi mücadele yöntemidir” .

Suikastlar, genelde toplumda infial oluşturmak amacıyla tercih edilen profesyonel bir yöntemdir. Genelde toplum tarafından genel kabul gören kişiler(Turgut Özal, Kenedy vb…) tercih edilir. Bu kişi veya kişilerin öldürülmesi sonucunda toplumda genel bir huzursuzluk ortamı hâkim olur ve kişiler devlet büyüklerini bile öldürebilen bu örgütlerin her istedikleri kişiye ulaşabilecekleri kanaatine varır.
Bazen hedef olarak tercih edilen kişiler, örgüt veya suikastı düzenleyen grup tarafından kendi menfaatlerine zıt yönde hareket etmelerinden dolayı tercih edilmekte ve kişilere, örgüt veya grubun menfaatlerine ters hareket edenlerin hiç çekinilmeden etkisiz hale getirileceği mesajı verilir. Ayrıca önemli siyasal mevkilerde bulunan kişiler de bazen kararlı olabilirler ve bunun sonucu olarak da öldürülebilirler.
Önemli siyasi makamları işgal eden kişiler, kimi zaman devletin imajını zedelemek amacıyla terör örgütleri tarafından suikast düzenlenerek öldürülebilir. Suikastın hedefine ulaşması çoğu zaman devlet otoritesini ciddi manada sarsar ve kişiler kendini bile koruyamayan devlete olan inançları zayıflar.
Yukarıda saymış olduğumuz nedenlere ilaveten kişiler iki ayrı grubu birbirine düşürmek amacıylada işlenebilir. Bu gibi durumlarda aralarında huzursuzluk bulunan iki gruptan birine mensup olan kişi, diğer gruba mensup olamayan ve bu iki grubun birbirine düşmesi menfaatine olan grup tarafından öldürülür.
Düzenlenen kimi suikastlar uluslar arası düzeyde de olabilir. Devletler kimi zaman uluslar arası düzeyde bir devlete kabul ettiremedikleri bazı konuları ülke içersinde söz sahibi veya halk tarafından genel kabul gören kişiler ülke gizli servisleri tarafından veya taşeron kişiler tarafından öldürülmekte ve akabinde çoğu zaman tetikçiler de ortadan kaldırılmakta ve ilgili devlete ulaşmak adeta imkânsız hale getirilmektedir. Ayrıca yukarıda saymış olduğumuz grupları birbirine düşürme amaçlı yapılan kimi suikastlar aynı şekilde devletlerin de hedef gösterilmesine neden olabilir (Uğur Mumcu cinayetine İran’ın, İpekçi cinayetinde Bulgaristan’ın hedef olarak gösterilmesi gibi). Bunlar, ayrıca suikastların devletler tarafından uluslar arası çıkarlarını korumak amacıyla kullanılabilen bir enstrüman olduğunu göstermektedir.

3. SUİKASTLARIN TEMEL ÖZELLİKLERİ

Suikastlarda genelde bu konuda uzman kişiler kullanılmaktadır, böylelikle arkada iz bırakılmadan hedef ortadan kaldırılmış olacak ve azmettiricilere ulaşmak adeta imkânsız hale getirilecektir. Ayrıca suikastı gerçekleştiren kişiler genelde susturucu takılmış silahlar kullanılmakta böylelikle çevredeki kişilerin dikkati çekilmeyerek görgü tanığı ihtimali de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ayrıca bazen hedefin ortadan kaldırılmasında iz bırakmayan zehir kullanılarak hedefler dikkat çekmeden ortadan kaldırılabilmektedir.
Suikastlarda eğer hedefe doğrudan ulaşılamıyorsa veya ulaşmak tehlikeli ise kimi zaman intihar saldırısı düzenlenerek hedef ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. 2003 İstanbul İngiliz Başkonsolosluğu’na düzenlenen saldırıda bu yöntem kullanılmıştır.
Birçok suikastta tek tetikçiyle yetinilmemekte ve ikinci bir tetkikçi de kullanılmakta ve adeta suikastın sonuçlanması garanti altına alınmaktadır. Kimi zaman suikastı gerçekleştiren tetikçi daha sonra geri plandaki kişiler tarafından ya yurt dışına kaçırılmakta ya da bir daha konuşamaması için ortadan kaldırılmaktadır. Diğer bir özellik ise genelde suikast eğer bir silahla gerçekleştirilecek ise kullanılacak olan silahın başka herhangi bir eylemde kullanılmamış olmasına dikkat edilmektedir. Ayrıca her suikast genelde ayrı ayrı gruplar tarafından gerçekleştirilmekte ve arada bağlantının kurulması engellenmektedir.
Son yıllarda yukarda saymış olduğumuz özelliklere bir yenisi de eklemiştir. Acemi ve herhangi bir örgüte mensup olmayan gençler kullanılarak yapılan suikastların arkasında herhangi bir örgüt veya grubun bulunmadığı imajı verilmeye çalışılmaktadır, buda suikastın değişen yüzünü oluşturmaktadır.
Kennedy olayında SSCB ve KGB’nin suçlanması, İpekçi cinayetinde işin içine Bulgarların girmesi, Mumcu suikastında İran kaynaklı örgütler üzerinde durulup İran’ın hedef gösterilmesi, bu suikastların aslında küresel bazda olduğunu ve bazı güçlerin ulusular arası çıkarlarına hizmet ettiği göstermektedir.

 


4. SUİKAST TÜRLERİ

 a)Siyasi-İdeolojik Nedenlerden Kaynaklanan Suikastlar: Otoriteye karşı olan terör örgütleri veya illegal gruplar tarafından devlet otoritesinin sarsılması amacıyla gerçekleştirilir. Dini veya faşist ideolojiye sahip gruplarda kendi amaçlarına ulaşmak amacıyla suikast düzenleyebilirler. “Devlet adamlarına düzenlenen eylemler, medyatik değeri fazla olacağı için örgütlerin reklâmı açısından önem taşır. Terör örgütleri için, hayatlarını ortaya koyarak karşı mücadele verdikleri devletin, kendilerine ve davalarına yönelik baskı ve zulme varan uygulamalarının sorumlusu olarak kabul ettikleri devlet adamları her zaman intikam alınması gereken kişilerdir” .

 b)Ekonomik Nedenlerden Kaynaklanan Suikastlar: Çeşitli ekonomik nedenlere bağlı olarak, kişiler veya mafya türü organize bazı güç odakları, çıkarlarının zaafa uğraması veya uğrayacak olması, devletin yargı organlarının haklarının etkin bir mücadeleye girişmeleri gibi çeşitli nedenlerden dolayı, engel gördükleri devlet adamlarına yönelik suikast düzenlemektedirler.

 c)Kişisel Nedenlerden Kaynaklanan Suikastlar: Çeşitli nedenlerden dolayı, devletin kurumlarından zarar gördüğüne inanan ve bundan dolayı çok ciddi maddi manevi kayba uğrayan kişiler, intikam, kıskançlık, nefret veya tamamen kişisel birtakım sebeplere bağlı olarak, çok nadir olmakla birlikte suikasta başvurabilirler.

 d)Psikolojik Nedenlerden Kaynaklanan Suikastlar: Akli dengesi bozuk, fanatik ya da kişilik olarak depresyon geçiren kişiler, kendilerince haklı birtakım gerekçelerle suikast düzenleyebilmektedirler. Özellikle bireysel nitelik taşıyan suikastlarda psikolojik nedenler büyük önem taşır. Ülkemizde bu tür eylemlere nadir rastlanır .

5. SUİKASTIN UNSURLARI

a)Önemli kişilerin hedef seçilmesi: Yapılan suikastların daha büyük bir yankı koparması amacıyla suikastlar genelde halk tarafından sevilen ve itibar gören kişilere yapılır. İyi korunan ve iyi korunduğuna inanılan kişilerin hedef olarak seçilmesinde ayrıca halka örgütün ne kadar güçlü olduğu ve her istediği kişiye ulaşabileceği imajı verilir.  DHKP/C örgüt mensupları Özdemir Sabancı suikastında iyi korunduğuna inanılan Sabancı Center’a girip hedefi ortadan kaldırmıştır. “Saygınlığıyla bilinen değerli insanlar, failleri bir türlü bulunamayan siyasi cinayetlere kurban gidiyor”   ve bu cinayetler vasıtasıyla toplum içersindeki gruplar birbirine düşürülmeye çalışılmaktadır.

b)Gizlilik: Suikastın diğer bir unsuru da gizliliktir. Amaçlanan hedefe ulaşmak için yapılan tüm faaliyetler büyük bir gizlilik içersinde yürütülür. Her aşamada bu gizlilik suikastın başarısı için gereklidir, zira en ufak bir bilgi sızması sonucu amaca ulaşılamayabilir. Örneğin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a oğlunun düğününde yapılamak istenen suikast istihbari bilgi sonucu önceden öğrenilmiş ve gerekli önlemler alınmıştır.

c)İdeolojik nedenlerden dolayı düzenlenmiş olması: Suikastları sıradan cinayetlerden ayıran en önemli özellik ideolojik ve siyasi bir nedenden dolayı düzenlenmiş olmasıdır. Kişisel ve psikolojik nedenlerin dışında suikastlara hakim olan duygu budur. Hrant Dink, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu suikastlarına hakim olan duygu, ideolojik olarak karşı görüşte olan veya aynı görüşü paylaşmayan kişilerin seçilmesidir.

d)Uzmanlaşmış kişilerin kullanılması: Uzmanlaşmış kişilerin seçilmesinin en önemli nedeni geride minimum derecede bırakılan kanıtla eylemin geri planında olan kişilere ulaşılmasının imkânsız hale getirilmeye çalışılmasıdır. Uğur Mumcu, Gaffar Okkan suikastlarında uzman kişiler kullanılarak geride iz bırakılmamıştır. Ancak günümüzde yapılan suikastlara baktığımızda bu öğenin değişmekte olduğu dikkat çekmektedir. Zira Rahip Santora suikastı, Danıştay Saldırısı, Hrant Dink suikastı, Malatya’daki misyonerlere düzenlenen suikastta ve YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’e düzenlen suikastta amatör kişiler tercih edilmektedir. Aslında bu yeni bir olgu değildir; zira Kennedy suikastında da amatör bir kişi olan Lee Harvey Oswald kullanılmıştır.

e)Planlanmış olması: Bir suikastın başarıya ulaşmasında en önemli faktörlerden biri de kusursuz bir plan çerçevesinde planlanmış olmasıdır. Planlamadaki en ufak bir kusur amaca ulaşmada bir büyük engel olarak eylemcinin karşısına çıkacaktır. Nitekim Adalet Bakanlığı’na DHKP/C militanı Eyüp Beyaz tarafından düzenlenecek olan intihar saldırısı kapı detektörünün ötmesi sonucu başarısız bir şekilde sonuçlanmıştır.

6. SUİKAST ŞEKİLLERİ/YÖNTEMLERİ

Suikast için belirli bir takım yöntemler vardır demek pek doğru olmayacaktır; çünkü hedefin ölümüne sebep olabilecek tüm yöntemler bir suikast yöntemi olarak kullanılabilir. Ukrayna Devlet Victor Yuşçenko’ya düzenlenen suikastta kullanılan Dioksin kimyasal maddesi, Uğur Mumcu suikastında kullanılan el yapımı bomba veya Kennedy suikastında olduğu gibi uzaktan keskin nişancı kullanılarak hedef ortadan kaldırılabilir. Suikast düzenlemeye uygun mekânlar şöyle sayılabilir; bina giriş çıkışları, otoya biniş ve iniş anı, gidiş gelişte takip edilen güzergâhlar, araçların durduğu noktalar, tören ve merasim alanları, toplantı veya gösteri alanları olarak sayılabilir. Abraham Lincoln suikastında tiyatroda ışıkların bir anda kapatılması sonucu Başkan Lincoln öldürülmüştür. Kennedy suikastında ise açık alan seçilmiş ve Başkan Kennedy öldürülmüştür. Uğur Mumcu suikastında ise vites kolu levyesine bağlanan ve arabaya mıknatısla tutturulan C–4 tipi patlayıcı arabanın çalıştırılmasıyla harekete geçmiştir. Yine Başkan Kennedy suikastında olduğu gibi Papa II.Jean Paul’e düzenlenen suikastta Papa’nın halkı selamladığı an seçilmiştir. Bir diğer örnek ise Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’e düzenlenen ve helikopter yakıtına katılan katkı maddesi yardımıyla helikopter havada arızalanmış ve hedef şahıs ortadan kaldırılmıştır. Tüm bu olaylar sonucu devlet büyüklerine düzenlenmesi muhtemel suikastlara karşı önlemler alınmıştır. Arabalarda kurşungeçirmez cam kullanılmış, yiyecek içecekler önce görevlilere tattırılmıştır vb.
Geçtiğimiz günlerde Ukrayna muhalefet lideri Victor Yusçenko'nun zehirlenme girişiminin ardından, FKÖ Devlet Başkanı Yaser Arafat’ın da MOSSAD tarafından zehirlenerek öldürüldüğü kuşkularının güçlenmesi ‘zehirli suikastları’ bir kez daha gündeme taşıdı. 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ve MHP lideri Alparslan Türkeş’in kalp krizine neden olan bir zehirle öldürüldükleri iddiaları ortalığı karıştırdı. Daha önce de Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Doğan Güreş’in PKK sempatizanı askerler tarafından kahvesine zehir konularak öldürülmek istendiği ortaya çıkmıştı. Benzer iddialar Atatürk için de ortaya atıldı.
Diğer ilginç bir yöntem ise asit kullanılarak yapılan suikastlardır. Örneğin, 1960'da sinüzit olan Kral Hüseyin'e özel doktoru tarafından verilen burun damlasından birkaç damla lavaboya düşmüş ve birden lavabonun rengi değişmiş ve lavaboda bir delik açılmıştır. Burun damlası yerine şişenin içinde sülfürik asit olduğu ortaya çıkmıştır. 1998 yılında ABD Başkanı Bill Clinton, ucuna AIDS virüsü ve çeşitli öldürücü zehirler bulaştırılmış kaktüs dikenleriyle öldürülmek istenmiştir. Yukarıda da görüldüğü gibi suikast yöntemleri insanoğlunun hayal gücüne bağlıdır veya insanoğlunun hayal gücü ölçüsünde çeşitlilik göstermektedir.
 Temmuz 1905 tarihinde, II. Abdülhamit’in Yıldız Cami’ndeki Cuma selamlığını fırsat bilen Ermeniler bombalı bir suikast girişiminde bulunmuşlardır. Başarısız olan bu suikast sonrası suikasta karışanlardan biri olan Edward Jorris yakalanabilmiş ve idama mahkum edilmiştir.  Fakat her ne kadar suikastın görünen faili yakalanmış olsa da Osmanlı’daki Ermeni azınlığı kışkırtarak böyle bir girişime zemin hazırlayan esas güçler günümüzde olduğu gibi cezalandırılmaktan uzak kalmışlardır.

7. SUİKASTLERDE AMAÇ VE HEDEFLER

Suikastlarda terör örgütleri ülke gündemini rehin almayı amaçlamaktadır, zira terör eylemlerinde görsellik gerçeğin kendisi kadar önemlidir. Örgütler ve gruplar kendi reklâmlarını yapmak veya kendi tabanlarına mesaj vermek amacıyla bu tip eylemlere girişmektedirler. Tabiî ki kimi zaman amaçlanan hedefe ulaşılamamakta ve güvenlik güçlerinin örgüt üzerine yoğunlaşmasına neden olmakta ve örgütler büyük yaralar almaktadır. Suçlular bulunamamışsa, bu öfke, husumet ve tepki, varsayımsal suçlulara yöneliyor ve karşı siyasal akımları benimseyen kitleler –ki bunlar bireysel olarak ne kadar barışçıl olursa olsun- suçlu olarak görülmektedir. “Türkiye’de en yaygın alışkanlık, gizemli cinayetlerin veya uzmanlık isteyen soruşturmaların büyük bir kolaycılıkla sembol bir ifadeyle adlandırılması veya bir gruba mal edilmesidir” . Böylelikle ölümler bazı gruplara mal edilebilmekte, ölümlerin arkasında olan kişi ve kişilere odaklanılmamaktadır.
Terör örgütlerinin önemli özelliklerinden biri ‘ölümler üzerinden propaganda’ yapmasıdır. Bunu da gerçekleştirmenin en kolay yollarından biriside önemli kişilere suikast düzenlemektir. DHKP/C eski Adalet Bakanı Mehmet Topaç’a düzenlediği suikastla adını duyurmaya çalışmıştır.
 

 

8. HEDEFLERİN PROFİLİ/KİŞİLİĞİ

 Suikastlarda genelde devlet görevlileri, emekli olmuş devlet görevlileri seçilmekte veya toplum tarafından veya mensup olduğu grup/örgüt için önem arz eden kişiler hedef alınmaktadır. Böyle kişilerin hedef seçilmesindeki gaye karşı tarafa büyük bir darbe vurmaktır.
 Suikastlarda emekli devlet görevlilerinin seçilmesinin en önemli nedeni korunma düzeylerinin azaltılması kısacası emekli olmadan önce örgütlerin ulaşamadıkları kişilere emekliliklerinde ulaşmaları ve intikam alma amaçlı öldürmeleridir. Suikasta kurban giden emekli devlet görevlilerinden bazıları şunlardır:
 Eski Başbakanlarımızdan Nihat Erim, 12 Mart’ın sorumlusu kabul edilerek 20 Temmuz 1980’de DHKP/C militanları tarafından öldürülmüştür. Eski Bakan Gün Sazak, Emekli Korgeneral Hulusi Sayın, Emekli MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahmut Dikler, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç, Emekli Oramiral Kemal Kayacan, Adalet Eski Bakanı Mehmet Topaç bu görevlerini bıraktıktan sonra örgütler tarafından öldürülmüşlerdir.
 Bazen örgütler, örgütten ayrılan veya ayrılmayı düşünen kendi elemanlarına da suikast düzenlemektedirler. Hizbullah terör örgütü örgütten ayrılan Gonca Kuriş’i düzenlenen bir suikast sonucu ortadan kaldırmıştır.
Yakın geçmişte suikasta kurban giden ünlü kişilerden bazıları şöyle sıralanabilir: Avusturya Şansölyesi Doktor Engelbert Dolfuss(1934),Hindistan Başbakanı Mohandas Gandhi(1948), ABD Başkanı John F. Kennedy(1963) ve ABDli siyah önder Martin Luther King(1968), Beatles topluluğunun eski üyesi John Lennon(1980), Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat(1981), Hindistan Başbakanı İndira Gandhi(1984) ve İsveç Başbakanı Olof Palme(1986). Türkiye’de de, özellikle 1970’lerde ve son yıllarda birçok bilim ve düşün adamıyla gazeteci ve siyasetçi suikasta kurban gitmişlerdir.

Türkiye'de suikast sonucu öldürülen kişileri şöyle sıralayabiliriz:
1978, 11 Mart - Bedrettin Cömert
1978, 24 Mart - Doğan Öz
1978, 17 Nisan - Hamit Fendoğlu
1978, 20 Ekim - Bedri Karafakioğlu
1978, 8 Aralık - Necdet Bulut
1979, 1 Şubat - Abdi İpekçi
1979, 7 Aralık - Cavit Orhan Tütengil
1980, 11 Nisan - Ümit Kaftancıoğlu
1980, 27 Mayıs - Gün Sazak
1980, 19 Temmuz - Nihat Erim
1980, 22 Temmuz - Kemal Türkler
1990, 31 Ocak - Muammer Aksoy
1990, 7 Mart - Çetin Emeç
1990, 4 Eylül - Turan Dursun
1990, 26 Eylül - Hiram Abas
1990, 6 Ekim - Bahriye Üçok
1993, 24 Ocak - Uğur Mumcu
1996, 9 Ocak - Özdemir Sabancı
1998 - Gonca Kuriş
1999, 21 Ekim - Ahmet Taner Kışlalı
2001, 24 Ocak - Gaffar Okkan
2002, 18 Aralık - Necip Hablemitoğlu
2006, 17 Mayıs - Mustafa Yücel Özbilgin
2007, 19 Ocak – Hrant Dink

Yapılan suikastlardan sağ kurtulanlarda olmuştur; Padişah II.Abdulhamit, Ahmet Samim, Talat ve Cemal Paşalar, Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Ahmet Emin Yalman, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Recep Tayip Erdoğan, Erdoğan Teziç’e vb. suikast düzenlenmiş ancak başarılı olunamamıştır.

9. SUİKASTLARIN NEDENLERİ

 Suikastları, otoriteyi temsil eden ve devlet için önem arz eden şahıslara ve diğer yetkili kişilere karşı düzenlenen eylemler olarak nitelendirebiliriz. “Terör örgütleri açısından gerçekleştirdikleri eylemlerin en sansasyonel nitelikli ve etkili olanları suikastlardır. Terör örgütleri her zaman için büyük çaplı bir eylemi gerçekleştirmek istemekle beraber bazı olumsuz nedenlerden dolayı bu tür eylemlere çok fazla başvurulduğu gözlenmemektedir. Genelde üst seviyedeki kişiler çok iyi derecede korunduklarından dolayı eylem güvenliği açısından büyük risk taşımaktadırlar. Ayrıca güvenlik kuvvetlerinin, bu tür eylemler sonrası başlatacakları geniş çaplı operasyonlar da örgütler açısından caydırıcı nitelik taşımaktadır” .
 Suikast türü eylemler sadece terör örgütlerinin başvurmuş oldukları yöntemler olmayıp mafya gibi organize suç örgütlerinin de devlet görevlileri veya halka mesaj vermek amacıyla kullanmış oldukları eylem çeşididir. Ancak yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi bu tür eylemler örgüt için tehlike arz etmektedir, çünkü güvenlik kuvvetleri bir süre önemli devlet adamına suikast düzenleyen örgüte odaklanacaktır ve bu örgütün ortadan kaldırılmasına neden olabilecektir.
Siyasi suikastları da çeşitli siyasal amaçlara ulaşmak için toplumda siyasal kimliği ile belli bir yer edinmiş kimselere karşı yapılan terör eylemi olarak tanımlayabiliriz. Siyasi cinayetler de terörizmin kullandığı yöntemlerden biridir. Terörizm için önemli olan yaptıkları faaliyetler değil yapılanların toplumda oluşturduğu etkidir. Hedefler buna göre seçilir. Hedefteki kişinin kimliği siyasi suikastlar için çok önemlidir. Öyle bir hedef seçilmelidir ki ona yöneltilen hareketin sonucu çok büyük olmalı ve kitleleri harekete geçirebilmelidir. Yıllar boyu bu amaçlar için  birçok devlet adamı, akademisyen, gazeteci, yazar hedef seçilmiştir. Hedefine ulaşan suikastlar olduğu gibi ulaşamayanlar da vardır. Örnek vermek gerekirse II. Abdülhamit’e Ermeni Komitesi tarafından düzenlenmek istenen suikast.

10. SUİKASTLARDA EYLEMCİ HEDEF İLİŞKİSİ

Hedef-Suikastçı arasında doğrudan bir bağ olabileceği gibi herhangi bir bağ olmayabilir. Tetikçi bu işi sadece para kazanmak amacıyla işlemiş olabilir. Perde arkasındaki kişiler hakkında fikir sahibi olmak için suikastın öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelere objektif bir gözle bakmak yeterli olacaktır. Bu durumun en çarpıcı örneklerinden birini J. F. Kennedy Cinayeti oluşturmaktadır. 35. Amerikan Başkanı olan John Fitzgerald Kennedy, Lee Harwey Oswald adında biri tarafından öldürülmüştür. Her ne kadar yargılamalar sonucunda ABD’nin resmi tezi, bu cinayetin Oswald’ın bireysel tezi olduğu yönünde olduysa da bu sonuç kimseyi tatmin etmemiştir ve çeşitli senaryolarla bu cinayet hala tartışılmaktadır.
Buraya kadar görünürde çoğu suikastta sorumlu olan, planlayan ve yapanlar ortaya çıkartılmıştır. Karanlıkta kalan nokta, kimlerin azmettirdiğidir. Mumcuya göre çok bilinmeyenli bir denklem olan İpekçi cinayetinde Ağca gibi vurucu güçleri kullanan gizli güçler kimlerdir ve İpekçiyi öldürmekle neyi hedeflemişlerdir? Perde arkasındaki kişiler hakkında fikir sahibi olmak için suikastın öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelere objektif bir gözle bakmak yeterli olacaktır.
 Her zaman eylemci ve hedef arasında bir bağın olması, bir ilişkinin bulunması söz konusu değildir, eylemci taşeron bir grup veya alelade bir kişi olabilir. Genelde alelade kişilerin seçilmesinin nedeni eyleme adi bir cinayet süsü verilmek istenmesidir. Üzeyir Garih suikastında eylemi bir asker kaçağının yaptığı söylenmekte ancak kullanılan yöntem ve yapılan eylem hiçte aynı şeyleri ifade etmemektedir.
 Suikastı işleyenlerin ille de karşı gruptan olması gerekmez. Hatta katilin mağdur ile aynı grup içinde olma olasılığı her zaman daha fazladır. Çünkü katil kendi grubunu daha iyi tanımaktadır ve cinayeti kendi grubunun ilk tepkilerine göre kurgulamıştır. Elbette bazı durumlarda rakip gruptan da azmettiriciler çıkacaktır.

11. SONUÇ

 Her suikast her ne kadar bir kişiyi hedef almakta görünse de gerçekte o kişinin şahsında temsil ettiği değer yargılarını, politikaları, güçleri ve siyasi düşünceyi hedefler. Günümüz Türkiye’sinde meydana gelen suikastlar bunun apaçık kanıtıdır. Belirli bir düşünce yapısıyla bütünleşmiş bir fikir adamı ve öncülerine yapılacak bir saldırı o düşünceyi paylaşan kişilere yapılmış sayılmakta ve karşılaşılan tepkide o ölçüde geniş çaplı olmaktadır. “Kavga ve mücadeleler, eylemlerin aydınlatılmasına yönelik gerçekleştirilmiyor. Gerçeğin sis perdesinin aralanmasının peşinden giden pek az kişi var. Önemli bir kesim, karşı taraf ilan ettiklerini, cinayetler üzerinden top ateşine tutuyor” . Elbette ki suikastlar kimi zaman bazı derin çevreler tarafından araç olarak kullanılmakta, bazı sosyal kırılmaların meydana gelmesi için kullanılmaktadır. Bundan dolayıdır ki yapılmış olan bu tür faaliyetlere daha sağduyulu yaklaşılmalıdır ve eylemin öncesi ve sonrasında meydana gelen olaylar dikkate alınmalı, suikast failinin arkasında bulunan güçlere ulaşılmaya çalışılmalıdır. Zira bu tür eylemleri bireysel eylem olarak nitelendirmek gerçekleri göz ardı etmek manasına gelir.
“ Suikastlar siyasi mücadelenin en çirkin yüzüdür. Gayri insani bir yöntem olması bir yana, toplumu ve yöneticileri terörize etmektedir. Onları önlemek, önlenemiyorsa şüpheye mahal bırakmayacak şekilde aydınlatmak ve gerçek sorumluları yargı önüne çıkarmak devlet organlarının görevidir. Bunu başaramayan her devlet toplum ve tarih gözünde hem ayıplı hem de zan altında kalmaya devam edecektir” .
Aydınlatılmamış ve karanlıkta kalan her suikast devleti uluslar arası alanda zor durumda bırakacak birer argümandır. Suikastlar en güçlü devletler de bile gerçekleşebilmektedir. (örneğin ABD Kennedy suikastı) Ancak yine de güçlü ve prestijini korumak isteyen devlet kendi topraklarında herhangi bir suikast işlenmesine tüm kurumlarıyla engel olmaya çalışacak ve buna rağmen işlenirse çok şeffaf bir şekilde olayın aydınlatılmasına elinden geldiğince özen göstermeye çalışacaktır.  
 
KAYNAKÇA

Akar, Atilla
Suikastlar, Paylarına Ölüm Düşen Adamlar, Timaş Yayınları, 2005
Bal, İhsan
Alacakaranlıkta Terörle Mücadele ve Komplo Teorileri, Uluslar arası Stratejik Araştırma Kurumu(USAK) Yayınları, 2006
Gündüzhev, Arzu
Dünyadaki ve Türkiye’deki Siyasi Suikastler http://www.geocities.com/begunay/ta.htm?20078
Karagül, İbrahim
Hesaplaşma Yüzyılı, Mezhepler Çatışması, Suikastlar, Taktikler, Timaş Yayınları, 2007
Köknel, Özcan
 Bireysel ve Toplumsal Şiddet, Altın Kitaplar Yayınevi, 2000
Özdağ, Ümit -Osman Metin Öztürk(ed.)
Terörizm İncelemeleri, “İran-Hams Çizgisinde Bir Terör Analizi”, Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Yayınları, 2000
Tayfur, Kemal
Haşhaşi Geleneği, Atlas Dergisi, Ekim 2001

Büyük Larousse, Milliyet Gazetesi, 1986

Demokrasiye Karşı Siyasi Cinayetler, Tempo Kitapları–1, 1993

Temel Brittanica, Hürriyet Gazetesi, 1993

Terörizm Sorunu ve Türkiye, İstihbarat Daire Başkanlığı Yayınları:55, Ankara, 1997

http://www.sucveceza.com

http://www.polisiye.com

http://www.radikal.com.tr

http://tr.wikipedia.org

 
 Yazar: Mehmet Emin ORHAN 01.05.2007  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  toguz
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by SucveCeza Ekibi © 2007  Her Hakkı Saklıdır.

Sitemiz hiçbir kurum veya kuruluşun resmi sitesi değildir.
Sitemizde yazılan yazılar hiçbir kurum veya kuruluşun genel görüşü veya politikası olarak sunulamaz.