|
| Öteki Amerika |
|
| Yazar:
Fatih BALCI |
10.10.2006
|
 |
Hayatın para, eğlence ve rahat ortam saçayağına kurulu olduğu Amerika’ya bu gün bir başka gözle bakalım istedim. Bu üçgene sıkışmış olan Amerikan halkı için internet ortamında gezen bir mailde de ifade edildiği gibi gerçekten “dünyanın geri kalan kısmı” hiç bir anlam ifade etmiyor mu?
Dünyada bir çok ülkenin yıllardır baş belası olan terrör ile ciddi manada ilk kez 11 Eylül saldırıları ile tanışan Amerika’da, gerek dış politikasındaki değişiklikler ve gerekse de insanlarının kendi dünyalarında meydana gelen kısıtlamalar ve rahatsızlıklar nedeniyle artık biraz daha olsun çevreleriyle ilgilerinin artmaya başladığına şahit oluyoruz.
Bir diğer açıdan da aslında kendilerini kontrol etme fırsatının da doğduğunu anlıyoruz her Amerikalı için. Kendi oluşturdukları üçgen içerisinde – para, eğlence, rahat ortam – hayatlarını devam ettirebilecekler mi? Yaşanan değişiklikler kaygıların artmasına, ümitlerin bir nebze olsun kırılmasına ve hayata bakış açılarına yansıyor.
Kolaylıklar üzerine kurulmuş hayatlarında çok basit olayların büyük zararlar verdiğine şahit oldu Amerikalı son yıllarda. 14 Ağustos 2003 teki Kuzeybatı Blackout’in Amerika ve Kanada'yı vurması ile sadece Amerika’da 40 milyon insan etkilendi. Bir günlük bir güç kesintisiydi oysa yaşanan ve hayatı felç etmeye yetmişti. Sistemler çökmüş, hayat durmuş ve insanlar çaresizlik içerisinde kalakalmışlardı.
Her yıl, yılda birkaç kez vuran kasırgaları ise artık doğa felaketi olarak görüp meydana gelen çaresizliklere karşı tüm dünya ülkeleri olarak yardıma koşmak ise bir insanlık borcu.
Bir - iki saat yağan yağmur dahi kimi zaman hayatı durdurmaya yetebiliyor, sistemlerin kilitlenmesine sebep olurken, insanları çaresizliklere itebiliyor. Kapanan bir trafik insanların sabırlarını zorlayabiliyor, benzin fiyatlarındaki az bir artış dahi rahata alışmış insanlara ayrı bir zor geliyor, alışmışlara inat. Mesela, geçen yaz aylarında benzin fiyatlarındaki artış karşısındaki tutumlara şahit olundu bütün Amerika’da. Yeni arayışlara girilmeye başlandığını, az yakıtlı arabaların tercih nedeni olmaya başladığına şahit olduk rahat alanlarındaki sınırlamalar arttıkça.
Fakat bütün bunlar bir diğer taraftan da insanları olması muhtemel veya olabilecek olaylara hazırlıyor. İnsanları dünyanın geri kalan kısmındaki insanların halini de düşünme fırsatı doğuruyor. CNN televizyonu da hazırladığı bir programda gelecekte olabilecek muhtemel bir petrol krizinde Amerika’yi tahlil ediyor. Gerçekleşmesi muhtemel bir senaryo üzerinde yoğunlaşıyor program. Texas’ta, Houston petrol rezervlerinin bir kasırga ile zarar görmesi ve Suudi Arabistan’a da terrör saldırısı olması durumunda Amerika’yı nasıl bir geleceğin beklediğini sorguluyor. Günümüzdeki rahat yaşamın tamamen sona ereceğini, insanların farklı çözümler aramaya başlayacağının altını çiziyor. Araba kullanımının aza ineceği, insanların toplu taşıma araçlarını tercih etmek durumunda kalacaklarını, bir çok firmanın Cumartesi de tatil yapacağını, hatta çok gelişmiş posta servisinin dahi sadece hafta içi görev yapacağını ve bunun gibi bir çok alanda hayatın kısıtlamalarla devam etmek zorunda kalacağına vurgu yapılıyor.
Peki bu kısıtlamalar hayatı nasıl etkiler? Hayal gücümüzü şöyle bir zorladığımızda paranın, eğlencenin ve rahatının düşkünü olan – bu ifadeler bir Amerikalı’ya aittir – insanlarda artık çevrelerini saran, mevcut düzenin bekçisi olan ve mükemmel olarak görülen sisteme ve sistemin sıkı takibine karşı da isyan edeceklerdir. Normal yollarda seyahet eden sürücülerin araçlarının kornalarını genelde hiç kullanmamalarına – büyük şehirler istisna – karşı, birazcık olağandışılıkta kuralların çiğnendiğini, korna seslerinin birbirine karıştığını, sağa sola küfürler sallandığını, levhaların küfürlü yazılara muhatap kaldığını, dönülmez levhalarının önüden dönüldüğünü, girilmez yollara girildiğini gözlemlemek aslında hiç zor değil. Çok şahit olmuşumdur masum görünen insanların çok az bir kısıtlama karşısında hemen nasıl da değişiverdiğini.
Evet, bazen bir yağmurun, bazen de bir fırtınanın ardından kopan hayat damarlarının, basit bir kısıtlamadan felç olan sistemin, rahatini kaybeden insanların kendilerini de kaybetmesinin, küçük hadiselerde çok net gözlendiği bir başka Amerika var görünenden içeri. Terör belasının titrettiği, fakat korku filmlerinin gerçekliğinin yaşandığı bir ülke var aslında. Bir su, bir elektrik, bir damla yağmur, bir tane dolunun dahi kimi zaman yettiği, hayalleri yıktığı; korkunun, gözyaşının, ızdırabın yaşandığı, insanların hırslarının ve benliklerinin kurbanı olduğu bir Amerika var bilinenden öteki; okunan, dinlenen ve gözlenen hayallerin ötesinde bir Amerika. Sistemin de, insanın da, paranın da, refahın da, hayatın da, korkunun da, bir adım ötede kaybolabileceğinin bilinmeye başlandığı, hissedildiği başka bir Amerika. İşte o, öteki Amerika… Bu Yazı www.mezunusa.com Adlı Siteden Alınmıştır.
|
| |
| Yazar:
Fatih BALCI |
10.10.2006 |
| |
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.
|
|