AkadeMilenyum




      
Ana Sayfa Yazılar Haberler Dost Siteler Site Haritası İletişim Hakkımızda  
| Kullanıcı Girişi: 
 YAZILAR
 Adli Bilimler
 Bilişim
 Diğer Disiplinler
 English
 Hukuk
 Kriminoloji
 Özel Dosyalar
 Polis Özel
 Polis Yönetimi
 Suç Türleri
 Terör
 
 

forum
ARAMA
   Arama
 
   Yazılarda Ara

   Haberlerde Ara
 

ANKET
Soru:
 Yazarlarımız Önder AYTAÇ & Emre USLU´nun "Yalan: TSK, Başbakan, medya" yazısında da geçen "Yalancı Medya" ´nın varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ve bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunlar yazıda belirtilen tarzda medya kuruluşları değil.

   Evet bu tarz medya kuruluşları var ancak bunları yazıda belirtilenlerle sınırlandıramayız.

   Hayır böyle medya kuruluşları olduğunu düşünmüyorum.

   
 
Son Üyeler
mehtap
mimresat
mrguardian
selcukokmen
enginakman
 
En Çok Okunanlar
Mutluluk Yoldur

Türkiye'de Sol Terör Örgütlerinin Gençlere Yönelik Faaliyetleri Bağlamında Aile Ve Polisin Rolü

Aile İçi Şiddet

Askerlik Konusunda Atılacak Somut Adımlar

Seri Katiller

 
Son Yorumlananlar Yazılar
Polisiye Roman Ve Hikayelerin Polis Gözüyle İncelenmesi

Hala İçeriye Tıkılmamış Ama Sırasını Bekleyen Ergenekonculara Tavsiyeler

Dış Politika´nın İç Politika´ya Etkisi

 

 "Direnseler 13 Şehit Olmazdı" Yazdır 
   07.01.2008  
"Direnseler 13 Şehit Olmazdı"

Van Askeri Savcılığı'nın, Dağlıca baskınının ardından PKK'lı teröristlerce kaçırıldıktan sonra Türkiye'ye teslim edilen 8 asker hakkında açtığı davanın iddianamesinde, baskınla ilgili tanık ifadelerine de yer verildiği anlaşıldı. Tanıkların, 8 asker sanıkla ilgili olarak verdikleri yeminli beyanlarında, "Eğer şüpheliler görevlerini yapsalardı ve direnselerdi bu kadar çok şehit ve yaralı verilmeyecekti" dedikleri ortaya çıktı.
Hakkâri Dağ ve Komando Tugayı'nda görevliyken Dağlıca baskını sırasında PKK'lı teröristlerce kaçırıldıktan sonra Türkiye'ye teslim edilen ve tutuklanan biri uzman çavuş 8 asker hakkındaki iddianame önceki gün tamamlandı.

Er Ramazan Yüce'nin "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçuna yardım etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsinin istendiği iddianamede, Yüce, Piyade Er İrfan Beyaz ve Uzman Çavuş Halis Çağan'ın "olay esnasında silahlarının tutukluk yaptığını" söyledikleri belirtildi.

Silahını hiç ateşlememiş
İddianamede, Beyaz'ın kullandığı MG-3 makineli tüfeğin atışa mani herhangi bir arızasının bulunmayıp işler durumda olduğu ve olay yerinden toplanan 124 adet kovanın bu silahtan çıktığının, Çağan'ın kullandığı HK-33 piyade tüfeğinin olay anında hiç ateşlenmediği ancak kullanılır durumda olduğunun tespit edildiği anlatıldı. İddianamede, Yüce'ye zimmetli HK-33 tüfeğin kayıp olduğu kaydedildi.

Sanıkların askeri yükümlülükleri ve yetkilerinin hatırlatıldığı iddianamede, İç Hizmet Kanunu'nun silah kullanma yetkisini bir görev olarak belirlediği ve Askeri Ceza Kanunu'na göre vazife ve hizmette şahsi tehlike korkusunun cezayı hafifletmeyeceği belirtildi.
Askeri Yargıtay'ın, "çatışma anında teröristlerin ateş ettiğinden bahisle silahına sahip olamayıp araziye bırakan bir asker" ile ilgili kararına gönderme yapılan iddianamede, "Asker kişi gerektiğinde canını verme pahasına da olsa verilen görevi yerine getirmekle yükümlüdür. Bu nedenle kendisine teslim edilen ve namusu gibi koruması gereken silahını yanından ayırmaması, hiçbir şekilde başkalarına vermemesi, İç Hizmet Kanunu'nun gereğidir" denildi.

'Görevlerini yapsalardı...'

İddianamede, Dağlıca'da 12 askerin şehit düştüğü saldırının tanıklarının yeminli beyanlarına da yer verildiği ortaya çıktı. Şehit sayısının artmasından 8 asker sanığı sorumlu tuttukları anlaşılan tanıklarla ilgili şunlar kaydedildi:
"Terör saldırısı esnasında Keri sektöründeki mevzilerde bulunan şüphelilerin mevzilerini terk etmesi, silahlarını bırakması neticesinde teröristlerin bölgeye rahat bir şekilde sızdığını, bu bağlamda da şehit ve yaralı sayısının arttığını, eğer şüpheliler görevlerini yapsalardı ve direnselerdi bu kadar çok şehit ve yaralı verilmeyeceğini ifade etmişlerdir."

Er Yüce, 'Ben teröristim' demiş

İddianamede sanık er Ramazan Yüce'nin "Bizim dağdaki kızlarımız daha güzel, ben de terhis olunca dağa çıkacağım. Sivilde işimiz dağlarda gezmek. Ben askerden sonra örgüte katılacağım. Ben teröristim" dediği öne sürüldü.

Sanıklardan Piyade Uzman Çavuş Halis Çağan'ın da, arkadaşlarıyla yapmış olduğu sohbetlerde terör örgütünü övücü konuşmalar yaptığı iddia edildi. Çağan'ın,"Kendileri de bu savaşı istemiyorlar. Hiçbir insana 'sen bu dili konuşamazsın, şunu konuşmak mecburiyetindesin' diye dayatma getirilemez. Bundan sonraki süreçte inşallah ölümler olmadan huzurlu barışçı bir ortam yaratılır" dediği öne sürüldü.

Kaynak: Haber 7

 
 
 

En Son Haberler :

Bu Habere Henüz Yorum Eklenmemiş.

  Yorum Yaz
 
İsim: 
 
Yorum: 
Kalan Karakter Sayısı:
 
Şifremi Unuttum 
Kayıt Ol 
YAZARLARIMIZ
Önder AYTAÇ
Önder AYTAÇ Yalan: TSK, Başbakan, medya
Murat DAĞLAR
Murat DAĞLAR Kadınlara Karşı İşlenen Suçlara Genel Bir Bakış: Şiddetin Sebepleri Ve Çözüm Yolları
Ercan TAŞTEKİN
Ercan TAŞTEKİN Teçhizattan Teşkilata
Erol ÖZDEMİR
Erol ÖZDEMİR Emeklilikte Tabanca Yerine Bilgisayar
Fatih BALCI
Fatih BALCI Çocuk Suçları Ve Aile
Emsal TOPRAK
Emsal TOPRAK Bir Bağımlının Günlüğünden
Abdullah MOLLAOĞLU
Abdullah MOLLAOĞLU Amerika, Bazı Kürtler ve Prezervatif
Ali Kemal TERZİ
Ali Kemal TERZİ Kent ve Çocuk Suçluluğu
İlhan DAĞDEVİREN
İlhan DAĞDEVİREN Türkiye Bir Milad Yaşıyor.
Özgün ERGİN
Özgün ERGİN İnsan Taklidi
Ömer Faruk GÜLTEKİN
Ömer Faruk GÜLTEKİN Yokolan İnsanlık
Metin Murat ARSLAN
Metin Murat ARSLAN İngiltere´ de Toplum Destekli Polis-III
Halil YILMAZ
Halil YILMAZ ´Adli Kolluk´ Açısından Polis Teşkilatı
 
 

   designed and coded by aahmetyildiz © 2007. Ayrıntılı bilgi  Her Hakkı Saklıdır.