Ana Sayfa Yazılar Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Güncel
 Hukuk
 Kriminoloji
 Otobiyografi
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
  -Güncel
  -Hatıra
  -Meslek İçi
  -Moral Eğitimi
  -Önleyici Polislik
  -Polis Eğitimi
  -Toplum Destekli Polis
 Polis Yönetimi
 Polisiye
 Polislik
 Sinema
 Suç Türleri
 Terör
 
 

ARAMA
   Arama
 
 

Son Üyeler
FROFESÖR
MKELEŞ
yemreavci
Bilal Erdem
salodemir
 
En Çok Okunanlar
Aile İçi Şiddet

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Seri Katiller

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Mutluluk Yoldur

 
Son Yorumlananlar Yazılar
BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!

Makam teklifi neden istenebilir?

Sünnet Polisi Ultra Projesi

 

  İç Güvenlik Hizmetlerinin İdeal Yapılanması Sorunsalı-1 Yazdır 
 Yazar: Özgür GÜNAYDIN 10.01.2010  
          İç Güvenlik Hizmetlerinin İdeal Yapılanması Sorunsalı-1

 GİRİŞ

Türkiye’de kamu düzeninin korunması ve kamu güvenliğinin sağlanması görevleri, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapan emniyet ve jandarma teşkilatları tarafından yürütülmektedir. Genel kolluk olarak adlandırılan bu iki kuruluş dışında ülkemizde sahil güvenlik, belediye zabıtası, orman muhafaza, gümrük muhafaza, liman zabıtası gibi özel kolluk; çarşı ve mahalle bekçileri, köy korucuları, köy muhtarları, gemi kaptanları gibi yardımcı kolluk; ticari amaçlı güvenlik hizmeti verilmesiyle ilgili ticari ve diğer özel kuruluşların istihdam ettikleri ve sayıları 300 000’e yakın özel kolluk mevcuttur.
İç güvenlikte halk odaklılık, stratejik yönetime geçiş, performansa dayalı oluş, denetimde etkililik, meslek etiği; hızlı kentleşme, sorunların ve polisiye olayların gittikçe organize ve karmaşık hale gelmesi mevcut iç güvenlik yapılanmasının gözden geçirilmesini gündeme getirmiştir. İç güvenlik hizmetleri ile bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların yeniden yapılandırılması konusunda bugüne kadar değişik fikirler ileri sürülmüştür. İç güvenliğin en önemli birimi olan Emniyet Teşkilatı\\\\\\\'nın genel müdürlük statüsünden çıkarılarak müstakil bir bakanlık, Başbakanlık veya Cumhurbaşkanlığı’na bağlı bir müsteşarlık, hatta Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı bir birim şeklinde teşkilatlanması yönünde farklı öneriler ileri sürülmüştür. Bunun dışında bütün iç güvenlik birimlerinin tek bir yapı altında birleştirilmesi yönünde görüşler de vardır. Bu yapının şeklinin İç Güvenlik Bakanlığı, İç Güvenlik Müsteşarlığı, İç Güvenlik Konseyi – İç Güvenlik Sekreterliği örgütlenmelerinden birisi olabileceği düşünülmektedir. Bir ülkede sürekli olarak bir kurumun, bir kamu örgütünün yapısının değiştirilmesi konuşuluyorsa bu, o ülkede ilgili kamu örgüt veya örgütlerinin yürüttüğü hizmetin gerçekleşmesinde bazı eksikliklerin ve hataların olduğuna işaret eder. Nitekim ülkemizde de terör olayları veya adli vakalar artış gösterdiğinde sürekli olarak iç güvenlik yapımız, bu yapıdaki çok başlılık gündeme getirilmekte ve çeşitli çözüm önerileri ortaya konmaktadır. Ancak bir türlü bu çözüm önerileri hayata geçirilememektedir. Bu durum ülkemizin geleneksel toplum yapısı ve değişikliklere, yeniliklere çok da açık olmamamızdan kaynaklanmaktadır. Hâlbuki Amerika da iç güvenlik ve terörle ilgili olarak Homeland Security birimi kurulmuş; İngiltere’de 2007 Mayısında gerçekleştirilen cesur bir reformla İçişleri Bakanlığı (New Home Office Reform) kendi görev tanımını ve yapısını daraltarak tamamen iç güvenlik odaklı bir hizmet politikasını benimsemiş, iç güvenlikle ilgili olmayan görevlerini Adalet Bakanlığı’na devretmiştir. Türkiye de suçların nitelik ve niceliğinin giderek artış gösterdiği, iç güvenlik için bir tehdit unsuru olan terör ile mücadelenin multi-disipliner bir boyut kazandığı şu zamanlarda, yurtdışındaki örneklerinin de incelenmesiyle diğer kurumlarla iletişim kanalları sonuna kadar açık olacak, suç teknikleri ve suçla mücadele konusunda suçlulardan daima bir adım ileri olabilecek, örgütsel yapısının hızlı-çevik olacağı dolayısıyla birim çöplüğü olmayacak basit bir yapıyla, tamamen insan odaklı olacak bir mantıkla, şeffaf – her türlü denetime açık, demokratik bir İç Güvenlik Bakanlığı’nın kurulması için gerekli cesareti gösterebilmelidir.
Bu makalede, Türkiye’de iç güvenlikten sorumlu İçişleri Bakanlığı ve iç güvenlik birimlerinin örgütsel yapısı, görev tanımı ve işlevsel durumu incelenecek; bu kapsamda Türk iç güvenlik sisteminin eksiklikleri, kurumsal çıkmazları ortaya konulmak suretiyle çözüm önerisi olarak bütün iç güvenlik birimlerinin altında birleştirileceği bir İç Güvenlik Bakanlığı kurulması savı geliştirilecektir. Bu süreçte bakış açımızın genişlemesi adına İngiltere’nin 2007 Mayısında gerçekleştirdiği İçişleri Bakanlığı reformu İngiltere’nin iç güvenlik örgütsel yapısıyla birlikte incelenecektir.

I. TÜRKİYE’DE İÇ GÜVENLİK
Türkiye açısından iç güvenlik alanındaki gelişmeleri tarihsel olarak inceleyelim: Selçuklular Dönemi’nde iç güvenlik işlerinden sorumlu birim subaşıydı. Ayrıca kadının emrinde bugünün asayiş amiri vazifesini gören Şahne veya Dizdarlar bulunmaktaydı. Gece bekçiliği görevini yürüten asesler, 16.yy’ da yeniçeriliğin ortadan kaldırılmasına kadar olan dönemde bostancıbaşı, yeniçerilerden oluşan kollukçu, başkent dışında subaşı bulunmaktaydı. Genel olarak güvenlik birimleri; Sadrazam, Yeniçeri Ağası, Cebecibaşı, Bostancıbaşı, Çavuşbaşı, Muhsir Ağa, Asesbaşı olarak ayrılmaktaydı. Gizli güvenlik hizmetlerinde de böcekçibaşı vardı. Bunların yanında esnaf pasbanları, vezir ve devlet erkânının maiyetinde “Satır” denilen muhafızları, kırsalda görevli Kırserdarı’nı, hapishane ve çevresinden sorumlu “Tomruk Ağalarını” belirtebiliriz.
10 Nisan 1845 tarihinde ilk Polis Teşkilatı kurulmuş ve Polis Nizamnamesi yayımlanmıştır. 1879’da iç güvenlik görevi Seraskerliğe (Genelkurmay Başkanlığı) verilmiş olsa da, çok geçmeden Zabtiye Müşürlüğü kurulmuştur. Düşünce alanında Batı etkisinin görüldüğü Tanzimat’tan sonra, Batılı anlamda devlet düzeyinde teşkilatlanmanın görüldüğü dönem II. Abdülhamid dönemidir. II. Abdülhamit’in iç güvenliğe önem verdiği önceliklerle, Mülki İdare ve Polis Teşkilatı da gelişmiştir. Ancak bu gelişme modern şekliyle özerk bir güvenlik teşkilatı değil, saraya ve bizzat sultana bağlı hafiye sistemidir.1907’de iç güvenlikle ilgili olarak bir İç Güvenlik Nizamnamesi yayımlanmıştır. Bu nizamnameden iç güvenliğin önleyici zabıta görevleri, siyasi zabıta görevleri, adli zabıta görevleri şeklinde örgütlendiği görülmektedir. 22 Mayıs 1911 tarihli kanunla diğer illerden ayrı olarak İstanbul Polis Umumi Müdürlüğü kurulmuştur. Genel olarak baktığımızda Tanzimat Dönemi’ne kadar Osmanlı Devleti’nde iç güvenlik alanında bugünün Türkiye’sindeki gibi ayrı bir örgütlenmeden ziyade askerin bir parçası olarak örgütlenme olmuştur.
Günümüzde Türkiye’de iç güvenliği sağlama görevi, İçişleri Bakanlığı’na verilmiştir. İçişleri Bakanlığı, bu görevi bağlı kuruluşları olan Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı vasıtasıyla yürütmektedir. Diğer taraftan ülkemiz, bulunduğu konum itibariyle çevresinde meydana gelen terör, yasadışı göç, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve uluslar arası örgütlü suçlardan doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle ülke güvenliğini tehdit eden suçlarla mücadele, iç güvenlik alanında profesyonelleşmeyi ve profesyonel yapıyı gerektirmektedir.

1. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NIN MEVCUT YAPILANMASI
Mevcut İçişleri Bakanlığının yapısını anlamak, iç güvenlik ile ilgili olarak kendisine verilen misyonu ortaya çıkarmak için kanun tarafından kendisine verilmiş olan görevleri incelemek gerekir. Buna göre İçişleri Bakanlığı’nın görevleri arasında; bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak; sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak; karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek; suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak; her türlü kaçakçılığı men ve takip etmek; yurdun iç politikasına, il ve ilçelerin genel ve özel durumları ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve Bakanlar Kuruluna tekliflerde bulunmak; ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini, mahalli idareleri ve bunların merkezi idare ile olan alaka ve münasebetlerini düzenlemek; yurt sathında sivil savunma hizmetlerini yürütmek ve koordinasyonu sağlamak; nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini yürütmek olmak üzere sekiz temel görevi bulunmaktadır. Bu ana görevlerden dört tanesi iç güvenlik harici görevdir.

1.1. İçişleri Bakanlığı’nın Örgüt Yapısı:
İçişleri Bakanlığı Teşkilatı, merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelir. Merkez teşkilatı içerisinde bir müsteşar, dört müsteşar yardımcısı, altı ana hizmet birimi, dört yardımcı birim, dört danışma ve denetim birimi yer almaktadır. Aşağıdaki tablo bunu net bir şekilde açıklamaktadır.
Tablo 1: İçişleri Bakanlığı Örgüt Yapısı

Müsteşar
Müsteşar Yrd.
Ana Hizmet Birimleri Danışma ve
Denetim Birimleri
Yardımcı Birimler
Müsteşar Müsteşar Yrd. 1- İller İdaresi Genel Müdürlüğü 1- Teftiş Kurulu Başkanlığı 1-Personel Genel Müdürlüğü
Müsteşar Yrd. 2- Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü 2-Hukuk Müşavirliği 2-Eğitim Dairesi Başkanlığı
Müsteşar Yrd. 3- Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 3- Bakanlık Müşavirleri 3- İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı
Müsteşar Yrd. 4- Sivil Savunma Genel Müdürlüğü 4- Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği 4-Özel Kalem Müdürlüğü
5- Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı
6- Dernekler Dairesi Başkanlığı

İçişleri Bakanlığı, taşra teşkilatı kurmaya “Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki Kanun”, “Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ve “İl İdaresi Kanunu” tarafından yetkilendirilmiştir. Diğer taraftan İçişleri Bakanlığı yapısı içerisinde “Bağlı Kuruluşlar” olarak ifade edilen kuruluşlar da vardır ki bunlar iç güvenlik birimleri olan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’dır. İç güvenlikten sorumlu bu birimlerin bakanlık içerisindeki konumunu daha iyi anlayabilmek için kategorisi içine konulan “bağlı kuruluş” kavramını doğru anlamak gerekir. Buna göre bağlı kuruluş; “bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlığa bağlı olarak özel kanunla kurulan, genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli veya özel bütçeli kuruluşlardır.” Ayrıca bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatları da olabilmektedir.

2. Genel İç Güvenlik Birimleri (Genel Kolluk)
Ülkemiz sınırları içinde kamu düzeninin bozulmaması için gerekli önleyici tedbirleri alma, suç ve suçluları tespit etme, yakalama ve yargı organlarına sevk etme görevlerini üstlenen iç güvenlik birimlerine genel kolluk güçleri denilir. İşte ülkemizde iç güvenlik birimleri olan bu kolluk güçleri üç başlık altında toplanır:
2.1. Emniyet Teşkilatı:
Emniyet Teşkilatı’nın yapısı 4 Haziran 1937 tarihinde çıkartılan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nda belirtilmiştir. Bu kanunun 1. maddesinde, ülkenin genel güvenliğinden ve asayişinden İçişleri Bakanı sorumlu tutulmuş ve İçişleri Bakanı’nın bu işleri kendi yasalarına göre hareket eden Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığı ve gerektiğinde diğer bütün zabıta teşkilatları aracılığıyla yerine getireceği ve lüzum halinde de Bakanlar Kurulu kararıyla silahlı kuvvetlerden de yararlanabileceği hükmü getirilmiştir. Ayrıca Polis Teşkilatı’nın resmi adının Emniyet Genel Müdürlüğü olduğu ve İçişleri Bakanı’na bağlı olduğu da belirtilmektedir.
2.1.1. Emniyet Teşkilatı’nın Örgüt Yapısı:
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun merkez ve taşra teşkilatını düzenleyen 16. maddesinin, 12/01/1989 tarihli ve 3518 sayılı kanunla değiştirilmesiyle Emniyet Teşkilatı’nın mevcut organik yapısı ortaya çıkmıştır. Buna göre Emniyet Genel Müdürlüğü; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatlarından oluşur. Merkez teşkilatı; bir genel müdür, beş genel müdür yardımcısı, bir Teftiş Kurulu Başkanlığı, üç Hukuk Müşavirliği, yirmi yedi Daire Başkanlığı, bir birinci hukuk müşavirliği, yüz kırk şube müdürlüğü ve bir sivil savunma uzmanlığından oluşmaktadır. Taşra Teşkilatı: İllerde il emniyet müdürlükleri, ilçelerde ilçe emniyet müdürlük veya ilçe emniyet amirliklerinden oluşmaktadır. Yurtdışı Teşkilatı: Emniyet Genel Müdürlüğü yurtdışı teşkilatı, Bakanlar Kurulunun 02/08/1994 tarih ve 94/5946 sayılı kararı ile onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak kadrosuzluk nedeniyle faaliyete geçirilememiştir. 14/02/2001 tarihine kadar Dışişleri Bakanlığı kadrolarından istifade edilerek altı ülkede yedi irtibat görevlisi görev yapmıştır. 14/02/2001 tarihli ve 4627 sayılı kanunla Emniyet Genel Müdürlüğü yurtdışı teşkilatına sekiz adet müşavir, 2 adet ateşe olmak üzere toplam on kişilik kadro sağlanmıştır. Ayrıca, 4652 sayılı Polis Yükseköğretim Kanunu ile on beş adet Müşavirlik kadrosu da verilerek toplam yurtdışı kadrosu yirmi beşe çıkartılmıştır.

2.1.2 Görev Tanımı:
Emniyet Teşkilatı’nın görev tanımı 3201 Sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve 2559 Sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nda ortaya konulmuştur. Buna göre polis; silahlı icra ve inzibat kuvveti olmakla birlikte toplumda dirlik ve düzeni, kamunun ve kişilerin temel haklarını kullanma güvencesini, konut dokunulmazlığını, halkın ırz, can ve namusunu koruyan, toplumun huzur ve güven içerisinde yaşamasını sağlayan; yardım isteyenlere, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmek gibi sosyal bir görevi de olan bir iç güvenlik birimidir.
Kısaca Emniyet Teşkilatı’nı tanımlayacak olursak: Emniyet Teşkilatı, rütbeleri polis memurluğundan başlayıp birinci sınıf emniyet müdürlüğüne kadar uzanan, tüm il ve ilçelerde örgütlenmiş, kırsalda görevini jandarmaya bırakmış, kentte ise görevi kendisi yöneten iç güvenlikten sorumlu İçişleri Bakanlığı’na bağlı genel müdürlük şeklinde örgütlenmiş bir devlet teşkilatıdır.
2.2. Jandarma Genel Komutanlığı
“Jandarma kimdir?” sorusunun cevabı Jandarmanın kendi teşkilat kanunda açıkça ortaya konmuştur: “Türkiye Cumhuriyeti Jandarması emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan ve diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren silahlı, askeri bir güvenlik ve kolluk kuvvetidir.”
2.2.1. Jandarma Teşkilatının Örgütlenmesi:
Jandarma Genel Komutanlığı’nın Teşkilat Yapısı şu şekildedir:
• “Karargâh ve Bağlı Birlikleri,
• İç Güvenlik Birlikleri,
o Mülki Teşkilata Tabi Olmayan Jandarma Birlikleri;
§ Jandarma Komando Birlikleri,
§ Jandarma Havacılık Birlikleri,
o Mülki Teşkilata Tabi Olan Jandarma Birlikleri;
§ Jandarma Bölge Komutanlıkları,
§ İl Jandarma Komutanlıkları (alay seviyesinde)
§ İl Merkez ve İlçe Jandarma Komutanlıkları,
§ Jandarma Karakol Komutanlıkları,
§ Jandarma Koruma Birlikleri,
§ Jandarma Asayiş Komando Birlikleri,
• Sınır Birlikleri,
• Eğitim Birlikleri,
• Jandarma Okulları,
• İdari ve Lojistik Destek Birlikleri”
Yukarıda belirtilen şemadan da anlaşılacağı üzere Jandarma Teşkilatı, Polis Teşkilatı’nda olduğu gibi bir genel müdürlük şeklinde değil, bir genel komutanlık şeklinde örgütlenmiştir. Bu örgütlenme biçimi Polis Teşkilatı’nın örgütlenmesine karşın biraz daha basit kalmaktadır. Ancak Jandarma Teşkilatı, Emniyet Teşkilatı’ndan farklı olarak “bölge örgütlenmesine” de sahiptir; merkez teşkilatı olarak da karargâh yapılanması mevcuttur.
Jandarma Genel Komutanlığı toplam personel sayısı yaklaşık 280.000 civarındadır ve orgeneral rütbesinde bir genel komutanı vardır. Bu komutan, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununca Genelkurmay Başkanın teklifi, İçişleri Bakanının uygun görmesi, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı müşterek kararname ile yapılmaktadır.
2.2.2. Görev Tanımı:
Jandarma Genel Komutanlığı; Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri, eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığı’na, emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerin ifası yönünden İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır ve Jandarma Genel Komutanı da Bakana karşı sorumludur.
Jandarmanın genel olarak görevleri üçe ayrılmaktadır. Bunlar; emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarını yapmak olan mülki görevleri; işlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek. olan adli görevleri; Genelkurmay Başkanlığı’nca verilen görevleri kapsayan askeri görevleridir.
2.2.2. Görev ve Sorumluluk Alanı:
İç güvenlikte birlik ve istikrarın olması; çatışma rekabet ve kaosun olmaması için polis ve jandarmanın görev ve sorumluluk alanlarının doğru ve somut olarak belirlenmesi gerekir. Jandarmanın görev ve sorumluluk alanı; polis görev sahası dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye hudutları haricinde kalan veya polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir. Ayrıca Jandarma, kendisine verilen görevlerin ifası ile ilgili olarak diğer güvenlik kuvvetleri ile işbirliği ve koordinasyonda bulunurken; Jandarma veya Emniyet Teşkilatı, kendi sorumluluk sahasında yetersiz kaldıkları veya kalacaklarının değerlendirilmesi halinde, mahalli mülki amirler tarafından birbirlerinin sorumluluk sahalarında geçici olarak görevlendirilebilirler.
2.3. Sahil Güvenlik Komutanlığı
2.3.1. Sahil Güvenlik Komutanlığı Örgüt Yapısı:
Sahil Güvenlik Komutanlığı Ankara merkezli olmak üzere; Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığı, Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı, Sahil Güvenlik Eğitim ve Öğretim Komutanlığı, Sahil Güvenlik İkmal Merkez Komutanlığı olmak üzere yedi ana birimden oluşmaktadır.
Sahil Güvenlik Komutanlığı toplam personel sayısı 2200 civarındadır ve iç güvenlik hizmetleri açısından İçişleri Bakanlığına, savaş zamanlarında ise Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı bir kuruluş olarak görev yapmaktadır. Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli görevlerini 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa bağlı olarak yürütmekle beraber bütçe kaynağı İçişleri Bakanlığı’dır. Sahil Güvenlik Komutanı Deniz Kuvvetleri Komutanın lüzum görmesi, Genelkurmay Başkanlığının teklifi, İçişleri Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı müşterek kararname ile yapılır.
3. Genel İç Güvenlik Birimlerine Yardımcı Kolluk
Yardımcı kolluk görevlileri, asıl kolluk görevlilerinin bulunmadığı zaman bizzat görevli olan ve asıl kolluk görevlilerinin görev ve yetkilerini kullanan kişilerdir. Çarşı ve mahalle bekçileri, köy korucuları, bucak müdürleri, Türkiye Elektrik Kurumu koruma görevlileri, köy ve mahalle muhtarları ile ihtiyar heyetleri, gemi kaptanları, Devlet Demir Yolları tren şefleri vb. yardımcı kolluk görevlileri arasında yer alırlar. Örneğin; 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’un 3. maddesi, köy muhtarlarına asıl görevlilerin mevcut olmadığı zamanlarda, kaçakçılığın men ve takip görevini vermektedir. Devlet Demiryolları (DDY) ile ilgili kanuna göre, kurumun işyeri ve araçlarında bir suç işlenmesinde, kolluk kuvvetleri olaya el koyuncaya kadar DDY personelinin müdahale yetkisi vardır. Yine 1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1467–1472. maddeleri gemi kaptanlarına suç ve suçlulara müdahale ile ilgili görevler vermektedir.
4.Özel İç Güvenlik Birimleri (Özel Kolluk)
Özel kolluk, Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun “umumi zabıta” olarak nitelendirdiği genel kolluk dışında kalan ve ancak belirli bazı kolluk görevleri için, özel kanunlarla kurulan kolluk örgütleridir.
Özel kolluk teriminin iki anlamından söz edilmektedir. Bunlardan birincisi genel kolluk gibi, toplumda güvenlik, sükûn ve sağlığı temin ettiği halde, özel bir hukuksal rejime tabi olan kolluktur. Örneğin; belediye yetkilileri yıkılmaya yüz tutan binaların İmar Kanunu’na göre yıkılması, sağlığa aykırı binalarda oturma izni verilmemesi gibi uygulamalarla sağlık ve güvenliği koruma amacı gütmektedirler. Bunun yanında söz konusu yetkililer özel bir hukuksal rejime tabidirler ve farklı kolluk otoritelerinin emrindedirler. İkinci anlamına göre ise özel kollukta amaç, genel yönetsel kolluğun yöneldiği güvenlik, sağlık, dirlik, esenlik gibi konuların dışında, tamamen farklı bir alan ve konuda düzenin sağlanması ve korunmasıdır. Bu anlam, kavramın aslına daha uygun bulunmaktadır.
Özel kolluk örgütlerinin başlıcaları şunlardır: Gümrük Muhafaza Örgütü, Özel Güvenlik Örgütleri, Orman Kolluğu, Çiftçi Mallarını Koruma Zabıtası (Bekçisi), Hayvan Sağlığı Kolluğu, Belediye Kolluğu.
3175 sayılı kanunla 1985 yılında kurulan Geçici Köy Koruculuğu müessesi ise ayrı bir iç güvenlik unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Geçici köy korucuları Valilinin teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile görevlendirilmektedirler. Hâlihazırda Türkiye’nin doğusunda görev yapan yaklaşık 60.000 civarında geçici köy korucusu bulunmaktadır. Köy korucuları idari bakımdan görev yaptıkları muhtarların gözetim ve denetime tabi olmakla birlikte, mesleki bakımdan görev yaptıkları köyün bağlı olduğu jandarma komutanının emir ve komutası altındadırlar. Korucuların eğitimleri de yine askeri personelce verilmektedir.
II. İÇ GÜVENLİKTE YAPISAL ADIM: İÇ GÜVENLİK BAKANLIĞI
İç güvenlik hizmeti bölünmez bir bütündür. Dış güvenlik alanında olduğu gibi iç güvenlik hizmetlerinde de etkinliğin sağlanması için tek elden stratejiler belirlenmesi, plan ve programların yapılması ve uygulamaların da eşgüdüm içinde yürütülmesi bir zorunluluktur. Hizmet alanının niteliğine göre yine dış güvenlik hizmetlerinde olduğu gibi, farklı örgütsel yapılar kurulabilir. Ancak bu örgütsel yapılar üzerinde ve arasında yeterli ve etkili düzeyde tek elden yönetim ve koordinasyon sağlanması şarttır. Ancak mevcut durumda iç güvenlik alanında parçalı bir yapı söz konusudur. İç güvenlik ile ilgili görev yapan kuruluşların bazıları (MASAK, Gümrük Muhafaza) iç güvenlik hizmetinden sorumlu olan İçişleri Bakanlığı bünyesi dışında yapılanmıştır. Diğer taraftan da İçişleri Bakanlığı bünyesinde örgütlenmiş olan iç güvenlik birimleri arasında da büyük iletişim kopuklukları, irtibatsızlıklar, rekabete dayanan görev anlayışı hâkim olduğundan dolayı bir bütünlük yoktur. Bu farklı örgütsel yapı ve bağlılık ilişkileri iç güvenlikte birtakım sorunları da beraberinde getirmekte, suçla mücadele ciddi zarar görmektedir.

1. EMNİYET TEŞKİLATI’NIN “GENEL MÜDÜRLÜK” ÖRGÜT YAPILANMASININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
“Türkiye’de bir İç Güvenlik Bakanlığı kurulmalı mıdır?” sorusunun yanıtı biraz objektif hareket edilerek mevcut iç güvenlik sorunları göz önünde bulundurulduğunda ve yurtdışındaki bakanlık şeklinde örgütlenmiş iç güvenlik birimlerinin fonksiyonel durumları da incelendiğinde kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Peki, Türkiye’deki mevcut durum nasıldır? Türkiye’de iç güvenliğin “en önemli kurumu” olan Emniyet Teşkilatı bir bakanlık mıdır, bir müsteşarlık mıdır, yoksa bir genel müdürlük müdür? Türkiye’de iç güvenliğin en önemli kurumunun devlet nezdinde temsil edildiği örgütsel yapı Türkiye’de iç güvenliğe verilen önemin de yansıması değil midir? 1923 yılında Türkiye’nin nüfusu 11 milyon civarındaydı ve polisin hizmet götürdüğü alan iki milyon yedi yüz bin kişi yani toplam nüfusun %25’idi, polis sayısı ise 4250 kadardı. Günümüzde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün personel sayısı 300 bin civarındadır ve nüfusun %65’ine hizmet sunmaktadır. Aradan geçen seksen altı yılın farkı Emniyet Teşkilatı’nın kurumsal anlamda büyümesi, personel sayısının artmasıdır; ancak değişmeyen tek şey vardır o da hala Emniyet Teşkilatı bir genel müdürlük olarak temsil edilmektedir. Bayındırlık Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü; Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu Orman Genel Müdürlüğü; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü; Maliye Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü; Ulaştırma Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu Telsiz Genel Müdürlüğü; Sağlık Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu Hudut ve Sahiller Sağlığı Genel Müdürlüğü örgütsel anlamda Emniyet Teşkilatı ile aynı şekilde temsil edilmektedir. Hâlbuki Emniyet Teşkilatı’nın toplam personel sayısı belki de bütün bu genel müdürlüklerin toplam personel sayısını bile geçmektedir. Mesela Emniyet Teşkilatı gibi bir genel müdürlük olan Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün merkez ve taşra teşkilatlarıyla toplam personel sayısı 2926’dır. Diğer taraftan da bazı bakanlıkların personel sayısı Emniyet Genel Müdürlüğü’nünki kadar yoktur. Anlaşılan Emniyet Teşkilatı genel müdürlük elbisesine sığmamakta, bu elbise ona dar gelmektedir. Çünkü Emniyet Teşkilatı’nın üstlenmiş olduğu hizmet iç güvenliktir ve iç güvenlik giderek büyüyen, karmaşık hale gelen, bu karmaşıklık içinde profesyonelleşmeyi ve örgütsel büyümeyi mecbur kılan ve kendisinden vazgeçilemez bir hizmet çeşididir. Aynı hizmeti gören Jandarma Teşkilatı bile1932 senesinde Korgenerallikken, bugün Orgenerallik seviyesine ve çok daha iyi temsil edilir duruma gelmiştir. Bütün bunlar gözetildiğinde birçok bilim adamı ve uzman kişilerin de dile getirdiği gibi Emniyet Teşkilatı’nın “Emniyet Müsteşarlığı” haline gelmesi ve “Bölge, İl ve İlçe” düzeyinde teşkilatlanması sağlanmalıdır. Bu kadar sorumluluk verilen bir kurumun istenilen şekilde görevini yerine getirebilmesi için, mevzuatının yetki ve sorumlulukta paralellik ilkesine uygun olarak yapılması, sahip olduğu risk durumuna göre de ekonomik ve özlük haklarının düzeltilmesi gerekir. Ülke nüfusu, büyüklüğü ve işlerin karmaşıklığı dikkate alındığında, Emniyet Teşkilatı’nın sadece bir genel müdürlük olarak örgütlenmesi aslında teşkilatın yükünü artırmaktadır. Dolayısıyla çözüm Emniyet Teşkilatı’nın bir müsteşarlık haline gelmesi olarak gözükmektedir. Ancak Anayasamıza göre devlet kurumlarındaki özerklik, idarenin teklik ve bütünlüğü ile sınırlıdır. Anayasanın 123/1 inci maddesindeki \\\\\\\"İdare kuruluş ve görevleri ile bir bütündür\\\\\\\" ifadesi bu hususu belirler. 1984 tarihli 3046 sayılı kanunun 3/2-a maddesinde bu husus \\\\\\\"İdare, kuruluş ve görevleri ile bir bütündür. Teşkilatlanmada görev ve yetkilerin tespitinde bu bütünlük bozulamaz\\\\\\\" şeklinde düzenlenmiştir. İdarenin bütünlüğü, 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki Kanun’un 16/d maddesine “bir bakanlıkta birden fazla müsteşarlık kurulamaz” şeklinde yansımıştır. Yukarıdaki hukuki altyapıya istinaden, gerek İçişleri gerekse diğer bakanlıklarda sadece birer müsteşarlık bulunmaktadır. Bu durumda, İçişleri Bakanlığı’na bağlı, hali hazırdaki müsteşarlığın dışında ilave bir müsteşarlığın kurulması için Anayasa değişikliğine varan kanuni değişiklikler gerekmektedir. Bunun bir istisnası bulunmaktadır: Emniyet Müsteşarlığı gibi bir yapı direk Başbakanlığa bağlı olabilir veya Emniyet Genel Müsteşarlığı gibi bir yapı Başbakan Yardımcısı hüviyetine sahip bir İçişleri Bakanlığı organizasyonunda yer alabilir.
Yukarıda özetlediğimiz mevcut durum ve hukuken olası alternatifler ışığı altında, Emniyet Genel Müdürlüğünün müsteşarlık olması oldukça ciddi engellerle dolu olup, bu konuda gündeme getirilen ve gazetelerde özetlenen haberler spekülasyon içeren, ve hatta manipülasyon izlenimi veren ifadelerdir.
Emniyet Teşkilatı’nın kurumsal olarak büyümesi dolayısıyla örgütsel temsilinin devlet hiyerarşisinde daha üst noktalarda olmasını gerektirmesi ve bakanlık içinde müsteşarlık olarak temsil edilmesinin önündeki engeller onun müsteşarlık dışında, müsteşarlık olması avantajlarını sunmaya devam eden farklı alternatifler arayışına itmektedir. Diğer taraftan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bir müsteşarlık haline gelmesi iç güvenlik adına yeterli midir? Bu değişim iç güvenlikte bütünlüğü, eşgüdümü ve iletişimi sağlayacak mıdır? Yeni kurulacak müsteşarlık ile sadece bir komutanlık olan Jandarma Teşkilatı arasındaki ilişkiler boyutu nasıl şekillenecektir? İstihbarat birimlerindeki çok başlılık devam etmeyecek midir? İç güvenlik birimleri arasındaki rekabet, işbirliğine dönüşecek midir? Emniyet Teşkilatı’nın bir müsteşarlık haline gelmesi bütün bu soruların cevaplarını havada bırakmakta ve iç güvenlikte birçok kurumsal probleme de gebe olmaktadır. Dolayısıyla çözüm, Emniyet Teşkilatı’nın bir müsteşarlık olması veya Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanması değildir. Çözüm; Jandarma Genel Komutanlığı’nı, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nı, Emniyet Genel Müdürlüğü’nü, bu kurumların istihbarat teşkilatlarını, özel güvenlik birimlerini, yardımcı kolluğu, İçişleri Bakanlığı ana hizmet birimlerinden olan “Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı”nı yapısı içine alacak ve halkla ilişkiler, psikolojik hareket, personel, idari-mali işler ile ilgili de birimleri olacak bir İç güvenlik Bakanlığı kurulmasıdır.

* Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi ve Siyaset Anabilim dalı Yönetim Bilimi Yüksek Lisans Öğrencisi, Komiser Yrd

 
 Yazar: Özgür GÜNAYDIN 10.01.2010  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

  Yorumlar
 
İsim:  polis
 
Yorum: 
 
İsim:  muhafaza
 
Yorum: 
 
İsim:  bayram
 
Yorum: 
 
İsim:  yük iskender
 
Yorum: 
 
İsim:  İsmet
 
Yorum: 
 
İsim:  AYTAÇ
 
Yorum: 

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Sınıf KOMİSERİ
Sınıf KOMİSERİ ETÜT SAATİ 21 BİRİNCİ VE İKİNCİ SINIFTAKİ ÖĞRENCİLERİN İLİŞKİLERİ
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Ertuğrul ÖZKÖK Medya Peygamberi mi?
İsmet KAPLAN
İsmet KAPLAN Makam teklifi neden istenebilir?
Elveda TANIK
Elveda TANIK Uyuşturucu Madde Kullanımının Kişi ve Toplum Üzerindeki Etkisi
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK BAĞIMLININ BİR GÜNÜ!
Alparslan ALTEKİN
Alparslan ALTEKİN İNGİLİZ POLİSİ 16 ÜNİFORMA TEÇHİZATLARI
Caner TEKİNTAŞ
Caner TEKİNTAŞ KADRO MEKTUPLARI 17 Kalecik
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN POLİSLİĞİN "P" Sİ
AST SINIF
AST SINIF KOLEJ YAZILARI-7 NÖBETLER
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Emniyet ve Anadolu´nun Sesi: Yaşasın TSK, Kahrolsun Militarizm ve Polis Devleti
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Tecavüzü Seyretmek
Fatih BALCI
Fatih BALCI Düşsel Gerçekler
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN BU, ACI..
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
 
 

   designed and coded by sucveceza.comekibi © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.