İletişimin Dinlenmesi (CMK’da Koruma Tedbirleri)
Telekomünikasyon, her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün elektrik sinyallerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınmasını ifade eder.
Telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenmesi ise araya bir vasıta sokulmak suretiyle gerçekleştirilen her türlü haberleşmenin gizlice dinlenmesi, burada elde edilen bilgilerin kaydedilmesi ve değerlendirilmesi olarak tanımlanabilir. İletişimi sağlayan araçlar çok geniş ve çağdaş tekniğin ortaya koyduğu muhtelif ekipmanlar olup telefon, faks, bilgisayar, kablolu ve kablosuz araçların tamamını kapsamaktadır.
Anayasamızda “Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması” üst başlığı altında düzenlenen 20. ve 22. maddelerinde;
“Madde 20- Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”
“Madde 22- Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” Demek
suretiyle haberleşme hakkı ve özel hayatın gizliliği anayasal güvence altına alınmıştır.
Anayasanın 90. md gereği artık iç hukukumuzda yer bulan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel hayatın ve aile hayatının korunması başlıklı 8. maddenin 1. fıkrası;
“Her şahıs hususi ve aile hayatına, meskenine ve muhaberatına hürmet edilmesi hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlenmiştir.
İletişimin dinlenmesi özel bir Ceza Muhakemesi Koruma Tedbiridir. Bu tedbirin Türk hukukundaki geçmişi çok eskilere dayanmamaktadır. Bu tedbirin hukukumuza girişi Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanunu ile olmuştur.
Bütün dünyada son yıllarda çok güncel hale gelen çıkar amaçlı örgütlü suçlarla mücadele için yapılan çalışmalarda öngörülen özel ceza muhakemesi tedbiri bir zaruretin sonucu olarak kabul edilmektedir. Ceza Muhakemesi Hukukunun Olağan Tedbirleri örgütlü suçlarla mücadelede yetersiz kalmış ve kullanılmasında keyfiliğe kaçılması halinde insan haklarını ağır şekilde zedeleme ihtimali bulunan bu özel tedbirler kullanılmaya başlanmıştır.
İletişimin dinlenmesi ve tespiti tedbiri daha sonra 01 Haziran 2005 tarihinde 25989 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair usul ve esasları ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın Kuruluşu, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik” telekomünikasyonun dinlenmesi bakımından yeni hükümler getirmiştir. Bu yönetmelik ile önleme amaçlı telekomünikasyonun dinlenmesi tedbiri hukuku hukukumuza girmiştir. Hukukumuzda önleyici ve istihbari amaçlı dinleme tedbiri bu yönetmelikten önce bulunmamaktaydı. CMK md 135 ve devamı maddelerinde hüküm altına alınan dinleme tedbiri tadadi olarak sayılan suç tipleri ile ilgili bir ceza kovuşturmasının varlığına bağlıdır.
Anayasamızda yapılan değişiklikler ve uluslararası sözleşmeler gereği hazırlanan 5397 sayılı yasa, istihbari ihtiyaçları karşılamak için meydana getirilmiş ikinci önemli adımdır. Bu yasa istihbarat sisteminin işlemesini, bu hususta hukuka uygun işlemleri ne suretle gerçekleştirileceğini, kararın hangi makamlar tarafından ve ne gibi koşullara uyulması suretiyle alınacağını, bu husustaki denetim kurallarının ve usullerinin istihbarat ihtiyacının milletler arası hak bildirileri ve Anayasanın güvencelerine uygun olarak nasıl giderileceğini ve hangi birimlerin hangi alanda ve ne ölçüde etkilendiğini göstermektedir.
* Kriminoloji Topluluğu Üyesi