AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
  -Asayiş Suçları
  -Bilişim Suçları
  -Cinsel Suçlar
  -Çocuk Suçluluğu
  -Mali Suçlar
  -Narkotik
  -Organize Suçlar
  -Şiddet
  -Terörizm
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 Radikalizm, Terörizm Ve Politik Yaklaşımlar Yazdır 
 Yazar: Süleyman ÖZEREN 05.02.2007  
Radikalizm, Terörizm Ve Politik Yaklaşımlar

Makaleyi İngilizceden Çeviren: Mehmet Emin ORHAN


1.1.            Giriş

Birkaç yıldan beri radikalizm ve özellikle de terörizm akademik çevrelerin odak noktası haline geldi. Radikalizm kavramı terörizm gibi açıklanması güç olan kavramlarla ilişkili olduğundan dolayı açıklanamamaktadır. Bu makalede radikalizm kavramı açıklanmaya çalışılmış ve terörizm konsepti üzerine odaklanılmıştır.

            Esasında bazı terör grupları kendilerini radikalden ziyade ‘sol’ veya ‘sağ’ görüşlü olarak tanımlamayı tercih eder. Özellikle 11 Eylül 2001 sonrasında din, terörizmin kaynağı olarak algılandı. Bu yüzden bu makale inancın teröristler tarafından nasıl kullanıldığını incelemektedir. Son olarak da birtakım politik yaklaşımlar tartışılacaktır.

1.1.1.      Ana Kavramlar

Radikalizm terimi birçok şekilde açıklanabilir: “ Özellikle de politikada normlar ötesinde tedbirlere başvurulması veya savunulmasıdır” ve “ Ilımlı olmayan ve uzlaşmaz yöntemleri destekleyen siyasi teoridir”[1]. “ Radikalizm bir toplumun politika  merkezince kabul edilenin dışında grup ve bireylerin ideoloji ve hareketlerini tanımlamak için kullanılan bir terimdir; veya ortak ahlaki kuralların ihlal edilmesidir. Radikalizm kavramı, ona başvuranlar tarafından aşağılayıcı bir kavram olarak kabul edilir. Radikalizm, politik ve sosyal ideolojilerin irrasyonel, engelleyici, gereksiz veya sivil toplum tarafından kabul edilemez olarak görülmesidir. Radikalizm kavramı, belirli gayrimeşru düşünce ve yöntemleri akla getirmektedir”[2].

Radikalizmin kökeni ideolojiden, dinden veya diğer inanç çeşitlerinden kaynaklanıyor olabilir. Ulusal ve uluslar arası düzeyde hükümetin ve uluslar arası kuruluşların dış politika kararları ve uygulamaları adaletsiz olarak düşünülebilir, kişilerin temel haklarını ihlal eden sosyal, ekonomik veya politik kararlar radikalizmin kaynağı olabilir.

Birçok yolla açıklanan terörizm kavramı radikalizmin bir çeşididir. Cooper “Terörizm: Gözden Geçirilmiş Tanım Problemi” adlı makalesinde terörizmi “ Kitlesel korkunun diğer insanlar üzerinde kontrolün sağlanması veya devam ettirilmesi amacıyla kasıtlı olarak yayılmasıdır”(2001,p.883) olarak tanımlamıştır.

Enders ve Sandler terörizmi “Politik hedefe ulaşmak amacıyla korku ve gözdağı vererek şiddet veya gücün araç olarak kullanılmasıdır”(1993,p.892) olarak açıklamışlardır. Diğer yandan Amerika Dışişleri Bakanlığı terörizmi “İnsanları etkilemek amacıyla gizli örgütler veya gruplar tarafından sivil hedeflere karşı siyasi olarak motive edilmiş kasıtlı olarak şiddetin kullanılmasıdır”(1999).

Avrupa Birliği terörizmi, Terörizmle Mücadele Ana Kararı(2002)[3]nda ve Amerika Birleşik Devleti de terörizmi Federal Ceza Kanunu’ da[4]  açıklamıştır.


 

1.2.Terörist Davranışa Zorlayan Psikolojik Nedenler

Terörizmin nedeni olarak psikolojik, ekonomik ve sosyal faktörleri içeren birçok faktör incelenebilir. Diğer bir ifadeyle terörizmi meşrulaştıran veya açıklayan tam ve kesin bir neden yoktur. Aşağıdaki bölüm terörist davranışa neden olan psikolojik faktörler üzerine odaklanacaktır. 

1.2.1.Kişilerin Psikolojilerinin Etkileri

Winter(2002)’in terörist modelinde terörist; şiddet yeni düzen hayali ve bu hayale kendine adamanın bir aktörü olarak biçimlendirilmiştir. Dr. Kernberg’e göre paranoit ve narsistik özelliklerin narsistik karakterin narsis kişilikte ve paranoit özelliklerle kötü birleşimi olarak tanımlamıştır. Aynı şekilde psikiyatrist Dr.Irwin Wolkof intihar saldırısı yapan teröristlerin, narsis kişilik bozukluğu ve anti-sosyal kişilik bozukluğundan meydana geldiğini doğruladığını iddia etmektedir.(May, 2001)

Diğer taraftan Martha Crenshaw (1998) Dr. Wolkof’a katılmamaktadır. Martha Crenshaw kişilik bozukluluğunun değil grup psikolojisinin bireyleri terörist faaliyetlerde bulunmaya ittiğine dikkat çekmektedir. “Teröristler uyum sağlayan bir yapı oluşturmuşlardır ve kişisel kimlikler kaybolmuştur. Teröristlerin davaya olduğu kadar gruba da sadıktırlar”(May,2001).

1.2.2.Grup Psikolojisinin Etkileri 

Freud(1921)’a göre çocukluk çağındaki acziyetin tesiri kişiyi “her şeye gücü yeten(kadir-i mutlak)” arayışı ve ihtiyacına iter. İşte tam bu noktada kişinin kendini güçlü hissedebileceği bir grup arayışı ortaya çıkar.

Freud’a göre kişi grup içersinde güç ve yenilmezlik hissine dayanamaz ve kendini diğer kişilerden ayıran özelliklerinin yanında kişisel sorumluluklarını da kaybetme eğilimi gösterir. Kişi grup içersinde yer alması durumunda kişi tüm etkilere açık hale gelir. Bu süreç hedeflerin etki ve ihtiyacının tecrübe etmiş oldukları duygularla kuvvetlendirildiği mistik öğretideki gibidir. <……………….> Aslında bu tür öğretiler batı dünyasına has özellikler değildir; bu tür öğretilerle Budizm, Sofizm ve İslam adetlerinde karşılaşılabilir.

White(1998)’e göre ölümcül gücüde içeren şiddet kullanıldığında kişinin kendini rahatlamış hissetmesi gerekir. Toplum tarafından kınanmasına rağmen yapmış olduğu şiddet hareketlerini haklı çıkarmak için teröristin sosyal normlar[5] bulması gerekir. Aynı şekilde Cooper(1977) teröristlerin diğer kişiler gibi masum insanları öldürmeyi sevmediğini iddia etmektedir. Toplum tarafından kabul görmese de terörist yaptığı eylemi haklı çıkarmak için bir süreç[6]ten geçmektedir. Bu aşamada terörist yavaş yavaş statükonun masumları öldürmekten daha tehlikeli olduğuna inanır. Dahası şiddet toplumu büyük kötülükten kurtarmak için gereklidir.

Wilkinson(1974)’a göre terörist grup üyelerinin yapmış oldukları terörist davranışı haklı çıkarmaları için gerekli olan ortamı hazırlar. Terörist grup; üyelerine, intikam almak için kullanmış oldukları şiddetin hükümet tarafından kullanılan şiddetten daha hafif olduğu mesajını verir. Wilkinson açısından grup, kötü hareketlerini haklı çıkarmak için kendi etik normlarını üretir. Jerold Post (1987)’a göre grup, üyelerinin ödüllendirildiği önemli bir kaynak haline gelir. Eğer grup anti-sosyal normlara sahip ise grup üyeleri sosyal normlara saldırır. Post’un bakış açısına göre dış otoritenin reddi iç otoritenin kabul edilebilirliğini arttırır bu yüzden davranış kabul edilmelidir. Kriminal davranış toplum tarafından kabul görmediği için suç işleyen kişi kriminal davranışının kabul gördüğü bir grup arar. Bu yüzden suç işlemek suç örgütlerine girmenin ilk adımı olabilir.

Dr. Kernberg (2001) <……………….>. Bu yapının bozulması bireylerin sağduyu düzeyine bakılmadan hızlı bir gerilemeye neden olur ve biçimsiz gruplar ve kitleler ortaya çıkar. Bu tür biçimsiz gruplar narsistik veya paranoit bir idare şekline sahiptirler. Her iki durumda grup; endişe, belirsizlik, saldırı korkusu, şiddet eğilimli, yetersizlik hissi, tahammülsüzlük ve saldırgan davranışla karakterize edilmiştir(Kernberg, 2001). Diğer taraftan Kerberg’in ileri sürmüş olduğu iddialara tamamıyla katılmamaktayım. Grup her zaman endişe, belirsizlik ve saldırı korkusunun karışımı olarak karakterize edilmemelidir. Çünkü hayatını davsına adamış olan bir terörist için belirsizlik ve korkuyla nitelendirilmiş bir çevrede meşrulaştırma mekanizması kolaylıkla bulunamamaktadır.

1.2.3.      İnancın Etkisi

Laqueur(1996) inancın terörist davranışlarda bir numaralı etken olacağını iddia etmektedir. Gerçektende inanç kaynaklı terörist aktiviteler son birkaç yılda artmıştır(Hoffman 1995). Terörizmin sonuçları trajik olduğu kadar tüm dünyayı etkilemektedir, çünkü inanç dünyayı da yok etmeyi içeren tüm hareketleri meşrulaştırmaktadır.

Freud(1917) terörizmin kaynağını içeren bir açıklamada bulunmuştur. Freud, sevgi ve nefretin iç içe geçmiş olduğu görüşü ile “…küçük farklılıklar, aslında bu küçük farkların dışında birbirine benzer olan kişiler arasında düşmanlık ve farklılık hissine neden olmaktadır” demektedir. <…..Tüm insan ilişkilerinde görmüş olduğumuz ve kardeşlik duygusuna ve tüm insanların bir birini sevmesi gerektiği emrini yıkan düşmanlık……> Gabbar’a göre Feud’un incelemesi iki şekilde özetlenmektedir: (1) biz ve diğerleriyle aramızdaki farkları algılayışta narsistik yaralar vardır, (2) bir toplum ve gruptaki uyumu saldırganlığın ve özelliklede küçük farklılıklara sahip grupları hor görmenin yönünü değiştirerek uyum sağlamaya ihtiyaç vardır(Steiner, 2001).

Freud(1917)’un şiddetin kaynağı yaklaşımına göre inanç kaynaklı şiddetin iki kaynağı olduğu görülmektedir. İlk neden kutsal kelimelere metinsel bakış açısıyla yaklaşmaktır. Bu yaklaşım tarzında kutsal kelimeler, kutsal kelimenin nerde ve hangi ortamda meydana geldiği göz önünde bulundurulmadan harfi harfine yorumlanır. İkinci neden ise kötüler güçler hakkındaki komplo inancıdır. Aslında radikaller aşağı tabadaki ayak takımı ile seçkin gruplardan elitler tarafından tarihin yönetildiğine inanmaktadır. Bu durumda radikaller sosyal çatışmayı kötü grupları suçlayarak özetlemişlerdir. Din bilimci Marty ve Appleby(1995) bu durumu “dini toplumlardaki bazı kişilerin kendi arkadaşlarını ayırt ederek ve dini toplumu inançsızlara ve ‘ılımlı’ inançlılara karşı muhalefet olarak açıklama eğilimindedirler” olarak açıklamaktadırlar. White(2000) ve Volkan(2001)’a göre komplolara olan inanç değişmemiştir, bunun yanında komploların kaynak ve yapısı çeşitli inanç kaynaklı şiddet grupları arasında değişmektedir. Gruplar boyutu, sosyal yapısı, etkileme boyutu ve şiddet eğilimi gönünde bulundurulduğunda bazı benzerlikler göstermektedir.

Din bilimci Marty ve Appleby(1991) inanç kaynaklı şiddetin nedenlerini çatışma teorisinden ayırt etmeye çalışmaktadır. Radikalizme doğru olan kaymanın uluslar arası bir eğilimin parçası olduğu ve küresel bir gerçek olduğunu iddia etmektedirler. Radikalizmin yeni inanışlara neden olan ortamları sağlayan modernizme karşı bir koruma olduğunu iddia etmektedirler. August Comte, Darwin ve Freud fikirleriyle bu atmosferi sağlayan birtakım aktörlerdir. Spong batıdaki manevi ortamı din anomi[7]si olarak açıklamıştır. Anomi durumunda radikaller, kötüden kendilerini korumak için geleneksel değerlere el atarlar. Onların bakış açısına göre “diğerleri, kötünün bölgesine sürgün edilmişlerdir” (White, 2000). Bu durumda din, grup kimliğini devam ettiren ve grup uyumunu sağlayan bir etken haline gelir.

Berger(1991), Marty ve Appleby(1995) ile aynı görüşlere sahiptir. Berger geleneksel ve modern değerler arasında bir çatışmanın olduğunu iddia etmektedir. İnsanların bu gibi durumlarda üç seçeneği vardır: değişimi reddetme, değişikliğe uyum sağlama veya geleneği korumak için yeni ideolojiler aramak. Değişimin bir sosyal devrim değil kendi bakış açılarına göre kötüyle yüzleşme olduğu için değişimi reddedenler militan olurlar. Bundan dolayı reddediciler şiddeti geleneksel değerleri korumak için kullanırlar. Bu durumda reddediciler kendi dini yorumlarını oluştururlar. Hıristiyan Kimliği, Patriot hareketi, Odinism, İskandinav Hıristiyanlık anlayışı, Türk Hizbullah’ı ve El-Kaide din yorumlarına örnektir. Etnik düşmanlık ve etnosetrik din anlayışı Balkan Yarım adasında katliam yapılmasına neden olmuştur.

Marty ve Appleby(1991), Berger(1980), Berler(1998) inançla motive edilmiş gruplar metafizik ve maddecilik ile tutuculuk ve yenilikçilik arasında ikiliğe sahiptirler. bunları birbirinden ayırmak dini ayrılıklara neden olur. İnanç kötü güçlere karşı kendi değerlerimizi koruyabilmemiz için bizi eğitmektir. Kısaca inançla motive edilmiş terörizmin çıkış noktası radikal inançtır fakat radikal inancın kaynağı terörizm değildir. Diğer taraftan radikalizm terörizmi hoş gören bir ortam yaratır.

İnanç şiddet kullanılmayı motive eden kaynakların en önemlisini oluşturması için yanlış yorumlanmasına rağmen esasında şiddet kullanımını meşrulaştırmamaktadır. White(2000) dini inancın şiddet ve terörist davranış üretemeyeceğine inanmaktadır, fakat dini inanış sosyal yapıya yapılacak olan saldırıyı haklı çıkaracak şekilde yorumlanabilir. White inananların, düşünceden şiddet hareketlerine yönelmeleri için üç durumun var olması gerektiğini ileri sürmektedir: (1) inananlar değerlerine bir tehdit algılamalılar, (2) yorum yapılarak dini kurallar dogma haline getirilmelidir, (3) inananlar şiddeti kendi inançlarını korumak amacıyla kullanılmalıdır. Bu üç durumun bulunması durumunda terörizm din biliminin bir parçası haline gelir(White, 2000).

Din ve öğretiler barışı desteklemektedir. Bundan dolayı birçok din ve öğretide barış alanında benzer özellikler göstermektedir. Örnek vermek gerekirse hem İslam hem de Hıristiyanlık tüm insanları kucaklamaktadır. İslam’a hakim olan görüş Yaratıcıdan ötürü tüm yaratılanın sevilmesi gerektiğidir. İslam kelimesi Arapça barış manasına gelen kelimeden türemiştir ve Kuran savaşı Tanrının arzusuna ters olan bir devlet işi olarak nitelemektedir. İncil’de Paul(Galatians 3:28-29) “Hıristiyanlıkta ne putperest nede Musevi, ne köle nede özgür, ne kadı nede erkek ayrımı vardır, herkesin eşit” olduğunu vurgulamıştır. Konfüçyüs “Yüce Yaratıcının herkesi kucakladığını ayrım yapmadığını söylemektedir”(Confucius, 2:14). Diğer taraftan tüm dini ve mitolojik gruplar tarihte ve şu ana kadar herkesi kucaklayamamıştır. Örnek vermek gerekirse İrlanda’da Katoliklik Protestanlara karşı mücadele etmekle aynı manada kullanılır. Aynı şekilde Filistin’de Yahudilik Filistinlilere karşı mücadele etmekle aynı manaya gelir. Ancak dinin, şiddet kullanımında esas kaynak olduğu konusunda şüpheciyim. Yahudiler, Müslümanlar, Protestanlar, Katolikler tarafından terörizmi meşrulaştıran şeyler arasında büyük farklılıklar vardır. Teröristler inançla mı yoksa politik nedenlerle mi motive edilmektedir. Örnek vermek gerekirse Filistinli intihar bombalarının sadece dinle motive edildiğini söylemek yanlış olur. Belki de onlar ilk olarak topraklarını geri alma amacıyla motive edilmektedirler. Ve belki de dini motivasyon politik motivasyonu geçmekte veya yerini almaktadır. Bir sonraki bölümde dini motifli terör örgütlerindeki dini aşırılık örnekleri incelenecektir.

1.2.3.1.Dini Motifli Terör Örgütleri 

Türkiye Hizbullah’ı tarafından savunulan ideoloji, tarih boyunca dünyada terör organizasyonları tarafından takip edilen prensiplere benzemektedir. Türkiye Hizbullah’ına göre dünya, nihai doğruyu ifade eden, ‘iyi’ ve ‘kötü’ olmak üzere ikiye ayrılır. Onları kendilerini diğerlerine karşı kapatırlar, izole olurlar ve onlar kendilerinin adil olduğunu ispatlamak ve ‘adil olmayanları’ yok etmeyi amaçlayan bir toplulukta yaşamayı hayal ederler. Dini motifli terör örgütlerinde böyle bir yaklaşımın sınırı yoktur. Dahası bu sağ ve sol terör örgütlerinde de görülebilir. Bu ideoloji üzerine Türkiye Hizbullah’ı, inanmış oldukları İslam doğru yolundan ayrılan diğer İslami hareketler ve organizasyonları da içine alan her gruba karşıdır.

Hizbullah’ın radikal görüşü ‘Modern Harici Tehdidi’ olarak türemiştir. Hariciler tarafından savunulan prensipler aslında İslam dünyası kurallarına karşı ilk başkaldırının kaynağıdır. Hariciler dünyayı gerçek Müslümanlara mensup olanlar ve inançsızlara mensup olanlar olmak üzere ikiye ayırmaktadır: hariciler inançsızlara ve dininden dönmüş Müslümanların tamamına karşı cihat ilan etmişlerdir ve dünyayı temizlemek için her vasıtayı kullanırlar.

Türk laik anayasal düzenini yıkıp İran’dan etkilenen katı bir İslam devleti kurmak Türk Hizbullah’ının asıl hedefidir. İlk olarak insanlar davet edilmekte ve daha sonra yeterli sayıda destekçi sahibi olunduğunda bölgedeki diğer organizasyonlarla ilgilenilebilecektir. Diğer terör örgütleriyle karşılaştırıldığında Türk Hizbullah’ı ‘ya bizimlesinizdir veya bize karşı’ kuralına daha bağlıdır. Türk Hizbullah’ının değer ve yöntemlerine inananlar, bu görüşlere karşı olmasalar bile, kendi görüşlerini değiştirmeyip mücadeleye katılmazlarsa Türk Hizbullah’ının rakipleri her türlü vasıtayla etkisiz hale getirilecektir. Böylece Türk Hizbullah’ı tarafından hedef olarak seçilen ‘adil olamayanlar’ laik anayasal hükümeti destekleyen Kürt işadamlarını ve terörist grupları ideolojilerini desteklemeyen dindar kişileri de içermekteydi.

Radikal Hıristiyan teröristler Hıristiyan hedeflerini ve öğretilerini ileri götürmeyi amaçlamaktadır. Bu çeşit yaklaşım Hıristiyan ortak kabulünü göstermemektedir fakat bu dinin radikal dini gruplar tarafından kullanılmasının sadece İslami gruplara ait olmadığının bir örneğidir.

1.2.4.Sosyolojik Çevre

Bazı sosyal bilimciler psikolojik yaklaşımın terörizmin nedenlerini içine alan dört açıklamayı sağlamadığını iddia etmektedir(White, 1998). Dahası, terörist organizasyonlar sınırlı bakış açısıyla sosyolojik dezavantajlara dikkat çekerek hareketlerini meşrulaştırırlar. Rubenstein(1987) fakirlik, ümitsizlik, anti-demokratik rejimleri içine alan sosyolojik durumların terörizmin ana nedenleri arasında yer aldığını iddia etmektedir. Ekonomik değişiklikler ve küresel olaylar çalışan sınıfın statüsünü tehdit eden durumları yaratmaktadır. Endüstri devrimi paralelinde gelişen ekonomik gelişme ile bu gelişmeye uyum sağlayacak kaynak ve fırsatlara sahip olmayan kişiler ekonomik statülerini kaybettiler. Bu ekonomik değişim psikolojik olarak kargaşa üretmeye hazır gruplar tarafından ağırlaştırılan gerçek bir tehdit ve endişe oluşturmaktadır(White, 1998).

Marty(1984) modern ve geleneksel dünya arasındaki çatışmanın şiddeti hoş gören bir çevrenin oluşmasına neden olduğunu vurgulamaktadır.

1.3.Politik Yaklaşımlar 

Terörizm problemine kısa dönem çözümleri bulmak çok zordur. Bir kere terörist grup içersindeki kişileri etkilemek çok zordur(Post, 1998). Çünkü ilk planda uzun dönemde çözmeye ihtiyaç duyduğumuz problem potansiyel bireylerin terörist gruba katılmasına engel olmaktır. Bunu yapmak için ilk olarak üç aşmaya sahip eğitimin harekete geçirilmesi gerekir. İlk önce tehlikeli grupların dinamikleri ve ürünlerinin bireylere olan tehlikeleri öğretilmelidir[8]. İkinci olarak toplum terörist saldırılara karşı eğitilmelidir. Üçüncü aşamada ise terörist gruplar içersindeki kişiler eğitilmelidir. Teröristlerin yıkıcı grup dinamiklerinin kritik sonuçlarının farkına varmaları sağlanmalıdır.

BM ve AB’ni içeren uluslar arası kuruluşlar zihinsel sürecin anlaşılabilirliğini arttırmak için ilgili kuruluşları desteklemelidir[9]. Bu destek sayesinde, dini yanlış yorumlanması, politik doktrinler ve sakıncalı sosyal inançların şiddet ve terörizm olarak adlandırılan trajik sonuçlar doğurduğunun anlaşılması ümit edilmektedir(Steiner, 2001).

BM barış misyonu gibi uluslar arası barış çalışmaları kültürel ve dini duyarlılıklar dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Bu gibi görevlerde doğru kişinin doğru göreve atandığından emin olunmalıdır. Dahası bu gibi görevler yeniliklerle uyumlu hale getirilmelidir.

Psikolojik değişikliklerin zenginlik ve güçten ayrı olarak yapılmayacağı bilinmelidir. Materyalistik bir değişim için güvenli ekonomik ve sosyal bir çevre geliştirilmelidir. Bunu yapmak için güvenli iş gelişimi teşvik edilmelidir. Dahası hükümetin yasama, yürütme ve yargı branşları iyi ayarlanmalı ve organize edilmelidir. Aralarındaki denge ve gelişme insan güvenliğinin sağlanması için gereklidir.

Terörizm bir suçtur ve uygun bir şekilde cevap verilmelidir. Bu yüzden sosyal, psikolojik ve ekonomik nedenleri içeren gizli birtakım nedenlerin belirlenmesi zorunludur. Çeşitli ülkelerden çeşitli örnekler kıyas yapılarak analiz edilmelidir. Bu şekildeki bir yaklaşım uluslar arası toplumun uluslar arası terörizme ne şekilde cevap vereceği konusundaki bakış açımızı genişletecektir.


 

Kaynakça

  • Chensaw, M.(1998). The Logic of Terrorism: Terrorist Behavior as a Product of Strategic Choice. In W. Reich(ed.), Origins of Terrorism(pp. 7-24). Washington, DC: Woodrow Wilson Center Pres.
  • Berger, P.L. (1980), The Heretical Imperativa:Contemporary Possibilities of Religious Affirmation. Garden City, NY: Anchor.
  • Berlet, C. (1998). Dances with Devil-How Apocaliptic and Millienialist Thems Influence Right Wing scapegoating and Conspiracism. Internet: http://www.pğubliceye.org/Apocaliptic/Dances _with_Devil_2.html .
  • Confucius. The Analects of Confucius.
  • Freud, S.(1921). Group Psychology and the Analysis of the Ego. The Standard Edition  of the Complete Psychology Works of Sigmund Freud. Strachey, James(ed.), 18: 63-143. London, UK:Hogarth Pres, 1955.
  • Freud, S.(1917). The Taboo of Virginity, London, UK: Hogarth Pres.
  • Goldhammer, J.D.(1996). Under the Influence: the Destructive Effects of Group Dynamics. Amherst, NY: Prometheus Boks.
  • Hoffman, B.(1995), Holly Terror: The Implications of Terrorism Motivated by a Religious Imperative, Studies in Conflict and Terrorism, 18:271-284.
  • Kernberg, O.F. (2001), The Psychology of Religious Fundamentalist Ideologies. Internet, http://www.theamp.org/cont/Kernbergtext.html
  • Laqueur, W. (1996). Postmodern Terrorism: New Rules for an Old Game. Foreign Affairs, Sept/Oct.
  • Marty, M.E. (1984). Pilgrims in Their Own Land: 500 Years of Religion in Amerika, Boston: Little Brown.
  • Marty, M.E., & Appleby, R. S. (1991). Fundamentalism Comprehended. Chicago: University of Chicago Press.
  • Marty, M.E., & Appleby,  (1995), Fundamentalism Comprehended. Chicago: University of Chicago Press.
  • May, T. (2001), The Psychology of Suicide Terrorists, WebMD Health, Internet: http://www.medscape.com/viewarticle/4048677
  • Nietzsche, F.The Birth of Tragedy
  • Post, J. (1987), Rewarding Fire with Fire: Effects of Retaliation on Terrorist Group Dynamics, Terrorism, 10, 20-36.
  • Post, J. (1990), Terrorist Psycho-logic. In W. Reich (ed.), Origins Of Terrorism (pp. 25-40), Washington, DC: Woodrow Wilson Center Pres.
  • Rubinstein, R.E. (1987), Alchemist of Revolution, New York, NY: Basic Bokks.
  • Steiner, J.(2001), Prejudice, Judgement, and the Narcissism of Minor Differences, The Melanie Klein Trust,Internet: http://www.melanie-klein-trust.org.uksteinersept11.htm
  • Volkan, D. V. 2001, Some Observations on Religious Fundamentalism and the Taliban, Internet: http://www.theamp.org .
  • Wilkinson, P. (1974), Political Terrorism. New York, NY: Willey.
  • White, J.R. (1998), Terrorism: An Introduction, Belmont, CA: Wadsworth.
  • White, J.R. (2000), Thaologies of Terror: Religion and Domestic Terrorism. Paper Presented at the Annual Meeting of the Academy of Criminal Justice Science, New Orleans, LA.


[1] http://www.freedictionary.com/extremism

[2] http://en.wikipedia.org/wiki/Extremism

[3] Avrupa Birliği,  yasal amaçlar için Terörizmle Mücadele 1 nolu  Ana Kararı(2002)da  terörizmin tanımına yer vermiştir. Protokol “terörizm olarak saymış olduğu ve ülkeye veya uluslar arası bir kuruluşa zarar veren ve insanlara korku vermek amacıyla işlenen birtakım suçları saymış olup: veya uluslar arası bir kuruluş veya hükümeti bir davranışta bulunmaya zorlayan veya engel olan her türlü fiil: veya ülkenin politik, ekonomik, anayasal veya sosyal yapısını veya bir uluslar arası kuruluşu ciddi şekilde yok eden veya  işlemez hale getiren fiiller.”

[4] Birleşik Devletler terörizmi Federal Ceza Kanununda açıklamıştır. Birleşik Devletler Kanunun Bölüm 113B Kısım I Başlık 18 de terörizm tanımlanmış ve terörizmle bağlantılı suçlar listelenmiştir. Bölüm 113b nin 2331. kısmında terörizm şöyle açıklanmıştır:

“…<hayat tehdit eden hareketler>…Birleşik Devletlerin veya herhangi bir Eyaletin Ceza Kanunu ihlal eden ve… (i) sivil toplumu zorlayan veya baskı yapan: (ii) hükümetin politikalarını zorlayarak veya baskı yaparak etkilemeyi: (iii) toplu yıkım, suikast veya adam kaçırarak hükümet yönetimini etkilemeyi amaçlayan …<eğer ulusal ise>…(C) Birleşik Devletlerin yargılama sınırları içersinde meydana gelen…<eğer uluslar arası ise>…(C) Birleşik Devletlerin yargılama sınırları dışında meydana gelen … şiddet içeren aktivitelerdir.


 

[5] Bu sosyal normlar aslında teröristin yapmış olduğu genel kabul gören ve yürütülen şeyleri içerir. Bu sosyal normları terörist organizasyon sağlar.

[6] Bu süreç Cooper tarafından “ihtiyaç doktrini” olarak adlandırılır(2000).

[7] Durkheim’in bakış açısına göre anomi, uygun olmayan davranışları üreten belirsizlik durumudur.

[8] Yıkıcı grup, mağdurları üzerinde endişe, paranoya, samimi ilişkiler kurmada zorluk çekme, aşırı sinirlilik, kendine güvensizlik, depresyon, kısa süreli hafıza kaybı, travmatik stres, çeşitli kişilik bozuklukları, nevroz, karar vermede güçlük çekme gibi birtakım semptomlara neden olur. Yıkıcı gruplar bireyin üzerinde doğru ve yanlış duygusunu ortadan kaldırıcı etkide bulunabilir ve grup amacına hizmet eden sömürme, fiziksel suiistimal,  zihinsel suiistimal, ciddi kimlik kaybı, mizah anlayışı kaybı gibi şeylerle değiştirebilir(Goldhammer,1996).

[9] Bu konuda BM politik, askeri ve lojistik gibi yönlerden faydalıdır.

 
 Yazar: Süleyman ÖZEREN 05.02.2007  
 

Yazarın Diğer Yazıları:

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş veya Eklenen Yorumlar Onaylanmamış.

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.