|
| Amerikan Ceza Hukuku-4 |
|
| Yazar:
Sanem ÖZDURAL |
03.08.2006
|
 |
IV. Sanığın Hakları
Ceza Hukuku’nu ele aldığımız bu bölümü bitirmeden önce bireyin (zanlının) kanun nazarında sahip olduğu hakları kısaca özetlemek istiyorum. Yeniden hatırlatmak isterim: Bu kısa makaleler, özellikle ceza yasaları sistemine, kurban/tanık ya da zanlı olarak takılmış olan yabancılar açısından, yeterli yasal temsilcilerin yerini hiçbir şekilde tutamaz.
1. "Miranda" Hakları
1966 yılında, Amerikan Yüksek Mahkemesi (Supreme Court), tarihi Miranda'ya karşı Arizona davasında, polis gözetimi altına alınan bireyin sorgulanmadan önce, kendisini suçlayıcı beyanda bulunmama hakkı olduğunun söylenmesi gerektiğini kararlaştırdı. Miranda'nın sonucu olarak, polis gözetimi altına alınan kişilere, sorgulanmadan önce 4 hususun söylenmesi gerekir:
1. Sessiz kalma hakkına sahipsiniz.
2. Söylediğiniz herşey bir mahkemede size karşı kullanılabilir ve kullanılacaktır.
3. Bir avukata hakkınız var.
4. Bir avukat tutacak paranız yoksa, size parasız bir avukat atanacaktır.
Bir polis görevlisi gözaltına aldığı bir zanlıyı, Miranda uyarılarını yapmadan sorgularsa, verdiği ifade ya da itiraf kendi isteği dışında baskı ile yapıldığı kabul edilerek ceza davasında zanlıya karşı kullanılamaz. Bu ifade ya da itiraf sonucu elde edilen kanıtlar da mahkemeye sunulamaz.
2. "Arama ve El koyma" (Fourth Amendment of the U.S. Constitution)
Amerikan Anayasası’nın dördüncü maddesi, devletin gerekçesiz kişilerin evlerine, işlerine ve mallarına müdahelesinden korunma hakkını güvence altına alır. Kişinin haklarına ancak kısıtlı durumlarda ve belirli yöntemlerle müdahele edebilmesini teminat altına alan yasal güvenceler oluşturulmuştur.
a. Ne Korur?
Ceza hukuku alanında, "arama ve el koyma" güvenceleri şunları kapsar:
- Bir güvenlik görevlisinin, durdurma ve gözaltına almak yoluyla bireyi fiziksel olarak tutuklaması ya da "el koyması" veya
- Polisin, bireyin şahsı, elbiseleri, çantası, valizleri, arabası, evi, apartmanı, otel odası ve işyeri gibi haklı olarak özel kabul ettiği yer ve maddeleri araması.
Dördüncü Madde (Fourth Amendment) arama ve tutuklamalarda, bireye koruma sağlar ve yasadışı yollarla el konulan kanıtların ceza davasında aleyhine kullanılmasını engeller. Bazı durumlarda bu sağlanan güvencenin derecesi, gözaltına alınma veya tutuklamanın niteliğine, aranan yerin özelliklerine ve arama yapılan koşullara bağlı olarak değişir.
Genel olarak, bir polis memuru bireyi ya da onun malini şu koşullar yerine getirilmeden arayamaz:
- Geçerli bir arama emri,
- Geçerli bir tutuklama emri ya da
- Bireyin suç işlediğine dair "muhtemel neden" seviyesinde bir inanç.
b. Dördüncü Değişiklik Haklarım İhlal Edilir İse?
Güvenlik görevlileri bir bireyin Dördüncü Madde’yle sağlanan anayasal haklarını ihlal ettikleri ve arama veya tutuklama yasa dışı kabul edildiği takdirde, o arama ve tutuklama nedeniyle elde edilen bir kanıt büyük olasılıkla hakları ihlal edilen kişinin aleyhine açılacak bir ceza soruşturmasında kullanılamıyacaktır.
3. Kendini Suçlamaya Karşı Hak (Fifth Amendment of the U.S. Constitution)
Amerikan Anayasası’nın Beşinci Maddesi (Fifth Amendment) bireye, bir suç işlediğini ya da suça karıştığını ispata yardımcı olacağı durumlarda, soruları cevapsız bırakma hakkı verir. Duruşmada Beşinci Madde, sanığa ifade vermeme hakkını tanır. Savcı, hakim ve hatta kendi avukatı dahi, istemediği takdirde sanığı tanık sandalyesine oturtamaz. Ayrıca, bir sanık tanıklık etmeme imtiyazını kullandığı zaman, jürinin bu reddi sanığın suçlu olup olmadığına karar verirken dikkate almasına izin verilmez.
4. Avukat Tutma Hakkı (Sixth Amendment of the U.S. Constitution)
Bir sanığın, avukat tutma hakkı, bütün yargılamalarda bir "avukatın yardımını" zorunlu tutan anayasadaki Altıncı Madde ile garanti altına alınmıştır. Sanık bir avukat tutacak mali olanaklara sahip değilse, hemen her zaman, sanığın hiç ödeme yapmasına gerek olmadan, devlet tarafından bir avukat tutulacağı anlamına da gelir.
5. Hızlı Duruşma Hakkı
Bir avukat bulundurma hakkını garanti ederken, Amerikan Anayasası’na yapılan Altıncı Madde, ayrıca sanığın "tarafsız bir jüri" tarafından yargılanması hakkını da tanır. Buna göre, sanığın tutuklamadan makul bir süre sonra mahkemeye çıkartılması ve suçlarından ötürü hüküm giymeden önce, bir jüri tarafından yargılanarak "her türlü şüphenin ötesinde suçlu" bulunması hakkıdır.
"Hızlı" bir yargılamadan kasıt, sanığın tutuklanması ardından makul bir süre içinde mahkeme karşısına çıkarılmasıdır. Suçlama ardından mahkemeye çıkarılma süresi pek çok eyalette yasalarla belirlenmiş olmakla birlikte, bir duruşmanın yeterince "hızlı" olması dosyanın özelliklerine ve gecikme nedenlerine bağlıdır. En aşırı durumlarda, mahkeme, tutuklama ile mahkeme karşısına çıkarılma arasında geçen süreyi sanığın aleyhine olacak şekilde ve makul sınırların ötesinde bulursa dava düşebilir. Bu Çalışma www.mezunusa.com Adlı Siteden Alınmıştır. |
| |
| Yazar:
Sanem ÖZDURAL |
03.08.2006 |
| |
|
|