Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
  -Bilgi Notları
  -Seri Katiller
  -Suçla Mücadele Metodları
  -Teoriler
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
GÜRKAN
akademi17
Akademili
mustafa_bostanci2008
mesut.sg
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Aile Polisi

PKK Neden Kürtçe TRT´den Rahatsız

"Yaşasın Kötülük" Platformu

 

 Suçla Mücadelede Profesyonellik Yazdır 
 Yazar: Hamit ÖZEN 21.10.2006  
Suçla Mücadelede Profesyonellik

Dünya artık 13 y.y. monarklarına tabi insan yığınlarının oluşturduğu bir mekandan tam 9 y.y. uzakta. Sanayi inkılâbı ve artan şehirleşme beraberinde işlevsel organizasyonu ve iş bölümünü getirdi. Bu ise sosyal ilişkilerde kompleks bir yapılanmayı, bal peteğinin gizemli sırrı gibi, bireyleri birbirlerine bağımlı hale getirdi.18. y.y. sonlarına doğru artan sanayileşme ve tabi şehircilik ve popülasyon sıkı bir proleter akımı beraberinde getirdi. İşçi sınıfının ağır şartlarda hem yaşam hem de çalışma hâliyeti Marks’ın, artık değer ve yabancılaşma kavramlarını öne sürmesine neden oldu. Marks işçi sınıfının kötüleşen durumuna, proleterleşmesine yine işçilerin dur diyeceğini yani işçilerin kapitalist sistemin yöneticisine karşı ayaklanacağını ve muzaffer olacağını iddia etmişti, ama sosyal patlamada işçilerin sisteme karşı değil, bireylerin birbirine karşı artan sosyal sapma durumlarıyla ortaya çıktı. Zamanla sendikal haklar, ücretlerin düzeltilmesi gibi sosyal imkânların artırılması ve hakların tanınması yönetime işçi gruplaşmasına karşı bir emniyet supabı sağlamış oldu. Ancak yine de artan şehircilik ve kalabalık, bireysel emniyeti tehlikeye düşürdü. Artan Vandalizm, hırsızlık, adam öldürme gibi suçlar beraberinde yaşam ortamının emniyet ihtiyacını muhakkak kıldı. Teknik ilerleme ve gelişen şehirciliğe paralel suç çeşitleri de arttı. Suçla mücadelede askerin yetersizliğini giderme ve etkin mücadele için polis teşkilatı kuruldu.[1] Kelime anlamı olarak şehir kökünden gelen polis, emniyet ve asayişin sağlanmasında askerden daha verimli olması için oluşturularak, askeri mantıktan ve taktikten bağımsız kendine ait disiplini olan bir teşkilatlanmaya gitti.

 

Güvenlik aslında insanın var olduğu andan beri onun en temel gereksinimidir. Maslow güvenliği insan için beslenmeden sonra en temel ikinci ihtiyaç olarak tespit etmiştir.[2] Görüldüğü gibi artan beşeri ilişkiler ve kozmopolit yapılanmayla bu gereksinim şiddetini arttırdı ve bugün güvenlik kendi boyutunda devlet bazlı bir temelden çıkıp bireysel boyuta indi. Artık devletler dış savunmaları için silah yatırımına ciddi masraflar yapmakta; şirketler, bankalar, marketler güvenliklerini sağlamak için özel güvenlik görevlileri çalıştırmakta bununla beraber bireyler de diğer oluşumlar gibi, sadece polise güvenerek değil silah satın alarak kendilerini korumaya çalışmaktadır. Bütün bunlar, artan popülasyon ve birlikte yaşam alanlarının kozmopolitleşmesinden ve insanların birbirlerine olan güvensizliklerinden kaynaklanmaktadır. Böyle bir ortamda suçla mücadelede profesyonelliğin ne kadar elzem olduğu anlaşılmaktadır. Profesyonellikse; belli bir eğitim sonrasında, işinin kurallarını bilerek ve bu kurallar çerçevesinde belli bir ücret karşılığı işini yapmak şeklinde karşımıza çıkmaktadır.[3] Profesyonel ise belli ücret karşılığı o iş hakkında eğitimli ve işin ehli olarak kuralları bilen ve kurallara bağlı kalarak işi yapan kimse olmaktadır.

 

Güvenliğin artan önemine binaen geliştirilen profesyonel mücadele içeriğinde işlevsel ve yapısal değişimler meydana gelmiştir. Organizasyonel değişim açısından yapılan değişimleri ele aldığımızda ilk başta polis teşkilatının askerden bağımsız ve kendi disiplinine haiz bir yapıda oluşması karşımıza çıkmaktadır. Değişen yönetim anlayışıyla klasik yönetim yerini modern yönetime hatta post modern yapılanmaya bırakmaktadır. Bu yapılanma güvenlik hizmeti sunan kurumların personelinin motivasyonunu ve rehabilitasyonunu sağlayarak işine daha bağlı ve ilgili olmasını sağlamıştır; ayrıca yerelleşen yönetim anlayışı sonucu merkezi bürokrasi kırılmıştır. Bu da hizmetin hızlı elde edilmesini sağlamıştır.[4] Hizmetin hızlı görülmesi hizmeti alan kişi açısından memnuniyet sağlayarak hizmet birimine güveni artıracaktır. Halk tarafından destek gören bir kurum için bu destek motivasyon unsuru olacaktır.

 

 Ülkemiz açısından konu değerlendirildiğinde, verimliliğin artırılması ve etkinlilik için gerekli olan modern yapılanmanın getirdiği yerel yönetim anlayışının aksine geniş ve yaygın merkezi bir yönetiminin getirdiği hantallık var. Bu, olayların çözümünü uzatarak suçla mücadelede etkinliği azaltmakta dolayısıyla profesyonel bir çalışma olsa da zaman sıkıntısı nedeniyle başarısız olabilmektedir.

 

Güvenlik hizmetinin ülkemizde hala çift başlı bir yapılanma sergilemesi yine suçla mücadelede koordinasyonu etkilemektedir. Jandarma ve polis teşkilatlarının oluşturduğu bu yapılanmada kurumlar arası belli başlı sorunların yaşanması[5] dışında kurumların kullandığı kriminal daire gibi ortak yapılanmalar gereksiz harcamalara neden olmaktadır. Kaynak israfının oluşması teşkilatların daha hızlı gelişmelerini baltalayarak modern teçhizat ihtiyacı açığının giderilmesini geciktirmekte ya da yavaşlatmaktadır.

 

Konuyu işlevsel olarak ele aldığımızda, hizmetin hızlı ve etkili bir biçimde yapılarak hizmet görenlerin memnuniyeti amaçlandığı görülmektedir. İşlevsel olarak bunun sağlanması için bazı hukuksal statüde değişiklikler gerekmektedir. Organik yapıdaki değişimlerin de kısmen getireceği yeniliklere ek olarak, yasalarla hizmet sunanın yetki ve sorumlulukları belirlenerek hizmeti hem hizmet mağduruna hem de hizmeti alanın haklarına riayet ederek yapmasının sağlanması gerekmektedir. Güvenlik hizmeti sunan kurum hak yetki ve sorumluluklarının sınırını tam bilmelidir çünkü bu hizmeti sunan personelin mobilize olması gerekmekte ani ve etkili müdahalede bulunması gerekmektedir.

 

Ülkemizdeki çift yapılı güvenlik sektörünün aktörleri olan polis ve jandarmanın çalışma alanları ayrımı belediye sınırları ile kırsal alan şeklinde yapılmakta. Türkiye nüfus dağılımına bakıldığın da kırsal kesimi oluşturan kişiler nüfusun %30 unu oluşturmakta yani jandarmanın hizmet götürdüğü alan geniş ama hizmet gören kişi sayısı polise oranla az. Öncelikle jandarmayı ele almışken personel açısından askerlik kavramıyla yine karşılaşıyoruz. 20 y.y. bittiği bir dönemde 18. y.y. vazgeçilmiş olan bir uygulamanın devam ettirilmeye çalışıldığını görmekteyiz. Askerlik görevini jandarma olarak yapan erlerin vakitlerini doldurup terhislerini beklemeleri ilk hedefleri olacaktır, bu kişilerin suça müdahale, hak kavramlarına riayet, suçlularla mücadele gibi konularla ilgilenmek yerine, emir komuta mantığında yüksek bir kıdemin emirlerine harfiyen uygulamayı tercih etmeleri gayet normaldir. Yazının başında da değindiğimiz gibi yoğun insan kalabalılığının olduğu yerlerdeki kompleks ve farklı suç türleriyle mücadele yapılır oysaki kozmopolit popülasyondan uzak olan kırsal alanda adi suç olarak nitelendireceğimiz hırsızlık, kız kaçırma gibi suçların yoğunlukla işlendiği görülmektedir. Ayrıca askeri bir yapılanma sergilemesi ve hukuksal statüyle de askeri mantaliteyle örtüşmesi açısından da hantal bir yapı arz etmekte bu da uygun bir hizmet sunmayı engellemektedir. Aslında personel istihdamı açısından profesyonel olmayan bu kurumun faydalarıysa kırsalda da halkın hizmet almak için başvuracağı bir yer bulmasıdır. Yeni yapılan uygulamalarda genelde polis kişilerin askerliklerini jandarma kurumunda yaptırılmakta; bu kurumunda profesyonel eleman arayışı içinde olduğunu göstermektedir.

Polis teşkilatı ele alındığındaysa işini bir meslek haline getirmiş profesyonelleşme çabası içinde olan bir kurumla karşılaşmaktayız. Personelinin çoğu yüksek okul ve fakülte mezunu olan polis teşkilatında profesyonelliği baltalayan en önemli nokta verilen eğitimin yapılan işle örtüşmediği. Aslında bu sıkıntı istihdamın plansız bir şekilde yapılmasından kaynaklanmaktadır. Adli eğitim almış bir personelin trafikte, aldığı eğitimle hiç bağdaşmayan görevlerde; kantin işletmesinde mal alım satımı, şoförlük gibi yerlerde istihdam edilerek verilen eğitim zayi edilmektedir. Ayrıca zaman ve yapılan yetiştirme masrafları da heba olmaktadır. AB geçiş sürecinde oluşan hızlı reform akımıyla hak, yetki, sorumluluk üçgeninde görev anlayışı değişmiştir. Hukuksal alandaki bu hızlı değişimin personelce tam bilinmesi gerekmektedir. Hizmet içi kurslarda verilecek eğitim değişen hak, yetki ve sorumlulukların tam bilinmesini sağlamalıdır. Bunların tam olarak bilinmesi polisin daha mobilize olmasını sağlayacaktır. Ayrıca merkezi yapılanmanın getirdiği, merkeze sıkı bağlılık hantal bir bürokrasi oluşturmakta; hantal bürokrasi de hizmetin gecikmesine, uzun sürede verilmesine neden olmaktadır.

 

Soğuk savaş dönemiyle yine ortaya çıkan askeri güvenlik anlayışı (coğrafi korunmacılık) soğuk savaşın bitiminden sonra 1994’te birleşmiş milletlerin kalkınma programı’nın (UNDP) insani gelişme raporuyla yerini insani güvenlik anlayışına bıraktı.[6] Ülkelerin bölgesel organizasyonların ötesinde evrensel bir işbirliğine gittiği süreçte ortak güvenlik yönetimi ve suçla mücadele politikaları oluşturulmakta, insan refahı ve hukuki meşruluğun sağlanması için uğraş verilmektedir. Diğer konularda olduğu gibi güvenlik alanında da uluslar arası işbirliği söz konusudur. Globalleşen dünyada artık birey eksenli hizmete yönelen devlet, sosyal devlet anlayışını değiştirmiştir. Sosyal devletin oluşturduğu hantal yapılanmanın önüne yerelleşme ve post modern yönetim anlayışı getirilmeye çalışılmaktadır. Türkiye’nin AB sürecinde yönetim anlayışından birey bazlı hizmet sunma, etkinlilik, verimlilik arayışları güvenlik sektörünü de etkilemektedir. Fakat devletin üniter yapısının korunmasının yalnızca merkezi yönetim anlayışıyla sağlanacağı kanısı ve yerelleşmenin güvenlik açısından hem de yönetim açısından verimliliği getirecek olsa da terörist faaliyetlerin aşılamaz hale sokacağı korkusu hala mihenk oluşturan konulardır.

 

Türkiye’nin suçla mücadele açısından güvenlik sektöründe hizmetleri profesyonelce sağlaması onun küresel değişimlere hızlı ayak uydurmasına bağlıdır. Hem unutulmamalıdır suç artık ülkesel sorun olmaktan çıkıp uluslar arası platformda baş göstermekte devletlerin sancılı uğraşı olmaktadır.

 



[1] O zamana kadar  ordu hem ülke güvenliğin i dış tehditlere karşı korumakla hem de şehirlerin güven ve asayişinden sorumluydular.

[2] GÖKSU, Turgut; “Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi ve Polisin Yabancılaşma Olgusu”, Polis Bilimleri Dergisi, EGM Basımevi, C 4(3-4) s.;28-29

[3] CERRAH, İ.; ERYILMAZ, M. B.; “Avrupa Polis Etiği Yömetmeliği” aktaran; BAL, İ; BEREN, F.; Polis Etiği,  Siyasal Kitabevi, Ankara, 2003

[4] ÇEVİK, H. H.; “Kamu Kurumlarında Verimlilik ve Etkinliğin Başarılması: Emniyet Teşkilatı Örneği”, Polis Bilimleri Dergisi, EGM Basımevi, C. 3

[5] BİLGİÇ, V. K.;”Çağdaş Gelişmeler Işığında Türkiye’de Güvenlik Hizmetleri Yönetimi”, Yönetim ve Güvenlik Güncel Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Seçkin yayın evi, Ankara 2005 s.112-116

[6] CİZRE, Ü.;”Giriş yada “İtaat” Kültürü Yerine Bilimsel “İtiraf” ve “İtiraz” ”,editör CİZRE, Ü.; Almanak Türkiye 2005 Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim, TESEV Yayınları, İST, 2006, s. 8-11

 
 Yazar: Hamit ÖZEN 21.10.2006  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  yasin sönmez
 
Yorum: 
 
İsim:  yasin sönmez
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR PKK Neden Kürtçe TRT´den Rahatsız
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Kürdistan Kurulursa Batı´daki Kürtler Dönecek Mi?
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN "Yaşasın Kötülük" Platformu
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.