AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de Komünist Faaliyetlerin Tarihi Gelişimi Yazdır 
 Yazar: Suç Ve Ceza 07.06.2006  
Cumhuriyet Döneminde Türkiye'de Komünist Faaliyetlerin Tarihi Gelişimi

1920-1960 DÖNEMİ
(1) Türkiye komünist Partisinin kuruluşu (10 Eylül 1920)
10 Eylül 1920 tarihinde Sovyetler Birliğinin, diğer ülkelerde Moskova güdümlü Komünist partiler kurdurma taktiği gereği olarak, Türkiye Komünist Partisi (TKP) kurulmuştur. Bu tarih TKP nin resmi olarak kuruluş tarihidir.
TKP’nin gizli bir teşkilat olarak kuruluşu 1919’lardan itibaren Dr. Şefik Hüsnü DEĞMER’in faaliyetleriyle başlar. TKP nin kurulmasından önce Türkiye gizli Komünist Fıkrası (TGKF)da 1920 yılında Dr. Şefik Hüsnü DEĞMER tarafından kurulmuş. Kasım 1920 tarihinde yasal olarak halk İştirakiyen Fıkrası olarak adını değiştirmiştir.
TKP nin amacı, kurtuluş savaşında oldu bitti ye getirip Türkiye’de sosyalist bir idare oluşturmaktır.
Bu dönem sosyalistleri üzerinde Alman sosyal demokratların da önemli etkisi olmuştur 1923 yılında öldürülen Türkiye Sosyalist Fıkrası lideri Hüseyin Hilmi (İştirakçi Hilmi)’den sonra Türkiye’deki sosyalistler Dr. Şefik Hüsnü DEĞMER’in etrafında toplanarak faaliyetlerine devam etmeye başladılar.
Türkiye İşçi ve Çiftçi Fıkrasının kurucusu olan Ş.Hüsnü aynı zamanda TKP’ninde 1.sekreteridir. Türkiye’de Marksist-Leninist teorinin yayılmasını amaçlayan Ş.Hüsnü ihtilalci ajitasyon ve propagandaların da temellerini atmıştır.
Fıkra üyeleri daha sonra Türkiye Komünist Gençler Birliği Teşkilatını kurmuşlar, ayrıca komünist fikirleri yaymak maksadıyla Kurtuluş ve Aydınlık isimli yayın organlarını kurmuşlardır.
Bu döneme ismini veren diğer önemli sima ise Mustafa SUPHİ’dir. 1914 yılında sadrazam Mahmut Paşa’ya yapılan suikast sonrası “İftam” isimli gazetede yazdığı yazı nedeniyle Sinop’a sürgün edilen M. SUPHİ 1945 yılında Rusya’ya kaçmıştır. Burada sosyalist faaliyetlerine devam etmiş ve Stalin’den destek görmüştür.
3.Enternasyonalin 1919 yılında yaptığı 1. kongreye Türk delegesi olarak katılan M.SUPHİ 10 Eylül 1920 tarihinde Bakü’de Türkiye Komünist Partisi’ni kurdu.
1921 yılında Mustafa Kemal ile görüşmek ve yeni kurulacak Türk devletinin Marksist yapıda bir devlet olmasını temin etmek maksadıyla 16 arkadaşı ile birlikte Türkiye’ye gelen M. SUPHİ Erzurum’da Marksist-Leninist propaganda yapmaya kalkışınca halk tarafından yoğun tepki ile karşılaştı ve arkadaşları ile beraber Trabzon’a kaçtı. Deniz yolu ile Rusya’ya gitmek isterken motorlarının batırılması sonucunda öldürüldü.
M. SUPHİ’nin öldürülmesinden sonra TKP’nin faaliyetlerini Dr. Şefik Hüsnü sürdürmeye başlamış ve TKP’nin legal ve illegal yan kuruluşlarını artırmaya çalışmıştır. Türkiye İşçi Derneği ve Türkiye Komünist Gençler Birliği bu dönemde kurulmuştur.
TKP ve onun yan kuruluşu olan TKGB nin 1 Mayıs 1923 kutlamaları hazırlığında iken dağıtılmak istenen bildirilerin yakalanması üzerine İstanbul polisince TKP mensupları mahkemeye çıkarılmış 18 kişi tutuklanmış, 6 Haziran 1923 tarihinde serbest bırakılmıştır. Serbest kalan TKP mensupları yeniden Aydınlık dergisi etrafında toplanarak hücreleşmeye başlamış ve faaliyetlerini İstanbul dışına taşıyarak Edirne’den Adana’ya kadar yaymaya başlamıştır.
1924 yılında Rusya'nın direktifiyle illegal olarak toparlanan TKP, Ş.HÜSNÜ, H.KIVILCIMLI, N.HİKMET gibi isimleri kullanılarak faaliyet yürütmek istedi. Bu çalışmalar 1925 yılında çıkarılan Takrir-i Sükun kanunuyla engellenmeye çalışıldı. TKP’nin bazı mensupları yakalandı ve yakalanacağını anlayan diğer teorisyenler yurtdışına (Almanya) kaçarak TKP'nin yurtdışı bürosunu oluşturdular.
1925 yılındaki bu tutuklamalar esnasında yurt dışına kaçan ve gıyaplarında mahkumiyet alan TKP yurt dışı bürosu tarafından Vedat Nedim TÖR isimli parti mensubuna mektup yazılarak TKP’nin yeniden faaliyetlerini sürdürmesi istenmiştir.Vedat Nedim TÖR, Şevket Süreyya AYDEMİR ve Hikmet KIVILCIMLI’nın da aralarında bulunduğu grup tarafından yapılan toplantıda Vedat Nedim TÖR genel sekreter seçilmiştir.
Bu dönemde TKP liderliğine getirilen V.Nedim TÖR’ün komintern kararlarına karşı çıkmasıyla TKP'de bir bölünme yaşanmış ve yurda dönen Ş.Hüsnü yakalanmıştır (1927). Bundan sonra 1938 yılına kadar TKP kayda değer bir etkinlikte bulunamamıştır. Bu arada Vedat Nedim TÖR, Şefik Hüsnü’yü ihbar ettiği gerekçesiyle TKP’den ihraç edilmiştir.Bunun üzerine sinirlenen Vedat Nedim TÖR, TKP’nin bütün bilgi ve belgelerini polise teslim etmiştir.
Dr. Şefik Hüsnü DEĞMER 17 Nisan 1929’da tahliye olunca TKP’nin dış bürosunun bulunduğu Berlin’e gitti. Ancak Almanya hükümeti Dr. Ş. Hüsnü’nün faaliyetlerinin Türk-Alman ilişkilerini sarsacağı düşüncesiyle Dr. Şefik Hüsnü’yü sınır dışı etti ve Şefik Hüsnü buradan Paris’e giderek 1939’a kadar orada yaşadı. 1929-1930 tarihleri arası TKP nin başarısız kaldığı, liderlik kavgası ve karışıklıkla geçen bir dönemdir.
1939 yılından itibaren TKP bu kez faaliyetlerini aydın kitleye ve üniversite gençliğine yöneltti. Bu doğrultuda 1944 yılında Mihri BELLİ önderliğinde İstanbul'da İlerici Gençlik Birliği Teşkilatı kuruldu.Muhalifi olan Zeki BAŞTİMAR ise Ankara’da Türkiyeli Gençler Derneği’ni kurdu. Birden fazla gençlik derneklerinin varlığı illegal TKP yöneticileri olan Mihri BELLİ ile Zeki BAŞTİMAR arasındaki mevcut fikir ayrılıklarına dayanmakta idi.
1946 yılında komünist faaliyetlerinden dolayı Rusya’ya kaçan Zeki BAŞTİMAR, TKP’nin daha geniş kitlelere hitap etmesi amacıyla Moskova’da Bizim Radyo’yu kurmuş ve Türkçe yayın yaparak yurtiçine yönelik propaganda çalışmaları yapmaya başlamıştır. Bu radyoyu Mihri BELLİ’ye karşı da kullanmıştır.
Bu tarihten sonra kişisel sürtüşmeler iyice artmış,en önemli eylemleri 1 Mayıslarda bildiri dağıtmak olmuştur. 1951 yılında yapılan tutuklamalardan sonra ölü döneme giren TKP 1956 yılında Moskova ve Sofya’da bildiri dağıtarak ismini duyurmaya çalışmış ayrıca 1958 yılında Berlin’de Türkiye Muhalefet Radyo İstasyonu adıyla da propaganda yapmaya çalışmıştır.
TKP’nin bu ölü döneminde sol faaliyetlere ait olarak en önemli olay Hikmet KIVILCIMLI tarafından legal olarak 1954 yılında kurulan Vatan Partisi’dir. Bu parti seçimlerde bir varlık gösterememiş ve 1958 yılında savcılık tarafından kapatılmıştır.
(2) Diğer Siyasi Partiler
(a) Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi(TSEKP)
(b) Türkiye Sosyalist Partisi (TSP)
(c) Vatan Partisi
(d) Vatan Partisi (Vp)
1960-1971 DÖNEMİ
(1) Dünyadaki gelişmelerin Türkiye üzerinde etkileri
Bu dönemdeki sosyalist faaliyetleri izah etmeden önce dünyadaki gelişmeleri ve bunların Türkiye üzerine olan etkileri üzerinde izahat verelim.
1960’tan sonra dünya Komünist Partileri arasında Moskova Tezi ve Pekin Tezi olmak üzere iki tez çatışma halinde idi. Dünyadaki bu gelişme Türk solu içerisinde de çatışma ve fikir ayrılıklarına neden oluyordu. Türk solunun ayrılma nedenlerinin başında gelen bu tezleri açıklamamız yararlı olacaktır.
(a) Moskova Tezi: Çağdaş dünyanın temel gelişmesi sosyalizm ile kapitalizm arasındadır.
(b) Pekin Tezi: Çağdaş dünyanın temel gelişmesi Milli Bağımsızlık hareketiyle emperyalizm arasındadır.
Bu tezlerin Türkiye’deki Sol Gruplar üzerinde etkileri stratejik olarak Milli Demokratik Devrim Stratejisi ve Sosyalist Devrim Stratejisi şekilde değerlendirilmiştir.
Milli Demokratik Devrim Stratejisi’nin özü şu görüşleri içermektedir. Türkiye’de devrim iki aşamalıdır.Birincisi Milli Demokratik Devrim, ikincisi Sosyalist Devrimdir. Bu iki devrim birbirini izler ve aralarında Çin Setti yoktur.
İlk aşamada ülke öncelikle ekonomik, politik ve askeri yönden bağımsız olmalıdır. Öncelikle bunun mücadelesi verilmelidir. Bu aşamada proletaryanın önderliği altında bütün devrimci sınıfların birleşik cephesi iktidarı ile sonuçlanarak MDD gerçekleşecek, daha sonra Sosyalist Devrim gerçekleştirilecektir.
Görülmektedir ki “milli” ve “demokratik” gibi sempatik kelimelerin arkasında gizlenmek istenen amaç proleterya diktatörlüğü olmaktadır.
Bu teze Mihri BELLİ ve grubu bağlı kalmıştır.
Sosyalist Devrim Stratejisi; Demokratik devrimin tamamlandığı kabul edilen koşullarda geçerlidir. Bu stratejide sosyalist devrim ile kapitalist üretim tarzı ortadan kaldırılarak işçi sınıfının siyasi ve ekonomik hegemonyası altında kollektif düzene geçiş esas alınır. Barışçıl yöntemlerle de sosyalizmin kurulabilmesine imkan tanınır. Ülkemizde bu stratejiyi benimseyenler (örneğin TKP ve TİP) istiklal savaşını milli devrim, 1920’lerde yapılan inkılapları demokratik devrim olarak kabul edilmekte ve hepsine birden burjuva devrimi veya Kemalist burjuva devrimi diyerek Türkiye’nin MDD aşamasını tamamladığını iddia etmektedirler.
(2) Türkiye’deki Gelişmeler
27 Mayıs'tan kısa bir süre sonra yürürlüğe giren 1961 Anayasası ülkeye "geniş bir hürriyetler ortamı” getirmiştir. Aşırı sol bundan yararlanma yoluna gitmiş, bir yandan TKP yeniden güçlenme çalışmaları sürdürürken diğer yandan da yasal alanda TKP içerisinde faaliyet gösteren kadroların öncülüğünde siyasi parti, işçi sendikaları, öğrenci ve öğretmen kuruluşları oluşturulmasına çaba gösterilmiştir.
Bu çabalar sonucunda 1960-1970 döneminde;
a) Siyasi parti olarak TİP, (Türkiye İşçi Partisi)
b) İşçi kuruluşu olarak DİSK, (Devrimci İşçi Sendikalar Konfederasyonu)
c) Öğrenci örgütü olarak FKF (Fikir Klüpleri Federasyonu) ve daha sonra DEV-GENÇ
d) Öğretmen örgütü olarak TÖS, (Türkiye Öğretmenler Sendikası)
e) Yine öğretmen örgütü olarak TÖB-DER (Tüm Öğretmenler, Birleşme ve Dayanışma Derneği)
Aşırı solun etkinliğindeki önemli yasal örgütlerdir. Bütün bu örgütler, bir çok yeni başka isimlerle ortaya çıkan grupların kuluçka makinesi işlevini yerine getirmiştir. Pek çok yasa dışı unsur bu kuruluşlar içine sızarak faaliyetlerini sürdürme imkanı bulmuşlardır.
Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF)
Bu federasyonun gençlik arasında çeşitli şekillerde örgütlenmeleri 1950 lere rastlar. Türkiye’de faaliyet gösteren örgütlerin çoğu FKF’nundaki görüş ayrılıklarının baş göstermesi neticesinde ortaya çıkmıştır.
1954’te kurulan Ankara Siyasal Bilgiler Fikir Kulübü (SBFFK) o dönem kurulan belirgin anlamda ilk gençlik örgütüdür. SBFFK’nın kuruluş amacı, iktidarı elinde tutan Demokrat Parti’ ye tepki içeriyordu. DP’yi tekelci burjuvaziyi temsil ettiği, CHP’yi ise sermayeyi temsil ettiği düşüncesi ile eleştiriyordu.
İlk fikir kulübü olan SBFFK; ülkenin ABD ile ilişkilerini emperyalizm bağlısı olduğu varolan esaretin toplumsal köleliğe gittiği iddialarıyla birtakım eylemlere yönelmişlerdir (Bu dönemde yaptıkları eylemlerden bazıları; 1956’da fakülte dekanının görevden alınmasını protesto maksadıyla gerçekleştirilen boykot, zaman zaman polisle çatışma, Köy Enstitülerinin kapatılmasına karşı eylem yaptıkları bu eylemlerle ismini duyurması neticesinde 1963 yılında İstanbul’da ve daha sonra değişik illerde de Fikir kulüpleri kurulmuştur. Bu yayılmanın etkili olması neticesinde bütün Fikir kulüpleri birleşerek Fikir Kulüpleri Federasyonu’nu oluşturmuşlardır.
Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun yaygınlaşması üzerine bu dönemde TİP’liler ve MDD’ciler bunlara ilgi duymaya başlamışlardır.
1965-1968 yılları arasında FKF bir çok kanun dışı eylem ve kampanyaya katılmıştır. FKF içinde ve dışında başlayan bu gençlik hareketleri TİP’in kontrolünden çıkmış, 1968 yılında Amerikan 6.Filonun tekrar İstanbul’a gelmesi sırasında “Devrimci Öğrenci Birliği” ve FKF militanlarınca çeşitli gösteriler düzenlenmiş, Ankara Amerikan Haberler Merkezine silahlı saldırıda bulunulmuştur. Böylelikle öğrenci istekleri doğrultusunda başlatılan ve Amerikan aleyhtarlığı eylemleriyle geliştirilen hareketler ile gençlik yavaş yavaş ideolojik eylemlerin içine itilmiştir.
1968’e gelindiğinde FKF’de bölünmeler yaşanmaya başlanmıştır. Yönetimdeki TİP yanlıları(Doğu PERİNÇEK), muhalif MDD’ciler (Mihri BELLİ ve Mahir ÇAYAN) tarafından eylemsizlikle ve sağcılıkla suçlanıyordu. 10 Ekim 1969’da yapılan kongrede İki taraf arasında meydana gelen tartışmalar sonucunda Doğu PERİNÇEK ile beraber Aydınlık grubu FKF’den tasfiye edilmiş, FKF ismi değiştirilerek Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (Kısaca DEV-GENÇ) denilmiştir.
Dev-Genç'in amacı, 1 Ocak 1971 tarihli "Kurtuluş" adlı yayın organında aynen şöyle açıklanmıştır;
“Türkiye'nin tek militan örgütü Dev-Genç'tir. Gençlik hareketleri ve Dev-Genç'in mücadelesi, faaliyetleri çerçevesi ile sınırlı değildir. Bugün işçilerle köylüler devrimci bağlar kurarak gözlerini kırpmadan ölüme gidiyor. Her türlü mücadeleye hazır olmalıyız."
Dev-Genç'in görevleri ise şöyle sıralanmıştır:
· Anti-emperyalist gençlik hareketlerine öncülük etmek,
· Devrimci mücadele için işçi, köylü, gençlik birliği kurmak,
· Emperyalizm ve burjuvaya karşı bütün devrimci güç ve talebelerin devrimci birliğini sağlamak,
· Milli Demokratik Devrim mücadelesinde, sosyalist gençliğin düşünce ve eylemlerini geliştirmek.
Böylece siyasi yaşamına TİP’in gençlik kuruluşu olarak başlayan FKF kısa zamanda MDD’cilerin eline geçmiş ve Mahir ÇAYAN grubunun etkinliği başlamıştır.
Dev-Genç’in yönetimini tamamen Mahir ÇAYAN grubuna kaptıran Deniz GEZMİŞ ve arkadaşları Türk Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) nu kurarak (1970) silahlı eylemlere başlamıştır. Bu sırada Mahir ÇAYAN ve arkadaşları da Türk Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (THKP/C)de kurulmuştur (1971).
Aydınlık çevresi ise ikiye ayrılarak Proleter Devrimci Aydınlık ve Sosyalist Aydınlık grupları ortaya çıkmıştır. Maocu Proleter Devrimci Aydınlık ise Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisini oluşumuna yönelmiştir.
1971’DEN GÜNÜMÜZE KADAR OLAN FAALİYETLER
FKF’nun bölünmesiyle birlikte 1970’li yıllardan itibaren başka adlarla ortaya çıkmış ve silahlı mücadelenin esas olduğu görüşü hakim olmaya başlamıştır. Dış mihrakların da teşvik ve talimatlarıyla mahiyet değiştirerek daha etkili silahlı ve bombalı saldırı, fidye için adam kaçırma ve banka soygunu şeklinde terörist eylemlere dönüşmüştür.
1978 .yılı başlarında liderlik ve strateji farklılıkları nedeniyle yeni illegal örgütler ortaya çıkmıştır.
Bunlar;
· 1920'den beri varlığını sürdüren Türkiye Komünist Partisi (TKP),
· Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO),
· Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi (THKP-C),
· Türkiye ihtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP),
· TİİKP içinden 1972'de kopan Türkiye Komünist Partisi-Marksist-Leninist (TKP-ML) şeklinde sıralanabilir.
Bu beş odak etrafında üreyen Aşırı solcu ve komünist örgütler zaman içinde sayıları 40'ı bulan bir örgütlenme görünümü içerisine girmiştir.

Bu Çalışma www.polisiye.com Adlı Siteden Alınmıştır.

 
 Yazar: Suç Ve Ceza 07.06.2006  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  sanane
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.