|
| Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi |
|
| Yazar:
Fatih BALCI |
16.07.2006
|
 |
Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi
Ulusal Güvenlik Stratejisini de uluslararası güvenlikle birlikte yürütme politikası güden Amerika, dünya devletlerinin demokratikleşmesini kendi ulusal güvenliğinin birincil şartı olarak görüyor. Ulusal güvenliği açısından Amerika politikasını dünyamızdaki despot yönetimleri sona erdirmek ve her millet ve her kültürdeki demokrasi hareketlerini desteklemek olarak belirliyor. Devlet politikasının temel amacı demokratik bir dünya oluşumuna ve iyi yönetilen ülkelerin uluslararası sistemde yerlerini almalarına yardım etmek olarak belirlerken Amerikan halkına ancak bu şartlarda maximum güvenlik imkanı sunabileceğini savunuyor.
Ulusal Güvenlik adına temel amaca ulaşılabilinmesini de ancak ülkedeki farklı jenerasyonların ortak çalışmalarıyla mümkün olabileğini ifade ediliyor. Burada daha çok Amerikanın özellikle yönetim kadrolarında Vietnam deneyimi olan, Soğuk Savaş döneminde aktif rol amlış ve birinci Körfez Savaşı politikalarında katkıda bulunmuş farklı bir oluşum olduğundan ortak bir yol izlenmesine atıfta bulunuluyor. Soğuk Savaş döneminde ülkenin karşılaştığı zorluklara karşı uygulanan olumlu politikaların sonucunda Amerika’nın bu günlere ulaştığı vurgulanırken, geçen yüzyılda (20.yy) dünyanın başında özgürlüklerin kısıtlanması adına en büyük sorunun faşizm ve komünizm olduğu, günümüzde ise tehdit olan ideolojinin din eksenli olduğuna vurgu yapılıyor. Dini ideolojinin diğerlerinden farklılık gösterebilecek olmasına rağmen aslında hepsinin özünde benzerlik gösterdiği üzerinde dürülüyor. Bunların hepsinin merkezinde toleransın olmadığı, terörün, kaçakçılığın, adam öldürmenin, esaretin ve baskının hakim olduğu özgürlüğün kısıtlandırıldığı bir oluşum olduğuna işaret ediliyor.
Amerika kendi ulusal güvenliği merkezli olarak karşılaştıkları sorunlarla baş edebilmek için her türlü birlik ve organizasyonu kuracağını deklare ediyor. Mart 2006 yılında yayınlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi Raporu’nda Amerika’nın güvenliği adına yapması zorunlu olan ilkeleri ise şu şekilde belirliyor:
1-Temel insan haklarının savunuculuğunu yapmak. 2-Global terörizme karşı müttefiklerini güçlendirmek ve herhangi bir terör saldırısına karşı gerek Amerika’yı gerekse de dostlarını korumak. 3-Bölgesel uyuşmazlıkların çözümünde diğer ülkelerle ortak çalışmalar yapmak. 4-Kimyasal ve nükleer silahlarla (weapons of mass destruction) düşmanların Amerika’yı, müttefiklerini ve dostlarını tehdit etmelerine müsade etmemek. 5-Ticari alanda global ekonomik gelişimi sağlamak ve bu konuda yeni bir çağ açmak. 6-Demokratikleşmeyi dünya çapında daha geniş alanlara yaymak. 7-Global güçlerin yeni merkezleriyle ortak faaliyetler için yeni ajandalar oluşturmak. 8-Amerikan ulusal güvenlik orgaizasyonlarını 21. yüzyılın yeni oluşumları için transfer etmek. 9-Globalizasyon konusunda yeni oluşumları desteklerken karşı çıkanlara da engel olmak.
İşte günümüzün süper gücü Amerika’nın ulusal güvenlik stratejisi. Süper güç olması ve hala yeni muhafazakar kesimin ülke yönetimini ve bağlantılı olarak da Dünya’yı felakete götürecek politikalarının işlendiği güvenlik politikasının da Irak konusundaki gibi fiyaskolarla neticelenecek gibi görünüyor. Bu konuda özellikle yeni muhafazakarları eleştiren ünlü siyaset bilimci Francis Fukuyama Amerika’nin politikalarının yanlışlığına değinirken bu gün gerek Irak’ta karşılaşılan direniş ve gerekse de Filistin’deki demokratik oluşum Amerika’nin bölge üzerindeki politikalarının yanlışlığını ortaya koyduğunu ifade ediyor. Bush yönetiminin Orta Doğu’da kabı karıştırarak çok büyük bir hata yaptığını ifade eden Fukuyama, en kısa zamanda Amerika’nın Ulusal Güvenlik Stratejisinin yeniden yazılması gerektiğini ifade ediyor.
Önümüzdeki günlerde bakalım Amerika neler yapacak? İç politikada seçimlerin yaklaşması ve Cumhuriyetçilerin yeni bir adayla tekrar kendilerini düzlüğe çıkartma gayretlerinin Amerika’nın uluslararası politikalarında ne gibi yansımaları olacak? Bu Yazı www.mezunusa.com Adlı Siteden Alınmıştır.
|
| |
| Yazar:
Fatih BALCI |
16.07.2006 |
| |
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.
|
|