|
| Emniyet ve Anadolu´nun Sesi: Yaşasın TSK, Kahrolsun Militarizm ve Polis Devleti |
|
| Yazar:
Önder AYTAÇ |
12.01.2010
|
 |
Ben yazdıklarımla, önemine çok değer verdiğim Emniyet’e ve İçişleri teşkilatına değil, onu bir çete gibi gösteren ve kendi çıkarları için kullanan Hacı Müdür’e kızıyorum. Yazdıklarımın hepsinde de, her kim ki Ergenekon’a ve organize suç örgütüne bulaşmış, ona çakıyorum ve Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın ve hükümet üyelerinin yıpranmamasına, umut olma özeliğini yitirmemesine özen gösteriyorum. Keşke ‘Hacı Müdür’de de azıcık onur olsa da istifa ederek kurumu rahatlatsa...
Haftada bir yazmama rağmen, 1-10 ocak tarihleri arasında neredeyse medyanın her yerinde biz vardık. Yeni Şafak’tan Taha Kıvanç, Radikal’den Murat Yetkin, Zaman’dan Nuriye Akman, Milliyet’ten Mehmet Tezkan yazdıklarımızdan bahsedenler. Haber Türk’te Can Ataklı ile birliktelik, CNN Türk de Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge’sinde Sabah’tan Nazlı Ilıcak, Milliyet’ten Kadri Gürsel ve Hürriyet’ten Yalçın Bayer ile program, KanalTürk’te; Haber Türk’ten Nihal Bengisu Karaca ve Bugün’den Erhan Başyurt ile sohbet programı gerçekten de benim ve Emniyet’im adıma önemli açılımlar.
Şimdi de; aynı tarihler arasında ‘Demokratik Açılımda Güvenlik Algısı’ bağlamında nerelerde olduğumuzu yazalım.
Size bu satırları 10 ocakta Ağrı’dan yazıyorum. Abbas Aydın ve Nuri Kaya ile birlikte yüz elli kadar arkadaşla Ağrı’da da ‘Demokratik Açılımda Güvenlik Algısı’nı Bejan Matur ve Yasemin Tecimer’le birlikte masaya yatırdık. Gerçekten de çok önemli yeni bilgilerin sahibi oldum. Başbakan’ın huzurunda Ağrı halkının onu inanılmaz bir candanlıkla nasıl sevdiklerini ve fakat seçilmişleri konusunda da, onları alkışlamayarak mesaj vermesini gördüm/duydum. Ağrı’da da demokratik açılım ciddi bir umut. Ama bir an önce içinin doldurulduğu somut adımların atılmasını arzuluyorlar. Taraf ise gazete bayilerine gelir gelmez hemen tükeniyor. Gittiğimiz her yerde Taraf adeta doğunun en önemli ve itibarlı gazetesi dersek inanın abartmış olmayız.
9 ocakta Erzurum’da Mimar Nurhan Yıldız’ın konuğuyduk. O da bize cağ kebap, kadayıf dolması ve oltu taşının dışındaki Anadolu gerçeğini kucaklayan bir Erzurum’u ve STK’larını gösterdi. Son dönemdeki ulusalcıların kışkırtmalarına rağmen dadaşların neden provoke olmadığını da örnekleriyle anlattı. Erzurum’da da demokratik açılım bağlamında, bir kısım etkili ve yetkili arkadaşla birlikte olduk. Akşam da; Emniyet’ten, MİT’ten ve askeriyeden dostlarla birlikte olduğumuzu söylemeliyim.
8 ocakta Gaziantep’teydim. Yarısından fazlası hanımefendilerden oluşan iki yüz elli kişilik kalburüstü Antepliyle birlikte, ‘Başarılı Demokratik Açılım İçin Gaziantep Örneklemesi’ beyin fırtınasını gerçekleştirdik. Mithat Erkan, Hakan Aslansoy, Rasim Özdemir, Emine Yağmur, Süreyya Pamuk ve Akif Bindal, yalnızca örnekleme bağlamındaki bazı dost isimler. Yine gecesinde de hem Kilis’teki, hem de Antep’teki güvenlikçi uzmanlarla birlikte olduk.
6-7 ocakta Kahramanmaraş’taydık. Son on haftada gittiğimiz 34 il bağlamında en kucaklayıcısı, en sımsıcağı ve demokratik açılım bağlamındaki çalışmalarda da en muhteşem olanı Maraş’tı diyebilirim. Vahit Bağcı, Ahmet Özdemir, Nurettin Bulut yalnızca birkaç isim. Baro Başkanı İsmail Kahveci, inanılmaz tatlı ve aksi bir insan olan Rifat Bülbül, birlikte Maraş gerçeğini kitaplaştıracağımız Ahmet Uncu, Mehmet Erkoç, Turhan Arpasatan, Cevdet Kabakçı, Mustafa Poyraz, Özer Hukuk ve Düşünce Derneği ile başkanı Niyazi Kura aklımda kalan dünya tatlısı dostlar. Necip Fazıl Kültür Merkezi’ndeki iki yüz kişinin katıldığı ‘Demokratik Açılım ve Kürt Sorunu’ çalıştayı da çok umut vaat eden bir önemli birliktelik. MADO, EDO, Alpedo da dondurmanın her türlü tadını alacağınız uluslararası ihracat yapan mekânlar. Akşamında çok geç saatlerde de güvenlikçilerle uzun uzadıya bir toplantı gerçekleştirdik. Bir yarım Maraş’ta kaldı dersem inanın abartmış olmuyorum.
4-5 ocakta Elazığ ve Malatya’daydık. STK’ların düzenlediği bir programda İdris Bey ve İl Başkanı Mustafa Bey aracılığı ile iki yüz elli kişilik seçkin topluluklarla birlikte olduk. Malatya Üniversitesi Rektörü’nün nasıl da ‘halktan kopuk ve fakat derin yapılarla iç içe olduğunu’ da karşılaştığımız her Malatyalı bize üzülerek anlatıyordu. Hem de bir önceki rektör Hilmioğlu ile kıyaslayarak.
1-2-3 ocakta ise Trabzon, Ordu ve Samsun’daydık. Trabzon’da Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Ömer Vehbi Hatipoğlu ile de karşılaştık ve açılımın İslam ayağını tartıştık. Ömer Bey ‘Kürt Sorunu’ hakkında eserler kaleme alan, dergiler çıkaran ve bölgeyi de çok iyi bilen bir kişi. Ordu’da bulunan seçkin bir grup ile de Türkiye ve Demokratik Açılım konusunda zihin jimnastiği yaptık. Ordu Belediye Başkanı Seyit Bey de tanıştığımız bir diğer dost. Deniz kenarındaki salaş bir turşu ve balık evinde, hamsinin ve turşunun her çeşidini zevkle tattık.
Bu arada bir de İstanbul ve Ankara’da da iş çevresi ile aynı konuda toplantılar vardı ki bundan söz edemedim. Ama inanın ki çok dolu geçtiğini söylemeliyim...
Dedim ya; Anadolu kaynıyor ve artık bir an önce Ergenekon ile mücadelede, demokratik açılımda ve Kürt sorununda atılacak adımları görmek istiyor. İçişleri Bakanı’na ve dolayısıyla da Başbakan’a hatalı danışmanlık yapan Emniyet bürokratlarına da son uyarı; yaptığınız iş değil, Emin Gürses ve Yalçın Küçük ile ortak olmanız size insan olma özelliğini kaybettirmemeli.
Emniyet’i ve İçişleri’ni rahatlatmak için acaba ‘Hacı Müdür’ istifa etmeyi gerçekleştirecek mi? Ya da kankası ‘Sakarya Türküsü’ gibi içeri alınmayı mı bekleyecek?..
Kaynak: Taraf |
| |
| Yazar:
Önder AYTAÇ |
12.01.2010 |
| |
| |
| İsim: |
kimin emniyeti |
| |
| Yorum: |
|
|
| |
| İsim: |
ramazan aydın |
| |
| Yorum: |
|
|
| |
| İsim: |
god damn all of you |
| |
| Yorum: |
|
|
| |
| İsim: |
bugünden sonra |
| |
| Yorum: |
|
|
|
|