Ana Sayfa Yazılar Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Güncel
 Hukuk
 Kriminoloji
 Otobiyografi
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Güncel
  -Hatıra
  -Meslek İçi
  -Moral Eğitimi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Polis Yönetimi
 Polislik
 Sinema
 Suç Türleri
 Terör
 
 

ARAMA
   Arama
 
 

Son Üyeler
doganyeni
ByLex
ferht_ist
polaks
serkan
 
En Çok Okunanlar
Aile İçi Şiddet

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Seri Katiller

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Mutluluk Yoldur

 
Son Yorumlananlar Yazılar
MİSYONDAN ÖNCE-MİSYONDAN SONRA FARKLAR

ETÜT SAATİ -5 USÛL, ESASTAN ÖNCE GELİR

İNGİLİZ POLİSİ 2 (GİRİŞ)

 

 İç Güvenlik Hizmetleinin İdeal Yapılanması Sorunsalı-2 Yazdır 
 Yazar: Özgür GÜNAYDIN 06.02.2010  
İç Güvenlik Hizmetleinin İdeal Yapılanması Sorunsalı-2

2. MEVCUT İÇ GÜVENLİK YAPILANMASINDAKİ İKİ BAŞLILIK

Mevcut iç güvenlik hizmetleri esas itibariyle Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı olmak üzere iki birim tarafından yerine getirilmektedir. Jandarma Genel Komutanlığı, Türkiye yüzölçümünün %91’inde 13 Jandarma Bölge Komutanlığı, 81 İl Jandarma Komutanlığı, 901 İlçe Jandarma Komutanlığı ve 2674 Jandarma İç Güvenlik Karakolu vasıtasıyla yaklaşık 240.000 personel ile güvenlik hizmetlerini yerine getirmektedir.[1] Emniyet Genel Müdürlüğü de 27 daire başkanlığı, 81 il emniyet müdürlüğü ve 300000 bin personeliyle merkez-taşra-yurtdışı örgütlenmesi olan bir iç güvenlik birimidir.[2]

Kamu hizmetlerinde etkinlik ve verimliliğin sağlanmasında koordinasyonun önemi şüphesiz açıktır. İç güvenlik hizmetlerinde çift başlılık (polis ve jandarma) ve jandarmanın kendi içerisinde eğitim-öğretim yönünden Genelkurmay Başkanlığı’na, denetim yönünden Milli Savunma Bakanlığı’na, görevsel olarak da İçişleri Bakanlığı’na bağlı olması koordinasyon yönünde bazı engellere neden olabilmektedir. Diğer taraftan silahlı kuvvetler doğal olarak emir-komuta zinciri içinde çalışan kurumlardır. Jandarma, askeri yönü ağır basan bir kurum olarak, her ne kadar kolluk hizmetleri yönünden İçişleri Bakanlığı’na bağlı olsa da, üzerinde Genelkurmay Başkanlığı’nın etkisi daha fazladır. Buna bir de Emniyet Genel Müdürü’nün aksine, Jandarma Genel Komutanı’nın Milli Güvenlik Kurulu’nda üye olarak temsili gibi ayrıcalıklı durum da eklenince “ben senin üzerindeyim”, “benim dediğim olur” gibi anlayışlar filizlenmekte bunun da doğal sonucu olarak doğru istihbarat paylaşımı, eşgüdümlü hareket konularında kötürüm kalınmakta, işbirliği yerine rekabet olmaktadır.[3]

Jandarma Teşkilatı’nın bu mevcut yapısı, Anayasa m. 123’e göre “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür”  yasal dayanağıyla yönetim biliminin temel ilkelerinden olan idarenin bütünlüğü ilkesi ile bağdaşmamaktadır; çünkü Jandarma Teşkilatı içindeki kuruluş ve görevler (mülki, askeri, adli görevler) açısından çok başlı yapı, bütünlüğü ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca yine yönetim dünyasının ilkelerinden birisi olan “her astın tek üstten emir alması” anlamına gelen komuta birliği ilkesini örgütsel bazda ele aldığımızda Jandarma Teşkilatı’nın hem Genelkurmay Başkanlığı’ndan hem de İçişleri Bakanlığı’ndan emir alır yapısı bu ilkeyle bağdaşmamaktadır.

Güvenliğimizi, canımızı emanet ettiğimiz bu iki ana birimde kurumlararası işbirliği yerine kurumlararası rekabet anlayışı hüküm sürmesi nedeniyle birbirlerinin bölgesinde işlenen; fakat diğer birimin bölgesiyle de fail veya olayların ilişkili olduğu suçlarda ciddi handikaplar ile karşı karşıya kalınabilmekte, soruşturmanın bütünlüğü bozulabilmektedir.

Günümüzde birçok suç son derece karmaşık ve organize bir özellik göstermektedir. Buna paralel olarak suçlarla mücadele eskiye oranla çok daha fazla uzmanlık gerektirmektedir. Güvenlik alanında çalışanların her zaman iç güvenliği tehdit eden insan ve örgütlerden bir adım önde olması, uygulanan yeni suç tekniklerine anında panzehir bulabilmesi; bunun için de güvenlik kuvvetlerinin profesyonelleşmesi ve uzmanlaşması gerekir. Mesela bitkilerden suçluya gitme, suçlu profilini çıkarabilme, entomolojiden (böcek bilimi) suç bilimine ulaşma gibi kendine yeni çığırlar açabilmelidir. Hâlbuki Jandarma Teşkilatı’nın personel yapısında subay, astsubay ve uzman personel dışında jandarma personelinin büyük bir kısmı meslekten olmayan, geçici olarak askerlik hizmetini bu şekilde ifa eden kişilerden oluşmaktadır. Alanlarında uzmanlaşıncaya kadar da askerlikleri bitip terhis olmaktadırlar ki bu da bir kurum olarak Jandarma Teşkilatı’nın uzmanlaşmasının önünde engel olmaktadır. Jandarma Teşkilatı korunacaksa, mutlaka zaman içerisinde bütün personelinin profesyonellerden oluşması yönünde önlemler alınmalıdır ya da tek bir profesyonelliğe açık yapı içinde diğer iç güvenlik birimleriyle birleşmelidir.

Birden fazla kurumun ayrı ayrı yetkili olduğu aynı yerde hiç kimse yetkili değildir. Jandarma ve Emniyet aynı görevi yapmaktadır ki bu da iç güvenlikte kurumsal çifte bir yapılanmayı ortaya koyar:[4]  Çifte Çevik Kuvvetler, Çift Kaçakçılık Dairesi, Çift Bilgi İşlem, Çift Terör Ekibi, Hazır Kıtalar, Eğitimler, Jandarma Okul Komutanlığı, Polis Akademisi Başkanlığı, Çift Özel Harekât, Çift Sorgu Ekibi, Çift Arşiv, Çift Network, Çift Ruhsat Şubeleri, Çift Kriminoloji Laboratuarları, Ayrı Röleler, Ekipler… 

Görüldüğü üzere mevcut iç güvenlik yapılanmasında açık bir çift başlılık vardır. Globalleşen dünyada suçlar gerek nitelik gerek nicelik açısından değişmekte giderek daha karmaşık hale gelmektedir. Bu karmaşıklık içinden çıkışın ise tek yolu profesyonel, işine hâkim, örgütsel bazda yapısal sorunları olmayan ve tamamıyla işine odaklanabilen güvenlik birimleridir. Türkiye’de mevcut durum için çözüm ise iç güvenlik alanında organik bütünleşme ve birleşmedir. Yani jandarma, polis, sahil güvenlik kurumlarının tek bir çatı altında, tek bir emir – komuta zincirinde, aralarında kısa ve uzun vadede birim menşesi ayrımı oluşturmayacak nitelikte birleşmesidir. Bu birleşme neticesinde personel konusunda 2/3 oranında, araç-gereç ve akaryakıt tüketiminde 1/3 oranında, bina ve tesislerde 2/3 oranında tasarruf sağlanacaktır.[5] Tabii bu tasarruf ile suçlularla mücadele noktasında ekstra bir finansman kaynağı da oluşmuş olacaktır. Bunun dışında belki de en önemlisi iç güvenlik alanında devlet içinde ayrı politika, ayrı hizmet anlayışı sürdüren birimler olmayacak, tek seslilik hâkim olacaktır ki bu da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin halk nazarında itibar kazanmasını sağlayacaktır.

 

3. İÇ GÜVENLİK BAKANLIĞI’NIN GETİRECEĞİ FAYDALAR VE POSDCORB

               Bir bakanlık kurmak ve onun yürümesini sağlamak anında alınacak kararlarla anında uygulanacak bir girişim değildir. Öncelikle ilgili bakanlığın kurulmasının gerekliliği temel argümanlarıyla birlikte ortaya konulmalı, sonrasında yoğun çalışmalarla en küçük birimine kadar temel yapısı, personel ve hizmet politikası belirlenmeli ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşın da alternatif modeller ortaya konulabilmelidir. Nitekim 1978 yılında kurulan Yerel Yönetim Bakanlığı; gerekliliği sorgulanmadan, kurumsal altyapısı ve görev-hizmet politikasının sınırları net olarak belirlenmediğinden dolayı çok kısa süre hayatta kalabilmiş, 1979 Aralık ayında kapatılmıştır.[6] Öngörülen İç Güvenlik Bakanlığı gerçek anlamıyla bir ihtiyacın gereği haline geldiğinden Yerel Yönetim Bakanlığı gibi kısa ömürlü olması da mümkün değildir. Şimdi iç güvenliğin bakanlık haline gelmesinin avantajlarını değerlendirelim.

               Bir hizmet adına kurulmuş olan bakanlık örgütlenmesi, yaptığı hizmetlerin finansmanında parasal sıkıntılarını bir genel müdürlük yapılanmasına göre her zaman daha kolay dile getirir ve maddi sıkıntı, kaynak sıkıntısı daha az çeker. Ayrıca paranın harcanmasını takip edecek ayrı bir birimi olacağından dolayı şeffaflık da artacak; güvenlik birimleri dikkat dağıtan para konularıyla uğraşmayacağından işine daha iyi odaklanabilecektir.

            Başbakanlığa bağlı MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü çatısı altında tamamen İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet İstihbaratı ve hem İçişleri Bakanlığı’na hem de Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Jandarma İstihbaratı olmak üzere üç ayrı iç istihbarat yapılanmamız bulunmaktadır. Bu çoklu istihbarat yapılanmasına rağmen, maalesef Türkiye’nin, Amerika Birleşik Devletleri’nin FBI (Federal Bureau of Investigation) istihbarat birimine benzeyen ve sadece yurt içi. istihbarattan sorumlu bir kuruluşu bulunmamaktadır. Kurulacak olan bir İç Güvenlik Bakanlığı bütün bu istihbarat birimlerini tek elde toplayarak personel, araç-gereç, teknik bilgi, metot birleşimi yaparak parçalanmış istihbarat birimleri yerine güçlü tek bir istihbarat teşkilatı oluşturmayı başarabilir. İstihbarat alanında böyle bir yapılanma istihbarat birimlerinin denetimsizliğinin de önünde engel olacak, iç kontrol sistemi olacaktır. Ayrıca araç-gereç, metot ve uzman personel birleşimi olacağından dolayı örgütsel bir kazanım olacak ve Türk iç güvenlik istihbaratı dünyada bir marka haline gelebilecektir.

            Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın görevleri en genel tanımıyla ülkede huzur ve güvenliği temin etmektir, güvenliğin sağlanması doğrudan “yaşama hakkıyla” ilgilidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ikinci maddesine göre yaşama hakkı insanın en temel hakkıdır ve vazgeçilemez olup devlet tarafından koruma altına alınmalıdır; bu noktada yaşama hakkıyla ilgili devletin hem pozitif hem de negatif sorumluluğu vardır.[7] “Yaşama hakkı gibi bütün hakların önünde yer alan bir hakkın Genel Müdürlük mü, bir Komutanlık mı, bir Müsteşarlık mı yoksa bizzat bir Bakanlık nezdinde mi korunması bu hakkın gerçek manasını vermek olacaktır?” sorusunun cevabı, iç güvenliğin bakanlık şeklinde örgütlenmesi savını da kuvvetlendirmektedir.

            Öngörülen İç Güvenlik Bakanlığı yapılanmasının olumlu etkilerini anlamak için geleneksel okulun yönetim dünyasına hediye ettiği ve halen günümüzde bile etkinliğini sürdüren Gulick-Urwick’in “Yönetim Süreçleri”ni bilmek ve bu dürbünü kullanarak yeni mekanizmaya öyle bakmak gerekir.

            Yönetim Süreçleri; yönetimin temel işlev ve görevlerini ifade için kullanılan ve Gulick-Urwick tarafından geliştirilmiş; Planlama (Planning), Örgütleme (Organizing), Personel Yönetimi (Staffing), Yönlendirme (Directing), Eşgüdüm (Coordinating), İletişim (Communicating), Belgeleme (Recording) ve Mali Yönetim (Budgeting) İngilizce kelimelerinin ilk harflerinden oluşan POSDCORB’dur.[8] Gulick – Urwick’e göre bir yönetim yapılanmasında bu sekiz önemli unsurun olması gerekir. Şimdi bu süreçler açısından güvenlik hizmetinin doğrudan bir bakanlık hizmeti haline gelmesini inceleyelim:

 

                   Planlama:

                   Planlama, hedeflenen amaçlara ulaşmak için yapılması gereken işlerin sınırlarının çizilmesi ve kullanılacak yöntemin belirlenmesidir. Diğer bir ifadeyle neyin, ne zaman, nasıl, nerede ve kim tarafından yapılacağının önceden belirlenmesi sürecidir.[9] Örgütün, belirlediği amaçlara ulaşması ancak amaçlara ve örgütün yapısına uygun planlama ile mümkün olacaktır.

                   Öngörülen İç Güvenlik Bakanlığı’nın kurulması halinde oluşturulacak olan yeni yapılanmada kısa ve uzun vadeli, dönemin şartlarına uygun hale gelebilecek esneklikte, atılacak adımların artı ve eksi yönlerinin  (pros and cons dengesi) Herbert A. Simon’un “Yönetsel Karar Verme Kuramı”nda olduğu gibi amaca ulaşma noktasında tatmin edici, doyurucu nitelikte ve genişlikte belirlenmesi ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklara karşı alternatif davranış modellerinin de belirlenip planlamada seçenekler arasına konulmasını sağlayacaktır.[10] Mesela yapılacak olan aylık planlamalarda; önceki ay artış eğiliminde olan suç türleri - bunlarla mücadele anlamında geliştirilecek olan uygulama çeşitleri belirlenir, aylık planlamadaki günlere uygulama modelleri birimler nezdinde tespit edilir; örneğin kapkaç suçuyla ilgili olarak kadın sivil polislerin tespit edilen günlerde görev almalarının sağlanması, resmi ekiplerle arama - uygulama yapılacak olan günlerin belirlenmesi, sivil halkın bilinçlenmesine yönelik “halk bilgilendirme günlerinin” yapılması gibi en somuta inerek planlamalar yapılır ve bu planlar ülke çapında, bakanlık nezdinde uygulanarak hayata geçirilir. Dolayısıyla Bakanlık şeklinde iç güvenliğin örgütlenmesinin diğer bir avantajı da planlamaların ülke kapsamında yapılabilmesidir.

 

                   Örgütleme:

Örgütleme, planlama ile belirlenen amaçlara ulaşmayı sağlayacak bir yapıyı kurma, örgütü oluşturma ile ilgili faaliyetler topluluğudur.[11] Teknik bir ifadeyle örgütleme; örgütün örgüt amacına uygun hiyerarşi ve işbölümünün belirlenmesi ve bölümler arası koordinasyonun kurulması, planda belirlenmiş olan gaye – araç – yöntemlerin fiziksel ve beşeri anlamlarda düzenlenmesidir.[12]

İçişleri Bakanlığı’nın mevcut örgütlenme şemasına yukarıda değindik. Mevcut yapılanmada İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü,  Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Kaçakçılık İstihbarat - Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı, Dernekler Dairesi Başkanlığı gibi iç güvenlikle doğrudan ilgili olmayan ana birimlerden oluşmaktadır. Zaten bu birimlerin iş yükü, kapsamı oldukça geniştir. Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı gibi iç güvenlik birimleri ise bakanlıkta bir müsteşar yardımcısına bağlı birer “bağlı kuruluş”tur. Her ne kadar Jandarma Teşkilatı orgenerallik nezdinde temsil edilse de iç güvenliğin bizzat muhatabı olan Emniyet Teşkilatı, Orman Genel Müdürlüğü gibi bir genel müdürlük şeklinde örgütlenmiştir. Böyle bir örgütlenme şekli iç güvenliği önemsizleştirmekten başka bir şey değildir. “İçişleri Bakanlığı’nın asli vazifesi nedir? Asli vazife nüfus işleri midir? Yoksa yerel yönetimlerin sorunları mıdır? Geçmişte Yerel Yönetimler Bakanlığı kurulmuştur, bu derece çeperi genişletilebilecek olan bir hizmetin iç güvenlik, nüfus işleri, vatandaşlık işleri, dernek hareketleriyle aynı bakanlık altında bir yapı içine sokulması Yerel Yönetim Bakanlığı’nı kuranlara bir hakaret değil midir? Evet, bu soruların cevabının verilmesi gerekir. Bu soruların cevabını arama yoluna girildiğinde ortaya birçok ayrıntılar çıkacaktır; iç güvenliğin basite indirgenemeyeceği, doğru adımlar atılmadığı – suçlar önlenemediği – failler yakalanamadığı – güven ortamının sarsıldığı bir sürecin milyar dolarlarla ifade edilecek olan zararları görülmeye başlanacaktır. Peki, ne yapmak gerekir? Öncelikle iç güvenliğin önemini kabul etmek, sonrasında bu önemin gereksinimlerini karşılayacak nitelikte bir örgütlenme yapısı belirlemek gerekir. Bu yapı da bir genel müdürlük ya da bir komutanlık şeklinde değil ideal anlamıyla bir bakanlık: İç Güvenlik Bakanlığı örgütlenmesidir.

 

Personel Yönetimi:

Personel yönetimi, işe alınacak personelin belirlenmesi, işe alma, yetiştirme ve bütün personel işlemlerini içermektedir. Personel yönetimi bir insan kaynakları planlaması yönetimidir. Günümüzde kurumların başarısını ya da başarısızlığını belirleyen temel unsurların başında nitelikli insan kaynaklarına ulaşmak.- insan kaynağı gelmektedir.

Başarılı bir personel yönetiminin sırrı, gereken sayıda personel ile çalışarak, işgücü fazlalığından kurtulmak, işe alma maliyetlerini tahmin ederek bütçede yer vermek, kısmi eğitim ihtiyaçlarını tahmin etmek, dışsal faktörlerden kaynaklanan çevresel değişimlere hızlı biçimde uyum sağlamaktan geçmektedir.[13] Dolayısıyla birincisi, kurulması öngörülen bakanlık yapılanmasının temel süjesi sadece iç güvenlik olacağından dolayı bu yönde personel alma ve eğitme konusunda uzmanlaşma gerçekleşecektir. Diğer taraftan kurulacak bakanlıkta personel ile ilgili birim bir genel müdürlük şeklinde örgütleneceğinden dolayı personelle ilgili bütün işlerde profesyonelleşme için daha çok imkân, personel ve zaman olacaktır. Mevcut yapılanmada polisle ilgili personel işleri bir genel müdürlüğe bağlı daire başkanlığı nezdinde yapılmaktadır, Emniyet Teşkilatı’nın personel sayısını incelediğimizde 300.000 olduğunu görmekteyiz. Bu sayıya diğer iç güvenlik birimleri olan 280.000[14] personeliyle Jandarma Genel Komutanlığı 2200[15] personeliyle Sahil Güvenlik Komutanlığı 300.000[16] personeliyle özel güvenlik kuruluşları eklendiğinde toplamda yaklaşık 900.000 iç güvenlik alanında çalışan personelle ilgili politikaların belirlenmesinde sadece bir daire başkanlığının yetmeyeceği aşikârdır. Dolayısıyla başarılı bir iç güvenlik yapılanması için iç güvenliğin teminatı olan personelin doğru seçilmesi - doğru eğitilmesi – doğru birimlere atanması – özlük işlerinin tatmin edici şekilde yapılması gerekecektir. Bu da iç güvenlik birimlerinin personel işlerinin yapılmasını daha profesyonel, kaynakları daha fazla, tek bir birimde, bir personel genel müdürlüğünde yürütülmesini gerektirmektedir ki bu da İç Güvenlik Bakanlığı örgütlenmesi içinde kolaylıkla olabilecektir.

 

Yönlendirme:

Planlar hazırlandıktan, örgütsel yapı belirlendikten ve gerekli kadrolara personel alınıp, tüm maddi ve beşeri unsurlar bir araya getirildikten sonra örgüt harekete geçmeye hazır duruma gelmiş olur. İşte yönlendirme işlevi bu evrede başlar; yönlendirmedeki temel amaç örgütte yer alan kişilere görevlerini etkin ve verimli şekilde yaptırmaktır.[17]

Yönlendirme yönetsel birimlerde yönetim süreçlerinin belki de en önemlisidir. Zira yönlendirme faaliyeti içerisine her türlü karar alma, emir verme, strateji oluşturma etkinliklerini almaktadır ve yönlendirmek bir yönetme faaliyetidir. H. Simon’un da ifade ettiği gibi yönetimin de kalbini karar vermek oluşturur.[18] Dolayısıyla isabetli yönlendirme, isabetli karar verme birimin de başarılı olmasını sağlayacaktır. Karar verirken Rasyonel-Ekonomik Karar Modelindeki “- Sorunun belirtileri açığa çıkartılır - Sorun tanımlanır - Muhtemel tüm alternatifler belirlenir - Her alternatif bir kritere göre değerlendirilir- Sonunda en iyi alternatif seçilir” [19] rasyonalite odaklı anlayıştan ziyade Herbert A. Simon’un yönetsel karar verme kuramındaki “optimal, kusursuz karara ulaşmak mümkün olmayacağı için tatmin edici kararı bulmak gerekir” anlayışını esas almak gerekir. Buna göre, karar vericiler ulaşabildikleri, elde edebildikleri alternatifleri değerlendirerek bunların algılanabilen sonuçlarını da gözeterek kurumun ihtiyaçlarını tatmin eden şıkkı seçerler.[20] Bu durumda iç güvenlik ile ilgili alınacak olan kararlarda bakanlık örgütlenmesi, bilgi-deneyim birikimi ve uzmanlığın varlığını gerektirdiğinden dolayı sorunlarla ilgili olarak belirlenen bilgilerde, alternatif hareket seçeneklerinde, bu seçeneklerin sonuçlarının tahmin edilmesinde Simon’un geliştirdiği sınırlı rasyonalitede hareket edilse de, zamanla kantarın topuzu sınırlı rasyonaliteden rasyonaliteye doğru kayabilecektir, dolayısıyla da suçluların yakalanmasında, suçların ortaya çıkarılmasında adaletin zamanında tecelli etmesinde optimuma yaklaşılacaktır. Bu bakımdan iç güvenlik alanında muhtemel bir bakanlık yapılanmasında karar vericiler profesyonel kişilerden oluşmak zorunda olacağından ve odaklandıkları noktanın da iç güvenlik olması dolayısıyla alınacak kararlar, yapılacak yönlendirmeler daha isabetli olacaktır. Örneğin bir bakan düşünün sorumlu olduğu işler arasında nüfus işleri, dernekler, vatandaşlık işleri, iller idaresi, kaçakçılık- haber alma, iç güvenlik gibi birçok konu var; diğer bakanın da sorumlu olduğu tek alan iç güvenlik, sizce hangisi iç güvenlikle ilgili kısa ve uzun vadeli isabetli kararlar alabilecek, hangisi bu konuyla ilgili doğru zamanda doğru adımlar atabilecektir?

Eşgüdüm:

Eşgüdüm faaliyeti, birbirinden ayrı olan bölümlerin faaliyetlerinin ortak bir amaca yöneltilmesi için aralarında ilişkiler kurulması ve takım çalışmasının sağlanması sürecidir. [21] İyi bir koordinasyon için; örgüt yapısının sadeleştirilmesi, tüm bölümler arasında hizmet politikası birliğinin sağlanması, iyi bir iletişim sisteminin tasarlanması, koordinasyonun sağlanması için personelin teşvik edilmesi gerekir. İşte bütün bunları gerçekleştirmek suretiyle gerek iç güvenlik birimleri arasında gerek diğer bakanlıklar ve birimler arasında eşgüdümü sağlamak için toplumsal ihtiyaçların ve bütün devlet kurum ve birimlerinin, özel örgütlerin görüşleri de dikkate alınarak onlarla doğru bir iletişim kurabilecek uygun yapının oluşturulması gerekir.

Mevcut iç güvenlik yapılanmasına baktığımızda; iç güvenliğin ana temsilcileri Polis ve Jandarma Teşkilatları arasında gerçek anlamda, doyurucu nitelikte bir eşgüdümün, koordinasyonun olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira her ne kadar görevsel anlamda ikisi de İçişleri Bakanlığı’na bağlı olsa da Jandarma Teşkilatı askeri bir teşkilattır nitekim Jandarma Teşkilat Kanunu’nda bu, şöyle ifade edilmektedir:[22]

“Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olup, Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri, eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığına, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin ifası yönünden İçişleri Bakanlığına bağlıdır. Ancak Jandarma Genel Komutanı, Bakana karşı sorumludur.”

                   Hâlbuki emniyet-asayiş ve emniyet-asayişin eğitim-öğrenimi, personelin görevlendirilmesi, kadrosu iç-içe geçmiş, komplekstir. Dolayısıyla bir birimi her yönüyle tek bir kuruma bağlamak mümkünken,”şu açıdan şuraya, bu açıdan buraya bağlıdır”  demek sadece işleri daha karışık hale getirir; kurumlararasında rekabete yol açar; personelin işine konsantrasyonunun, profesyonelleşmesinin önünde engel teşkil eder. Böyle bir yapılanma içerisinde eşgüdümün optimallığından söz edilemez. Samimi olmak gerekirse mevcut durumda Jandarma Teşkilatı ve Emniyet Teşkilatı birbiri ile rekabet halindedir ve gerçek anlamda işbirliği söz konusu değildir. Elde edilen istihbaratlar paylaşılmamakta, sorumluluk kapsamındaki bölgelerin genişletilmesi telaşı içerisinde hareket edilmektedir. Bu koordinasyonsuzluktan kar elde eden tek bir kesim vardır: suç işleyenler, suç örgütleri, terör örgütleri; zarar eden ise başta Türk halkı sonra da bu kurumların bizzat kendileri, makro planda da devletin bizatihidir. Hâlbuki aynı işi yapmakla görevli bu iki kurum tek bir bütün içerisinde birleşse, personelleri tek bir beyinden yönlendirilse dolayısıyla eşgüdüm sağlansa dikkat çekici derecede Türkiye’deki suç örgütlerinde çözülme, faili meçhullerde azalma, suçların önlenmesi faaliyetinde artış olacaktır.

 

                   İletişim:

Bir hizmetin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi, kurumların amaçlarına ulaşabilmesi için kurumlararası koordinasyonun bir parçası olarak doğru ve yeterli iletişim son derece önemlidir. İç güvenlik hizmetleri de giderek kompleks hale gelmekte, içerisinde suç, suçlu, terörist, mağdur, kamu, eğitim-öğretim gibi çok sayıda hizmet unsuru yer almaktadır. Günümüzde mevcut yapıda iç güvenlik birimleri olan Emniyet Teşkilatı, Jandarma Teşkilatı, Sahil Güvenlik Teşkilatı, özel güvenlik kuruluşları, yardımcı kolluk kuruluşları arasındaki iletişimin düzgün ve doğru araçlarla kurulması suçların azalmasına, suçluların daha çabuk yakalanmasına, suçların önlenmesine, mağduriyet derecelerinin azalmasına, toplumda huzur ve güven ortamının oluşmasına yol açacaktır. Tabii buradaki iletişimi geniş anlamda değerlendirmek gerekir. Yani sadece ilgili kurum görevlilerine rahat ulaşmak değil; özellikle suç profilleri, ortaya çıkan veya yapısı değişen suç türleri ve olaylarla ilgili zamanında - etkili istihbarat paylaşımı, suçla mücadele metotları paylaşımı, iç güvenlik ar-ge çalışmalarında karşılıklı görüş alış-verişi gibi Türkiye’de vatandaşın sokakta korkmadan, güvenle yürümesine hizmet edecek nitelikte bütün katılım ve süreçleri kapsar.

Mevcut iç güvenlik yapılanmasında kurumlararası iletişim konusunda ciddi anlamda eksiklikler vardır. Bu genel anlamda, mevcut iç güvenlik yapılanmasının düalist yapısından kaynaklanmakla birlikte kurumların iletişim konusundaki isteksizlikleri de bunu körüklemektedir. İç güvenliğin iki atar damarı olan Emniyet Teşkilatı ve Jandarma Teşkilatı aynı görevi yaptıklarının, aynı halka hizmet ettiklerinin farkında olarak hareket etmeli ve kurumsal rekabet yerine kurumlararası işbirliğini benimsemelidirler ve aralarında iletişim kanalları açmalıdırlar.

Diğer taraftan iletişimi yukarıda değinildiği gibi sadece kurumlararası anlamda değil aynı zamanda kurum içi birimler açısından da değerlendirmek gerekir. İç güvenlik konusunu oluşturan suçların çeşitlilik arz etmesi birleşik suçları doğurmuştur. Mesela terör örgütü kurmak suçunun içinde cinayet, gasp, dolandırıcılık vb. gibi suçlarında yer alması veya hırsızlık suçu işlenirken mala zarar verme, adam öldürme suçlarının da işlenmesi suçların iç içe girdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bürolar arasında da iletişim kanallarının açılması gerekmektedir, örneğin yankesicilik – dolandırıcılık bürosu, cinayet bürosuyla veya hırsızlık bürosuyla irtibat kurabilmeli bunların da üstünde istihbarat bürosu tüm bürolarla görüşebilmelidir. Başarılı bir iç güvenlik hizmetinin gereği budur. Bunun için de örgütsel yapıların tekrar gözden geçirilmesi gerekir.                   

İletişimin halkla olan ayağı da kurumun amaçlarını gerçekleştirme noktasında halkın desteğini alma açısından son derece önemlidir. İç güvenlik birimlerinin kendi icraatları hakkında halkı doğru bilgilendirmesi, her şeyden önce kendi hizmet verimliliklerine katkıda bulunacaktır. Bilgi kirliliğinin ve fısıltı gazetelerinin hayal eseri ortaya koydukları senaryoların güvenlik güçlerini daha zor duruma düşürdüğü açık bir gerçektir. İç güvenlik birimlerinin birinci elden gerekli bilgilerle toplumu aydınlatmaması çoğu kez sadece polisi, jandarmayı değil devleti de töhmet altında bırakacak komplo teorilerini geliştirtmekte ve komploculara yeni fırsatlar yaratmaktadır. Bu durumda beklenen ve özlenen halk-devlet yakınlaşması bir türlü gerçekleştirilememektedir. Güvenlik güçlerinin kendi toplumunu tanıması, açık-adil-olgun ve toplumuyla iletişim halinde olması gerekir[23]

Sonuç itibariyle Türkiye’de iç güvenlik yapılanmasında, iç güvenlik birimleri arasında ve bu birimler ile halk ve özel -  kamu kuruluşları hatta diğer ulus güvenlik birimleri arasında doğru, etkili, verimli ve amaca uygun irtibat ile formal ve informal ilişkileri dengeli bir iletişim ağıyla kurabilecek, birimler üstü iç güvenlik iletişim ve halkla ilişkiler biriminin kurulması gerekir, bu da iç güvenliğin bakanlık şeklinde örgütlenmesinde mümkün olabilecektir.

 

 

Belgeleme:

Gulick – Urwick’in burada ifade ettiği belgelemeyi geniş anlamak gerekir. Belgeleme toplanan delillerin saklanmasından tutun da failler veya mağdurlarla ilgili suç kayıtlarının tutulmasına, suçla mücadele yollarının belirlenmesine kadar uzanan büyük bir alandır. Bu geniş alanın optimal olarak elde tutulması zor olabilir. Dolayısıyla belgelemenin hukuka uygun ve uzun ömürlü olarak yapılabilmesi için iç güvenlik birimleri içerisinde belgeleme, bilgi-belge yönetimi ile ilgilenen uzman kişilerden oluşan birimlerin kurulması da gerekmektedir.

 

Mali Yönetim:

İç güvenlik kurumlarının yaptıkları hizmetlerin finansmanının mutlaka karşılanması ve paranın iyi yönetilmesi gerekir. Zira iç güvenlik birimleri olmadığı takdirde tehlikeler artacak, maddi ve manevi kayıplar çok olacaktır. Nitekim Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde güvenlik ihtiyaçlarının, temel ihtiyaçlardan olması da bunu doğrular niteliktedir.[24] Dolayısıyla kurulması öngörülen İç Güvenlik Bakanlığı içinde iç güvenlik birimlerinin kurumsal ve hizmet açısından para giriş-çıkış sirkülâsyonunu takip edecek şeffaf bir birimin de kurulması gerekir.

 

4. İÇ GÜVENLİK BAKANLIĞI’NIN BİR PARÇASI OLARAK: TERÖRLE MÜCADELE

Terörle mücadele öncelikle bir iç güvenlik sorunudur. Normalde sınır ötesi operasyonlar dışında, bu mücadelenin iç güvenlik birimlerince yürütülmesi gerekir Dolayısıyla düzenli orduların terörle mücadelede alacakları rol, uluslararası hukuk kurallarına uyarak yapılacak sınır ötesi operasyonlarla sınırlıdır. Onun dışındaki mücadelenin polis ve jandarma gibi iç güvenlik birimleriyle gerçekleştirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır. Nitekim teröristleri “düşman olarak değil, “suçlu olarak görmek bu yaklaşımın bir göstergesidir. Ordular için iç güvenlik faaliyeti asli faaliyet değildir. İhtiyaç hâlinde, talep üzerine ortaya çıkan görevdir. Ancak terör gibi asimetrik, ne zaman ortaya çıkacağı belli olmayan tehditlere karşı dünyanın hiçbir ordusu kalıcı, aktif bir faaliyet sürdürmemiştir. Bu yüzden terörle mücadele iç güvenlik organları eliyle yapılır.[25]

Teröre karşı mücadelede çok boyutluluk, disiplinlerarası çalışma önemlidir ve bu bakımdan teröre karşı ekonomi, toplum, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda yapılacak düzenlemeler dikkat dışı tutulmamalıdır. Çünkü teröristlerin ortadan kaldırılması veya minimuma indirilmesi ve güvenlik güçlerinin alandaki mücadelelerinin netice verebilmesi yeni teröristlerin üretilmemesi ile mümkündür ki bu da topyekûn bir mücadeleyi gerektirir. Bu nitelikte bir mücadele için terörle mücadele biriminin bütün kamu kurumlarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla irtibat kurabileceği bir yapıda olması gerekmektedir. Mesela ABD`nin 11 Eylül sonrası geliştirdiği “Homeland Security” modeli, `Anayurt Güvenliği` adıyla Türkiye`ye de uyarlanabilir.[26]Güvenlik için ulusal gücü yönetmek” ve “Tek bir otoritenin koordinasyonunda terörle topyekûn mücadele” argümanları üzerine kurulmuş olan “Homeland Security” modeli gibi İç Güvenlik Bakanlığı bünyesinde terör koordinasyon birimine ihtiyacımız vardır. Kurulacak olan bu birimde terörle mücadele politikaları tamamıyla Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda oluşturulabilecek, en önemlisi terör örgütlerinin hamleleri ve bunlara karşı kontra - hamleler önceden belirlenip, anında uygulanabilecektir. Ancak kurulması öngörülen böyle bir birim terörle ilgili konularda sözüne en çok itibar edilen, kurumlararası işbirliğine de ihtiyacı olduğundan dolayı kurumlar üstü bir yapıda olmalıdır. [27]

 

4.İÇ GÜVENLİĞİN BAKANLIK ŞEKLİNDE ÖRGÜTLENMESİNİN DEZAVANTAJLARI

İç güvenlik birimlerinin halkın beklentilerine cevap verebilmesi, özellikle terör olaylarının yaşandığı dönemlerde daha fazla bilgi, beceri, donanım ve hepsinden önemlisi soğukkanlılık göstermesi gerektirmektedir. Zira yapılacak yanlış ve aceleci uygulamalar, tarih olarak kamu güvenlik kurumlarının peşini bırakmayacaktır. Dolayısıyla güvenlik görevlileri mazeret üretemez ve hatta “halk böyle istedi öyle yaptık” diyemez. Çünkü yanlışlıklar kurumsal olarak algılanır ve devlete karşı propaganda olarak kullanılma riskini içinde barındırır.[28] Dolayısıyla yeni yapılanmada bakanlık altında örgütlenmiş iç güvenlik birimleri personelinin yapacağı her türlü olumsuz hareket tarzı neticesinde günümüzdeki gibi polis, jandarma suçlanmayacak bizzat İç Güvenlik Bakanlığı suçlanacak, medya bu bakanlığı yerden yere vurabilecektir. Dolayısıyla doğrudan devlet yerden yere vurulacak, devletin itibarı, otoritesi sarsılacaktır. Mevcut sistemde polisin yanlış uygulamalarının faturası halk ve medya nazarında hep Emniyet Teşkilatı’na kesilmekte Emniyet Teşkilatı’nın bağlı bulunduğu İçişleri Bakanlığı’na çok da zarar gelmemektedir. Tabi yeni yapılanmada günah keçisi olarak bir bakanlığın ortaya konulmasını avantaja da dönüştürmek mümkündür. Zira bir bakanlığın kurum olarak zedelenmesini hiç kimse istemez; bundan dolayı da gerek bakanlığın uygulayıcı birimlerinin gerek karar verici birimlerinin bütün adımlarını hukuka uygun, insan haklarına saygılı, insan odaklı, profesyonel çalışma düzenine sahip bir yapıya dönüştürmek de mümkündür. Eğer güvenlik birimleri başarılı operasyonlar da yaparsa bundan halk nazarında bizzat İç Güvenlik Bakanlığı; yani devlet itibar kazanır.

 

5. TÜRKİYE’DE İÇ GÜVENLİĞİN YENİDEN YAPILANMASIYLA İLGİLİ SON GELİŞMELER:

Özellikle son zamanlarda yaşanan terör olayları neticesinde İçişleri Bakanlığı’nda güvenlik odaklı yeni bir yapılanmaya gidilmesi hedeflenmiş, bununla ilgili olarak bir takım düzenleme çabaları olsa da kurumlararası mutabakat sağlanamadığından dolayı hayata geçirilememiştir. Nitekim Milli Güvenlik Kurulu’nun 21 Ekim 2008 tarihli toplantısında alınan karara şöyledir:[29]

 “…tehdidin demokrasi ve hukukun üstünlüğü temelinde bertaraf edileceği ve terörizmle mücadelenin devletimizin tüm kurumlarının etkin işbirliği ve milletimizin güven ve desteği ile her koşulda sürdürüleceği belirtilmiştir. Bu amaçla, terörle mücadelede koordinasyonu güçlendirmek üzere yeni bir kurumsal yapılanmaya gidilmesi benimsenmiştir.”[30]

Bu tasarı aşamasında kalmış olan yeni düzenleme ile ilgili ortaya konan temel argümanları inceleyelim: [31]

- İç Güvenlik Yüksek Kurulu ve İç Güvenlik Genel Sekreterliği olmak üzere iki yeni kurum kurulması öngörülmüştür. Bu kurumlara görev olarak strateji geliştirmek, bilgi bankası oluşturmak ve projeler üretmek verilmiştir. Ayrıca İç Güvenlik Yüksek Kurulu Başbakan’ın başkanlığında toplanması; Başbakan’ın bulunmadığı zamanlarda Kurul Başkanlığının Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı sıfatını taşıyan bakan tarafından yürütülmesi düşünülmüştür.

Yeni modelde, aslında Başbakanlığa bağlı ‘İç Güvenlik Yüksek Kurulu’nun sekretaryasını da yürütecek olan yine Başbakanlığa bağlı bir İç Güvenlik Genel Sekreterliği’nin kurulması; Emniyet Müsteşarlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı’nın bu Genel Sekreterliğe bağlanması, hizmet, hiyerarşi ve koordinasyon bakımından daha doğru olacağı; bu yeni teşkilâtın, Başbakan adına, Başbakan Yardımcısı da olan İçişleri Bakanı tarafından yürütülmesi görüşleri ortaya çımıştır.

-İçişleri Bakanlığı'nın yapısının ve yetkilerinin güçlendirilmesi için söz konusu bakan aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olması planlanmıştır.

-Çalışmalar sadece terör – suç örgütlerine karşı değil halkın bilinçlenmesi için de yürütülmesi düşünülmüştür. İç güvenlikte terörle mücadele adına, terör örgütünün mensupları arasında Irak, Suriye, İran ve Avrupa ülkelerinin vatandaşları çoğunlukta olduğu için bu kurumlar, söz konusu ülkelerde etkin mücadele için temsilcilik açması da düşünülmüştür.

-Yapısal anlamda da Emniyet Genel Müdürlüğü müsteşarlığa dönüştürülmesi, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın da bu müsteşarlığa bağlanması düşünülmüştür.

-Sınır güvenliği konusunda da bir müsteşarlık kurulması öngörülmüştür.

               Yeni yapılanma ile terörle mücadelede halka karşı sorumlu, denetlenebilir, hesap verebilir bir model oluşturulması planlanmıştır.[32] Ayrıca İç Güvenlik Sekreterliği kurma amacıyla PKK’ya karşı alınacak olan askeri önlemlerin yanı sıra, PKK ve Kürt sorunu konusunda ekonomik, sosyal alanda çalışmalar yürütme, bu konuda bir psikolojik harekât merkezi oluşturmanın da gerçekleşmesi planlanmıştır. [33]

5. İÇ GÜVENLİK BAKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI

Türkiye’de bir İç Güvenlik Bakanlığı kurulmasına ihtiyaç olduğu açıktır. Ancak böyle bir bakanlık kurulmadan önce mutlaka genel yapısının nasıl olacağı, içinde hangi birimlerin yer alacağı  net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Nitekim bu birimlerin hangileri olacağı konusunda az çok fikirler de bellidir. Örnek bir İç Güvenlik Bakanlığı örgüt yapısı olarak aşağıdaki şema düşünülebilir. Şemayı incelerken ana hizmet birimlerindeki her bir genel müdürlüğün altına en az üç daire başkanlığının da olması gerektiği unutulmamalıdır.[34]

            Tablo- : Örnek Bir İç Güvenlik Bakanlığı Teşkilatlanması

 

Müsteşar

 

Müsteşar Yrd.

 

Ana Hizmet Birimleri

Danışma veDenetim Birimleri

 

Yardımcı Birimler

Müsteşar

Müsteşar Yrd.

1- İstihbarat ve Haber Alma Genel Müdürlüğü

1- Teftiş Kurulu Başkanlığı

1- Personel ve Lojistik Genel Müdürlüğü

 

Müsteşar Yrd.

2- Asayiş ve Terör Genel Müdürlüğü

2-Hukuk Müşavirliği

2-Eğitim Dairesi Başkanlığı

 

Müsteşar Yrd.

3- Özel Harekât ve Operasyon Genel Müdürlüğü

3- Bakanlık Müşavirleri

3- İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı

 

 

4- Güvenlik ve Dış ilişkiler Genel Müdürlüğü

 

4-Özel Kalem Müdürlüğü

 

 

5- Halkla ve Medya ile İlişkiler Genel Müdürlüğü

 

 

 

 

6- Psikolojik Harekât Genel Müdürlüğü

 

 

Ayrıca İç Güvenlik Bakanlığı’nın taşra teşkilatı da olacaktır. Buna göre her ilde “İl İç Güvenlik Müdürlüğü”, her ilçede de “İlçe Güvenlik Müdürlüğü” altında taşra yapısı şekillenecektir.

III. İNGİLTERE İÇ GÜVENLİK YAPILANMASI

İngiltere aşırı merkeziyetçi ve taşranın koordinasyon ve denetiminin Kabine ve merkezi yönetim birimlerince  (Whitehall)  yürütüldüğü bir yönetim sistemine sahiptir.  Whitehall kamu personelinin sadece1/3’ünü istihdam etmesine rağmen yönetimin geriye kalan kısmi üzerinde de etkin bir denetim ve kontrol fonksiyonuna sahiptir Her ne kadar yerel yönetim birimleri  (County,  Borough,  Parish) ile diğer kamusal kurumlar (Next Steps Agencies  vb.)  ve  yarı  kamusal  birimler  (quangolar)  yasal  olarak  Whitehall’un  dışında  bağımsız organizasyonlar gibi görünseler de yönetsel olarak aynı oranda bağımsız oldukları söylenemez Örneğin merkezi yönetim, tek bir öğretmen istihdam etmemesine rağmen, eğitim politikaları ve metotları bakanlık  müfettişlerince  tespit  edilmekte  ve  bu  politikaların  ülke  düzeyinde  uygulanması  da  yine  bakanlık tarafından  takip  edilmektedir. Whitehall’un bütün birimler üzerinde hiyerarşik yetkileri ve gücü konusunda hiç tereddüt yoktur Diğer taraftan,  herhangi bir bakanlığın talimatlarına uymayan bir yerel yönetim birimine merkezden giden yardımlar anında kesilebilmekte ve bu birim,  hizmetlerini yürütemez hale getirilebilmektedirler. Whitehall; yönetim sisteminin karar alma ve güç odağıdır. İç güvenlikle ilgili konularda da Whitehall’un belirleyiciliği bu noktada ortaya çıkmaktadır.[35]

1. İngiltere İçişleri Bakanlığı Örgütsel Yapılanması

İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın örgüt şemasına baktığımızda bir güvenlik bakanlığından farklı olmadığını görürüz. Buna göre ana hatlarıyla İçişleri Bakanlığı’nın örgütsel yapısı şöyledir:[36]

Kumanda merkezi: en üst kademede bakan ve yardımcılarından oluşan yönetim kurulu, onun altında strateji belirleme merkezi, yönetim kuruluna bağlı Kontra Terör ve Güvenlik Dairesi, Suçların Azaltılması ve Toplum Güvenliği Dairesi, Cezai-Adalet Reformu Dairesi,

Doğrudan yönetim kuruluna bağlı şube örgütlenmesi: Suçların Azaltılması ve Toplum Güvenliği Dairesi ve bu daireye bağlı Suç Kayıtları Bürosu Birleşik Krallık Sınır Güvenliği Şubesi, Kimlik ve Pasaport Hizmetleri Şubesi


               

 2. İç Güvenlik Yerel Yapılanması:

                İngiltere’de iç güvenlik merkezde İçişleri Bakanlığı yapılanımsı altındayken, ayrıca bir de yerel polis yapılanması vardır. Buna göre İngiltere’de 43 tane yerel yönetime bağlı polis müdürlüğü bulunmaktadır. Bu polis birimlerinde 141,859’u polis, 14,547’si suçla mücadelede polis birimlerine yardımcı olan özel görevliler (special constables) ve 15,557 adeti de toplumsal destek personeli (community support officers) olmak üzere toplamda 171.963 personel çalışmaktadır. Ayrıca bu il polis birimleri birbirleriyle koordineli fakat aralarında hiyerarşik düzen bulunmaksızın ve İçişleri Bakanlığı ile aralarında hiçbir organik bağ bulunmaksızın hareket etmektedirler.[37] Peki, İçişleri Bakanlığı ile bu 43 polis müdürlüğünün arasında hiç mi ilişki yoktur? Birincisi; İçişleri Bakanlığı ülkedeki polis birimlerinin her türlü harcamalarını karşılamakta ve dolayısıyla bu birimlerin faaliyet ve harcamalarını kontrol edebilmektedir. İkincisi; İl polis müdürleri sorumluluk alanlarındaki tüm güvenlik işlerinin yürütülmesi ve koordinasyonundan bu bakanlığa karşı sorumlu tutulmaktadır. Üçüncüsü; il polis birimleri kendi sorumluluklarında bulunan yerel polis birimlerinin sağlıklı işleyişinden birincil olarak sorumludurlar.Ayrıca polis şeflerinin atanmalarında,  azledilmelerinde ve emekliliklerinin istenmesinde nihai onay makamıdır,  polis şeflerinden,  bölgelerindeki asayişe özel öneme sahip konularda rapor isteyebilir,  anlaşmazlık durumlarında polis şeflerinin,  yerel düzeyde üstleri durumundaki komite veya kurullara hangi konularda ne kadar bilgi verebileceklerine karar verir, yerel polis güçlerinin sorumluluk alanlarında ve asayişe müteallik konularda soruşturma açabilir,  kamu düzeninin ciddi biçimde tehdit edildiği olaylar karşısında hangi merkezi depolardan cop ve göz yaşartıcı gaz takviyesi yapılacağını  kararlaştırır  ve  bunların  kullanımına  izin  verir,  güvenlik  hizmetlerinin  sunumu  ve  özellikle rütbeler,  stajyerlik,  atama  ve  meslekte  yükselme,  gönüllü  emeklilik,  disiplin,  yetkiler,  ücretler,  sosyal haklar ile polisin giyeceği kıyafet ve kullanacağı ekipmanlar konusunda yeni şartlar getirebilir veya gerekli düzenlemelerde bulunabilir. Bakanın yapacağı düzenlemeleri uygulamaya koymadan İngiltere ve Galler Polis Danışma Kurulu’na (Police  Advisory  Board  for  England  and  Wales) ön  rapor  sunmak  ve  kurulun  taleplerini  dikkate  almak zorunluluğu  vardır.  İskoçya polisi içinde benzer bir kurul vardır.  Diğer taraftan ücretler,  çalışma saatleri, emekli aylıkları ile ilgili düzenlemeler İngiltere Polis Hakem Heyeti’nin (Police Negotiating Board for  the United Kingdom) ön onayına tabidir.[38]

            İngiltere’de  İçişleri  Bakanı’nın  doğrudan  tek  sorumlu  olduğu  polis  gücü  1829  yılında  kurulan Metropoliten Polis Teşkilatı (Metropolitan Police)’dır. Bu teşkilatın başında ise İçişleri Bakanının inhası ile Kraliçe tarafından yardımcısı ile birlikte atanan bir Başkan vardır  (Comissioner of the Police for the Metropolice).  Başkan,  İçişleri Bakanı’nın gözetiminde bu teşkilatın sevk ve idareciden sorumlu olmasının yani sıra, teşkilata polis atama ve bunların işlerine son verme yetkisine de sahiptir

İngiltere’de İl Polis Teşkilatı yapılanması ise şu şekildedir: Başta İl Polis Müdürü olmak üzere ona bağlı bir polis müdürü başyardımcısı, dört tane müdür yardımcısı ve bir mali işler sorumlusu yer alır. Ayrıca bütün bu müdürlüklerin altında İl Birim Amirlikleri de mevcuttur. İldeki güvenliği sağlayan polisin gereksiz dış politik müdahalelerin etkisi altında kalarak kalitesinin düşmesinin önlenmesidir. İçişleri Bakanlığı polislik hizmetlerinin kalitesini, verimliliğini, amaca uygunluğunu ve stratejik planlara riayetini düzenli olarak Majesteleri Kraliçenin Polisi (Her Majesty’s Inspectorate of Constabulary)[39] birimi tarafından denetlenmekte ve sonuçları raporlar halinde sunulmaktadır ve en güzeli bütün bu raporlar şeffaflık ilkesine uyularak internet ortamında herkesin önüne konulmaktadır.[40] Yerel polis güçlerinin sevk ve idaresinin tamamen polis şeflerinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu vurgulamakta yarar vardır. Daha açık bir ifade ile operasyonel anlamda ve asayişin teminine yönelik olarak yoktur. Bununla beraber bu komite veya kurullar, sorumlu oldukları polis gücünün bütçesini belirlemek ve harcamalara izin vermenin yanı sıra, polis şefleri ile ilgili disiplin işlemi de yapabilmektedirler. Polis Kurul veya komitelerinin polis şefleri  (ve yardımcıları)  üzerindeki en etkili yaptırımı şüphesiz daha verimli bir polis gücü oluşturma adına bunların emekliliklerini isteyebilmeleridir.  Bu yaptırımın uygulanabilmesi polis şefleri üzerinde ayni yetkiye sahip olan İçişleri  Bakanı’nın onayına  bağlıdır.  Ayrıca,  polis şeflerine, Bakan veya  Kurullara  sunuş  (Brifing)  yapma  imkanının  verilmesi  de  gerekmektedir.  Bakanın polis şeflerinin emekliliklerini istediği durumlarda,  bunların mahkeme yoluyla karara itiraz etmeleri bu hususu düzenleyen yasa maddesinin yazılış biçimine göre imkânsız görülmektedir.[41]

Tablo 2: İngiltere İl Polis Teşkilatı Yapılanması[42]

 

 

 

 

 

 

 


İç güvenlikte İçişleri Bakanlığı’na organik bağı olmayan bu il yapısının temel sebebi,

 

3. “Yeni İçişleri Bakanlığı” Reformu[43]

İngiltere İçişleri Bakanlığı, 2006 Temmuzundan itibaren reform çalışmaları başlayan ve 2007 Mayıs ayında sonuç bulan bazı yapısal değişikliklere gitmiştir. Asıl görevini Birleşik Krallıkta kontra-terör, suçların azaltılması ve önlenmesi, sınır güvenliği ve göç, kimlik – pasaport işlemleri olarak tanımlamış ve daha önce kendisine ait olan cezaevlerinin sorumluluğu, tutuklama ve şartlı tahliye işlemlerinin takibi, ceza hukuku, mahkûmiyet süreci yetki ve görevleri, suç mağduriyetlerinin tazmini, ölüm vakalarına ilişkin keşif ve tahkikat yeniden yapılanan Adalet Bakanlığı’na devredilmiştir.[44] Artık İçişleri Bakanlığı, Birleşik Krallık vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini koruma ve halkın sokakta güvenle ve huzurla yürüyebileceği bir ortam oluşturma amaçlarıyla halkı koruma öz rolüne dönmüştür. Yani anlaşılan yeni İçişleri Bakanlığı halkın korunması görevini yaptığı bütün işlerin merkezine, kalbine koymuştur. Bu yeni yapılanma aynı zamanda polis, istihbarat birimleri, yerel otoriteler, gönüllü kuruluş ve kişiler, diğer devlet kurumları ve diğer hükümetler ile ortak bir işbirliği çerçevesinde çalışmayı; bunu yaparken de halkın memnuniyeti odaklı bir stratejiyi temel almıştır.[45] Bu yeni yapılanmayla İçişleri Bakanlığı asli görevi olan güvenlik hizmetlerine odaklanmış ve %25 oranında küçülerek hareket kabiliyetini arttırmıştır.[46]

Yeni yapılanmada İçişleri Bakanlığı’nın görevleri şu şekilde sayılmıştır:[47]

—terörist saldırılara karşı ulusu korumak;

—uyuşturucu ve şiddet içerikli suçlar başta olmak üzere suçların azaltılması;

—daha çok hesap verebilir, şeffaf ve hassas bir yerel polislik sistemiyle insanların evlerinde kendilerini güven içerisinde hissetmelerini temin etmek;

— kanunlara saygılı çoğunluk ve mağdur lehine cezai adalet dengesinin yeniden kurulması;

—polisleri korumak ve kanunlara karşı gelmeyi azaltmak amacıyla suçluların, suç işlemeye meyillilerin kontrol altında tutulması;

—sınır güvenliğini sağlamak, göç yasalarının kötüye kullanılmasını önlemek ve göç hareketlerini Birleşik Krallık lehine yönlendirmek

 

            Yukarıda sayılan görevleri gerçekleştirmek için uzman ve eğitilmiş personele sahip olmak gerekmektedir. Nitekim bu yeni reform hareketi personelin hizmet içi kurslarla, bilgisayar destekli çalışma üniteleriyle eğitilmesini hatta bu amaçla bir İçişleri Bakanlığı Akademisi kurma hedefini de içinde bulundurmaktadır.[48]

            Yeni İçişleri Bakanlığı reformundan sonra, polis birimleri birim giderlerini azaltmış, iş performansı anlamında ciddi ilerlemeler kaydetmiş, dolayısıyla halk memnuniyeti da artmıştır.Örneğin, Kuzey Bölgesinde Lancashire Polis Teşkilatı çözümlenemeyen suç olaylarını %91 oranında azaltmış ve 420 000 pound civarında tasarrufta bulunmuştur; Batı Bristol, Avon ve Somerset Polis Teşkilatları’nda da mağdurlarla iletişime geçme hızı sekiz buçuk günden yarım güne inmiştir. Bütün bu başarılar İçişleri Bakanlığı’nın “güvenlik” hizmetini varlık sebebi olarak görmeye başlaması ve polis teşkilatları arasında iletişimin kuvvetlenmesi, dolayısıyla profesyonelleşme sürecine girilmesinin bir ürünüdür.[49]

 

 

SONUÇ

İç güvenlik birimlerinin asıl işlevi, önleyici güvenlik hizmetinin verilmesi, suç ve suçlulukla mücadeledir. Dolayısıyla güvenlik personelinin esas olarak güvenlik hizmetlerinde istihdam edilmesi sağlanmalı, güvenlikle doğrudan bağlantısı bulunmayan sosyal ve teknik bazı hizmetler sivil personel eliyle yürütülmeli veya özelleştirilmelidir. Zira klasik güvenlik hizmeti anlayışı artık geride kalmış modern, günümüzde de proaktif polisliğin odak noktasında olduğu postmodern polislik yapılmaktadır, suçlar çeşitlenmiş – suç işleme metotları kompleks hale gelmiş durumdadır ve konjonktürün profesyonelleşen suçlulara karşın çoktan profesyonelleşmiş güvenlik güçlerini gerektirdiği için artık polisin yurttaşa sadece güvenlik hizmetini nasıl daha mükemmel bir biçimde götürebilirim sorusunun peşinde koşarak ilerlemesi gerekmektedir.

İç güvenlik sistemimizdeki çift başlılık zafiyeti en kısa zamanda giderilmeli; Jandarma askeri yapıdan tamamen ayrılmalıdır; zira askeri yapıların amacı düşmana karşı savaşmaktır;  iç güvenlik hizmetlerinde ise mağdur veya şüpheli olsun fark etmez muhatap “halk”tır. Dolayısıyla muhatabı halk olan bir güvenlik hizmetinin sunucusu da sivil otoriteye bağlı polis güçleri olabilir. Bu çift başlılık giderildikten sonra da iç güvenlik örgütsel yapı  önem derecesi arttırılmalı ve bu hizmetleri yerine getiren birimler İç Güvenlik Müsteşarlığı’na dönüştürülmelidir ve yetki-sorumluluk dengesinde süregelen komedya sona erdirilmelidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

Bal, İhsan “Ulusal Güvenlik, Terörle Mücadele ve Polis Etiği”, Avrupa Birliği Sürecinde Türk Polisi, Polis Akademisi Sempozyum Bildirileri Dizisi:3,Ankara 1996

Bilgiç, Veysel, Yönetim ve Güvenlik, Seçkin Yayınları, Ankara, 2005

Çiçek, Kemal, “Osmanlı Devletinde Asayiş ve Emniyet Hizmetleri”, Avrupa Birliği Sürecinde Türk Polisi Uluslar arası Sempozyumu, EGM Basım, Ankara,1997

Dündar, A.N., “İç Güvenlik Yönetiminde Yeniden Yapılanma”, Polis Dergisi, C.2/6, 1996

Gleizal, J., Domenach, G., Journes, C., Batı Demokrasilerinde Polis, (Çev. Mustafa Kandemir),Temiz Yayınları, Ankara 2000

Gulick, Luther, “Notes on the Theory of Organization”, Papers on the Science of Administratration (der. L. Gulick ve L. Urwick), Columbia University Pres, Newyork 1937

Gürkan, Emrah, Ne Kadar Muasırlaşabildik? 80. yılında Cumhuriyet,  Güncel Kitaplar Yayınevi, 2003 Ankara

Kaynak, Tuğray, Organizasyonel Davranış ve Yönlendirilmesi, 2. Baskı, Alfa Basım Yayın Dağıtım, İstanbul 1995

Özeren, S., Cinoğlu, H., “İngiltere”, Karşılaştırmalı Polis Yönetimi (editör. H.Hüseyin Çevik), EGM Basımevi, Ankara 2008

Pelit, Kemal “Özel Güvenlik Teşkilatları”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi SBE, İstanbul, 1998

Simon, Herbert, Administrative Behaviour, The Macmillon Company, New York 1950

Urhal, Ömer,“Şehirleşme ve Asayiş İlişkisi”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi SBE, Konya 1992

Yaşar, Yılmaz, Polis Meslek Hukuku, Mustafa Kitabevi, Ankara 2007

 

MEVZUAT

İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme, Roma, 1950

2803 Sayılı Jandarma Teşkilat, Görev Ve Yetkileri Kanunu 

1985 Tarih Ve 3152 Sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

3046 Sayılı Bakanlıkların Kuruluş Ve Görev Esasları Hakkında Kanun.

3201 Sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu

 

 

İNTERNET

Aydın, İ., Irmak,  D., “Bu da AKP'nin OHAL'i: İç Güvenlik Sekreterliği” http://www.gundemonline.org

Bulloc, Simon, “Police Service Strength”, 31 March 2008 (second edition),s.3.

khttp://www.homeoffice.gov.uk/rds/pdfs08/hosb0808.pdf

 

Dağlar, Murat, “İç Güvenlik Müsteşarlığına mı Yoksa Topyekün Bir Güvenlik Teşkilatları Reformuna mı İhtiyaç Var?” http://www.isref.org/index.php?pid=43&page=view&id=1283

Gibson, Bryan  The New Home Office: An Introduction, Waterside Press, 2007http://www.infibeam.com/Books/info/Bryan-Gibson/The-New-Home-Office-An-Introduction-Second/1904380492.html

Özdoğan, Ali, “Emniyet Müsteşarlığı Mümkün mü?”         

ŞIK, Barkın, “Teröre Karşı ABD Modeli”, http://www.tumgazeteler.com/?a=3948011

Polat, Özgüner, “Geleceğimiz”, http://www.caginpolisi.com.tr/26/2-3-4-5.htm

Şahan, Ayhan, “Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Nedir?”,  http://www.ikademi.com/stratejik-insan-kaynaklari-yonetimi/245-stratejik-insan-kaynaklari-yonetimi-nedir.html

 

Uğur, Fatih, “İçişleri Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı'na dönüşebilir”,Aksiyon Dergisi,Sayı 724, Ekim 2008  http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=31462

Ülger, Hayri, “İşletme Yönetiminin Temel İşlevleri”, http:// www.eylem.com/tem/whayulg01.htm

“From Improvement to Transformation Report”, Home Office, July 2006, s.6. http://www.homeoffice.gov.uk

http://www.sgk.tsk.tr/baskanliklar/harekat/organizasyon/organizasyon.jpg

www.psikiyatrivehayat.com/maslow.htm - 26k

http://www.butce.org/Html/dergi/30/m_uslu.pdf

http://www.jandarma.tsk.mil.tr/organizasyonic.htm

http://www.abigem.org/TR/Ana/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF7E63A4E0BE4D97A2

http://www.meteoroloji.gov.tr/2006/bilgi/bilgi-bilgiedinme.aspx?subPg=G

www.ticaretmeslekliseliler.com/gereklibilgiler/yonetim%20ve%20buro%20yonetimi.ppt - 

http://www.egm.gov.tr/default.asp

http://www.memurtr.com/Emniyet-Personeli/1174-Emniyet-mustesarlik-olacak.html

http://www.polis.web.tr/article_view.php?aid=666

http://www.meteor.gov.tr/site/bilgi-edinme.aspx?r=f

http://www.isref.org/index.php?pid=43&page=view&id=1319

http://www.homeoffice.gov.uk/Images/jpegs/organisational-chart-2008

http://www.homeoffice.gov.uk/about-us/organisation/home-officestructure/?version3

2008 Departmental Report of United Kingdom Home Office

http://www.homeoffice.gov.uk/documents/ho-annual-report-08/ho-annual-report-2008?view=Binary

 



[1] Veysel K. Bilgiç, Yönetim ve Güvenlik, Seçkin Yayınları, Ankara, 2005,s.108

[3] Tuğray Kaynak, Organizasyonel Davranış ve Yönlendirilmesi, 2. Baskı, Alfa Basım Yayın Dağıtım, İstanbul 1995, 12–13.

[4] Özgüner Polat, “Geleceğimiz”, http://www.caginpolisi.com.tr/26/2-3-4-5.htm (Erişim Tarihi:13/12/2008)

[5] Özgüner Polat, “Geleceğimiz”, http://www.caginpolisi.com.tr/26/2-3-4-5.htm (Erişim Tarihi:13/12/2008)

[6] Cengiz Akın, “Kamu Yönetimini Yeniden Düzenleme İhtiyacı”, Türk İdare Dergisi, yıl 70, sayı 419, 1998        

    s.89–100.

[7] “İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme”, Roma, 1950, m.2.

[8]Luther Gulick, “Notes on the Theory of Organization”, Papers on the Science of Administratration (der. L. Gulick ve L. Urwick), Columbia University Pres, Newyork 1937, s.17.

[9] Hayri Ülger, “İşletme Yönetiminin Temel İşlevleri”, http:// www.eylem.com/tem/whayulg01.htm (Erişim Tarihi 17/12/2008)

[10] Herbert A Simon, Administrative Behaviour, The Macmillon Company, New York 1950, s.52.

[11] Aysun Şahan, “Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Nedir?”,  http://www.ikademi.com/stratejik-insan-kaynaklari-yonetimi/245-stratejik-insan-kaynaklari-yonetimi-nedir.html (Erişim Tarihi: 28/12/2008)

[12] http://www.eylem.com/tem/whayulg01.htm (Erişim Tarihi 17/12/2008)

[14] Murat Dağlar, “İç Güvenlik Müsteşarlığına mı Yoksa Topyekün Bir Güvenlik Teşkilatları Reformuna mı İhtiyaç Var?” http://www.isref.org/index.php?pid=43&page=view&id=1283 (Erişim Tarihi: 19/12/2008)

[15] Murat Dağlar, “İç Güvenlik Müsteşarlığına mı Yoksa Topyekün Bir Güvenlik Teşkilatları Reformuna mı İhtiyaç Var?” http://www.isref.org/index.php?pid=43&page=view&id=1283 (Erişim Tarihi: 19/12/2008)

[17] http://www.eylem.com/tem/whayulg01.htm (Erişim Tarihi 17/12/2008)

[18] Herbert A Simon, Administrative Behaviour, The Macmillon Company, New York 1950, s. Xv.

[20]Michael Richarme, “Consumer Decision-Making Models, Strategies, and Theories, Oh My!”    http://www.decisionanalyst.com/publ_art/decisionmaking.dai (Erişim Tarihi 12/11/2008)

[21] www.ticaretmeslekliseliler.com/gereklibilgiler/yonetim%20ve%20buro%20yonetimi.ppt - 

(Erişim Tarihi:11/12/2008)

[22] 2803 Sayılı Jandarma Teşkilat, Görev Ve Yetkileri Kanunu,m.4.

 

[23] İhsan Bal, “Ulusal Güvenlik, Terörle Mücadele ve Polis Etiği”, Avrupa Birliği Sürecinde Türk Polisi, Polis Akademisi Sempozyum Bildirileri Dizisi:3,Ankara 1996, s.245.

[24] www.psikiyatrivehayat.com/maslow.htm - 26k (Erişim Tarihi:10/12/2008)

[25] Fatih Uğur “İçişleri Bakanlığı, İç Güvenlik Bakanlığı'na dönüşebilir”,Aksiyon Dergisi,Sayı 724, Ekim 2008  http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=31462 (Erişim Tarihi: 20/12/2008)

1           [26] Barkın ŞIK, “Teröre Karşı ABD Modeli”, http://www.tumgazeteler.com/?a=3948011 (Erişim Tarihi: 20/12/2008)

[27] İhsan Bal, “Ulusal Güvenlik, Terörle Mücadele ve Polis Etiği”, Avrupa Birliği Sürecinde Türk Polisi, Polis Akademisi Sempozyum Bildirileri Dizisi:3,Ankara,Ekim 1996,s.240

[28] İhsan Bal, “Ulusal Güvenlik, Terörle Mücadele ve Polis Etiği”, Avrupa Birliği Sürecinde Türk Polisi, Polis Akademisi Sempozyum Bildirileri Dizisi:3, Ankara 1996, s.242.

[30] http://www.mgk.gov.tr/Turkce/basinbildiri2008/21ekim2008.html

[31] http://www.memurtr.com/Emniyet-Personeli/1174-Emniyet-mustesarlik-olacak.html

[32] Hasan Celal Güzel/Radikal http://www.polis.web.tr/article_view.php?aid=666

[33]İzzet Aydın, Deniz Irmak,  Bu da AKP'nin OHAL'i: İç Güvenlik Sekreterliği” http://www.gundemonline.org (Erişim Tarihi: 28/11/2008)  

[34]1984 Tarih ve 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki Kanun, m.16/e.

[35]Martin J. Smith,  The Core Executive in Britain, Macmillan, London, 1999, s. 63.

[37] Simon Bulloc,Police Service Strength”, 31 March 2008 (second edition),s.3.

khttp://www.homeoffice.gov.uk/rds/pdfs08/hosb0808.pdf (Erişim Tarihi: 18/12/2008)

[39] Majesteleri Kraliçenin Polisi birimine (http:// www.inspectorates .homeoffice.gov.uk) internet adresinden ulaşılabilir.

[40] Süleyman Özeren, Hüseyin Cinoğlu, “İngiltere”, Karşılaştırmalı Polis Yönetimi (editör. H.Hüseyin Çevik), EGM Basımevi, Ankara 2008,s.231.

[41] İbrahim Cerrah, ‘Police Training in Other Countries: A comparative perspective’, in M. R. Haberfeld Critical Issues in Police Training, New Jersey: Prentice Hall 2002,  s. 274–276.

[42] Süleyman Özeren, Hüseyin Cinoğlu, “İngiltere”, Karşılaştırmalı Polis Yönetimi (editör. H.Hüseyin Çevik), EGM Basımevi, Ankara 2008,s.230.

[43] New Home Office Reform

[44] Bryan Gibson, The New Home Office: An Introduction, Waterside Press, 2007,s.17. http://www.infibeam.com/Books/info/Bryan-Gibson/The-New-Home-Office-An-Introduction-Second/1904380492.html

 

[45] 2008 Departmental Report of United Kingdom Home Office, s.11. http://www.homeoffice.gov.uk/documents/ho-annual-report-08/ho-annual-report-2008?view=Binary (Erişim Tarihi:02/01/2009)

[46] 2008 Departmental Report of United Kingdom Home Office, s.61. http://www.homeoffice.gov.uk/documents/ho-annual-report-08/ho-annual-report-2008?view=Binary (Erişim Tarihi:02/01/2009)

[47] “From Improvement to Transformation Report”, Home Office, July 2006, s.6. http://www.homeoffice.gov.uk (Erişim Tarihi:02/01/2009)

[48] “From Improvement to Transformation Report”, Home Office, July 2006, s.12. http://www.homeoffice.gov.uk (Erişim Tarihi:02/01/2009)

 

 Yazar: Özgür GÜNAYDIN 06.02.2010  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  tünaydın
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Taşlanmış Bir Polis Olarak Bir Çift Laf
Sınıf KOMİSERİ
Sınıf KOMİSERİ ETÜT SAATİ -5 USÛL, ESASTAN ÖNCE GELİR
Alparslan ALTEKİN
Alparslan ALTEKİN İNGİLİZ POLİSİ 2 (GİRİŞ)
Elveda TANIK
Elveda TANIK Geçmişten Günümüze Kadın Hareketi
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Yalın Öz Gerçekler ve Yalnızlık Gerçeği
AST SINIF
AST SINIF KOLEJ YAZILARI-5 (DEVRECİLİK)
Caner TEKİNTAŞ
Caner TEKİNTAŞ KADRO MEKTUPLARI-9
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyet ve Anadolu´nun Sesi: Yaşasın TSK, Kahrolsun Militarizm ve Polis Devleti
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN D-İNLEDİKLERİMİZ
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Sağlıklı Nesil, Sağlıklı Gelecek
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Tecavüzü Seyretmek
Fatih BALCI
Fatih BALCI Düşsel Gerçekler
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN BU, ACI..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
 
 

   designed and coded by sucveceza.comekibi © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.