|
| KADRO MEKTUPLARI-7 |
|
| Yazar:
Caner TEKİNTAŞ |
01.02.2010
|
 |
“ Hem paramızı aldınız, hem kadınlarımızı salıvermiyorsunuz”
Ağustos 1992
Sevgili Arkadaşım,
Bu mektubu sana sabah saat dört civarında yazıyorum. Son birkaç gündür yaşadığım ve devam eden olayların sıkıntısından uyku bile uyuyamıyorum. Şimdi de hakkımda adli soruşturma var. İtham edildiğim suç; efrada su i muamele.
Maalesef yanlış okumadın. Ha! Peşin peşin belirteyim, ben bu suçu işlemedim. En iyisi konuyu başından anlatayım.
Bizim kısma (2. şube 3.kısım) sık sık gelip personeli ziyaret eden bir tip var. Bir ara beni de tanıştırdılar. Devlet hastanesinde memur olarak çalışıyormuş. Bizimkilerin söylediğine göre polis dostuymuş. Ne zaman bir polisin hastaneye işi düşse yardımcı olurmuş. Neyse uzatmayayım.
Bir hafta kadar önce Hacıhüsrevli üç tane bayan sabıkalıyı durumu şüpheli olarak yakaladık, inceledik; bir şey çıkmadı. Normalde salıverme tutanağıyla serbest bırakmamız gerekiyordu. Son anda savcılıktan ek gözetim süresi almaları talimatı verdim personele. Akşam şubeden çıkarken kenarda iki-üç vatandaş vardı.
Tam ben yanlarından geçerken içlerinden bir tanesi “Hem paramızı aldınız, hem kadınlarımızı salıvermiyorsunuz” demesin mi, beynimden vurulmuşa döndüm. “Ne parası, ne kadını kardeşim!” dedim. Hemen kısımdaki memurları yanıma çağırdım bu şahısları büroya aldırdım.
Konuyu detaylı olarak inceleyince gerçek ortaya çıktı. Meğer hastanede çalışan ve bizim yanımıza sık sık gelen şahıs alçakça işlerle uğraşıyormuş. Bizimle çok samimi olduğunu gösterip kısma işi düşenlerden bize vereceğini ve işlerini halledeceğini söyleyerek para alıyormuş. Allah bilir, bizim ruhumuz bile duymadan, bu şekilde kaç kişiden menfaat temin etti. Bizde dürüstüz diye gezelim.
Arkadaşlar hemen gidip şahsı yakalayıp getirdiler. Parayı verenlerin şikâyetçi olarak ifadelerini aldık, parayı alan hakkında da adli işlem yaptık.
Diyeceksin ki, efrada sui muamele bunun neresinde. Dur, dinle. Parayı alan şahıs tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Bir de gidip kendisi hakkında işlem yapılırken, görevlilerden yani bizden dayak yediği iddiasıyla savcılığa şikâyette bulunmuş. Gidip ifade vereceğiz. Benim yanımda bir şey olmadı ama ben yokken bizim memurlar yanlış bir şey yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum.
Biz tam bunlarla uğraşırken 1. kısımda çalışan, çömez komiserlerden Tarık geldi yanıma. O’nun da başında da buna benzer bir bela varmış. Ekip olarak boş vakitlerinde genelde aynı kahvehaneye takılıyorlarmış. Aylar sonra öğrenmişler ki gittikleri kahvehaneci bunlara işi düşen vatandaşlardan aynı usulle yolunu buluyormuş.
Anladığım kadarıyla bunlar münferit olaylar değil. Dürüst olanlarını tenzih ederim ama bu tip polis dostu postuyla gezen yılan ve çıyanlara çok dikkat etmek gerekiyor. Değilse insanın başına gelmeyen kalmıyor.
Ayrıca personelimle toplantı yaptım. “Sadece dürüst olmak yetmiyor. Art niyetli kişilere fırsat vermemek için de her türlü tedbiri almalıyız ve son derece temkinli olmalıyız” diye uzun uzun anlattım.
Soruşturmanın sonucunu bildiririm. Kendine iyi bak.
|
| |
| Yazar:
Caner TEKİNTAŞ |
01.02.2010 |
| |
| |
| İsim: |
2004-2009 arası... |
| |
| Yorum: |
|
|
| |
| İsim: |
haydar tütün |
| |
| Yorum: |
|
|
|
|